İstanbul 28°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tribün çeteleri yönetim ilişkileri

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 1, 2023

Tribün çeteleri yönetim ilişkileri

Dün bir sözde tribün lideri ile suikast organizasyonundan tutuklu bir çete avukatı arasındaki ilişkiden söz ettim. Sözde tribün liderinin adamları hemen tehdide başladılar ve saldırıya geçtiler. “Avukatının bir cinayetin zanlısı olması tribün liderini bağlar mı” diye savunanlar oldu. Madem öyle gelin böyle. Bizde geri vites yok. Boşa yazmak da yok. Yazdığımızın arkasındayız. Madem arandınız, biz de meseleyi derinleştirelim. Ultraslan tribün lideri Sebahattin Şirin diye bilinen kişi ile Sinan Ateş cinayeti zanlısı olarak cezaevinde tutuklu bulunan Serdar Öktem arasında çok daha derin ilişkiler var. Bunun en önemli kanıtı, Serdar Öktem’in Galatasaray Spor Kulübü’ne Şirin’in isteği doğrultusunda avukat yapılması, kulübün vekaletinin Serdar Öktem’e verilmesi. Şaka gibi ama Türkiye’nin en köklü, en büyük kulübü, ne yazık ki Serdar Öktem tarafından temsil edilmiş. Cinayet zanlısı olarak cezaevinde bulunan Serdar Öktem’in Galatasaray Spor Kulübü'nün avukatlığına getirilmesi Başkan Mustafa Cengiz döneminde. Mustafa Cengiz yönetimi, tribün liderinin yönetime destek vermesi uğruna, Sebahattin Şirin’in avukatı Serdar Öktem’i kulübün avukatlığına getirmiş Mağazacılık AŞ’nin taklit ürün ve alacak takipleri ile görevlendirmiş. Yüzde 25 oranında bir vekalet ücreti ile.

Daha sonra Burak Elmas yönetimi döneminde Avukat Rezan Epözdemir durumun farkına vararak, “Bu tarz ilişkileri olan kişiler Galatasaray'ı temsil edemez” diyerek Başkan Burak Elmas’la da konuşarak Serdar Öktem’i yönetim kurulu kararı ile azletmiş. Yönetici Vahap Tanrıverdi, Serdar Öktem’in hemşehrisi olduğunu söyleyerek bu duruma karşı çıkmış ama dinleyen olmamış. Zaten Epözdemir’in yönetimden ayrılmasından hemen sonra Elmas yönetimi de Serdar Öktem’le yeniden anlaşmış ve Beyoğlu 37. Noterliğinden verilen bir vekaletname ile Serdar Öktem yeniden Galatasaray’ın avukatı olmuş. Ve bu görevi vekaletnamenin sonu olan 6 Ocak 2023’e kadar sürdürmüş. Tüm bu işlerin arkasında tribün liderinin olduğu ve yönetimlerin bu vekaleti vermesinin tek nedeninin tribünlerin aleyhlerine dönmesini engellemek olduğu aşikar. Ha bu arada bir küçük not daha. Üye olmanın oldukça güç olduğu Galatasaray Kulübü’ne bu Serdar Öktem yine Mustafa Cengiz döneminde üye yapılmış. Hani şu beni ve daha pek çok Galatasaraylıyı üyelikten atmaya çalışan Cengiz yönetimi, şu anda cinayet zanlısı olarak cezaevinde yatmakta olan bu kişiyi Galatasaray’a üye yapmış. Yani bir cebine üyelik kartını bir cebine de Galatasaray rantını koymuş. Bu kişinin nasıl ve kimin referansı ile kulübe üye olduğunu da zannederim dönemin Sicil Kurulu Başkanı Selçuk Erdoğmuş bir ara açıklar. ***

Bu sapıklığı gizleyemezsiniz

Akıl alır gibi değil. 6 yaşında bir kız çocuğunun cinsel tacize uğramasını, daha ilkokula başlama yaşı gelmeden evlendirilmesini ve cinsel bir obje haline getirilmesini savununlar, “Bu sapıklıktır” diyerek çocukların korunmasını isteyenleri “azgın azınlık” olarak nitelendiriyor. Şaka değil, çocuk tacizcileri adliye önünde gösteri yaparak “sapıklığı ve sapkınlığı” savunuyorlar ve çocukları korumak isteyenleri “azgın azınlık” olarak nitelendiriyorlar. Azgın sizsiniz edepsizler. Gözü dönmüş olan, çoluk çocuğa musallat olan sizlersiniz. Daha vahimi ise şu. Yargılamayı yapan mahkeme, kamu menfaati olan ve çok önemli bir sosyal meselenin yargı önüne çıkarıldığı bu davayı asıl azgın azınlığın talebine uyarak gözlerden kaçıracak bir karar alıyor ve Savcı’nın da sanık avukatlarına katılması ile birlikte sanık avukatlarının tüm taleplerini yerine getirerek, “Davanın gizli görülmesini” kararlaştırıyor ve Aile Bakanlığı dışındaki tüm müdahillik taleplerini reddediyor. Ne yazık ki, tüm benzer davalarda ya gizlilik kararı alınıyor ya da anında yayın yasağı getirilerek bu tür davalar gözlerden kaçırılmaya çalışılıyor. Bu bir aile davası olsa anlarım. Bu bir boşanma davası olsa anlarım. Bu özel hayatla ilgili bir dava olsa anlarım. Ama bu çok açık bir pedofili davası. Bu davanın gizlenmesinin arkasında hiçbir iyi niyet olamaz. Bu karar bir hukuk skandalıdır. Yargının bir kez daha tarikatlara, cemaatlere boyun eğmesidir. ***

Bağcan haklı çünkü

Selda Bağcan’ın “Siz hiç İncil yakan bir Müslüman gördünüz mü” sorusu çok tartışıldı. Selda Bağcan’a çok hücum edildi. İslamcı terörist örnekleri verildi. Oysa Selda Bağcan haklıydı. Hiçbir Müslüman, İncil yakmaz. Hiçbir Müslüman Tevrat yakmaz. Bunun çok basit bir nedeni var. Çünkü Müslümanlara göre İncil de kutsal bir kitap. Hz. Muhammed'in getirdiği din, kendinden önceki İbrahimi dinleri tanımayan ve yalanlayan bir din değil. Tam aksine Hz. İbrahim’den bu yana gelen tek tanrılı üç dini ve bu dinlerin kitaplarını kutsal sayıyor. Yani bir Müslüman için her ne kadar içerikleri Kuran gibi el değmemiş vaziyette kalmamış olsa Tevrat da Allah kelamı, İncil de. Kuran bu kitapları geçersiz kılıyor ama saygıyı da emrediyor. Bu yüzden de Müslümanlar bu kitapları yakmaz. Hristiyanlara göre ise Tevrat ve İncil eski ve yeni ahit olarak kabul görmüş kitaplardır. Ama İslamiyet yok hükmündedir. Aksini kabul etmeleri halinde zaten Müslüman olmaları gerekir. Yakmanın ve yakmamanın nedeni bu kadar kadar basittir. ***

Diyanet bu evliliği destekliyor mu!

Halil Konakçı adında bir sözde din adamı var. Sözleri din adamından daha çok camiye fitne ve siyaset sokmaya çalışan biri gibi duruyor. Hakkındaki iddiaların da ardı arkası kesilmiyor. Geçen hafta kendisini eleştiren bir kişiye silah çektiği iddiası ile gündem olmuştu. Şimdi ise yepyeni bir halt ile haberlere konu oluyor. Bu sözde din adamı “İslam peygamberi Hazreti Muhammed ile Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem’i evlendirmeye karar vermiş”. Allah’ın cennette böyle bir nikah kıyacağını söylüyor. Bana göre bu gerek İslamiyet'e, gerek İslamiyet'in kutsal saydığı her şeye Kuran yakmaktan daha büyük bir ayıp. Ortada ne böyle bir ayet, ne böyle bir hadis varken, sözde bir din adamı, cennette çöpçatanlığa soyunuyor ve böyle zırvalıyor. Daha vahimi ise Diyanet İşleri Başkanlığı bu terbiyesizliği, bu din dışılığı sessizce izliyor. Bu sözde imama maaş vermeye devam ediyor. Tüm dinlerin kabul ettiği bir gerçeği söyleyen bir bilim adamına “İnançlara zarar veriyor” diye dava açarken, dinleri kirleten bu adama karşı parmağını bile kıpırdatmıyor. ***

İspark motosikletlere yer ayırmalı

Kadıköy Belediyesi, scooter terörüne karşı kahramanca bir mücadele veriyor. Yıllarca yaza yaza UKOME'yi de bu konuda az da olsa harekete geçirmeyi başardım. Ama en etkili mücadele Kadiköy'de. Başkan Şerdil Dara Odabaşı, kaldırımları temizlemekte kararlı görünüyor. Daha da öteye giderek moped ve  motosikletlerin de kaldırımlara park etmesini engellemeye çalışıyor. Haklı mı! Haklı. Zaten doğru düzgün kaldırımın bulunmadığı kentte, bir bunlar kaldırımları işgal edince yayalara yürüyecek yol kalmıyor. Ama bir yandan da bu motosikletlere yer ayırmak lazım. Onların da park ihtiyacı var ve kent için gerekliler. Bunun en basit çözümü, yolların İspark tarafından kullanılan bölümlerinin bir kısmına motosiklet park alanları yapmak. Ve bunları ücretsiz ya da çok düşük ücretli hale getirmek. Buralara otomobillerin park etmesini engellemek için de bu bölümleri motosikletlerin gerekirse kilitlenebileceği küçük direkler koymak. Aksi bir tavır motosiklet düşmanlığı olacaktır ve modern bir kent anlayışına hiç ama hiç yakışmaz. ***

Şengör'den başsağlığı mesajı

Türkiye'nin önemli bilim adamlarından, İTÜ'nün değerli hocası, Türkiye'de aldığı sayısız ödülün yanı sıra, başta Alexander von Humbold ödülü de olmak üzere dünyanın pek çok saygın ödülünün de sahibi Prof. Yusuf Yağcı'yı birkaç gün önce kaybettik. Dün Celal Şengör ile telefonda konuşurken, Yusuf Yağcı'yı kaybettiğimizi bildiğini düşünerek daha fazla üzülmesin diye konuyu açmadım. O da açmadı. Ancak daha sonra şu maili yolladı: "Sevgili Fatih, Bugün seninle konuşurken, ‘nasılsın’ soruna ‘iyiyim’ demek isterdim, ama telefonumuzdan az önce İTÜ’den gelen bir mesaj bütün günümü kararttı. Fen-Edebiyat fakültemiz, kimya bölümü profesörü, sevgili arkadaşım Yusuf Yağcı Pazartesi günü bir kalp krizi sonucu vefat etmiş. İTÜ’den bir yıldız daha kaydı! Yusuf eserlerine aldığı atıf sayısı 37129 olup h endeksi 91 olan ülkemizin en ileri gelen doğa bilimcilerinden biriydi. Polimerler üzerinde çalışıyordu. Pek çok uluslararası madalyası bulunan bu mümtaz hocamız öğrencilerinin üzerine titreyen seçkin bir öğretmendi de. Yusuf’un kaybı sadece İTÜ için değil, tüm ülkemiz için yeri doldurulması çok güç bir gedik açmıştır. Yusuf aynı zamanda iyi bir insan, büyük zekâsını yansıtan nüktedan bir kişilikti. Tüm öğrencilerine, üniversitemize ve ülkemize baş sağlığı dilemek isterim. Bugün (Çarşamba saat 11:30’da)  İTÜ’nün Ayazağa yerleşkesindeki Süleyman Demirel Kültür Merkezinin büyük salonunda Yusuf için bir veda töreni düzenlenecek, ardından İTÜ camiinde öğle namazını müteakip cenazesi kaldırılarak na'şı Kilyos Mezarlığı'nda, incelenmesine büyük katkılar yaptığı, toprağa verilecektir. Yusuf’u bilim insanı olarak, insan olarak ve bir dost olarak çok, ama çok özleyeceğiz." Milletimizin başı sağ olsun. Yusuf gibilerini yetiştirmek en büyük millî görevlerimizin en başta gelenlerindendir. O da buna çabalıyordu. CELÂL ŞENGÖR

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

En iyi yönetimin halkını mutlu eden yönetim olduğunuz unutmadığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

En iyi yönetimin halkını mutlu eden yönetim olduğunuz unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Sözde Tribün lideri ve çevresindeki karanlık
Köşe Yazıları
Sözde Tribün lideri ve çevresindeki karanlık

Fatih Altaylı

Ağustos 11, 2026

ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil
Köşe Yazıları
ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil

Fatih Altaylı

Ağustos 9, 2026

Medyanın kirli zincirinde daha kimler var?
Köşe Yazıları
Medyanın kirli zincirinde daha kimler var?

Fatih Altaylı

Ağustos 7, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026