İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Ölmesek de gam yeriz

  • Ben yine uyarayım da!

  • Sonradan izolatör

  • Gerilim sizce kime yarar

  • Ekşimek

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Ölmesek de gam yeriz

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 27, 2023

Yazı İçeriği

  • Ölmesek de gam yeriz

  • Ben yine uyarayım da!

  • Sonradan izolatör

  • Gerilim sizce kime yarar

  • Ekşimek

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ben yine uyarayım da!

Gazeteci büyüğümüz haklı imiş.

Her şey satılıkmış meğer.

Ama bu kadarını beklemezdik.

Afetlerde yardımla görevli bir kurumun, Cumhuriyet’ten de eski bir kurumun, bila bedel yapmakla yükümlü olduğu yardımları, para ile sattığına da şahit olduk ya…

Hayır kurumunun afet yardımlarını para ile sattığını da gördü ya bu gözler, artık ölmesek de gam yeriz.

Burası tuzun değil kokmak, çürüdüğü noktadır.

Dediğim gibi, Kızılay Cumhuriyet’ten bile eski bir kurumdur.

Hani şu ağızlarından düşürmedikleri “ecdat”ın kurduğu bir kurum.

İlk olarak 1868 yılında Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti olarak kurulmuş.

Sultan Abdülhamit zamanında, evet şu sözde çok sevdikleri Abdülhamit Han zamanında, 1877 yılında Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti adını almış, 1923 yılında Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti’ne dönüşmüş, 1935 yılında da Türkiye Kızılay Cemiyeti’ne dönüşmüş.

Kurtuluş Savaşı sırasında Cemiyet, İstanbul Hükümeti’nin baskılarına boyun eğmeyince işgal kuvvetleri tarafından basıldı ve genel sekreteri Dr. Adnan Adıvar, Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’ye katıldı. Eşi Halide Edip Adıvar da Kurtuluş Savaşı sırasında Kızılay’da hemşire olarak görev aldı.

İşte bugün para ile depremzedeye çadır satacak noktaya getirilen kurum böyle bir kurum.

Ve kanımızı donduran bir savunma ile “Biz satmasaydık başkasından alacaklardı” diyebilen bir şahsın başkanlığı altında.

Tabii ki, satmayacaksınız. Siz elinizde ne varsa gücünüz neye yetiyorsa verecekseniz, hala ihtiyaç var ise onlar da başkasından alacaklar diyeceğiz ama anlayacaklar mı!

Tabii ki, anlamayacaklar.

Dün daha bu rezaletin dumanı tüterken, yeni bilgiler geldi.

Aynı Kızılay, deprem bölgesindeki eczanelerin ve hastanelerin yıkılması ile ortaya çıkan ilaç sıkıntısını ortadan kaldırmak için Türkiye Eczacılar Birliği bölgede ücretsiz hizmet verecek çadır eczaneler kurmak istiyor.

Bu eczanelerin kullanacağı çadırları bila bedel verip “Siz ilaçları getirin çadırlar tabii ki bizden” demesi gereken Kızılay yönetimi bu kez eczane yapılacak çadırları para ile, tanesi 144 bin TL’den satıyor.

Ve tüm bu rezaletlerin üzerine adını bile anmaktan imtina ettiğim Kızılay Başkanı o koltukta oturmaya devam ediyor.

Bir ülkeyi mahvetmek istiyorsanız kurumlarını, bir milleti mahvetmek istiyorsanız insanların utanma duygularını yok etmek gerekir.

Bazen her ikisi böyle birlikte kendini gösterir.

***

Deprem sonrasının çok konuşulan konularından biri de sismik izolatörler.

Yani binaların taşıyıcı kolonlarının altına inşaat sırasında koyularak binanın depremde kullanılamaz hale gelmesini önleyen ve özellikle de kamu binalarının işlevini eksiksiz sürdürmesini sağlayan bir tür amortisör sistemi.

Şunu hemen söyleyeyim, sismik izolatörü olmayan binalar yıkılır, kullanılamaz hale gelir diye bir şey yok.

Deprem mühendisliği iyi yapılmış, inşaatı buna uygun yapılmış binalar izolatör olmasa da ayakta kalır, kalabilir.

3. Havalimanı'nda, yani benim "Yeni Atatürk Havalimanı" dediğim havalimanının terminalinde sismik izolatör var mı, yok mu bilmiyoruz. Kimilerine göre var, kimilerine göre ise yok. Belki İGA resmi bir açıklama ile olup olmadığını söyleyebilir. Bu konudaki tartışmalar da son bulur.

Ancak 3. Havalimanı’nda asıl sorun pistlerde meydana gelebilir.

Bunu ben uydurmuyorum.

DHMİ ile uzun yıllar çalışmış, pek çok havaalanı inşa etmiş bir uzman söylüyor.

3. Havalimanı'nın depreme dayanaklığını sormak için aradığımda, “Binayı boş ver asıl mesele pistler. Bina yeni yönetmeliklere uygundur ve sismik izolatör olmasa bile ayakta kalır ama pistlerde sorun olabilir” dedi ve anlattı.

“3. Havalimanı'nın bütün pistleri dolgu zemin üzerine yapıldı. Bataklık, sulak zemin üzerine dolgu. Mevcut 3 pistin üçü de dolgu zeminde. Deprem anında, deprem dalgasının yönüne göre bu pistler mutlaka ama mutlaka kayar. Aynen iyi zemine yapılmayan Hatay Havalimanı gibi. Üçü birden kullanılamaz hale gelebilir. İşin kötüsü Atatürk Havalimanı’nda sağlam zemine yapılmış tek bir pist vardı. Onu da millet bahçesi yapmak için kırdılar. Orada kalan tek pist de, 2005 yılında dolgu yapılarak uzatıldı. Yani depremde o da kayacaktır. Hasar görecektir. Bu durumda Allah göstermesin bir deprem sonrasında İstanbul’a yardım için de, tahliye için de uçak inemeyebilir. İGA’nın bize 5 pist taahhüdü vardı. Bunları zaman içinde tamamlayacaktı. Bence acilen 4. pisti sağlam zemine yapıp tamamlamaları şart. Dolgu zemine değil, sağlam zemine yapmaları gerek.”

Sonradan izolatör

Çokça sorulan sorulardan biri de, yukarıda bahsettiğim sismik izolatörlerin binalara sonradan da eklenip eklenemeyeceği.

Binanın yapımı sırasında koyulmasına oranla çok daha yüksek bir maliyet getirmesine rağmen, sismik izolatörlerin binalara sonradan da koyulması mümkün.

Uzmanların verdiği bilgiye göre, binayı temellere bağlayan taşıyıcı kolonların kesilip, binanın krikolarla kaldırılması ve araya izolatörlerin yerleştirilmesi suretiyle eski binalara da sismik izolatör koyulabilir.

Ancak maliyeti çok çok daha yüksek olur.

Gerilim sizce kime yarar

Cumartesi akşamı oynanan futbol müsabakasında yapılan tezahüratlardan ve bunun dün akşam tekrarlanmasından sonra futbol-siyaset ilişkisi tekrar çok konuşulur oldu.

Bazıları sporun siyasete alet edilmesinden, tribünlerde, sahalarda çirkin siyaset yapılmasından söz etmeye başladılar.

Fado-Futbol-Fiesta dönemlerinden beri bu ilişki çok tartışılır, çok konuşulur.

Özellikle de demokratik olmayan rejimlerde ama özünde her yerde.

Simon Kuper’in ünlü “Futbol asla sadece futbol değildir” sözü de bunu çok iyi anlatan bir cümledir.

Bana garip gelen ise futbolcuların birbirlerine seslenerek yaptığı bir siyaset çağrısını, seçim propagandası olarak kullanan bir iktidar anlayışının, bugün aynı futboldan şikayet ediyor olmasıdır.

Benim şahsi fikrimi soracak olursanız.

Seçimlere şunun şurasında 3 ay kala, ülkede gerilim ortamı yaratmak çok da doğru bir anlayış değildir.

Bu gerilim ortamından kimin zarar, kimin fayda göreceğinin analizini yapmayanlar, bilmeyerek “ters kolpa” denilen bir provokasyonun aleti olabilirler.

***

Ekşimek

Ekşi Sözlük'ün CEO'su Başak Purut, benim dünkü yazıma yanıt verdi ve bir soru sordu. 

Aslında yanıt verdi demek çok da doğru değil. 

Çünkü ben Ekşi Sözlük'ün kapatılmasının son derece yanlış olduğunu ama Ekşi Sözlük'ün de içerdiği bolca yorum nedeniyle bir platform değil, bir medya kuruluşu olduğunu kabul etmesi ve içeriğinin sorumluluğunu alması gerektiğini söyledim. 

Başak Bey, bu konulara hiç girmemeyi tercih etmiş. 

Ve medya kuruluşu olmadan, medya kuruluşlarının sahip olduğu anayasal ve yasal haklara sahip olmayı sürdürmenin dayanılmaz sorumsuzluğunu müktesep hak gibi kabullenmiş. 

Bana verdiği yanıt ise sadece "İktidarın görüşlerini savunan trollere da kapı açtıkları" iddiam. 

Başak Purut bu iddiamı neye dayandırdığımı sormuş. 

Sizin eski yazarlarınızın bana geçmiş dönemde verdiği bilgilere dayandırıyorum Başak Bey. 

Son birkaç yılda iktidar yanlısı yorum ve söylemlerin artmasından ve muhalif görünen kişilere yönelik ağır yorumların yapılmasından rahatsız olan eski yazarlarınız bu durumu defalarca bana aktardılar. 

Ancak siz de yazarlarınızın kimliklerini gizlediğiniz için gerçekten yazarınız mı değil mi onu da bilmem kolay değil.

***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Haklı çıkmanın zamanının önemli olmadığını haklı çıkanlardan başkası da anladığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026