İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sanki Mad Max filmi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 13, 2023

Sanki Mad Max filmi

Deprem bölgesinden, özellikle de Hatay’dan gelen haberler felaket. Depremin ardından, depremin vurduğu illerde müthiş kaotik bir ortam oluşmuş vaziyette. Ciddi güvenlik sorunları herkes tarafından aktarılıyor. Tam bir keşmekeş yaşanıyor. Kentlerde güvenlik yok. Polis jandarma sayısı yetersiz. Yağmalar soygunlar gırla. Suriyelilerin tavırlarından, yaptıklarından çok ciddi şikayetler geliyor. Sınır güvenliği bir kez daha tamamen ortadan kalkmış vaziyette. Kim giriyor, kim çıkıyor belirsiz. Havalimanlarında güvenlik yok. Uçaklar doldurulup doldurulup kaldırılıyor. Uçağa binen kim, inen kim belli değil. Aynı şey bölgeden depremzedeleri tahliye etmek, kalabilecekleri yerlere götürmek üzere giden otobüsler için geçerli. Kim iniyor, kim biniyor bilinmiyor. Yardım araçlarının yollarda çevrilip soyulması bir yana, ölü soyucular türedi. Tam anlamıyla bir "post apokaliptik” yani kıyamet sonrası görüntüler anlatılıyor, aktarılıyor.

Düzgün insanlar, dostlarımız, arkadaşlarımız, vatandaşlarımız büyük bir çaresizlik içinde. Cenazelerini toplayamıyor, can güvenliklerini sağlayamıyorlar. Ve bir yandan da başka görüntüler geliyor. Güvenlik güçleri ellerinde odunlar, hortumlar, sopalar ile birilerini dövüyor. Dövülenlerin yağmacılar, ölü soyucular olduğunu varsayıyor ve dövenlerin “Eline sağlık” diyoruz belki, belki içimizin yağları eriyor, hoşumuza gidiyor. Fakat ne yazık ki, şiddet çözüm değil. Üstelik devlet bu olabilir mi ya da olmalı mı! Depremin hukuku, adaleti, devleti devlet yapan her şeyi de enkaza çevirmesine göz mü yummalıyız? Bu davranış biçimi kontrolü elinde tutmayı başarmış güçlü bir devletin davranış biçimi olamaz. Olmamalı. Yoksa işler çok ama çok kötüye gider. Yıllarca süren Türkiye’yi bir Ortadoğu ülkesine çevirme çabalarının çok acı bir sonucunu görürüz. Söylemeye dilimin varmadığı şeyler olur, olabilir. Çok ağır bir darbe aldık, anlıyorum. Bu darbenin bu denli yıkıcı olmasının nedeni depremin gücü ya da etkili olduğu alanın büyüklüğü değil, düne kadar yasaya, hukuka, bilime, bilgiye saygı göstermememizdi. Bu felaketten kurtulacaksak eğer yasayı, hukuku, aklı, izanı yeniden ele alarak kurtulacağız. Panikle, hukuku, adaleti, aklı, bilimi yine aylaklar altına alarak değil. Nasıl mı, geçelim alttaki yazıya. ***

Artık imar barışı ile oy toplanamasın

3 ili tamamen, 3 ili kısmen, 4 ili de bir miktar vuran deprem için “Çok büyüktü ne yapabilirdik” demeye başlayacaklarını tahmin etmek güç değil. Doğal afetlerin yapabileceklerinden korunmak için bazen yapmanız, bazen de yapmamanız gereken vardır. Bilim bunu söyler. Hatta artık Nihat Hatipoğlu bile bunu söylemeye başlamış. Yapacaklarınızın başında kentleri depreme hazırlamak, inşaat yönetmeliklerine uymak, kentleri depreme hazırlıklı hale getirmek, depreme hazırlık yatırımlarını öncelikli hale getirmek gelir. Yapmamanız gerekenlerin başında deprem toplanma alanlarını imara açmamak, buralara AVM yapmamak ve belki de hepsinden önemlisi “imar barışı” adı altında yer üstü mezarlarını onaylamamak gelir. Mevcut iktidar sayısını hatırlamadığım sayıda imar barışı yasası çıkardı. Her seferinde karşı çıktık. Son imar barışı gündeme geldiğinde programlar yaptım, onlarca yazı yazdım. Bir yandan imar barışına karşı çıkıp bir yandan imar barışı için başvuranlardan da olmadım, ekleyeyim. “Deprem ülkesinde imar barışı katliama davetiyedir” diye bağıran onlarca yazım var. Biz bunları yazarken iktidar imar barışı ile övündü. Bunu “Vatandaşın sorununu çözmek” olarak pazarladı. Malatya’da 88 bin 507… Kahramanmaraş’ta 144 bin 556… Ve Hatay’da 205 bin haneyi imar barışı kapsamına sokmayı propaganda malzemesi yaptı. Bu sayıları ben uydurmadım. İktidar açıkladı. Şimdi bu kentlerin durumu malum. Hele son ikisinde kent bile kalmadı neredeyse. Şimdi de “Deprem çok büyüktü, ne yapabilirdik” diyorlar. Yapacaklarınızdan geçtim. En azından şu imar barışlarını çıkarmayabilirdiniz. Bugün vicdanen biraz daha rahat olabilirdiniz. Hadi şimdi var mısınız imar barışını Türkçe lugatlardan kaldırmaya. Var mısınız tüm partilerin ortak kararı ile Anayasa’ya “İmar barışı ya da başka bir başlık altında kurallara uygun yapılmamış, kaçak, plansız ve imarsız yapılara af getirilemez ve böyle bir af yasası teklif dahi edilemez” diye yazmaya. ***

Unutulmuş bir müessese

Dikkat ediyor musunuz hiç kimse sorumlu birinin ya da deprem sonrası beceriksizliği ve hataları ile felaketin yaralarının sarılmasını engelleyen, geciktiren birinin, hatta depremzedelerle neredeyse alay eden Adıyaman Valisi’nin bile istifasını istemiyor. Türkiye artık böyle bir müessesenin, sorumluların ya da sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin istifası diye bir şeyin varlığını unuttu. Ne kimse istifa edin diyebiliyor ne de kimse edebiliyor. Ne de olsa artık istifa müessesinin yerini “Affedilmek” aldı. Şimdi ne diyeceğiz yani, “Adıyaman Valisini affedin” mi! ***

Koyun şu tencereyi kent merkezine

Yıllardır hikaye olarak dinleriz. Ben ilk olarak alkol tedavisi için giden bir gazeteciden dinlemiştim. “Bir kazan var, herkes yiyor ama hiç tükenmiyor” diye anlatırlardı. Bahsettiğim yer Menzil Tarikatının dergahındaki “bitmeyen çorba” hikayesi. Gariban sofiler buna inandırılmış. Madem öyle şimdi o tencereyi Adıyaman’ın içine indirseler de binlerce depremzede dışarıdan gelecek yardımları bekleyeceğine o bitmeyen çorbayı kaşıklasa. ***

Eğitimin önemini hala anlamadınız ya!

Böyle bir zamanda okulları tatil etmek ve zaten son derece kalitesiz olan üniversite eğitimini online hale getirmek tek bir sonuç verir. En az depremin yarattığı hasar kadar ülkeye zarar vermek. Bunun başka hiçbir sonucu yoktur. Bu tür bir kararın sonucunda ileride en küçük depremde bile yıkılacak binalar inşa edecek mühendisler, önüne gelen hastaya teşhis koymaktan, tedavi etmekten uzak doktorlar, ekonomiden anlamayan diplomalı ekonomistler yani boşa gitmiş bir eğitim kalır elimizde. Geleceğini düşünen bir ülkenin ödün vereceği ilk şey eğitim olamaz. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Acıyı dine de, siyasete de alet etmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Acıyı dine de, siyasete de alet etmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026