İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Kansızlık

  • Tekstil umurunuzda mı!

  • Saat hesabı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Kansızlık

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 10, 2023

Yazı İçeriği

  • Kansızlık

  • Tekstil umurunuzda mı!

  • Saat hesabı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Tekstil umurunuzda mı!

Sonunda bu da oldu.

Kızılay kansız kaldı.

Göz göre göre, bile bile.

Daha depremzedelere çadır satışı skandalı ortaya çıkmadan, daha başındaki adamın ne mal olduğu anlaşılmadan önce Murat Bardakçı “Ben bu Kızılay’a değil yardım etmek kan bile vermem” demişti televizyon ekranında.

Üstelik de Bardakçı muhalif falan değil tam aksine Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu üyesi, Beştepe’ye ve Beştepe ahalisine yakın bir isim olarak söylemişti bunu.

Öyle ki, o gün Kızılay’ı savunmak bana kalmış, “Yapma Murat, kan toplama organizasyonunu yapacak başka kurumumuz yok. Kızılay’a kan vermeye devam etmemiz lazım” demek zorunda kalmıştım.

Çünkü o kanın, bir ihtiyaç sahibi için ne anlama geldiğini, ne kadar önemli olduğunu biliyordum.

Ama bir çadır skandalı, Murat’ın sözlerinin üzerine tüy dikmiş olmalı ki, Kızılay bugün kansız.

Önceki gün basına yansıyan ve yalanlanmayan haberlere göre iki günlük kanı kalmıştı Kızılay’ın.

Haftaya o da kalmaz muhtemelen.

Bu kansızlıkta, işin başındaki Kerem Kınık’a olan tepki kadar, Kınık yönetiminde aile çiftliğine çevrilen Kızılay’ın iş bilmezliği de etkin.

Bakın aşağıdaki fotoğraf birkaç gün önce Kızılay’ın İstanbul Eminönü’ndeki kan toplama merkezinde çekildi.

Merkez günlerce kapalı idi. Soranlara verilen yanıt ise “Stoklarımız dolu” idi.

Bakın aslında mesele Kerem Kınık meselesi değil. Mesele toplumla inatlaşma, mesele bizden olsun isterse batırsın anlayışı.

Türkiye’nin ecdat yadigarı, temelleri çok sevdikleri Abdülhamid Han tarafından atılmış kurumu Kızılay, başına getirilen liyakatsiz, toplum tarafından güvenilmez bulunmuş bir kişi tarafından batırılıyor.

Kişiye güvensizlik, kuruma güvensizliğe dönüşmüş ve kurumu yok olmaya götürüyor.

Ve o makama getirilen kişi o kadar felaket ki, bu duruma rağmen istifa etmeyi, yeni tabiriyle affını istemeyi aklının ucundan bile geçirmiyor.

Ve en az bu kadar vahim olanı, kudretli ve kuvvetli iktidarımız da bu kişiyi görevden almayı, istifasını istemeyi aklına bile getirmiyor. “Birileri istedi diye kelle verilmez” anlayışı sürüyor, toplumsal tepki ile başarısız birini görevden almak bile zafiyet gösterisi olur diye kurumun batması göze alınıyor.

İşte asıl vahamet budur

Elbette, herkes yanılabilir. İnsanlar kavun olmadığı için koklayarak anlamak mümkün değil. Ama yanıldığını anladığın anda gereğini yaparsan ülke, devlet ayakta kalır.

Yapmazsan çöker gider.

Kızılay gözümüzün önünde çöküyor.

Sırf bu nedenle başka nelerin çöktüğünü ise zamanla birlikte göreceğiz.

Çok geç olduğunda.

Birkaç hafta önce Avrupa’nın en önemli tekstil fuarlarından Paris Premiere Vision’da Türk tekstilinin Avrupa dışına atıldığını, yıllardır fuarın Avrupalı üreticiler bölümünde yer alan Türk tekstil firmalarının bu kez Avrupa dışı firmalara ayrılan, tabiri caizse ikinci sınıf bir sergi salonuna tıkıştırıldığını yazmıştım.

Yazının etkisi büyük oldu.

Hiç kimse umursamadı.

Ne Ticaret Bakanlığı ne Hazine ve Maliye Bakanlığı ne de Dışişleri Bakanlığı.

Kimse.

Türkiye’nin otomotivden sonra en fazla ihracat gerçekleştiren sektörü, en fazla istihdam yaratan sektörü Avrupa’dan dışlanıyor dedik, çok daha önemli işleri olan bakanlıklarımız umursamadı bile.

Sonuç!

Sonuç şu.

Her yıl bu fuarda yüzlerce firma ile temsil edilen ve milyarlarca dolarlık iş bağlantısı yapan tekstil ihracatçılarımız, Premiere Vision organizatörleri ile anlaşamadı ve ikinci sınıf muameleyi de içlerine sindiremedikleri için fuara katılmama kararı aldılar.

200’ü aşkın firma Premiere Vision’a fuardan çekildiklerini ve katılmayacaklarını bildirdiler.

Burada Fransızların yaptığı elbette kabul edilemez.

Ama Türkiye’yi yönetenlerin duyarsızlığı ve vurdumduymazlığı da kabul edilebilir gibi değil.

Saat hesabı

Bugün biraz da saatlerden söz edelim.

Daha doğrusu saat ekonomisinden.

Dünyada lüks saat pazarının giderek büyüdüğünü, bu pazardaki bazı markaların özellikle de Rolex, Patek Philippe ve Audemars Piguet’nin ikinci elde yüzde 100, hatta yüzde 300, 400 primle satıldığını daha önce yazdık.

Bunlar biliniyor.

Bilinmeyen ise bu üreticilerin ürettikleri saat miktarı idi.

Hepsi gerçek rakamları sır gibi saklar, yaklaşık sayılar verirlerdi.

Ancak Morgan Stanley’in İsviçreli saat üreticileri ile ilgili raporu, her şeyi net biçimde ortaya çıkardı.

Buna göre İsviçre’nin en büyük saat üreticisi Rolex 2022 yılında 9.3 milyar İsviçre Frangı ciro yapmış. (Yaklaşık 10.2 milyar dolar.)

Onu takip eden Cartier’nin cirosu 2.750 milyar İsviçre Frangı.

Omega’nın 2 milyar 470 milyar, Audemars Piguet’nin 2 milyar İsviçre Frangı geliri olmuş.

Tartışmasız dünyanın en iyi saati olan Patek Philippe’in cirosu ise 1.8 milyar İsviçre Frangı olmuş.

Onu 1.3 milyar ile yeni parlayan marka ve Acun Ilıcalı'nın saati olarak tanınan Richard Mille, 1.2 milyar ile Longines, 900 milyon civarı ile IWC, Breitling ve Vacheron Constantin izlemiş.

Bu sonuçlara göre Rolex bir önceki yıla göre yüzde 15, Patek Philippe yüzde 20, Audemars Piguet ise yüzde 30 civarında büyümüş.

Ve Morgan Stanley’in raporu kimin kaç saat ürettiğini de ortaya koyuyor.

Buna göre Rolex geçen yıl 1 milyon 200 bin saat üretip satmış.

Cartier 620 bin, Omega 560 bin, Audemars Piguet 50 bin, Patek Philippe 68 bin, Richard Mille ile 5 bin 300 saat satmış. En fazla satış yapan ise 1 milyon 1700 bin adetle Longines olmuş.

İsviçre’nin en büyük 10 saat üreticisinin dünya saat pazarındaki payı ise yüzde 67.

Bu saatlerin tamamına yakınının İsviçre dışında satıldığını yani ihraç edildiğini de herhalde tahmin ediyorsunuzdur.

İlk 10 saat üreticisinin toplam ihracatı 23.4 milyar İsviçre Frangı ya da 25.5 milyar dolar ediyor.

Bu da Türkiye’nin 2022 yılındaki otomobil ihracat rakamı olan 9 milyar doların 2.5 katından fazla, 4 milyar dolar olan Savunma Sanayi ihracatının ise yaklaşık 6.1 katı.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Siyasetçilerin gözünde ülke parti için değil, parti ülke için var olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026