İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Borsadaki rekorlar ne kadar gerçek

  • Utanmayanlara bahis teklifi

  • Üniversite sıralamaları

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Borsadaki rekorlar ne kadar gerçek

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 8, 2023

Yazı İçeriği

  • Borsadaki rekorlar ne kadar gerçek

  • Utanmayanlara bahis teklifi

  • Üniversite sıralamaları

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Utanmayanlara bahis teklifi

Ekonomi yönetiminin sadece faiz politikasındaki “yavaş” değişimle enflasyon mücadelesini kazanamayacağı ortada.

Seçim öncesi vaat ve icraatların mali sonuçları da bu mücadeleyi zorlaştırıyor.

Sürekli yapılan vergi artışı ve özellikle enerji zamları seçim vaatlerinin 1,1 trilyon TL’lik maliyetinin yaklaşık 350 milyar liralık bölümünü finanse etmeye yetse de, üçte ikisi hâlâ karşılıksız ve bu da zamların süreceği anlamına geliyor. 

Bu şartlar altında sadece faiz politikası ile enflasyonu yenmek, en azından kısa vadede mümkün değil. Hele kamu harcamaları hiçbir şekilde kısılmaz iken neredeyse imkansız. 

Yerel seçimden sonraki üç yıllık seçimsiz sürede “belki” bir düzelme beklenebilir. O da Mehmet Şimşek ve ekibi o zamana kadar dayanabilirse. 

Ekonomi yönetiminin bir diğer kabusu ise Kur Korumalı Mevduatlar. Bu “zırvalık” ilk açıklandığı zaman, olası maliyetini ve bunun taşınmasının mümkün olmadığını yazmıştım. Tablo giderek ağırlaşıyor ve şu anda Şimşek ve arkadaşlarının kabusu. Buradan dönecek parayı yönlendirecek bir enstrüman bulmaya çalışıyorlar. Üzerinde en çok konuşulan, reel faiz getirisi olan bir tahvil ve borsa şirketlerinin desteklenerek paranın buraya kanalize edilmesi. 

Borsa da zaten bu ihtimaller arasında olması nedeniyle canlı görünüyor. 

Manşetlere göre "Rekor üzerine rekor kırıyor”. 

İyi de, bu rekorlar ne kadar rekor? 

Bana sorarsanız, ortada bir rekor yok. 

Önümde İstanbul Borsası endeksinin son 25 yılını “dolar cinsinden” gösteren tablolar var. 

25 yıl önce endeks 1,5 dolar civarında. 

2000 yılında yükselişe geçiyor ve 3 dolar seviyesine yaklaşıyor. 2001 krizinde düşüş başlıyor ve tarihinin en düşük seviyesine geriliyor. 2002-2003 yıllarında 1 doların altına iniyor, 80 cent civarında dolaşıyor. 

2003 yılından itibaren düzenli bir yükselişe geçiyor. 2008’deki küresel ekonomik kriz öncesi zirvesini yapıyor ve 4,80 dolara çıkıyor. Ardından 2008’de düşüş başlıyor 1,6 dolara kadar geriliyor. Ardından toparlanıyor ve 2011 ve 2013’de Türkiye’nin kredi notu yatırım yapılabilir seviyeye çıkınca tarihi zirveye yaklaşıyor, gün içi mayısta 5.22 dolarları görüyor. 

2018 yılında 3.20 dolar seviyesinde iken Başkanlık sistemine geçişle birlikte hızlı bir gerileme ile 2 doların altına iniyor. 2022’de faizlerin çok düşük hale gelmesinden sonra biraz canlanır gibi oluyor ve 2,5 dolar seviyesine çıkıyor. 

Yani anlayacağınız “Uçtu, kaçtı, rekorlar kırdı” denilen borsa endeksi aslında mutlu mesut günlerinin çok ama çok uzağında. 

Dün itibarıyla 2,75 dolar seviyesinde. Üstelik bugün Türkiye’nin kredi notu çöp seviyesinde. Dolar bazında 2013 yılının neredeyse yarısında. 2000 yılı seviyesinde. Doların reel değeri ile bakıldığında o günün de aslında çok altında. Bir de iktidara yakınlığı bilinen bazı spekülatörlerin şişirdiği hisse senetleri var. 

Bugün Borsa’nın yükselişine sevinmek, yüklü eşeğini kaybeden adamın boş semeri bulunca sevinmesi gibidir. 

Şimdi ekonomideki umudumuz, bir gün bir yerde eşeği de sağlam bir şekilde bulmaktır.

Yükünü ise alan çoktan aldı.

Genel Başkanı tarafından madara edilip, yalancı durumuna düşürülmesinin ardından, haftalardır ortalarda görünmeyince “Utanma duygusu var” diye düşünmüştüm.

Yanılmışım.

Yokmuş.

Sadece o bizlerin “unutma” özelliğimize güveniyor olmalı ki, üzerinden yeterince zaman geçti diye düşünüp dün yeniden ortaya çıktı.

Kaldığı yerden devamla.

Bahsettiğim kişi, CHP sözcüsü Faik Öztrak.

Yine konuştu. “Yılmayacağız, ayağa kalkacağız ve oyumuzu yüzde 30’lara yüzde 35’lere çıkaracağız” dedi.

Dediğine kendisi inandı mı bilmiyorum.

Aslında doğru düzgün bir parti, doğru düzgün bir parti yönetimi ile bu mümkün. Ama bu CHP ile değil, bu CHP yönetimi ile değil.

12 kez mümkün olmadığını gördük, 13 kez de göreceğiz muhtemelen.

Bu yüzden ben Faik Öztrak’a bahis öneriyorum.

Daha önce Boğaziçi Üniversitesi rektörü Melih Bulu “1 yıl içinde Boğaziçi’ni ilk 100 üniversite arasına sokarız” dediğinde bahis önermiş “1 değil 5 yıl içinde ilk 100 değil ilk 200’e sok, ne istersen alırım” demiştim. Bulu 2 yıl içinde üniversiteyi ilk 200’e sokmak bir yana 2 yıl görevi başında kalamadı.

Son olarak seçimlerden önce “Yüzde 15’in üzerinde oy alırım” diyen Muharrem İnce ile “Yüzde 8 al, takım elbise alacağım” diye iddiaya girdim.

Son anda adaylıktan çekildi.

Şimdi de size bir bahis öneriyorum Faik Bey.

Yüzde 30’u geçin size, yüzde 35’i geçin tüm parti yönetimine birer takım elbise alacağım.

Peki siz yüzde 30’un altında kalırsanız hep birlikte istifa edecek misiniz!

Var mısınız iddiaya.

Yer mi!

Yoksa yerel seçim hezimetinden sonra da “Ayağa kalkacağız” palavralarına ve Türkiye’nin mahvedilmesinin suç ortağı olmaya devam devam mı edeceksiniz!

Üniversite sıralamaları

Yukarıdaki yazıda Melih Bulu‘nun Boğaziçi Üniversitesi’ni ilk 100’e sokma hedefinden bahsettim.

Tam da bu günlerde QS’in Dünya Üniversiteler Sıralaması yayınlanmış. Diken internet gazetesinde gördüm. Oradan alıntı yapıyorum.

Bu sıralamaya göre dünyanın en iyi üniversitesi MIT. Onu sırası ile Cambridge, Oxford, Harvard, Stanford, Imperial College London, ETH Zurich, Singapur Üniversitesi, University College of London ve Berkeley Üniversitesi takip ediyor.

Peki bizim üniversiteler nerede!

Söyleyeyim.

ODTÜ 336. sırada ve sıralamada en üstteki Türk üniversitesi.

Onu 404. sıradaki İTÜ, 431. sıradaki Koç ve 502. sıradaki Bilkent üniversiteleri takip ediyor.

Melih Bulu’nun ilk yüze sokma garantisi verdiği Boğaziçi ise 514. sırada.

Yani anlayacağınız Melih Bulu’nun bıraktığı yerden Naci İnci sıvamaya devam ediyor.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kıl olmayı kabullenenlerin, kimin kılı olduğunun fark etmediğini anladığınız zaman. 

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026