İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Adalet Yürüyüşü’nden bu yana en iyi performans

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 26, 2023

Adalet Yürüyüşü’nden bu yana en iyi performans

Bir itirafta bulunmak istiyorum.

Seçimlerin ilk turundan hemen önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun Babala TV’ye çıkıp, Mevzular Açık Mikrofon programında provokatif bir grubun soruları ile karşı karşıya kalacağını öğrenince “İntihar ediyor” diye düşünmüştüm.

Oldukça zorlayıcı bir programdı çünkü ve katılan bu programdan kazançlı çıkmamıştı.

Ne yalan söyleyeyim, “Ne gerek vardı şimdi” diye düşündüm, bunu çevremle de paylaştım.

Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu ile pek çok program yapmıştım ve Kemal Bey’in laf ebeliğinden uzak, kıvrak olmayan konuşma tarzının bu programda sıkıntıya düşmesine neden olabileceğini düşünüyordum. Kasıtlı olarak provoke edilecek, kibarlığından taviz vermeyeceği için zor duruma düşebilecekti.

Kılıçdaroğlu, böyle bir “Karşılaşma için” fazla düzgün biriydi.

Zaten seçim öncesinin yoğun programı nedeniyle, Babala TV’deki programa katılamadı ve Oğuzhan’a “Cumhurbaşkanı olunca ilk senin programına katılacağım” sözü verdi.

Ancak seçimler ikinci tura kalınca, Kemal Kılıçdaroğlu bu zor programa katılma kararı aldı.

Ben de “Nasıl olsa artık kaybedecek bir şeyi yok.” Diye düşündüm.

Program çekimi 7 saat sürdü.

70 küsur yaşındaki Kılıçdaroğlu, kendisi ya da CHP’nin iletişim ekibi tarafından seçilmemiş ve büyük bölümü karşıt görüşlü ve hatta yer yer düşmanca tavırlı, dahası bir bölümü yalancı izleyici kitlesinin sorularına 7 saat boyunca yanıt verdi.

Programı izledim.

Çok net söyleyeyim, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tüm siyasi hayatındaki en iyi program performansıdır.

Sinirlenmeden, kimseye kızmadan, kimseyi suçlamadan, haksız ithamlar karşısında bile sürekli sakin kalarak, sorular samimi yanıtlar vererek, pek çok konuya umduğumdan daha hakim olduğunu göstererek oldukça iyi bir program çıkardı.

En sıkı Kılıçdaroğlu karşıtı olsanız, programı izleyince Kılıçdaroğlu taraftarı olmasanız bile bir siyasetçi olarak kendisine saygı duymaya başlamamanız mümkün değil.

Prompter olmadan, her şeye doğaçlama yanıt vererek, salonda çanak sorucu soracak kimsenin olmadığı ve yüzlerce kişinin karşısında yalın ve yalnız olarak konuştu.

Rakibi gibi bir belagat ustası orada da değildi ama samimiyetin, sükunetin belagati galebe çaldığını hissettim.

Kendisi ile onca program yaptım, hatta zaman zaman performansındaki düşüklükten dolayı içten içe çok kızdım. Elbette kendisinden ikinci bir Tayyip Erdoğan olmasını beklemiyor, tam aksine olmamasını bekliyordum ama tüm televizyon performanslarındaki zafiyeti de  ana muhalefet lideri olarak yetersiz buluyordum.

Kılıçdaroğlu’nun Mevzular açık Mikrofon’daki performansı 13 yıllık siyasi hayatında Adalet Yürüyüşü’nden sonraki en yüksek performansıdır.

Ama şunu biliyorum, Türkiye’de liderlerin performansları sandığa olumlu ya da olumsuz pek yansımıyor.

Bunu siz de biliyorsunuz.

***

Seçimden sonra kim ne değiştirir 

Seçimden sonra Türkiye’yi nelerin beklediği konusunda herkesin hemfikir olduğu şey, çok ağır bir ekonomik tablo ile karşı karşıya kalacağımız.

“Ne kadar kötü olacak” sorunun yanıtı geçmişte duruyor üstelik gizli de değil.

“Dolar 10 TL olacak” diyenlere kızıldığı zamanları hatırlayın, dolar bugün 20 TL’nin üzerinde.

Siyasi olarak ne olacağı ise biraz daha karmaşık gibi.

Kılıçdaroğlu kazanırsa, ekonomik tablo biraz daha az kötü olabilir ve en azından birkaç yıl içinde bir toparlanma başlayabilir.

Aksi durumda ise ya Erdoğan düne kadar söylediklerinden vazgeçip, ekonomiyi gerçek ekonomistlere bırakır ve düzelme ihtimali belirir ya da tam bir batağa sürükleniriz.

Siyasi açıdan neler olacağı ise kafamda biraz daha net.

Kılıçdaroğlu kazanırsa genel başkanlığı büyük ihtimalle bırakmaz. Parlamenter sisteme dönüş beklendiği kadar hızlı olmaz ve en az 4 hatta beş yılı bulur. Ak Parti’de bu dönüşe muhtemelen destek verir.

Erdoğan bir kez daha kazanırsa, olacaklar ise farklı.

Öncelikle Türkiye bir Anayasa değişikliğine gider.

Ak Parti’de Cumhurbaşkanlığı seçiminde gereken 50 artı 1’den vazgeçilir, Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliği şimdilik Ak Parti’nin alt limiti gibi görünen yüzde 30’a çekilir.

Ve yine büyük bir ihtimalle Cumhurbaşkanlığını 2 dönemle sınırlayan Anayasal kural, değiştirilir, Ak parti içinde bir grubun bununla ilgili çalışma yürüttüğünü biliyorum.

Ancak her iki değişikliğin, özellikle de Cumhurbaşkanının 50 artı 1 gereksinimi olmadan seçilmesinin Türkiye’deki sosyal barışa büyük darbe vuracağından hiç kuşkum yok.

Yine kimileri Erdoğan’ın şimdilik son dönemi gibi görünen bu dönemde daha yumuşak ve daha kucaklayıcı bir Başkanlık sergileyeceğini söylerken, kimileri de tam tersine bu dönemde laik Cumhuriyete son darbenin vurulacağı kaygısını taşıyor. Yeniden Refah’ın ve HÜDAPAR’ın varlığı bu inançlarına dayanak olarak gösteriliyor.

Ben bunun da Türkiye açısından iyi sonuç vermeyecek bir girişim olacağı inancındayım.

Ve kim kazanırsa kazansın önümüzdeki dönemde en büyük sorunun göçmenler olacağını da bir kez daha tekrarlayayım ve alttaki yazıya geçelim.

***

Sorun ile oy oranı orantısız

Suriyeli göçmen sorunun en yoğun yaşandığı illerden biri Gaziantep, diğeri ise Kilis.

Yerel basından meslektaşımız Yaşar Polat, Gaziantep’in Nizip ilçesinden durumu şöyle özetlemiş.

“Suriye uyruklu vatandaşlar Nizip’de örgütlenmeye başladılar. Toplu halde geziyorlar, toplu halde yaşıyorlar. Ticareti sadece birbirleri ile yapıyorlar, birbirleri dışında kimseden alışveriş yapmıyorlar. Nizip ekonomisini kendileri yönlendirmeye başladılar. Nizip’te meyve sebze pazarlamasını artık neredeyse tamamen ele geçirdiler, Nizip’in yerli esnafını bitirdiler. Esnaf kepenk kapatmak durumda kalıyor.

Bunun önüne geçmek için şartlar eşit hale getirilmeli.

Tüm meyve ve sebze hale girmeli. Herkes gibi Suriyeliler de belediyeye rüsumunu, stopajını ödemeli.

Devlete tek kuruş vergi vermeyen, hem esnafı hem de çalışanı kayıt dışı olan bu Suriyeliler kayıt altına alınmalı, vergi ve muhtasar ödemeli, sigortasını ödemeli.

Misafir misafirliğini bilmeli. Misafir ev sahibini rahatsız etmemeli.

Bakın bayram yaklaşıyor. Şimdi Suriye gidişatlarına bakın.

Hepsi bavullarında toplamı milyarları bulacak doları Suriye’ye götürecek.

Hani orada iç savaş vardı, kendileri savaşa gitmediler. Savaş olsa dolarları götürürler mi!” diye soruyor.

Değerli meslektaşımızın yazdıklarını okuyunca, 10 gün önceki seçim sonuçlarına açıp baktım.

Güldüm.

Göçmenleri geri yollamayacağı bilinen Erdoğan’ın aldığı oy oranı yüzde 63, AK Parti’nin aldığı oy oranı ise yüzde 44.

Tabii bunun ne kadarı o göçmenlerin oyu onu bilmem mümkün değil.

Acaba ana muhalefet partisi biliyor mu, onu da bilmem mümkün değil.

***

Şimşek’ten yanıt

Birkaç gün önce katıldığım bir programda detayına girmeden Mehmet Şimşek’in sağlık sorunları olduğundan söz etmiştim.

Mehmet Bey, aracılar vasıtası ile bilgi iletti.

Sağlığı çok şükür yerinde imiş, hafif bir mide ülseri dışında bir sağlık sorunu ile uğraşmıyormuş.

Şimşek’in evi Ankara’da ama iş seyahatlerinden ötürü zamanın büyük bir bölümü Londra, Dubai gibi finans merkezlerinde geçiyor.

Ben bu mesajı şöyle okudum.

Mehmet Şimşek, Erdoğan’ın kazanması durumunda ısrar edilmesi halinde mesaisini Türkiye'ye ayırabilir.

Ancak bu durumda Erdoğan’ın Türkiye ekonomisinin bugünkü halinin büyük oranda sorumlusu olan faiz politikasından da vazgeçilir.

Çünkü Dünya’da hiçbir ekonomi, buna ABD veya Almanya da dahil, faiz indireceğim derken dolara peşin yüzde 30 faiz verilen bir sistemi yürütemez.

Buna Banker Kastelli de veremedi.

Terim ve futbolcuları yüksek faiz vaadi ile dolandıran bankacı Seçil Erzen de.

Bu ekonomik program devam ederse Türkiye’nin sonu da aynı olur.

Mehmet Şimşek bunu sonu benden daha gören biri olarak, böyle bir şeye ortak olmaya gelmez.

***

Oğan’dan yanıt

Bir yanıt da Sinan Oğan’dan geldi.

Sinan Oğan kendisini bir kaset skandalı sonucu milletvekili olmuş bir gibi gösterdiğimi düşünmüş ve üzülmüş.

Oysa böyle bir amacım yoktu.

Sadece MHP ile güçlü bağını vurgulamak istemiştim.

Kaset skandalı ve komplosu ile adaylıktan ayrılan kayınpederinin yerine listeye girmediğini, kendisinin Iğdır’dan aday olduğunu, kayınpederinin ise Iğdır adayı olmadığını da iletti.

Onu da düzeltmiş olalım.

***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kazanmak için insanlıktan uzaklaşmadığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Kazanmak için insanlıktan uzaklaşmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026