İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı

Yazı İçeriği

  • Şaşırmadım söyledim

  • Bir sonraki seçimin iki Başbakan adayı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Şaşırmadım söyledim

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 8, 2023

Yazı İçeriği

  • Şaşırmadım söyledim

  • Bir sonraki seçimin iki Başbakan adayı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bir sonraki seçimin iki Başbakan adayı

Başlık eski bir reklamın ünlü cümlesi gibi oldu ama benim durumumu anlatıyor.

Sizinkini de soruyorum.

Ciddi soruyorum.

“Şaşırdınız mı?”

Daha anlaşılır sorayım.

Erzurum’daki saldırı sizi şaşırttı mı!

Birkaç siyasetçinin son günlerdeki gerginleştirici tavrından sonra, “Vallahi şaşırdım” diyen var ise ben asıl onun aklına şaşarım.

Erzurum’daki saldırı ne beklenmedikti ne umulmadık…

Ama bu kez gerçekten bu saldırı “Erzurum halkına mal edilemez”. Erzurum halkı bu açık tahrike katre destek vermedi.

50-60 bilemedin 100 kişilik bir serseri grubunun saldırısı olarak kaldı.

Kimse bu kopuk takımına uymadı.

Kimse gerginliği tırmandıramadı.

Erzurum halkı bu “tahrik” sınavından oldukça başarıyla çıktı.

Ama iki kişi sınıfta kaldı.

Bunlardan biri 17-25 Aralık sonrasında da FETÖ’cülüğünü sürdürdüğü dün ortaya çıkan videolarla hepimiz tarafından anlaşılan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Seymen.

Başkan Seymen yaşananlardan üzüntü duymak bir yana, nerede ise keyif almış bir şekilde olayın sorumlusu olarak CHP’lileri göstermeye çalıştı.

Hastanelik olan, kafası gözü atılan taşlardan yaralanan insanları bir daha hedef haline getirdi.

Eski başbakanlardan birinin oğlu ile çekilmiş fotoğrafı ile ünlenmiş olan Erzurum Valisi ise saldırganlarla ilgili hiçbir işlem yapılmamış olmasını savunarak “Gerekirse gözaltı işlemleri olacaktır” diyerek konuyu önemsizleştirmeye çabaladı.

Acaba böyle bir saldırı iktidar partisinin bir mitinginde olsaydı, Vali Bey yine aynı tepkiyi mi gösterirdi?

Ve şimdi “İmamoğlu miting izni almamıştı” diyerek meseleyi başka bir yere çekiyorlar.

İmamoğlu miting izni almış mıydı, almamış mıydı bilemem.

Yapılan şey miting miydi onu da bilemem.

Hadi diyelim ki, almamıştı.

İzinsiz yapılan bir toplantıya müdahale etmek kendini “milis gücü” zanneden bir serseri grubunun işi midir, yoksa güvenlik güçlerinin işi mi!

Siyasi partilerin devamı olduğunu söyleyen sivil milis güçlerinin topluma korku yaydığı bir rejim mi burası?

Öyle rejimlerin nerelerde olduğunu ve o rejimlere ne dendiğini herhalde hepimiz biliyoruz değil mi!

Bu seçim dönemi iki lider doğuruyor.

Bunlardan biri hiç kuşkusuz Ekrem İmamoğlu.

Belediye Başkanlığı’nın ilk günlerindeki siyasi hatalarını hızla unutturduğu gibi, Türk siyasetinin yeni “Süper Starı” olarak her gün biraz daha sivriliyor.

Daha önce yazmıştım.

İmamoğlu ve Yavaş, henüz daha seçim ortamına girilmemişken bile, gittikleri tüm illerde büyük rüzgar estiriyorlardı.

Özellikle Ekrem İmamoğlu tam bir “rock star” gibi dolaşıyordu gittiği illerin sokaklarında.

Cumhurbaşkanı yardımcılığı adaylığı ile birlikte düzenlemeye başladıkları mitinglerle her ikisinin de yıldızı daha da parladı.

Mansur Yavaş, ağırbaşlı, sakin, bilge tavrı ile saygı uyandırmaya devam ederken, Ekrem İmamoğlu “yeni bir lider” olarak yıldızını iyiden iyiye parlattı.

Ekrem Bey, 1990’ların sonundaki Recep Tayyip Erdoğan’ın yarattığı rüzgardan çok daha güçlü bir rüzgarı arkasına almış görünüyor.

Miting meydanlarında da hızla pişiyor, hitabet gücünü yükseltiyor, sertleşen siyasetin içine espri, eğlence unsurları katıyor, siyasi rakipleri ile dalga geçiyor, üstelik de bunu promptersız, doğaçlama biçimde yapıyor.

Gerginlik siyasetinden bıkanlara “etkin ama neşeli” siyaseti gösteriyor.

Diğer lider adayı ise tartışmasız biçimde Sinan Oğan.

Oğan, ağırbaşlı, ağzından çıkanı kulağı duyan ve gereksiz büyük laflardansa, içi dolu olmaya aday makul cümlelerde milliyetçi siyaset yapılabileceğini gösteriyor.

Çok konuşmuyor, boş konuşmuyor, her tuzum var diyene hıyarı alıp koşmadan varlık göstermeyi başarıyor.

Adayı olduğu ittifaka rağmen, marjinalliğe kaymadan, uç söylemlerden medet ummadan, herkesin dinleyebileceği bir tonda “makuliyet” dersi veriyor. Bu yüzden de “yeni milliyetçiliğin” sözcüsü olarak her yere gidiyor, her yerde dinleniyor.

Bu yüzden de en geride başladığı Cumhurbaşkanlığı adaylığı yarışında artık 4. sırada değil.

Çünkü çok konuştukça batmaktansa, öz konuştukça yükseliyor.

Bu seçimin sonucu ne olur bilmiyorum.

Daha doğrusu tahmin ediyorum da, bu yazının konusu değil.

Ama bir şeyi tahminden öte biliyorum.

Herkes sözünde durursa, bu iki isim, Ekrem İmamoğlu ve Sinan Oğan bir sonraki seçimin muhtemel Başbakan adaylarıdır.

İkisinin de aynı gün, taşlanması büyük ihtimalle bu nedenledir.

Önümüzdeki 4 yıl içinde mevcut iktidarın bu kişilere rakip olabilecek bir adayı ancak Savunma Sanayii içinden çıkarabileceğini zannediyorum.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Utanca ortak olmamam isteği makul karşılandığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026