İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı

Yazı İçeriği

  • Kim ödemedi açıklayın

  • İnce küser mi!

  • Vali

  • TOGG'dan ön sipariş rekoru

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Kim ödemedi açıklayın

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 20, 2023

Yazı İçeriği

  • Kim ödemedi açıklayın

  • İnce küser mi!

  • Vali

  • TOGG'dan ön sipariş rekoru

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İnce küser mi!

Televizyonlarda büyük bir gürültü ile bir bağış kampanyası yapıldı Şubat ortasında.

Depremzedeler için yardım toplandı.

Kampanya sırasında pek çok “ünlü ve zengin” kişi telefonla bağlandı.

Milyar milyar bağışlar açıklandı.

Kamu bankalarının, kamu kuruluşlarının yöneticileri de siyasetten aldıkları emirle, sanki babalarının parasını bağışlıyormuş gibi milyarları bağışladılar.

Gecenin sonunda toplanan para 115 milyar TL küsur oldu.

Toplam 115 milyar TL bağışın 89 milyar TL’si kamu kurumlarından yapılmıştı.

Ben de ertesi gün “Benim için değerli olan SMS’le kendi hakiki parasını bağışlayan vatandaşın bağışıdır” diye yazdım.

Çünkü kamu kurumlarının bağışları zaten bir cepten diğer cebe dostlar alışverişte görsün bağışıydı, diğer dev bağışlar ise zaten vergiden düşülecekti. Hatta ertesi gün bunun için özel yasa bile çıkarıldı.

Şimdi öğreniyoruz ki, söz verilen 115 milyar TL bağışın yalnızca 74 milyar TL’si Tek Yürek Türkiye hesabına yatırılmış.

Gerisi yok!

Bırakın iş dünyasından yapılan milyarlık bağışları, sadece kamu kurumları ekranda açıkladıkları 89 milyar TL’lik bağışı yatırmış olsalar o bile daha fazla tutacak.

Belli ki, kamu bankaları, kamuya bağlı şirketler, kamu tarafından yönetilen şirketler bile söz verdikleri paraları ödememişler.

41 milyar TL açık var.

Bu tür kampanyaların hepsinde söz verilen ile toplanabilen para arasında bir fark olur.

Ama bu kadarı görülmüş şey değildir.

En azından devlet ciddiyetine sahip olması gereken kamu kurumları bile söz verdikleri miktarları ödememek gibi bir şey yapmazlardı.

Bugün geldiğimiz noktada bırakın iş adamlarına, kamu bile bir cebinden diğerine aktaracağı paraları ödememiş.

Tam bir utanç. Tam bir rezillik.

Dört dörtlük utanç.

Bari kimler ödemedi bir açıklasınlar da hep birlikte ekranda söz verip, bankada şaşan “yüzsüzler” kimmiş öğrenelim.

Bu kadarını bilmek hakkımız olsa gerek.

Gazeteci meslektaşlarım Muharrem İnce ile olan küslüklerini yazmaya başladılar birkaç gündür. İnce, gazeteci İsmail Saymaz’a, televizyoncu Nevşin Mengü’ye, haber sunucusu Fatih Portakal’a küsmüş.

Ekonomist Sevgili Özgür Demirtaş Hocamıza da “Sen siyasetten anlamıyorsun” demiş.

İnce’nin Özgür Demirtaş’a küstüğünü hiç ama hiç zannetmiyorum ama diğer üç meslektaşıma küsmüş olmasına çok ama çok şaşırıyorum.

Şaşırdım çünkü ben Muharrem İnce kadar eleştiriye hatta ağır eleştiriye kafayı takmayan bir siyasetçi görmedim.

Yıllar önce, Muharrem İnce’nin siyasette ağzı laf yapan iyi bir siyasetçi olarak parladığı dönemdi. Zannederim 2011 yılıydı.

Yotube’da yüz binlerce kişinin izlediği konuşmaları, TBMM kürsüsünde iktidar partisi mensuplarını öfkeden delirten üslubu ile çok gündemdeydi.

Ben de kendisini Teke Tek’e davet ettim.

Geldi 2 saate yakın konuştuk.

Çok zorladım. Çok eleştirdim.

Sonrasında da eleştirilerimden payını aldı hep.

Hatta Memleket Partisi’ni kurduğu günlerdi kendisine, “derinliksiz siyasetçi” dedim, “boş adam” yakıştırması yaptım.

Vallahi de küsmedi, billahi de küsmedi.

Aradı.

Gülerek “Bana boş beleş adam demişsiniz. Sizin arkadaşlarınız İlber Ortaylı, Celal Şengör olunca elbette ben boş beleş gelirim. Beni onlarla değil, diğer siyasetçilerle karşılaştırın. O zaman boş beleş olmadığımı göreceksiniz. Hepsinden daha derinlikliyim” dedi.

Diyeceğim o ki, Muharrem İnce bunca lafa, bunca ağır söze rağmen bana hiç küsmedi.

Telefonlarıma çıkmamazlık etmedi.

Ben de onun telefonlarına çıkmamazlık etmedim.

En ağır sözlerimi, eleştirilerimi gülerek karşıladı.

Açık söylemek gerekirse, diğer meslektaşlarıma küstüğünü de zannetmiyorum.

Çünkü içlerinden bir teki bile benden daha ağır bir şey söylemiş olamaz kendisine.

Vali

Gündemin önemli isimlerinden biri Hatay Valisi Rahmi Doğan.

Önce herkes bunu bir “haysiyet istifası” zannetti.

Daha sonra Vali Bey'in AK Parti’den milletvekili adayı olmak için istifa ettiği ortaya çıktı.

Oysa Türkiye’de işini iyi yapamadığı için istifa etmek yoktu.

Ancak “Af dilenebilirdi”. Bunu göz ardı edenler, istifayı istifa zannettiler.

Ben ise Vali'ye bakınca “Ben bunu bir yerlerden hatırlıyorum” dedim.

Anlatınca siz de hatırlayacaksınız.

Pandeminin hemen öncesiydi.

27 Şubat 2020’de Rus Ordusu İdlib’de Türk askerlerinin bulunduğu bir binayı vurdu.

Çok kaybımız vardı.

Şehit sayımız 36 olarak açıklandı.

Rezalet ve felaketin boyutu büyüktü.

Tüm siyasetçiler sırra kadem bastı.

36 şehidimizi açıklamak Hatay Valisi’ne kaldı.

O gün kameraların karşısında Rahmi Doğan vardı.

Herkes “Böyle vahim bir olayı açıklamak Vali'nin mi işi, nerede siyasetçiler?” dedi haklı olarak.

Ve galiba bu garabet şimdi böyle çözülüyor.

Vali siyasetçi yapılıyor.

15 Temmuz darbe girişimi günü Kars Valisi olarak görevinin başında olmaması belli ki, sorun yaratmamış.

TOGG'dan ön sipariş rekoru

TOGG'un kendi segment ve kalitesine oranla oldukça makul olan baz fiyatı açıklandıktan sonra dün akşam da T10X için 27 Mart'a kadar sürecek ön sipariş süreci başladı.

Ve ilk dört saatte gerçekleşen ön sipariş adedi 7734 adet oldu.

Bu sayı çok görünmeyebilir ama bu, Türkiye'de geçen yıl satılan toplam elektrikli araç sayısından 1 adet daha fazla.

Bu aynı zamanda Türkiye'deki toplam elektrikli araç sayısının hemen hemen yarısına eşit.

Ve oldukça iyi bir sayı.

Bu arada bir de eleştirim var.

Yerli ve milliliği ile bu kadar övünülen bir aracın ilk modelinde Türk alfabesinde bulunmayan X harfinin kullanılmış olmasını bayağı bir yadırgadım.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Depremzedeye ya paranı al ya oyunu kullan demediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026