İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı

Yazı İçeriği

  • Gençlerin derdi bir telefonla çözülseydi 

  • Tesla 3000 bin Togg 1965

  • Penaltı ile eğlendik, çimlerde Türkiye’yi gördük

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Gençlerin derdi bir telefonla çözülseydi 

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 27, 2023

Yazı İçeriği

  • Gençlerin derdi bir telefonla çözülseydi 

  • Tesla 3000 bin Togg 1965

  • Penaltı ile eğlendik, çimlerde Türkiye’yi gördük

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Tesla 3000 bin Togg 1965

Müjde bir kez daha verildi.

Aylardır konuşulan “Gençlere bir kereye mahsus vergisiz telefon” satılması konusu Cumhurbaşkanı tarafından bir kez daha açıklandı.

Piyasa satış fiyatı 9 bin 500 TL’yi geçmeyen telefonlar için 5 bir 500 TL destek vereceklermiş.

Zannederim vergili fiyatı 9 bin 500 TL olan telefonlar olmalı. Bu telefonları gençler 4 bin TL’ye alabilecekler diye anlıyorum ben bunu.

Umarım bu sefer gerçekten bu iş olur çünkü aylardır bir türlü beceremediler.

Gençler bu telefonları kendileri mi kullanır, aile büyüklerine mi kaptırırlar, yoksa 9 bin 500’lük telefonu 4 bine alıp 7 bine satarak üç beş kuruş kazanırlar mı bilmiyorum.

Kazanırlarsa da helali hoş olsun.

Tabii bu durumun doğal sonuçlarından biri, gençlerin “telefoncu amcalardan” kurtulması olacak.

Sokak röportajlarında izleyip duruyoruz, gençler ne zaman sistemden, ortamdan, enflasyondan yakınsa yanlarında hemen birkaç tane emekli tipli “şerefsiz” beliriyor. “Göster telefonunu” diye başlıyorlar.

Gençler yine terbiyeli, onlara gösterilecek ve onlarda artık olmayan telefon dışında bir şeye de sahipler ama yine de telefonlarını göstermekle yetiniyorlar.

Sonra başlıyor tartışma. “Param yok diyorsun, ne bu telefon” diye zevzek zevzek konuşuyor moruklar.

Şimdi bu vergisiz telefon işi en azından bu şerefsizlerin çenesini kapatır.

“Göster telefonunu” dedi mi, “Al sana telefon” diyecek genç ve “Sizin reis bize ucuza verdi. Ne o yoksa size vermiyor mu amca” diyecekler.

Amca da mabadına baka baka çekip gidecek.

Ama keşke gençlerin sorunu bir kerelik ucuz telefon vermekle çözülse.

Bugün gençler için o kadar üzülüyorum ki, çok düşününce gözlerim doluyor.

Kendi zar zor geçinen ana baba bu çocuklara ne kadar para verecek.

Bu çocuklar nerede yatacak, nerede kalkacak.

Yurt zaten yok. Ya tarikat yurduna düşecek, ya ev kiralayacak.

Bu kiralarla nasıl!

Sabah akşam bir tost yese ayda 3 bin TL o tutar.

Bilgisayar nasıl alacak, indirimli olsa bile telefon nasıl alacak.

Ne giyecek!

Hadi hepsini yaptı.

Hayatının en güzel, en keyifli, en sorumsuzca ve sorunsuzca yaşaması gereken yaşlarında nasıl eğlenecek, arkadaşlarıyla buluşup nasıl bir yere gidecek.

Nasıl kitap alıp okuyacak!

Okulu bitirse nasıl iş bulacak. Babası anası AK Parti üyesi değilse nasıl mülakatı geçecek.

Okuduğu, eğitimini aldığı dalda iş bulamayacağını anlayıp, kalifiye olmayan bir işe talip olsa aynı işi üç kuruşa yapmaya hazır göçmenlerin arasından nasıl sıyrılıp o işi alacak.

Biri bana anlatsın bu iş nasıl olacak.

Gençlerin sorunu, bir kereye mahsus vergisiz telefon vermekle nasıl çözülecek!

Hadi telefoncu amcalar.

Anlatın da öğrenelim.

Türkiye pazarına giren Tesla, gümrüklerde çıkarılan zorluklara rağmen bugüne kadar yaklaşık 5 bin civarında otomobil teslim etmiş. Ağustos ayı teslimatı 3 bin olmuş. Ekim sonuna kadar toplam 10 bin Tesla sahiplerine ulaşacak.

Her gün sağda solda onlarca Tesla görüyorum zaten.

Buna mukabil aylardır satışta olan Togg’dan ise şimdiye kadar bir tane gördüm.

O gün bugündür gördüğüm de yok.

Ağustos ayı idi. Togg alamadığı için Tesla almış otomobil blog yazarı da dahil bir grup Togg fabrikasına götürüldü. Muazzam üretimi yazdı. Bantlar harıl harıl çalışıyordu, Togg’lar dizi dizi çıkıyordu.

Zaten Togg’dan da açıklama gelmişti. Vardiya 2’ye çıkmıştı. Günlük üretim 100 adedi aşmıştı. Gerçi bu sayı daha önce açıklanan Ağustos ayındaki 4 bin 430 adetlik üretim hedefinin altında idi ama fena da değildi. Bir ayda 3 bin araç üretilecekti.

Ama Ağustos ayı satış sayıları açıklandığında şaşırdım.

Ağustos ayında 1965 adet Togg teslim edilmişti. Günde 100 adet üretip 50 adet satıyorlardı.

Peki gerisi ne oluyordu!

Biriktirip, yerel seçim öncesi piyasaya bol bol Togg mu vereceklerdi!

Bu arada seçim öncesi bakanların altında gördüğümüz Togg’lar da artık görünmüyordu.

Acaba onlar da eskimesin diye garaja çekilip, yerel seçim öncesi seçim gezilerinde mi kullanılacaktı!

Penaltı ile eğlendik, çimlerde Türkiye’yi gördük  

İstanbulspor - Galatasaray maçında Kerem ile Icardi’nin penaltıyı kullanış biçimi dün geceden beri herkesin derdi oldu.

Benim dostlarım dahil çoğunluk ikiliye kızgın.

Ben ise tam tersini düşünüyorum.

Şahane bir iş yaptılar. Gol olsa çok iyi olurdu ama olmasa bile canları sağ olsun herkesi eğlendirdiler.

Spor dediğin, futbol dediğin bir eğlence. Kerem ile Icardi bunu daha da eğlenceli hale getirip, herkese malzeme verdikleri için yaptıkları doğrudur.

Gol olsa yıllarca konuşulacak bir iş olurdu. Olmasa bile konuşuluyor. Gülüyoruz, eğleniyoruz.

Galatasaray’da bu sezon en sevdiğim olay da bu zaten.

Futbolcular eğleniyor. Sahaya gülerek çıkıyorlar, neşeli bir oyun oynamaya çalışıyorlar. Bu tribünde bize de yansıyor.

Asık ve genelde ekşi suratından dolayı eleştirdiğim Kerem Aktürkoğlu bile Icardi sayesinde biraz daha güleç, biraz daha keyifli bir adam haline geldi.

Ben futbolu böyle seviyorum.

Ve tabii olimpiyat stadının yeşile boyanmış çimleri.

Aslında tam bir Türkiye tablosu. Tam bir dönem anlayışı.

Kötü görünenin üzerini boya, rezillik anlaşılmasın.

Milletin üstü başı batmış, rezillik göze sokulmuş kimin umurunda.

Önemli olan imaj.

Ha sahada, ha Türkiye’de.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Gülünecek şeylere kızıp, kızılacak şeylere gülmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026