İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sanki Mad Max filmi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 13, 2023

Sanki Mad Max filmi

Deprem bölgesinden, özellikle de Hatay’dan gelen haberler felaket. Depremin ardından, depremin vurduğu illerde müthiş kaotik bir ortam oluşmuş vaziyette. Ciddi güvenlik sorunları herkes tarafından aktarılıyor. Tam bir keşmekeş yaşanıyor. Kentlerde güvenlik yok. Polis jandarma sayısı yetersiz. Yağmalar soygunlar gırla. Suriyelilerin tavırlarından, yaptıklarından çok ciddi şikayetler geliyor. Sınır güvenliği bir kez daha tamamen ortadan kalkmış vaziyette. Kim giriyor, kim çıkıyor belirsiz. Havalimanlarında güvenlik yok. Uçaklar doldurulup doldurulup kaldırılıyor. Uçağa binen kim, inen kim belli değil. Aynı şey bölgeden depremzedeleri tahliye etmek, kalabilecekleri yerlere götürmek üzere giden otobüsler için geçerli. Kim iniyor, kim biniyor bilinmiyor. Yardım araçlarının yollarda çevrilip soyulması bir yana, ölü soyucular türedi. Tam anlamıyla bir "post apokaliptik” yani kıyamet sonrası görüntüler anlatılıyor, aktarılıyor.

Düzgün insanlar, dostlarımız, arkadaşlarımız, vatandaşlarımız büyük bir çaresizlik içinde. Cenazelerini toplayamıyor, can güvenliklerini sağlayamıyorlar. Ve bir yandan da başka görüntüler geliyor. Güvenlik güçleri ellerinde odunlar, hortumlar, sopalar ile birilerini dövüyor. Dövülenlerin yağmacılar, ölü soyucular olduğunu varsayıyor ve dövenlerin “Eline sağlık” diyoruz belki, belki içimizin yağları eriyor, hoşumuza gidiyor. Fakat ne yazık ki, şiddet çözüm değil. Üstelik devlet bu olabilir mi ya da olmalı mı! Depremin hukuku, adaleti, devleti devlet yapan her şeyi de enkaza çevirmesine göz mü yummalıyız? Bu davranış biçimi kontrolü elinde tutmayı başarmış güçlü bir devletin davranış biçimi olamaz. Olmamalı. Yoksa işler çok ama çok kötüye gider. Yıllarca süren Türkiye’yi bir Ortadoğu ülkesine çevirme çabalarının çok acı bir sonucunu görürüz. Söylemeye dilimin varmadığı şeyler olur, olabilir. Çok ağır bir darbe aldık, anlıyorum. Bu darbenin bu denli yıkıcı olmasının nedeni depremin gücü ya da etkili olduğu alanın büyüklüğü değil, düne kadar yasaya, hukuka, bilime, bilgiye saygı göstermememizdi. Bu felaketten kurtulacaksak eğer yasayı, hukuku, aklı, izanı yeniden ele alarak kurtulacağız. Panikle, hukuku, adaleti, aklı, bilimi yine aylaklar altına alarak değil. Nasıl mı, geçelim alttaki yazıya. ***

Artık imar barışı ile oy toplanamasın

3 ili tamamen, 3 ili kısmen, 4 ili de bir miktar vuran deprem için “Çok büyüktü ne yapabilirdik” demeye başlayacaklarını tahmin etmek güç değil. Doğal afetlerin yapabileceklerinden korunmak için bazen yapmanız, bazen de yapmamanız gereken vardır. Bilim bunu söyler. Hatta artık Nihat Hatipoğlu bile bunu söylemeye başlamış. Yapacaklarınızın başında kentleri depreme hazırlamak, inşaat yönetmeliklerine uymak, kentleri depreme hazırlıklı hale getirmek, depreme hazırlık yatırımlarını öncelikli hale getirmek gelir. Yapmamanız gerekenlerin başında deprem toplanma alanlarını imara açmamak, buralara AVM yapmamak ve belki de hepsinden önemlisi “imar barışı” adı altında yer üstü mezarlarını onaylamamak gelir. Mevcut iktidar sayısını hatırlamadığım sayıda imar barışı yasası çıkardı. Her seferinde karşı çıktık. Son imar barışı gündeme geldiğinde programlar yaptım, onlarca yazı yazdım. Bir yandan imar barışına karşı çıkıp bir yandan imar barışı için başvuranlardan da olmadım, ekleyeyim. “Deprem ülkesinde imar barışı katliama davetiyedir” diye bağıran onlarca yazım var. Biz bunları yazarken iktidar imar barışı ile övündü. Bunu “Vatandaşın sorununu çözmek” olarak pazarladı. Malatya’da 88 bin 507… Kahramanmaraş’ta 144 bin 556… Ve Hatay’da 205 bin haneyi imar barışı kapsamına sokmayı propaganda malzemesi yaptı. Bu sayıları ben uydurmadım. İktidar açıkladı. Şimdi bu kentlerin durumu malum. Hele son ikisinde kent bile kalmadı neredeyse. Şimdi de “Deprem çok büyüktü, ne yapabilirdik” diyorlar. Yapacaklarınızdan geçtim. En azından şu imar barışlarını çıkarmayabilirdiniz. Bugün vicdanen biraz daha rahat olabilirdiniz. Hadi şimdi var mısınız imar barışını Türkçe lugatlardan kaldırmaya. Var mısınız tüm partilerin ortak kararı ile Anayasa’ya “İmar barışı ya da başka bir başlık altında kurallara uygun yapılmamış, kaçak, plansız ve imarsız yapılara af getirilemez ve böyle bir af yasası teklif dahi edilemez” diye yazmaya. ***

Unutulmuş bir müessese

Dikkat ediyor musunuz hiç kimse sorumlu birinin ya da deprem sonrası beceriksizliği ve hataları ile felaketin yaralarının sarılmasını engelleyen, geciktiren birinin, hatta depremzedelerle neredeyse alay eden Adıyaman Valisi’nin bile istifasını istemiyor. Türkiye artık böyle bir müessesenin, sorumluların ya da sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin istifası diye bir şeyin varlığını unuttu. Ne kimse istifa edin diyebiliyor ne de kimse edebiliyor. Ne de olsa artık istifa müessesinin yerini “Affedilmek” aldı. Şimdi ne diyeceğiz yani, “Adıyaman Valisini affedin” mi! ***

Koyun şu tencereyi kent merkezine

Yıllardır hikaye olarak dinleriz. Ben ilk olarak alkol tedavisi için giden bir gazeteciden dinlemiştim. “Bir kazan var, herkes yiyor ama hiç tükenmiyor” diye anlatırlardı. Bahsettiğim yer Menzil Tarikatının dergahındaki “bitmeyen çorba” hikayesi. Gariban sofiler buna inandırılmış. Madem öyle şimdi o tencereyi Adıyaman’ın içine indirseler de binlerce depremzede dışarıdan gelecek yardımları bekleyeceğine o bitmeyen çorbayı kaşıklasa. ***

Eğitimin önemini hala anlamadınız ya!

Böyle bir zamanda okulları tatil etmek ve zaten son derece kalitesiz olan üniversite eğitimini online hale getirmek tek bir sonuç verir. En az depremin yarattığı hasar kadar ülkeye zarar vermek. Bunun başka hiçbir sonucu yoktur. Bu tür bir kararın sonucunda ileride en küçük depremde bile yıkılacak binalar inşa edecek mühendisler, önüne gelen hastaya teşhis koymaktan, tedavi etmekten uzak doktorlar, ekonomiden anlamayan diplomalı ekonomistler yani boşa gitmiş bir eğitim kalır elimizde. Geleceğini düşünen bir ülkenin ödün vereceği ilk şey eğitim olamaz. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Acıyı dine de, siyasete de alet etmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Acıyı dine de, siyasete de alet etmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026