İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Türkiye'nin DNA'sı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 30, 2023

Türkiye'nin DNA'sı

Pazar günü vakit bol, kafa daha rahat olabilir diye düşündüm ve bu Pazar kafanızı ütülemeye karar verdim. Bu yüzden bugün sizinle Speed’in “Türkiye’nin DNA’sı” başlıklı araştırmasından ilgimi çeken bölümleri paylaşacağım. Her yıl yapılan bu araştırma sayesinde Türkiye’deki sosyal, siyasal ve ekonomik değişimleri gözlemlemek mümkün. Elbette verilen yanıtlar, yanıtı verenlerin gerçek pozisyonunu yüzde yüz yansıtmasa da, yine de çok önemli bir gösterge oluyor. Speed’in araştırmasına göre Türk halkının yüzde 31’i kendini “modern” olarak tanımlıyor. Kendini “muhafazakar” olarak tanımlayanların oranı yüzde 45, “dindar muhafazakarım” diyenler ise yüzde 24. Bunun alt katmalarındaki durum ise şöyle: Yüzde 28 milliyetçi, yüzde 25 Atatürkçü, yüzde 23 muhafazakar, yüzde 17 İslamcı, yüzde 10 ülkücü, yüzde 9 demokrat, yüzde 7 sosyal demokrat, yüzde 7 sosyalist, yüzde 2 ulusalcı, yüzde 2 liberal. Buraya bakınca siyasetteki söylem değişimlerinin nedenlerini de anlamak mümkün olabiliyor. Türkiye’de hem evi hem otomobili olanların oranı yüzde 43.

Evi olup otomobili olmayanların oranı yüzde 26. Otomobili olup evi olmayanların oranı yüzde 13. İkisine de sahip olmayanların oranı ise yüzde 18. (Bu veriler ev sahipliği oranını göstermez.) Sık sık vize alma güçlüğünden falan söz ediyoruz ya, bu aslında toplumun sadece yüzde 14’ünü ilgilendiren bir sorun. Çünkü Türkiye’de vatandaşların yüzde 86’sının bir pasaportu bile yok. Almamış, gerek duymamış. Türkiye’de yaşayanların yüzde 63’ü hiç alkol kullanmadığını söylüyor. Bunun gerçekliğini ölçmemiz mümkün değil ama böyle söylüyor. Asla sigara kullanmadığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 45. Kendini sigara tiryakisi olarak tanımlayanlar ise yüzde 30. Türkiye ekonomik olarak doların baskılanmasının da etkisiyle yeniden dünyadaki ilk 20 ekonomi arasına girmiş görünüyor. Ama 20. sırada. Ne var ki, kişi başı gelirde 9 bin 961 dolarla 81. sırada. (Kurun baskılanmaması halinde daha aşağıda olacağı kesin.) Zaten büyük bir ihtimalle tam da bu nedenlerle Türk halkı 2022’yi yüzde 83 oranda “Kötü bir yıldı” olarak nitelemiş. Dünyada bu oran yüzde 73. Türkler 2022’yi dünyaya oranla daha kötü geçirmiş belli ki! Bunun etkilerini başka yerlerde de görmüşüz. Evlere giren ürün çeşidi azalmış. Bu azalma etkisini en çok AB grubu haneler yaşamış. Aynı sosyal grupta dışarda vakit geçirme, dışarıda yemek yeme ve genel harcamalar da azalmış. Ekonomik bozulmadan en fazla orta üst gelir grubu etkilenmiş.
Türk halkının 2022 yılında endişe ettiği alanların başında yüzde 64 oranıyla enflasyon ve pahalılık geliyor. Burada bir yıldaki artış yüzde 22. Yoksulluk ve sosyal adaletsizlik yüzde 34 ile endişe duyulan ikinci konu olmuş. Bir yıl önce bu oran yüzde 26 imiş. Ve son bir diğer endişe kaynağı yüzde 27’den yüzde 30’a çıkar işsizlik korkusu olmuş. Ve geleceğe ilişkin olumsuz bir veri olarak Türkiye’de çocuk nüfus oranı hızla gerilemeye devam etmiş. 1990’da yüzde 41 olan çocuk nüfus oranı yüzde 26,6’ya düşmüş. Yani iktidarın “Çocuk yapın” sözlerini pek dinleyen olmamış. 2014’te yüzde 17,9 olan genç işsizliği oranı ise 2022’ye gelirken yüzde 24,9’a çıkmış. Bu oranları görenler muhtemelen “İyi ki, yapmamışız çocuk” demiş :)) Ve iktidarın dış politikası açısından kötü bir veri olarak dış ilişkilerde “ABD-AB ekseninde olmalıyız” diyenlerin oranı yüzde 39,3, “Rusya Çin eksinin olmalıyız” diyenlerin oranı yüzde 29,5 olurken “Ben bilmem merkez bilir” diyen fikirsizlerin oranı yüzde 31,1 olarak çıkmış. AB’ye üye olmalıyız diyenlerin oranı ise yeniden azalmış ve yüzde 49’a gerilemiş ama yine de “Olmamalıyız” diyen yüzde 40,3’ün üzerinde kalmayı başarmış. ***

Sahtesi de ayıp değil mi!

2010 yılıydı. Kemal Kılıçdaroğlu Gandi Kemal lakabıyla çıktığı siyasi yolculuğunda genel başkan seçilmiş ve Türkiye'nin en köklü partisinin lideri olarak halkın karşısına çıkmıştı. Ve o ilk kıyamet kopmuştu. Gandi Kemal'in üzerinde Etro marka bir gömlek vardı. Kıyamet koptu. İlk fark edip eleştiren ve olayı büyüten Nazlı Ilıcak'ın oğlu Mehmet Ali Ilıcak oldu, ardından iktidara yakın kim varsa "Halkın adamı İtalyan gömlekle yakalandı" diye yazmayan, çizmeyen kalmadı. O günlerde bir Etro gömleğin fiyatı 350 ile 490 TL arasında idi. O günkü milletvekili maaşı ile 50'den fazla Etro gömlek alınabiliyordu. Yine de Kılıçdaroğlu perişan edildi. "Paramla aldım, ucuzluktan aldım" dedi ama kimse dinlemedi. Sonrasında pek çok iktidar siyasetçisi çok daha pahalı kılık kıyafetle görüntülendi ama hiçbiri bir Etro kadar kıyamet koparmadı. Çok sıkışılınca hemen "Hakiki değil, sahte" denilerek eleştiriler durduruldu. Son olarak kabak Mehmet Metiner'in başında patladı. O da fiyatı 60 bin TL civarında olan bir Prada kaban ile görüntülendi. Metiner'in montunun fiyatı 1 milletvekili maaşı kadardı. Ama Metiner de hemen "Hakiki değil sahte" savunmasına sarıldı. Açıkçası ben hakiki olmasını tercih ederdim. Çünkü sahte deyince üç sorun oluyor. Bir inandırıcı olmuyor. İki sahte olsa bile bu kez özenti olmayı ortadan kaldırmıyor. Ve en önemlisi sahtekarlık yapanlara prim ve onay verilmiş oluyor ki, bir siyasetçi açısından en kötüsü de bu. Tabii yine de Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirmek lazım. Gömleğinin tartışıldığı günlerde "Yahu sahte o sahte" demeyi düşünmediği ya da birine dedirtmediği için. ***

O ev

Ne kötü, Sinan Ateş'i ölümünden sonra tanıdım. Öncesinde bilmek, tanımak isterdim. Ama bunu ne yazık ki, şimdi, arkasından söyleyebiliyorum, şimdi anlıyorum. Üzücü. Benim şimdiye kadar şahsen tanıdığım iki Ülkü Ocakları Başkanı vardı. Biri Kahramanmaraş katliamcısının hakkımda verdiği ölüm emrinden beni koruyan ve tüm fikir ayrılıklarımıza rağmen dost olduğumuz Muhsin Yazıcıoğlu, diğeri ise Azmi Karamahmutoğlu idi. Hani şu meşhur olaylı MHP Kongresi'nde kürsüye gelip "Ya çekiç olacaksınız ya örs" diyerek başladığı konuşmasında kongreyi tanımadığını belirtip "Yıkın" diyerek kürsüyü yıkan Azmi Karamahmutoğlu. Şimdi bakınca Sinan Ateş'i de tanısaymışım keşke diyorum. Ölümünden sonra fotoğraflarda evini gördüm. İktidara yanaşan veya yapışan herkesin zenginleştiği, ucundan dokunanların Audi'li pudra şekerli ortamlara ilerlediği bir dönemde, iktidara yüz çevirmiş birinin "fakirhanesi". Sıradan bir öğretim üyesinin bile standardının altında bir evin fotoğrafı. İktidar şarabından koklayanlar villalarda rezidanslarda yaşarken ilkeleri uğruna gönül zenginliğini, günün zenginliğine tercih etmiş birinin tercihindeki asaletin fotoğrafı. Ve tabii hepsinin ötesinde Atatürk'e, Atatürk ilkelerine, bu ülkeyi bu ülke yapan bir büyük ortak değere yaptığı vurgular. Böylelerine siyasette rastlamak giderek zorlaştığı için, kaybı da daha üzücü oluyor. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Okur talebine rağmen inat etmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Okur talebine rağmen inat etmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026