İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • CHP’yi eleştirmemize ne zaman izin verirsiniz!

  • Yüzde 25’i yüzde 48 diye yutturmayın

  • Hakimler çocuk olmadı mı hiç!

  • LGBT takıntısının nedeni

detail banner reklam

CHP’yi eleştirmemize ne zaman izin verirsiniz!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 7, 2023

Yazı İçeriği

  • CHP’yi eleştirmemize ne zaman izin verirsiniz!

  • Yüzde 25’i yüzde 48 diye yutturmayın

  • Hakimler çocuk olmadı mı hiç!

  • LGBT takıntısının nedeni

Yüzde 25’i yüzde 48 diye yutturmayın

Seçim sonuçlarını neredeyse sevinçle kabullenen ve seçimde hem parlamentonun hem de Cumhurbaşkanlığı’nın bir kez daha kaybedilmesinden hiçbir üzüntü duymayan ve hiçbir değişim gereği duymayan CHP’yi ve Dünya Seçim Kaybetme Rekortmeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirince, iki tür tepki geliyor.

1. Grup “Bunları seçimden önce niye söylemedin” diyenler.

2. Grup “Madem Kılıçdaroğlu bu kadar kötü idi, niye Cumhurbaşkanı adayı olarak onu destekledin” diyenler.

Ha tabii bir de “Kılıçdaroğlu ve CHP son derece başarılı. Yüzde 48 almak büyük başarı.” Diyenler var ki, onları ciddiye almam mümkün değil. Bu kesim Türkiye’nin ortalama IQ’sunu 89’a indiren grup ve onlardan siyasi yelpazenin her iki kanadında da mebzul miktarda mevcut.

Gelelim 1. Eleştiri grubuna, yani “Bunları seçimden önce niye söylemedin” diyenlere.

Bakın bakalım arşive, lisanı münasiple söylemiş miyim, söylememiş miyim!

En zayıf adayıp Kemal Bey olduğunu, memleketin bu halinde bile yanlış aday yüzünden seçimi kaybederlerse seçmenin CHP Genel Merkezine yıkacağını anlatmışım. Aslında CHP’nin yaptığı pek çok yanlışı eleştirdik sürekli. Her seferinde aynı güruhun “Muhalefete muhalefet yapıyorsunuz. Sıkıysa iktidara yapın” sözleriyle muhatap olduk. Sanki iktidara hiçbir şey söylemiyormuşuz gibi.

Aslında “Dokunulmazlık” için güzel taktikti.

Seçimden önce söylersen “Muhalefete muhalefet yapılır mı!”

Seçimden sonra söylersen “Niye seçimden önce söylemedin!”

Madem öyle CHP’nin eleştirilebileceği bir zaman aralığı var ise söyleyin de o zaman bir iki laf edelim…

2. grupta ise tam bir anlama bozukluğu var.

“Madem istifa etmesi gerektiğini söylüyorsun seçimlerde niye kendisini destekledin”

Seçimlerde kimseyi açıktan desteklemedim ama iktidarın yaptığı pek çok şeyi doğru bulmadığım bir sır değil.

Ayrıca da ben “Kılıçdaroğlu kötü bir Cumhurbaşkanı olur”  diye eleştirmiyorum ki, Kemal Bey’i.

“Seçilemiyorsun, seçilemediğin için de ülkeyi bu mevcut yönetime mahkum ediyorsun” diye eleştiriyorum. Seçilebilseydi, muhtemelen ülkeyi bugünkünden daha iyi bir şekilde yönetirdi diye düşünüyorum. Çünkü seçim döneminde söyledikleri, hazırladığı program bunu gösteriyordu. Ki zannederim, iktidar da böyle düşünmüş olmalı ki, özellikle ekonomide 6’lı masanın önerdiği türde bir programa geçmek için daha önce demediğini bırakmadığı Mehmet Şimşek’i göreve getirdi.

Yani işin özü ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun ülkeyi yönetecek kapasitesi olmadığı için eleştirmiyorum. Seçilecek kapasitesi olmadığı için eleştiriyorum. Yönetmek için önce seçimi kazanmak lazım.

Önce seçimi kazanacaksın.

Gerisi hikaye.

Yüzde 48 aldı diye de sevinmeyin.

Daha önce yazdığımın arkasındayım.

İkinci tura saksı kalsa idi, saksı bile onu alırdı.

Bunu da hepimiz biliyoruz…

Partiye sahip olmayı. Türkiye’yi kaybetmeye yeğleyenlerin bizim gibi eleştiri yapanlara karşı geliştirdiği argüman şu:

“Tek parti rejimi ülkede çok güçlü. Bu güç karşısında demokrasi işleyemiyor. Sandık güvenliği yok, tüm kurumların başında Ak Parti’nin atadığı isimler var. Bu sistem içinde yüzde 48 almak bile başarı”

Söylem genel hatları ile doğru olsa da, millete unutturmaya çalıştıkları şey şu:

“CHP yüzde 48 almadı. CHP yüzde 25 oy aldı.”

Yüzde 48 CHP’ye oy vermedi. Yüzde 48 Tayyip Erdoğan gitsin dedi.

CHP yüzde 25 aldı ve bir önceki seçime göre küçük bir artış var ancak o da geçmiş seçimlerde HDP’ye barajı aşması için verilen emanet oyların geri gelmesinden ibaret.

Bu arada bir önceki seçimde, 2018 Haziranında 4,5 TL olan dolar 20 TL olmuş.

Yıllık enflasyon yüzde 100’ü aşmış.

Ülke Suriyelilerden sonra Afganların istilasına uğramış.

Hayat pahalılığı kontrolden çıkmış. Yolsuzluğun, hırsızlığın bini bir yara.

Ülke suç cenneti olmuş.

Yanı başımızda PKK Devleti kurulmuş.

Üstüne üstlük bir de iktidarın doğru düzgün yardım edemediği bir deprem felaketi yaşanmış.

Ve senin oyların aynı yerde kalmış.

Tek neden seçim ortamının demokratik olmaması öyle mi!

O zaman kapatın partiyi, bırakalım gittiği yere kadar gitsin.

Emin olun muhalefetsizlik bu rejimi daha hızlı çökertir.

Siz onların varlık sebebisiniz.

Tabii onlar da sizin… 

Siz demokrat mısınız ki!

Hadi artık şunu soralım CHP yönetimine.

“Parti olarak, parti yönetimi olarak ‘Anti demokratik’ olmakla suçladığınız iktidardan zerre farkınız var mı!”

Ülkede demokrasi yok diyorsun da, partinde demokrasi var mı!

Basit sorular bunlar:

Seçimlerden önce ön seçim yaptın mı?

Hayır.

Cumhurbaşkanı adayını tespit için parti tabanında seçim yaptın mı?

Hayır.

Hadi o geçti.

Yakında Kurultay olacak.

Kurultay’a demokratik şartlarda mı gidilecek?

Elbette ki, hayır…

Teşkilatı “Başarısız tek adam”a bağladın mı?

Bağladın.

İlçe ve il kongrelerini demokratik bir ortamda yaptın mı!

Hayır!

Yapmayı düşünüyor musun?

Hayır!

Hani demokrattın…

Nasıl ki, iktidar yönetimde olmaktan gelen gücünü ülke içindeki demokrasiyi engellemek için kullanıyorsa, siz de parti yönetimindeki gücünüzü parti içinde demokrasiyi yok etmek için kullanmıyor musunuz!

Ak Parti iktidarı demokratik değil de, siz mi çok demokratsınız.

Yok aslında birbirinizden farkınız.

Tek fark onlar başarılı siz başarısızsınız.

Ve üç beş belediye kazanmak size yetiyor.

Belli ki, onlar büyükçü siz ise ufakçısınız!

Hakimler çocuk olmadı mı hiç!

Seçimlerden hemen önceydi, 13 yaşında bir çocuğa Cumhurbaşkanı’na hakaret suçuyla dava açılmıştı.

Çocuk, sosyal medyadaki bir sohbet odasında Atatürk’e hakaret edilince öfkelenmiş, sözleri savcılığa intikal edince Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu ile ilköğretim öğrencisine dava açılmıştı.

Vakayı adiye idi.

Şimdi buna bir yenisi eklenmiş.

Bir başka çocuk, Cumhurbaşkanı posterine bıyık çizdiği için dava açılmakla kalmadı, tutuklandı.

Artık bu kadarı da fazla.

Hangimiz, kimin fotoğrafına sakal, bıyık yapmadık gençliğimizde.

Hatta hala.

Bazen Teke Tek’te önümde konuklarımın fotoğraflarının da olduğu kağıtlar oluyor.

Emin olun bu yaşımda hala bazen kendimi tutamayıp, bıyık, sakal yapıyorum.

Kaç kez Prof. Mehmet Şahin’in fotoğrafına saç çizdim, saçlı nasıl görünüyor diye merakımdan.

Bazen görecekler ayıp olacak diye çekiniyorum.

Şimdi onlar da bana mı dava açacaklar, hakaret suçlamasıyla. 

Kendi fotoğrafımda bile zaman zaman dişlerimden bir ikisini siyaha boyayıp gülüyorum görüntüme.

Kendime mi hakaret ediyorum.

Yapmayın sayın hakimler.

Bu kadar ucuzlatmayın adaleti.

Çocuk bunlar.

Biraz nasihat edin, yapmayın ayıptır bir dahe görmeyeyim yaptığınızı falan deyin yollayın gitsin.

Çocuk bunlar çocuk.

Çocuğunuz, torununuz yok mu!

Siz hiç çocuk olmadınız mı!

Hakim mi doğdunuz hepiniz!

LGBT takıntısının nedeni

Zaman zaman iktidar yanlılarının LGBTİ ile ilgili niye sürekli bir sertlik ve sürekli bir konuyu gündemde tutma merakı içinde olduklarını merak ediyorsunuz ya…. Aslında yanıtı medyada yer alan haberlerde.

İslami Gençlik İlim ve Hikmet Derneği diye oldukça havalı ve kapsamlı ismi olan bir dernek varmış.

Bu derneğin de İlim, irfan ve hikmet dolu bir başkanı.

Rafet Ermiş adında bir vatandaş.

Muhtemelen görüntüde ve çevresinin algısında en anti LGBT, en ahlakçı, en muhafazakar, en tutucu kişilerden biri.

Anti LGBT  yürüyüş olsa bayraktarlığını yapacak kıvamda.

Bu muhteşem derneğin, bu hikmetli başkanı birkaç gün önce 24 yıl hapse mahkum oldu.

Mahkumiyetinin nedeni LGBT karşıtı söylemleri ya da onlara yönelik bir saldırısı ya da eylemi değil.

Bu zatın mahkumiyet gerekçesi “Derneğin Kuran kursuna gelen 4 erkek çocuğuna tecavüz etmesi”

Bunların LGBT karşıtlığının nedeni, bunun bir suç olarak görülmesinin devam etmesi.

Suç ve ayıp olsun ki, tecavüz mağdurları konuşamasın, sussun.

Tacizciler ve tecavüzcüler ortaya çıkmasın. Suçlar gizli kalsın.

Tek neden bu.

Bu arada bu konuda konuşacak siyasetçilerin haberi olsun.

LGBT’nin kapsamı uzunca bir süredir daha genişledi ve LGBT-QIA oldu.

Ve siz konuştukça daha da genişleyecek gibi duruyor.

Siz de NETFLIX kadar etkili oluyorsunuz bu genişlemede.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026