İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Para yok ama anlaşmak istediğimiz konusunda anlaştık

  • Kurultay öncesi örgüt görevden alma rahatsızlığı

  • Engin Bey’in uzay fonu

  • Merak edilmeyen sual

  • Biontech aşısı olanlar 8 yıl içinde ölecek mi!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Para yok ama anlaşmak istediğimiz konusunda anlaştık

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 20, 2023

Yazı İçeriği

  • Para yok ama anlaşmak istediğimiz konusunda anlaştık

  • Kurultay öncesi örgüt görevden alma rahatsızlığı

  • Engin Bey’in uzay fonu

  • Merak edilmeyen sual

  • Biontech aşısı olanlar 8 yıl içinde ölecek mi!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kurultay öncesi örgüt görevden alma rahatsızlığı

Önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı gittiler Körfez’e.

Körfez dediysek, İzmit’e değil elbette. Arap Yarımadası’nın zengin köşesine.

Para bulmaya.

Bize ulaşan haberler, Körfez’dekilerin “İyisiniz hoşsunuz da biz sizi tanımayız. Asıl patronun garantilerini isteriz.” dediği yolunda idi.

Hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan “genişletilmiş” körfez turuna çıktı. Suudi Arabistan’ı da kapsayan.

Birkaç Togg götürdü yanında. Katar emiri de Togg’a karşılık Messi imzalı Topp gösterdi.

Gezinin sonunda imzalar atıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da duyuruyu yaptı: “BAE ile 50,7 milyar dolarlık anlaşmaya varıldı.”

Ne yalan söyleyeyim sevindim.

Aynı ülkenin TAQA firması ile 2013 yılında 20 milyar dolarlık anlaşmaya varılmış ama sonrasında Türkiye’nin tavrından rahatsız olan BAE anlaşmayı bozup gitmişti.

Bu kez 50 milyar doları aşan anlaşma iyiydi.

Sonra detayları okumaya başladım.

Ortada bir anlaşma falan yoktu.

Bir MOU vardı. Yani bir “Memorandum of Understanding”

Niyet mektubunun “hallicesi”.

Türk basınının “50 milyar dolarlık anlaşma” diye duyurduğu Memorandum of Understanding nedir!

Özetle şudur.

“Aşağıda belirtilen konularda anlaşmaya çalışmak konusunda anlaştık.”

Memorandum of Understanding denilen bu tür imzaların en önemli özelliği hiçbir bağlayıcılığının olmaması, yarın öbür gün, MOU’de belirtilen konularda bir anlaşmaya varılamaması durumunda hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmamasıdır.

Bir örnek vermek gerekirse, 2002 yılında Galatasaray’ın 2. Başkanı olduğum sırada, yönetim olarak yabancı bir firma ile Mecidiyeköy’de Galatasaray’a bir stat yapmaları konusunda bir MOU imzalamıştık. O stat hiçbir zaman gerçekleşmedi. Hatırladığım kadarı ile bizden önceki yönetim de benzer bir MOU’yü başka bir firma ile imzalamıştı.

Şimdi o stadın yapılacağı yerde 4 tane gökdelen yükseliyor.

Yani aslında ortada ne bir anlaşma var ne de hakiki bir 50,7 milyar.

O Memorandum of Understanding’de belirtilen tüm konularda mutabakat sağlanır, taraflar belirtilen tüm alanlarda birer “anlaşma” imzalarsa o zaman 50,7 milyar dolarlık bir şey ortaya çıkabilir. Bugün yapılan anlaşmanın mali hiçbir değeri yoktur. Karşılıklı güven gösterir, anlaşma zemini olduğunu ama henüz anlaşma sağlanmadığı ifade eder. Ortada ne bir para vardır ne de bir para el değiştirmiştir.

Yapılacak görüşmeler sonrasında mutabakat sağlanır; fiyat, haklar, yasal korumalar ve güvenceler karşılıklı kabul edilip bir anlaşmaya dönüşürse mali değeri de olur!

Ne zaman olur Allah bilir…

Tabii Memorandum of Understanding’ler ülkeler arasında yapıldığı zaman bir başka unsuru daha barındırır içinde.

Anlaşma olarak Birleşmiş Milletler’e bildirilmek durumunda değildir, içeriği açıklanmak zorunda değildir. Yani “gizlilik” içerir. Yasama organlarının, yani meclislerin, onayına tabi değildir. Yeni Türkiye örneğinde TBMM’ye götürülüp içeriği konusunda bilgi verilmesi gerekmez.  

Yani anlayacağınız, bu imzalanan Memorandum of Understanding, Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimden önce gidip bulduğunu açıkladığı 300 milyar dolarlık yatırımdan hallice bir durumdur ama Nasreddin Hoca’nın bahçesine diken ektikten sonra alacaklısına dediği gibi “peşin parayı gördüm” diye gülmemek gerekir.

CHP’deki “gizli toplantı” ile ilgili dün yazdım. Toplantıya katılan bazı isimlerle de görüştüm.

Engin Altay, “Aynı yazdığınız gibi. Gizli falan değil. Grup başkanın, grup başkanvekilinin, parti yöneticilerinin neredeyse hepsinin katıldığı bir toplantı nasıl gizli olur.” dedi. O sırada toplantıyı kimin sızdırdığını araştırıyorlardı.

“14 dakika kalıp sonra ayrılan bir isimsiz katılımcı var. O şüpheli. Kimseyi töhmet altında bırakmak istemem ama sonuçta toplantı öncesi davet mailleri birçok kişinin elinden geçti. Herhangi biri olabilir.” diye olası şüphelilere değindi.

“Sızdıranı aramanız toplantının gizli olduğu izlenimi doğuruyor.” dedim.

“Ne alakası var. Sadece aile içi, parti içi bir toplantıyı kamuoyuna açmak hoş değil. Sizin evinizin salonundaki konuşmalar ailenizden gizli olmaz ama birisi bunu çekip yayınlarsa da hoş olmaz herhalde.” diye itiraz etti. Haklı idi.

Sonra daha detaylı anlattı:

“Yahu partide bir sorun olduğu ortada. Seçmenle duygusal bir kopuş yaşandığını herkes söylüyor konuşuyor. Biz de buna kör değiliz. Görüyoruz. Çözüm arıyoruz, çare arıyoruz. Bu bir arama toplantısıdır. İlk de değil, son da olmayacak. Daha önce bir tane daha yaptık. Basına da yansıdı o. Bu kez Kurultay nedeniyle herkes bölgesine gittiği için zoom ile yaptık. Bu toplantıları yapmasak, her şey şahane biz de nasılsa seçildik diye otursak daha mı iyi. Bakın Fatih Bey, o toplantıya katılanların büyük bölümünün hiçbir siyasi beklentisi yok. Çoğu artık parti yönetiminde aktif bir görev beklemeyen, istemeyen adamlar. Nasıl bir yol bulalım ya da yapalım da partiyi iktidar alternatifi haline getirelim ve yakındaki seçime güçlü girelim diye toplanmışız. Bunun ayıbı nerede. Sizin de yazdığınız gibi toplanmasak ayıp!” dedi.

Bu arada toplantının gerekçelerinden birini de söyledi.

“Bakın Kurultay öncesi hepimizde bir rahatsızlık var. Bazı il ve ilçe örgütleri görevden alınıyor. CHP’de bu hep olur. Örgütler şu veya bu nedenle görevden alınır bazen. Ama böylesi hiç olmadı. Kurultay süreci başladıktan sonra genel merkez örgütlere dokunmaz. Dokunmazdı. Bu partinin bir prensibi idi. Şimdi bu da ayaklar altına alındı. Kurultay’a doğru bazı örgütler görevden alınıyor. Bu kabul edilemez. Buna hepimiz itiraz ediyoruz.” dedi.

Ben ise hangi gerekçe ile olursa olsun, ister gizli ister açık, CHP’deki tek adam rejimini, üstelik de “başarısız tek adam” rejimini değiştirmek isteyen herkesin toplanmasına hak veriyorum.

İster gizli ister açık.

Engin Bey’in uzay fonu

Engin Altay’a sosyal medyada çok konuşulan ve herkesi güldüren arka fonunu sordum.

“Gizli” toplantının açık yayınını izlediyseniz, Engin Altay’ın arkasında bir uzay fonu vardı ve sosyal medyada “Engin Altay’ı uzaylılar kaçırdı yardım istiyor” gibi gırgırlar yapılıyordu.

Engin Altay güldü.

“Tüm zoom toplantılarında arkama bu sanal fonlardan yerleştiriyorum. Bazen arabada, bazen çok alakasız bir yerde, bazen evde olsam da. Bunlar sanal. Online yapılan MYK’larda da bazen bu fonu kullandım. Genel başkanımız benim bu fonumu gayet iyi bilir.” dedi.

Merak edilmeyen sual

Muhalefet olmakla alakası olmayan, şaşkın muhalefet sormaz ve sormayacak biliyorum.

Ama ben bir vatandaş olarak gerçekten merak ediyorum.

Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan ziyarette, resmî heyette Cumhurbaşkanı’nın oğlunun ne işi var?

Cumhurbaşkanı’nın zaman zaman ortaya çıkan sağlık sorunları nedeniyle elbette yanında ailesinden birilerinin, oğlunun olması gayet kabul edilebilir bir durum.

Fakat resmî toplantılarda, resmî heyette hangi görev ve sıfatla yer aldığını bilmek zannederim hakkımız.

Bilal Erdoğan Bey’in resmî heyette yer almasını ve resmî görüşmelere katılmasını sağlayan görevi, titri nedir!

Gerçekten merak ediyorum.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu soru sizinle ilgili değil.

Siz Mete Gazoz’un ya da jimnastik milli takımımızın elde edeceği başarıları bekleyin.

Onları kutlarsınız bir ara…

Biontech aşısı olanlar 8 yıl içinde ölecek mi!

Sosyal medya aracılığı ile yayılan saçmalıklara şimdi bir de “graphene oxid” iddiası eklendi.

İddia şu.

Pfizer, Biontech ile birlikte ürettiği COVID-19 aşısının içinde grafen oksit bulunduğunu açıkladı ve bu grafen oksiti alanlar 8 yıl içinde ölecek.

Grafen oksit bilim dünyası içinde tartışmalı bir madde. Pek çok olumlu fonksiyonu olduğuna dair makaleler de var, kanda bulunmasının sorunlar yarattığı yolunda makaleler de. İlaç dünyası zaten genelde böyle çalışıyor. Zarar ve yarar mekanizmaları karışık ve bakış açısı ile alakalı.

İlacı zehirden ayıranın doz olduğu ise zaten ilk çağlardan beri bilinen bir gerçek.

Ancak bilinen bir başka gerçek ise şu.

Pfizer’in COVID-19 aşısının bileşiminde grafen oksit bulunduğuna dair bir açıklaması yok. Ve Binotech’in COVID aşısının içeriği zaten biliniyor ve içeriğinde bu maddenin bulunduğuna dair hiçbir bilgi yok.

Var mıdır yok mudur, Pfizer’e ya da bir başka ilaç şirketine ne kadar güvenilir bilemem.

Ama şurası kesin, iddiaya dayanak olan “Pfizer’in açıklamasına göre” cümlesi yalan.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Merak kediyi öldürmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026