İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Masa dağıldı mı!

  • Siyaset, mühendislik ve olta

  • Uzman muhabirim belediyeden bildiriyor

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Masa dağıldı mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 3, 2023

Yazı İçeriği

  • Masa dağıldı mı!

  • Siyaset, mühendislik ve olta

  • Uzman muhabirim belediyeden bildiriyor

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Siyaset, mühendislik ve olta

Birkaç günlüğüne eşimle birlikte kaçıp kafa dinleyeyim dedim. Niyetim yazı bile yazmamaktı. İstanbul’a pazartesi dönecek, akşam Teke Tek’te Meral Akşener’i ağırlayacaktım. Bir hafta önce konuşmuş, tarih konusunda anlaşmıştık.

Akşam üzeri telefonum çaldı.

Altılı Masa toplantısına kısa bir ara verilmişti. Bu aradan istifade bana da haber veriliyordu.

“Pazartesi Teke Tek’te konuşamayacaktık.”

Çünkü Altılı Masa pazartesi bir daha toplanma kararı almıştı.

Çünkü bu toplantıda karar alınamamıştı.

Çünkü sorun vardı.

Sorun derin değildi ama sorundu ve aslına bakarsanız beklenmeyen bir sorun da değildi.

Muhtemelen pazartesi çözülecekti ve o gün Teke Tek'e gelmesi mümkün değildi.

Hemen bir tweet atarak "Masada sorun var. Pazartesi bir daha toplanacaklar" dediğimde henüz kimse sorun olduğunu bilmiyordu.

Peki neydi sorun?

Aslında işaretini Meral Hanım'la son konuşmamızda almıştım.

“Ben durduğum yerde duruyorum” demişti, ben de sizlere aktarmıştım.

Durduğum yer dediği CHP’nin Kemal Bey dışında bir aday göstermesiydi.

Aslında İYİ Parti’nin gönlü Ekrem İmamoğlu’ndan yanaydı ama iktidar yargısı İmamoğlu’nu sakatlamıştı ve oynaması riskli hale gelmişti.

Elde Mansur Yavaş vardı.

CHP ise “Üç büyük belediyenin gücü ile seçime gitmek varken, niye bu avantajı kaybedelim” diyordu. Üstelik HDP de Mansur Yavaş’a mesafeliydi, Erdoğan-Bahçeli ittifakına rağmen.

İYİ Parti tarafı ise Kılıçdaroğlu’nu kendi seçmenine yüzde 100 kabul ettirememekten çekiniyordu.

İşte Masa’daki sorun bu oldu.

Herkes Kılıçdaroğlu deyince, Akşener “Ben buna partime sormadan evet diyemem” dedi.

Sorun pazartesi muhtemelen çözülecek. Meral Akşener “Ben aday olmayacağım” diye kendini bağlamış olduğu için mecburen çözülmek zorunda. İYİ Parti bu saatten sonra karşı ittifaka katılıp intihar etmeyeceğine göre çözülecek.

Ama masa gereksiz bir yara almış olacak.

Masadan yana geçmiş olan hem sayısal hem moral üstünlük bir kez daha heba ya da en azından riske edilmiş olacak.

Benim son zamanda gördüğüm şu ki, evrendeki hemen her şey Cumhur İttifakı aleyhine çalışıyor.

Cumhur İttifakı lehine çalışan tek şey ise Millet İttifakı.

***

Hikayeyi bana aktaran, Türkiye’nin tanıdığı bildiği, Savunma Sanayi alanında dünya çapında işler yapan müthiş bir mühendis.

Tam ibretlik aslında.

“1985 yılında arkadaşım Avukat Mehmet’le her hafta balığa çıkar iyi av yapar gelirdik. Ağustos sonlarında eski bir reis olan Mehmet, palamut boğaza girecek oraya gidelim dedi, sonra ekledi: ‘Palamut çaparisi lazım, bunun iyisini Kalamış Yelken Kulübü’nde bulacağımız Kör İhsan Reis yapar.’ Palamut çaparisi dediği 40 iğneli bir çapari, şanslı günde bir oltada 20 – 25 balık alınabiliyor. Biz de kalktık gittik.

Kör İhsan Reis nerede palamuta çıkacağımızı sordu.

Ben de ‘Motorlarımız hızlı Karadeniz’e kadar gideriz’ dedim.

Reis ‘Bak delikanlı bu sene balık kuvvetli onun için sağlam yapacağız, köstekler 0,50 olmalı’ diye cevap verdi.

Eh biz de mühendisiz, 0,50 mm2 misina ile 5-6 kg kırlangıç alabiliyoruz ya, tecrübeyle ulaşılan doğruya içimden bir bravo çekerek, 'Tamam Reis!' dedim.

İhsan Reis ustalık dersine devam edip, ‘Beden de güçlü olacak, 0,75 yapacağım’ deyince enayiliğinin farkında olmayan, bilmiş mühendis olarak hemen itiraz ettim 'Reis, bir balığı 0,50mm2 misinayla zaptediyorsun da 20 balık için 0,75mm2 biraz zayıf olmaz mı??’

İhsan Reis hiç kafasını kaldırmadan cevap verdi ‘Delikanlı sen hiç bilerek aynı yöne asılan iki üç palamut gördün mü? Takılınca birlikte çekip bedeni koparmayı denemezler bile. Beden zamanla zayıflasa bile balıklar aynı yöne çekmedikçe kopmaz’”

Bu hikayeden, siyasi bir mana çıkarmak elbette mümkün ama siyasetçilerin balıklardan bir nebze daha makul hareket etmelerini beklemek de hakkımız.

***

Uzman muhabirim belediyeden bildiriyor

İki gün önce, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bir deprem toplantısı yaptı ve geniş bir katılımla “İstanbul Deprem Seferberlik Planı"nı anlattı.

Ben de davetli idim ama çok önceden planlanmış bir başka buluşmam olduğu için gidemeyecektim.

Zaten gitmeme de gerek yoktu, toplantıya bu konuda uzman bir muhabirim katılacaktı.

Celal Şengör gidecekti.

Toplantıdan sonra muhabirim aradı, “Tüm malzemeyi topladım geliyorum” dedi.

Elinde dosyalar, dijital materyaller ile geldi.

Genelde siyasetçilere deprem konusunda kızgın olurdu ve İmamoğlu’na deprem konusunda kızgın ya da biraz kırgındı, biliyordum. Ama bu kez keyfi şaşırtıcı biçimde yerinde idi.

Başladı anlatmaya.

Sonunda kestim.

“Detayları bırak da sonucu söyle” dedim.

“Doğrusunu istersen şaşırdım. İBB çok iyi bir hazırlık, çok yerinde bir planlama yapmış. Konuyu çok doğru biçimde ele almışlar. 1999 depreminden sonra yapılması gerekip de yapılmayan, eksik kalan ne varsa hepsini görüp planlamışlar. Ama bir sorun var” dedi.

“Neymiş o sorun” diye sordum.

“Anlattıklarının ancak yarısını yapabilir. O da iyi ihtimalle” dedi.

“Çünkü tamamını yapmak için merkezi idarenin desteği, düzenlemeleri gerekiyor. Bu destek olmadan yapamaz. Ben Başkan’ı içeri atmak isteyen bir merkezi idarenin bu plana destek vereceğini zannetmiyorum. Keşke herkes el ele verip bu oldukça iyi diyebileceğim çalışmaya destek verse” dedi.

Kendisine teşekkür ettim.

Boğaz tokluğuna çalışan bir muhabir olduğu için yemeğini ısmarladım.

Arada da İlber Ortaylı’nın sözleri nedeniyle biraz dalga geçtim.

O da bana Naci Görür’ün ne kadar iyi, ne kadar düzgün, ne kadar şahane bir adam olduğunu anlattı. “Hatta bazen biraz fazla iyidir” dedi.

Haklıydı. 

Naci Hocamız da şahane bir adamdır.

***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Siyaseti insan hayatından daha önemli hale getirmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026