İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Para yok ama anlaşmak istediğimiz konusunda anlaştık

  • Kurultay öncesi örgüt görevden alma rahatsızlığı

  • Engin Bey’in uzay fonu

  • Merak edilmeyen sual

  • Biontech aşısı olanlar 8 yıl içinde ölecek mi!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Para yok ama anlaşmak istediğimiz konusunda anlaştık

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 20, 2023

Yazı İçeriği

  • Para yok ama anlaşmak istediğimiz konusunda anlaştık

  • Kurultay öncesi örgüt görevden alma rahatsızlığı

  • Engin Bey’in uzay fonu

  • Merak edilmeyen sual

  • Biontech aşısı olanlar 8 yıl içinde ölecek mi!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kurultay öncesi örgüt görevden alma rahatsızlığı

Önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı gittiler Körfez’e.

Körfez dediysek, İzmit’e değil elbette. Arap Yarımadası’nın zengin köşesine.

Para bulmaya.

Bize ulaşan haberler, Körfez’dekilerin “İyisiniz hoşsunuz da biz sizi tanımayız. Asıl patronun garantilerini isteriz.” dediği yolunda idi.

Hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan “genişletilmiş” körfez turuna çıktı. Suudi Arabistan’ı da kapsayan.

Birkaç Togg götürdü yanında. Katar emiri de Togg’a karşılık Messi imzalı Topp gösterdi.

Gezinin sonunda imzalar atıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da duyuruyu yaptı: “BAE ile 50,7 milyar dolarlık anlaşmaya varıldı.”

Ne yalan söyleyeyim sevindim.

Aynı ülkenin TAQA firması ile 2013 yılında 20 milyar dolarlık anlaşmaya varılmış ama sonrasında Türkiye’nin tavrından rahatsız olan BAE anlaşmayı bozup gitmişti.

Bu kez 50 milyar doları aşan anlaşma iyiydi.

Sonra detayları okumaya başladım.

Ortada bir anlaşma falan yoktu.

Bir MOU vardı. Yani bir “Memorandum of Understanding”

Niyet mektubunun “hallicesi”.

Türk basınının “50 milyar dolarlık anlaşma” diye duyurduğu Memorandum of Understanding nedir!

Özetle şudur.

“Aşağıda belirtilen konularda anlaşmaya çalışmak konusunda anlaştık.”

Memorandum of Understanding denilen bu tür imzaların en önemli özelliği hiçbir bağlayıcılığının olmaması, yarın öbür gün, MOU’de belirtilen konularda bir anlaşmaya varılamaması durumunda hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmamasıdır.

Bir örnek vermek gerekirse, 2002 yılında Galatasaray’ın 2. Başkanı olduğum sırada, yönetim olarak yabancı bir firma ile Mecidiyeköy’de Galatasaray’a bir stat yapmaları konusunda bir MOU imzalamıştık. O stat hiçbir zaman gerçekleşmedi. Hatırladığım kadarı ile bizden önceki yönetim de benzer bir MOU’yü başka bir firma ile imzalamıştı.

Şimdi o stadın yapılacağı yerde 4 tane gökdelen yükseliyor.

Yani aslında ortada ne bir anlaşma var ne de hakiki bir 50,7 milyar.

O Memorandum of Understanding’de belirtilen tüm konularda mutabakat sağlanır, taraflar belirtilen tüm alanlarda birer “anlaşma” imzalarsa o zaman 50,7 milyar dolarlık bir şey ortaya çıkabilir. Bugün yapılan anlaşmanın mali hiçbir değeri yoktur. Karşılıklı güven gösterir, anlaşma zemini olduğunu ama henüz anlaşma sağlanmadığı ifade eder. Ortada ne bir para vardır ne de bir para el değiştirmiştir.

Yapılacak görüşmeler sonrasında mutabakat sağlanır; fiyat, haklar, yasal korumalar ve güvenceler karşılıklı kabul edilip bir anlaşmaya dönüşürse mali değeri de olur!

Ne zaman olur Allah bilir…

Tabii Memorandum of Understanding’ler ülkeler arasında yapıldığı zaman bir başka unsuru daha barındırır içinde.

Anlaşma olarak Birleşmiş Milletler’e bildirilmek durumunda değildir, içeriği açıklanmak zorunda değildir. Yani “gizlilik” içerir. Yasama organlarının, yani meclislerin, onayına tabi değildir. Yeni Türkiye örneğinde TBMM’ye götürülüp içeriği konusunda bilgi verilmesi gerekmez.  

Yani anlayacağınız, bu imzalanan Memorandum of Understanding, Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimden önce gidip bulduğunu açıkladığı 300 milyar dolarlık yatırımdan hallice bir durumdur ama Nasreddin Hoca’nın bahçesine diken ektikten sonra alacaklısına dediği gibi “peşin parayı gördüm” diye gülmemek gerekir.

CHP’deki “gizli toplantı” ile ilgili dün yazdım. Toplantıya katılan bazı isimlerle de görüştüm.

Engin Altay, “Aynı yazdığınız gibi. Gizli falan değil. Grup başkanın, grup başkanvekilinin, parti yöneticilerinin neredeyse hepsinin katıldığı bir toplantı nasıl gizli olur.” dedi. O sırada toplantıyı kimin sızdırdığını araştırıyorlardı.

“14 dakika kalıp sonra ayrılan bir isimsiz katılımcı var. O şüpheli. Kimseyi töhmet altında bırakmak istemem ama sonuçta toplantı öncesi davet mailleri birçok kişinin elinden geçti. Herhangi biri olabilir.” diye olası şüphelilere değindi.

“Sızdıranı aramanız toplantının gizli olduğu izlenimi doğuruyor.” dedim.

“Ne alakası var. Sadece aile içi, parti içi bir toplantıyı kamuoyuna açmak hoş değil. Sizin evinizin salonundaki konuşmalar ailenizden gizli olmaz ama birisi bunu çekip yayınlarsa da hoş olmaz herhalde.” diye itiraz etti. Haklı idi.

Sonra daha detaylı anlattı:

“Yahu partide bir sorun olduğu ortada. Seçmenle duygusal bir kopuş yaşandığını herkes söylüyor konuşuyor. Biz de buna kör değiliz. Görüyoruz. Çözüm arıyoruz, çare arıyoruz. Bu bir arama toplantısıdır. İlk de değil, son da olmayacak. Daha önce bir tane daha yaptık. Basına da yansıdı o. Bu kez Kurultay nedeniyle herkes bölgesine gittiği için zoom ile yaptık. Bu toplantıları yapmasak, her şey şahane biz de nasılsa seçildik diye otursak daha mı iyi. Bakın Fatih Bey, o toplantıya katılanların büyük bölümünün hiçbir siyasi beklentisi yok. Çoğu artık parti yönetiminde aktif bir görev beklemeyen, istemeyen adamlar. Nasıl bir yol bulalım ya da yapalım da partiyi iktidar alternatifi haline getirelim ve yakındaki seçime güçlü girelim diye toplanmışız. Bunun ayıbı nerede. Sizin de yazdığınız gibi toplanmasak ayıp!” dedi.

Bu arada toplantının gerekçelerinden birini de söyledi.

“Bakın Kurultay öncesi hepimizde bir rahatsızlık var. Bazı il ve ilçe örgütleri görevden alınıyor. CHP’de bu hep olur. Örgütler şu veya bu nedenle görevden alınır bazen. Ama böylesi hiç olmadı. Kurultay süreci başladıktan sonra genel merkez örgütlere dokunmaz. Dokunmazdı. Bu partinin bir prensibi idi. Şimdi bu da ayaklar altına alındı. Kurultay’a doğru bazı örgütler görevden alınıyor. Bu kabul edilemez. Buna hepimiz itiraz ediyoruz.” dedi.

Ben ise hangi gerekçe ile olursa olsun, ister gizli ister açık, CHP’deki tek adam rejimini, üstelik de “başarısız tek adam” rejimini değiştirmek isteyen herkesin toplanmasına hak veriyorum.

İster gizli ister açık.

Engin Bey’in uzay fonu

Engin Altay’a sosyal medyada çok konuşulan ve herkesi güldüren arka fonunu sordum.

“Gizli” toplantının açık yayınını izlediyseniz, Engin Altay’ın arkasında bir uzay fonu vardı ve sosyal medyada “Engin Altay’ı uzaylılar kaçırdı yardım istiyor” gibi gırgırlar yapılıyordu.

Engin Altay güldü.

“Tüm zoom toplantılarında arkama bu sanal fonlardan yerleştiriyorum. Bazen arabada, bazen çok alakasız bir yerde, bazen evde olsam da. Bunlar sanal. Online yapılan MYK’larda da bazen bu fonu kullandım. Genel başkanımız benim bu fonumu gayet iyi bilir.” dedi.

Merak edilmeyen sual

Muhalefet olmakla alakası olmayan, şaşkın muhalefet sormaz ve sormayacak biliyorum.

Ama ben bir vatandaş olarak gerçekten merak ediyorum.

Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan ziyarette, resmî heyette Cumhurbaşkanı’nın oğlunun ne işi var?

Cumhurbaşkanı’nın zaman zaman ortaya çıkan sağlık sorunları nedeniyle elbette yanında ailesinden birilerinin, oğlunun olması gayet kabul edilebilir bir durum.

Fakat resmî toplantılarda, resmî heyette hangi görev ve sıfatla yer aldığını bilmek zannederim hakkımız.

Bilal Erdoğan Bey’in resmî heyette yer almasını ve resmî görüşmelere katılmasını sağlayan görevi, titri nedir!

Gerçekten merak ediyorum.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu soru sizinle ilgili değil.

Siz Mete Gazoz’un ya da jimnastik milli takımımızın elde edeceği başarıları bekleyin.

Onları kutlarsınız bir ara…

Biontech aşısı olanlar 8 yıl içinde ölecek mi!

Sosyal medya aracılığı ile yayılan saçmalıklara şimdi bir de “graphene oxid” iddiası eklendi.

İddia şu.

Pfizer, Biontech ile birlikte ürettiği COVID-19 aşısının içinde grafen oksit bulunduğunu açıkladı ve bu grafen oksiti alanlar 8 yıl içinde ölecek.

Grafen oksit bilim dünyası içinde tartışmalı bir madde. Pek çok olumlu fonksiyonu olduğuna dair makaleler de var, kanda bulunmasının sorunlar yarattığı yolunda makaleler de. İlaç dünyası zaten genelde böyle çalışıyor. Zarar ve yarar mekanizmaları karışık ve bakış açısı ile alakalı.

İlacı zehirden ayıranın doz olduğu ise zaten ilk çağlardan beri bilinen bir gerçek.

Ancak bilinen bir başka gerçek ise şu.

Pfizer’in COVID-19 aşısının bileşiminde grafen oksit bulunduğuna dair bir açıklaması yok. Ve Binotech’in COVID aşısının içeriği zaten biliniyor ve içeriğinde bu maddenin bulunduğuna dair hiçbir bilgi yok.

Var mıdır yok mudur, Pfizer’e ya da bir başka ilaç şirketine ne kadar güvenilir bilemem.

Ama şurası kesin, iddiaya dayanak olan “Pfizer’in açıklamasına göre” cümlesi yalan.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Merak kediyi öldürmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026