İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Cehape iktidarını bitirme kararlılığı

  • Buğday ambarı

  • Kibir ve vefasızlık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Cehape iktidarını bitirme kararlılığı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 13, 2023

Yazı İçeriği

  • Cehape iktidarını bitirme kararlılığı

  • Buğday ambarı

  • Kibir ve vefasızlık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Buğday ambarı

Önce bir tespitimi aktararak başlayayım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 yıllık iktidarı boyunca o kadar çok konuştu, o kadar fazla halka hitap etti ki, artık konuşmaları kimsede beklediği, umduğu etkiyi bırakmıyor.

Çünkü artık mesele ile yakından ilgili kişiler dışında söyledikleri duyulmaz oldu.

Ben bu durumu biraz otoyol ya da demiryolu kenarında bir evde yaşamaya benzetiyorum.

Böyle bir eve misafir olarak gittiğiniz zaman ev sahibine “Bu seste nasıl yaşayabiliyorsunuz” diye sorarsanız.

Ama o evde yaşıyorsanız, bir süre sürekli gelen o sesi duymaz olursunuz.

Biz de toplum olarak Tayyip Bey’in sesi ile o kadar uzun süredir yaşıyoruz ki, artık o sesi duymaz olduk.

Ama tabii biz işimiz gereği o sesi dinlemek ve anlamaya çalışmak zorundayız.

Dün de AK Parti lideri ve partisinin 3. kez Cumhurbaşkanı adayı olarak dinledik.

Sayın Erdoğan’ı dinleyince şunu gördüm.

Bu kez seçimleri kazanacağından çok umutlu ve en sonunda 20 yıllık CHP iktidarına son verecek ve gelip özgürlükçü, hukuk devletini üstün tutan, ekonomide rasyonel ve evrensel kurallara dayalı iktidarını kurabilecek.

Şaka yapmıyorum, eğer uzun bir uzay yolculuğundan gelmişseniz ya da 20 yıl süren bir komadan dün uyandıysanız ve hiçbir şeyden habersiz bu konuşmayı dinlediyseniz AK Parti liderinin konuşmasından böyle bir sonuca varırsınız.

Türkiye’nin muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi siyaset ustası olan Erdoğan’ın 20 yıllık siyasi başarısının altında aslında bu tavır yatıyor.

Kendi yaptıklarına ya da kendi yapmadıklarına yabancılaşma.

Yaptığı icraatların olumsuz sonuçlarından da, yapmadığı icraların olumsuz sonuçlarından da kendini sorumlu tutmuyor ve bu “sorumsuz olma haline” seçmenlerini inandırabiliyor.

Bu aslında müthiş başarılı bir siyasi tutum.

Çünkü böylelikle, kendisine geçmişte oy vermiş olanları da rahatlatıyor, onların da olumsuz gelişmelerden dolayı kendilerini sorumlu hissetmelerinin, yaşadıkları sorunların kendi tercihlerinin sonuçları olduğunu düşünmelerinin önüne geçiyor.

Seçmen de başarılarda pay sahibi olduğunu düşünürken, giderek sayısı artan başarısızlıklardan kendini sıyırıveriyor.

Otoyolları, köprüleri yapmanın bir parçası ama ekonomiyi batırıp milleti fakirleştirmenin ya da soğanı 30, patatesi 25 TL yapanın, doları 3 yılda 3 katı fiyata çıkarmanın sorumlusu olmuyor.

Dahası, muhalefetin açıkladığı programa “Yapamazsınız” dedikten ve dedirttikten sonra, bu programı alıp kendi programı gibi kullanmaktan da hiç ama hiç çekinmiyor.

20 yıldır tutan bu formülün, bu seçimde yine tutup tutmayacağını 1 ay sonra göreceğiz.

Yaşanan bunca şeye rağmen, hala tutarsa ve yine tutarsa diyecek tek kelimemiz olamaz.

Ancak şapka çıkartılır.

20 yıllık cehape iktidarına son verdiği için…

Dün Muharrem İnce ve Ümit Özdağ’ın iktidarı eleştirmeyi bir kenara bırakıp, eleştirilerini daha çok muhalefet üzerinde yoğunlaştırdıklarını yazınca önce Muharrem İnce aradı.

“Yapmayın Fatih Bey, iktidarı da eleştiriyorum ama iktidarda eleştirdiğimiz şeye dönüşen muhalefeti de eleştirmek hakkımız” diyerek söze girdi.

“Siz yazdınız CHP, NEO AK Parti oldu diye. Doğru CHP artık yeni AK Parti’dir. 77 kişiyi nasıl CHP seçmenini önüne koyarlar? Yüksel Taşkın’ı nasıl İzmirlinin önüne koyarlar, Çankaya 1. sıraya nasıl kumpas davalarının bakanını koyarlar? Buna da ses çıkarmayalım mı?” dedi.

Ben de “Doğru ama ittifak böyle bir şey. Siz de o ittifakta olsaydınız, siz de o listelerde o isimlerle beraber yer alacaktınız” dedim.

"Hayır itiraz ederdim. Kabullenemezdim, Ben Ergenekon, Balyoz kumpaslarında Silivri’de eylem yapıp, gerçekleri haykırıp bundan ötürü yargılanırken o gün beni yargılatanla, kumpas kuranla aynı listede olamazdım” dedi.

“Bunlar Kemal Bey’i teslim almışlar. Çok açık görünen bu” dedi ve ekledi.

“Beni bencilce davranmakla suçluyorsunuz. Peki soruyorum size ben mi bencilim yoksa beni Cumhurbaşkanı adayı yapın, ben de partinizin oy oranı ne olursa olsun sizi meclise taşıyayım, geçmişiniz ne olursa olsun sizi listeme alayım diyen mi bencilce davranıyor. Bu mu bencilce yoksa benim bunlara karşı aday olmam mı bencilce” dedi ve seçileceğini yineledi.

Ben de “Çok düşük ihtimal hatta ihtimal bile değil ama diyelim ki, seçildiniz. Partiniz baraj altı görünüyor ve TBMM’de partisi olmayan, bırakın çoğunluğu azınlığı bile olmayan biri olarak Türkiye’yi nasıl yöneteceksiniz?” diye sordum.

“Toplumun önceliklerini yasalaştıracağım. Kim buna hayır diyebilir. 'YÖK’ü kaldırıyorum' diyeceğim. 'Rektörleri üniversite senatoları belirleyecek' diyeceğim. Kim buna hayır der. 'Bütçe yapma yetkisini TBMM’ye iade edeceğim' diyeceğim. Kim hayır der. 'Milli gelirin yüzde 5’i kadar Ar Ge kaynağı ayıracağım' diyeceğim. Kim hayır der. Baktım makule hayır diyorlar. Atarım meclisi halkın önüne. Bu belediyelerde oldu aslında. Bağımsız belediye başkanları bunu yaşadılar. Mesela Yalova’da Yakup Koçal başkan oldu. Belediye meclisinde hiç adamı yoktu. ‘Yakup nasıl yöneteceksin’ dedim o zaman. O da aynen benim bu söylediğimi söyledi” dedi sonra da ekledi, "Zaten güç bende olunca Meclis de bana döner." 

Güldüm.

Bahsettiği Yalovalı Yakup Koçal, Demokrat Parti’den Yalova Belediye Başkanı seçilmişti.

Sonra da milletvekili olmak için AK Parti’ye katılmıştı.

Kibir ve vefasızlık

İnce’den sonra Ümit Özdağ aradı.

“Fatih Bey bari siz yapmayın. İktidarı 5 eleştiriyorsam, giderek iktidara benzeyen muhalefeti 1 eleştiriyorum. İkisini de eleştirdiğim doğru ama oran bu” dedi.

Göçmenler konusunda hala aynı şeyleri söylediğini, hiç alanda tavır değişikliği olmadığını aktardı.

“Bizi ekrana çıkarmıyorsunuz ki anlatalım” dedi.

Ben de kendisine Cumhurbaşkanı adayları Sinan Oğan’ı daha iki hafta önce ekrana çıkardığımı hatırlattım.

“Beni çıkarmıyorsunuz” dedi.

Seçim dönemi olduğu için parti genel başkanları ağırlama konusunda kanalın adaletli bir tutum takınmaya çalıştığını, kanal yönetimi ile görüşerek kendisini de konuk alabileceğimi söyledim.

Bu arada bu konuşmadan önce kendisine ambargo uyguladığımız yönünde bir sosyal medya paylaşımı yapmış.

Ben de akşam ekranda “Bana haksızlık yapıyorsunuz. Sizi defalarca Teke Tek’te konuk ettim. Sinan Oğan’ı daha iki hafta önce ağırladım. Bu yaptığınız ayıptır. Madem siz bu kadar kadir bilmezsiniz. Ben de bir daha sizi Teke Tek’te ağırlamam” dedim.

Gerçekten de siyasetçilerle mesafeli durmaya çaba göstermeme rağmen, Ümit Özdağ ne zaman arasa konuştum. Ne zaman ziyaret etmek istese buyur ettim. Defalarca Teke Tek’te ağırladım. Partisinin oy oranın çok daha üzerinde bir oranda Teke Tek’te yer aldı.

Ve kapısının önüne yaklaştırılmadığı kanallara değil, bana çemkirdi.

Sonra gece vakti bir de “Altaylı'nın tutumunda vücut bulan tutum” diyerek beni kibirli olmakla eleştirdi.

Bakın Sayın Özdağ.

Bahsettiğiniz kibir sizin aynada gördüğünüz kibirdir.

Giderek kabaran egonuz belli ki, görüşünüzü bozmuş.  

Her aradığınızda konuştuğunuz, her sözünüzü değerlendiren ve size her zaman, hiç kimsenin vermediği yeri veren birine bunları söyleyecek kadar vefasız olmanız size değil, bugüne kadar size verdiğim değerden ötürü kendime kızmama neden olmuştur.

Siz nasıl var olduğunu iddia ettiğiniz ilkeleriniz doğrultusunda partinizin kapılarını kimilerine kapalı, kimilerine açık tutuyorsanız ben de kendi ilkelerim doğrultusunda bundan sonra sizi herhangi bir programımda ağırlamam. Bunu da program yaptığım kanal adına değil, kendi adıma söyledim. 

Ümit Bey, bu kibir değil, ilkedir. Ve gördüğüm kadarı ile kibir bana değil, size mahsustur. Ben dik başlı, müdanasız olabilirim  ama kibirli olan sizsiniz.  

Bilesiniz ki, her aradığınızda açılan telefonum da bundan sonra size kapalıdır.

Bloklusunuz. 

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bir kere hak yiyenin her zaman hak yiyebileceğini bildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026