İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İhanet mi, iş bilmezlik mi!

  • Güveneceğimiz bir yargı hala varmış

  • İşte savcı işte karar

  • Demokratik sağlık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

İhanet mi, iş bilmezlik mi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 28, 2023

Yazı İçeriği

  • İhanet mi, iş bilmezlik mi!

  • Güveneceğimiz bir yargı hala varmış

  • İşte savcı işte karar

  • Demokratik sağlık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Güveneceğimiz bir yargı hala varmış

Millet İttifakı'nın bazı bileşenlerini izlerken, "Galiba seçim kazanmak istemiyorlar" diye düşünmeden edemiyor insan.

5 yıldır bize bu seçimin önemini anlatanlar, 5 yıldır AK Parti ve tek adam rejiminden şikayet edenler, 5 yıldır parlamenter demokrasiye geri ve hatta demokrasiye geri dönüşün önemini vurgulayanlar, bu amaçla partilerinden kopup yeni partiler kuranlar, yıllardır Erdoğanizm'den şikayet eden koca koca siyasetçiler bugün sözde bir muhalif cephe içinde, AK Parti'nin değirmenine su taşımak için el birliği ile çalışıyorlar.

Önce İYİ Parti'nin 6'li Masa'ya vurduğu darbeyi izledik. 3 günlük bir krizin ardından olumlu sonuçlandı ve akılcı meyveler de verdi ama İYİ Parti'ye olan negatif etkisi ve parti içindeki kavgaları hala sürüyor. Genel Başkan Akşener, "Söz bir daha olmayacak" diye söz verdi ama belli ki bu söz, partinin bazı isimlerini bağlamıyor.

Bu durum seçime kadar toparlanır derken, şimdi de "siyaset bilmezlik" Millet İttifakı'na damga vurmaya başladı.

Önce İYİ Partili Turan Çömez'in sözlerini kulaklarımıza inanamayarak dinledik.

DEVA Partisi'ni ve Sadullah Ergin'i hedef alarak "Yaptıklarını unutmadık. Parlamentoda hesaplaşacağız" diye ortağına girişti. Haklılığı, haksızlığı ayrı konu.

Sadullah Ergin'i, tepki alacağı Çankaya CHP listesine koyan DEVA'nın lideri Babacan ise "Sadullah Bey'in atadıkları hala Bakanlıkta, onun atadıkları yargılanmadı. Çoğu bugün Yargıtay üyesi, FETÖ'cüleri atayanlar diğer bakanlardı" diye bir savunma yaptı. Doğrudur, değildir. Önemli olan Sadullah Ergin'in Çankaya listesinin tepesinde alacağı tepkiyi öngörememek. Ya da öngördüğü halde inadına oraya yerleştirmektir.

Yetmedi.

Aynı Babacan, gözümüzün içine baka baka "Partimizin tabanının yüzde 30'u AK Parti kökenli ve biz bu seçmeni CHP'ye oy vermeye ikna edemiyoruz. Bunu da CHP'ye söyledik" diyor. Yahu bir siyasetçi böyle bir laf eder mi! Seçmenini "Eh, diğerleri de vermiyormuş madem biz de vermeyebiliriz" düşüncesine taşır mı!

Siz bir MHP'linin "Vallahi HÜDA Par'ın olduğu bir bloğa bizim milliyetçi seçmene oy verdiremeyiz" dediğini, durum bu olsa bile duydunuz mu!

Ama beterin beteri var.

Tüm bunların üzerine tüy diken açıklamayı yapma şerefi ise Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'na nasip oldu.

Davutoğlu da katıldığı bir programda, "CHP listesine mühür vurmaya halamı bile ikna edemiyorum" demesin mi! Davutoğlu'nun muhafazakar bir seçmen olan halası, Ahmet'e oy vermek istiyor ama CHP logosuna mühür basmayı kabul etmediği için veremiyor.

Mümkündür, bu riske masa kurulduğu günden beri dikkat çektik, samimi bir itiraftır belki ama bir siyasetçi bunu söyler mi!

Mesela Tayyip Erdoğan'ın "Vallahi Z kuşağı olan torunum bile bize oy vermiyor. Dede değişim şart diyor" diye bir cümle kurma ihtimali sizce var mı!

Halasını bile ikna edemeyen, toplumu nasıl ikna edecek diye sormazlar mı insana.

Ve tabii "Siz gerçekten siyasetçi misiniz" diye de eklemezler mi!

Bu yapılanların iki anlamı olabilir.

Ya ittifaka ihanettir ya da siyasi zeka eksikliği.

Sonunda ikisi de aynı kapıya çıkar.

Toplumu ilgilendiren ise sonuçtur.

Ve Anadolu'da çok bilinen bir laf vardır, "Kavgalı eve kız verilmez".

Sizin kızı gerçekten isteyip istemediğinizden de emin olamamam da bu yüzden.

Bu ülkeden tam umut kesiyoruz, bir olay oluyor "Hala umut var" diye içimizde güneş açıyor.

Biliyorsunuz, Radyo Televizyon Üst Kurulu, Türk televizyon tarihinde görülmemiş bir kararla Kızılcık Şerbeti adlı diziye 5 yayın durdurma cezası verdi.

Cezanın "emir" ile alındığı çok açıktı.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. Dairesi ise dün kararını açıkladı.

RTÜK'ün toplumdan da büyük tepki gören cezasına karşı "yürütmeyi durdurma" kararı verdi.

Bu karar bana hala ve her şeye rağmen idarenin yargısal denetimi ve hukukun üstünlüğü konusunda hala umut olduğunu ve bağımsız yargıçların bir toplum ve o toplumun vicdanı için ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi.

Ankara Bölge İdaresi Mahkemesi'nin 10. Dairesine bir yurttaş olarak olarak teşekkür ediyorum.

"Yargı bağımsızlığı" konusunda içimizi ısıtan bir güneş doğmasına neden oldukları için.

İyileri unutmayacağım gibi kötüleri de unutmayacağım.

İşte savcı işte karar

Hatırlayacaksınız, bir süre önce bu köşede gazeteci ya da yorumcu kisvesi altında dolaşan bazı tiplerin, bazen yayınlarda ama özellikle sosyal medya paylaşımlarında insanları tahrik ettiklerini ve bu tahriklerden sonra kendilerine edilen hakaretleri yargıya taşıyarak aldıkları tazminatları gelir kapısı haline getirdiklerini yazmıştım. 

Hem de birkaç kez. 

Bunların bazıları ipe sapa gelmez şeyler söyleyerek insanların damarına basıyor ve bundan gelir elde ediyorlar, yargıyı gelir kapısı olarak kullanıyorlardı. 

Aylık 20-30 bin dolarlık gelirler söz konusu idi. 

Ben de sizlere "Bu tiplere küfür falan etmeyin. Bundan zevk alıyorlar çünkü bunu gelir kapısı yapıyorlar" diye uyarıda bulunmuştum. Çünkü bu iktidar trolleri, trollükten kazandıklarının onlarca kat fazlasını buradan elde ediyorlardı. Bir taşla iki kuş vuruyor bir yandan yalakalık yapıyor, bir yandan da asıl gelirlerinden çok daha fazla bir yan gelir elde ediyorlardı. 

Ancak geçtiğimiz günlerde, bir savcımız, yargıyı gelir kapısı, hakimleri ve savcıları da kendi çalışanı haline getirenlerden biri ile ilgili çok önemli bir takipsizlik kararına imza attı. 

Sözde akademisyen bir trolün açtığı dava ile ilgili, savcının mütalaası aynen şöyle:

"Müştekinin benzer şekilde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen müşteki sıfatıyla şikayetçi olduğu çok sayıda soruşturma dosyasının bulunduğu, müştekinin sosyal medyayı kullanarak diğer kullanıcıların kendisine hakaret etmesini sağlamaya yönelik tweetler atarak mevcut dosyalar kapsamında mevcut durumdan menfaat sağlamak kastıyla bilerek ve isteyerek paylaşım yapma neticesinde kendisine yönelik birtakım eylemlerin yapılmasını sağlayarak menfaat temin etmeye çalıştığı dosya sayısı göz önüne alındığında müştekinin bu durumu meslek haline getirdiğinin değerlendirildiği" diyerek foyayı ortaya çıkarmış ve "Söz konusu soruşturmanın yürütülmesinde kamunun da menfaatinin olmadığı anlaşılmaktadır" diyerek sülalesine küfür ettirerek geçinen bu gibi tiplere gereken yanıtı vermiş. 

Bu savcımızı kutluyor ve bu muhteşem kararın bu gibi edep yoksunlarının açacağı haksız davalara emsal olacağını umuyorum. 

Demokratik sağlık

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki akşam bir yayın sırasında rahatsızlandı. 

Herkesin yüreği ağzına geldi. 

Yayına verilen kısa bir aradan sonra yeniden ekranda göründü ve kısa bir konuşma ile sağlık durumu ile ilgili bilgi verdi ve yayın bitti. 

Dün de bütün programları iptal edildi. Dün akşam saatlerinde ise Cumhurbaşkanı'nın sağlık durumu ile ilgili bir sürü dedikodu ortaya atıldı. 

Sonunda bir açıklama ile Cumhurbaşkanı ile ilgili ameliyat olduğu ya da kalp krizi geçirdiği iddialarının gerçek olmadığı, bugün katılması planlanan bir açılışa online olarak ofisinden bağlanacağı duyuruldu. 

Kimse bu konuda merak içinde olanlara kızma, eleştirme hakkına sahip değil.

Bir Cumhurbaşkanının sağlık durumu, o toplumu da hatta bazen dünyayı da ilgilendirir. 

Hele hele demokrasilerde, seçmenlerin bunu bilme hakkı kutsaldır. 

Bu yüzden ABD başkanları ile ilgili böyle bir sağlık konusu olduğu zaman Trump örneğinde olduğu gibi hemen sağlık raporu halkla paylaşılır. 

Bunu merak etmek suç değildir. 

Demokratik hak ve demokrasinin gereğidir. 

Hele bir de seçime 17 gün kalmışsa. Daha da önemlidir. 

Cumhurbaşkanı'nın rahatsızlığın önemsiz bir soğuk algınlığı olduğunu umuyor, kendisine bir kez daha şifalar diliyorum. 

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bir toplumu ayakta tutan en önemli unsurun adil ve güvenilir bir yargı olduğunu asla unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026