İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Teşekkürler İbrahim Kalın

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 23, 2023

Teşekkürler İbrahim Kalın

İbrahim Kalın’ı duymak, işitmek iyi geldi. Aslında konuşmadı. Sadece küçük bir sosyal medya paylaşımı yaptı. Fazla bir şey de demedi aslında. Teşekkür etti. “Bizi biz yapan tüm STK’larımız, yardım kuruluşlarımız, gönüllülerimiz... Gece gündüz, sıcak soğuk, yakın uzak demeden yardıma koşan güzel insanlarımız... Hepinize müteşekkiriz. Hepinize minnettarız. Biz birlikte güzeliz, birlikte güçlüyüz, birlikte Türkiye’yiz” dedi. Bunu derken çok önemli bir şey yaptı. Kimseyi ayırmadı. O dernek, bu vakıf ayırmadı. İktidara yakın, iktidara uzak diye bölmedi. Kimseyi dışlamadı, kimseyi içerlemedi, kimseyi içerletmedi. Kızılay’ı da AHBAP’ı da ayırmadı. O daha çok yardım etti, bu daha az yardım etti meselesi yapmadı. Sağ olsun, sayesinde kendimi iyi hissettim. Kendimi normal insan gibi hissettim. Depremin ilk gününden bu yana anlamadığım bir şey vardı. Böyle bir büyük afette bile, özellikle iktidar mensupları, dışlayıcı, kırıcı, hatta yer yer aşağılayıcı bir tavır içinde, kendileri dışında yapılan tüm yardımlara kızıyor, yok sayıyor, bu yardımları yapanları karalıyor, hakaretler yağdırıyorlardı.

Oysa alanda böyle bir şey yoktu. Herkes elinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Hatay Havaalanı'nı iktidara yakın olanlar ile muhalefetin içinden gelenler birlikte onarıyor ama iktidar sahipleri bunu bile kabullenemiyordu. Oysa önemli olan afetzedeye yetişmek, yardım etmekti. Orada yer alan vakıflar içinde, dernekler içinde düne kadar benim de gıcık olduklarım yok muydu! Vardı elbet. Hatta biri yüzünden 20 küsur yıllık cep telefonu operatörümü değiştirmiştim. Ama bugün orada ise eğer, tek bir depremzedeye canı gönülden, ayrım yapmadan, samimi bir biçimde el uzatılan ise minnettar olabilirdim ancak. Enkaz altındakini çekip çıkaran elin rengi, dini, dili önemli olamazdı, siyasi görüşü sorulamazdı bile. Sorulmamalıydı, önemli olmamalıydı. Ama böyle yürümüyordu işler. Herkes birbirine kin kusuyor, herkes birbirini karalıyor, ötekileştiriyordu. İlk kez biri, özellikle de iktidar kanadından biri, İbrahim Kalın gözlerinden öfke fışkırmadan konuşarak, “hepimiz” dedi. Bu “herkes” lafını, bu “hepimiz” lafını duymaya öyle çok ihtiyacımız vardı ki! ***

Bina testi nasıl yapılır

Deprem bölgesinden görüntüler geliyor. Görevliler binalarda sağlamlık testi yapıyor. Elinde bir çekiçle, bir eleman duvarlara ve kolonlara vurarak binanın sağlam olup olmadığını kontrol ediyor. Bu tam anlamıyla bir “soytarılıktır.” Kimse elindeki çekici duvara vurarak o betonun gerçek durumunu anlayamaz. Şimdi pek çoğunuz da, evlerinizi test ettirmek istiyorsunuz, beni arayıp soranlarınız da oluyor. Şunu söyleyeyim. Evinizin sağlamlık testi, aşama aşama yapılması gereken bir iş. Yani ilk iş gelip betonu delip karot almak olmamalı. Öncelikle evin projesi incelenmeli. Projede depreme dayanıklı bir bina mı çizilmiş? Kolonların yerleri, kirişler, varsa perde duvarlar binaya içeriden ve dışarıdan etki edecek güçleri uygun şekilde yayıp, absorbe edecek şekilde mi çizilmiş? Eğer proje hatalı ise beton istediği kadar iyi olsun, betonun içindeki demir donatılar isteği kadar kalın ve güçlü olsun, bina riskli demektir. Proje tamam ise bu kez binanın temelinde “rutubet” ya da “nem” gözlemi yapılır. Uzun süre neme maruz kalmış, nemlenmiş beton iyiye işaret değildir. Üstelik bu nem, betonun içinden uzun mesafeler kat etmiş olabilir. Bu gözlemin ardından beton testi yapılır. Bunu duvara yumruk atarak ya da çekiçle vurarak yapamazsınız. Bunun için gereken alet “Schmidt Çekici”. Sertlik ölçen basit bir alet. İçindeki yay sistemi ile betona sert bir darbe vuruyor ve ucun betondan sekmesi ile betonun sertliğini ve dayanıklılığını ölüyor. Bir sonraki aşama betonun içindeki donatının tespiti. Bunun için de özel aletler gerekiyor. Donatı tespit cihazı, profometre ya da ferroscan adı verilen bir tür beton röntgen cihazı ile betonun içine bakılıyor, içindeki demirin kalınlığı, uygun bir biçimde yapılıp yapılmadığı ve korozyona uğrayıp, betondan ayrılıp ayrılmadığı gözlemleniyor. Karot almak denilen yani betonun içinden bir tür matkap ucu ile parça çekip çıkarmak ve bunu test etmek en son yapılması gereken iş. Eğer tüm bu testler şüpheli bir durum uyandırıyorsa, o zaman karot almak gerek ama sonrasında betonu tamir kimyasalları ile onarmak şartı ile. Bu anlattıklarım aklınızın bir kenarında bulunsun. Oturduğunuz ya da çalıştığınız binayı test ettirmeye kalkarsanız, işinize yarar. ***

Yanlışlıkla gitti, hemen geri geldi

Hatay’da enkaz altından çıkarılıp, İsrailli kurtarma ekipleri tarafından İsrail’e götürülen el yazması ile ilgili olarak televizyon programında hayli ağır sözler ettim. Bunun hırsızlık olduğunu belirttim. İsrail tarafından hemen bir açıklama geldi. Kadim dostum Avi Alkaş’ın aktardığı açıklama aynen şöyle: “Sevgili Fatih, programında bahsettiğin konu Antakya Musevi Cemaati Başkanı’nın cenazesinin enkaz altından çıkarılması esnasında, merhumun kardeşi tarafından orada bulunan İsrailli bir dini elemana, bir yanlış anlaşma neticesinde verilmiş olan el yazmasının, kurtarma ekibinin acele ile bölgeden ayrılmaları nedeniyle yanlışlıkla İsrail’e götürülmüş olmasıdır. İsrail’e götürülmüş olan bu el yazması, durumun farkına varılması ile hemen alınarak tekrar ülkemize getirilmiş ve Türkiye Hahambaşılığı’na teslim edilerek, Hahambaşılık uhdesinde koruma altına alınmıştır. Antakya Sinagogu onarılıp yeniden ibadete açıldığında, oradaki yerine tekrar yerleştirilecektir. Arzu edersen tüm olayı daha detaylı bir biçimde anlatmak üzere ilgililer seni ziyaret de etmek isterler.” El yazması tekrar Türkiye’ye geldiğine göre bence ortada bir sorun kalmamıştır. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İnsanlığımızı kaybetmemek uğruna güç kaybetmeyi bile kabullendiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026