İstanbul 5°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Hukukun ölüm günü

  • Tüm Türkiye ligi, bir küme düşen takım etmez

  • Mango Alanya

  • Güneştekin’in ufku

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Hukukun ölüm günü

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 29, 2023

Yazı İçeriği

  • Hukukun ölüm günü

  • Tüm Türkiye ligi, bir küme düşen takım etmez

  • Mango Alanya

  • Güneştekin’in ufku

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Hukukun ölüm günü

Dün 28 Eylül’dü.

Dün yüksek yargı iki önemli davada karar verdi.

Anayasa Mahkemesi, Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin ikinci kez tahsil edilmesine imkan sağlayan yasal düzenlenmenin iptali için açılan davada karar verdi.

Aynı iktidar tarafından 2003 yılında çıkarılan ve o dönem Anayasa Mahkemesi tarafından “Aynı vergiyi iki kez alamazsın. Ya tüm vergileri iki kez alırsın ya da araç sahiplerine ceza verir gibi onlara mahsus bir uygulama yapamazsın” diyerek iptal edilmişti.

Anayasa Mahkemesi 2003 yılında haklı gerekçelerle iptal ettiği vergiyi bu kez iptale gerek görmedi.

Anayasa aynı yasa, vergi aynı vergi olduğu halde karar farklı.

Çünkü yasa değişmedi ama mahkeme değişti.

Çünkü o gün AK Parti tarafından atanmamış bir Anayasa Mahkemesi vardı, bugün ise büyük çoğunluğu AK Parti tarafından atanmış bir Anayasa Mahkemesi var.

Anayasa Hukuku katledildi.

Ve bir başka davada, Gezi Davası’nda da Yargıtay kararı açıklandı.

Var olmayan delillerle oluşturulmuş, tamamen siyasi bir davada başta Osman Kavala olmak üzere bir grup sanık, delil bile sayılmayacak delillere, hiçbir gerçek suç unsuru barındırmayan dosyalara dayandırılarak, aklı başında AK Partilileri bile utandıran bir şekilde verilen “adalet dışı” ve “hukuk dışı” bir kararı Yargıtay onadı.

Hadi vergi paradır. Küfrede küfrede öderiz. 

Am ya hukuksuzca karartılan hayatlar. 

Onun bedeli var mı! 

Varsa kim ödeyecek o bedeli… 

O yüzden dünü, yani 28 Eylül’ü hiç ama hiç unutmayın.

Yargının katledildiği gün olarak ilerde hatırlarız.

O gün hâlâ bir Türkiye devleti var ise, “Yargıya Saygı Günü” olarak bu rezilliği anarız.

“O gün hâlâ bir Türkiye var ise” cümlem bazılarına ağır gelebilir.

Bir ülkede eğer adalet yok ise, o ülkede devlet yok demektir.

Yeterince yaşarsanız, ne demek istediği anlarsınız.

Ama anladığınız zaman çok geç olduğunu da…

Tüm Türkiye ligi, bir küme düşen takım etmez

Türkiye Futbol Federasyonu, yerli ve milli futbol yorumcuları tarafından hakem atamaları, ligdeki şaibeli durumlar gibi sübjektif değerler üzerinden eleştiriliyor.

Bu eleştiriler haksızdır haklıdır karar vermek benim görevim değil ama ben meseleye başka bir yandan bakmayı tercih ediyorum, ligin toplam değeri üzerinden.

Çünkü bana göre, bir federasyonun başarısı, yönettiği ve organize ettiği liglerin değeri ile ölçülebilir ancak.

Ve bu değerin oluşmasında federasyon yönetimi kadar olmasa da, o ligin diğer paydaşlarının, medyasının, taraftarlarının da kalitesi ve katkısı önemlidir.

Bu değeri belirlemenin tek kriteri o ligin yarattığı değeri ölçmektir.

Bu da ligin bileşenlerinin sponsorluk gelirleri, gişe gelirleri ve tabii en somut kriter olarak naklen yayın gelirleridir.

Taraftarların özellikle Avrupa Kupaları’nda başarı beklediği Galatasaray ve Fenerbahçe gibi ya da Beşiktaş ve Trabzonspor gibi büyük takımların bu başarılarının önündeki en büyük engel işte bu lig değeri meselesidir.

Size çarpıcı bir örnek vereyim.

İngiltere’nin süper ilgi diyebileceğimiz Premier League’i önceki yıl son sırada bitiren Southampton’ın o yıl kasasına giren naklen yayın geliri 159 milyon dolardı. 17. sıradaki Everton 167, 12. sıradaki Chelsea ise aynı sezon 180 milyon dolar naklen yayın gelirini kasalarına koymuşlardı. Bu gelirler içinde Avrupa Kupası maçları yoktu.

Lig sonuncusu olarak küme düşen takımın naklen yayın geliri, Türkiye Süper Ligi’nin toplam naklen yayın gelirlerinin yüzde 60 daha fazlası idi.

Toplam Türk futbolu, İngiltere’de küme düşen takım etmiyordu.

Hal bu iken Türkiye’de futbol federasyonlarının başarısını tartışmak abestir. Çim boyayan şirketin işine son vererek futbolu düzeltemezsiniz.

Ama yine üzülmeyin.

Baktınız duruma çare bulamıyorsunuz, “Bu bayrak inmeyecek, bu ezan

susmayacak” dersiniz.

Geçer.

Kendinizi başarılı hissedersiniz.

Mango Alanya

Birkaç yıl önce, televizyonda tarım üzerine bir program yapmıştım.

Programda Antalya’da ve Gazipaşa’da üretilen tropikal meyvelerin Türkiye için birkaç milyar dolarlık bir tarımsal ihracat potansiyeli taşıdığından ve Avrupa pazarlarına ulaşım kolaylığı açısından bu meyveleri üreten tropik ülkelerden daha şanslı olduğumuzdan bahsetmişti katılımcılar.

Birkaç gün önce mail kutuma bazı fotoğraflar düştü.

Güneştekin’in ufku

Ressam Ahmet Güneştekin, Türkiye’de sanat camiasının eleştirel yaklaştığı ama burjuvazinin eserlerine büyük ilgi gösterdiği bir sanatçı.

Her sanatçı gibi Güneştekin’i de eleştirebilirsiniz ama sanatçılara verdiği ilham açısından saygıyı hak ediyor.

Ahmet Güneştekin, Türkiye’de sanat yaparak çok ciddi para kazanılabileceğini, doğru strateji ile sanat yaparak zengin olunabileceğini kanıtlayan ilk ve tek ressamımız.

Güneştekin’in ilginç bir ufku da var.

Son okuduğuma göre, Ahmet Güneştekin Venedik’in en güzel binalarından biri olarak gösterilen Palazzo Gradenigo’yu satın almış.

Ve burayı “Güneştekin Art Refinery” haline getirecekmiş.

Batman’da pek de varlıklı olmayan bir ailenin çocuğu olarak doğacaksın.

1991’de kapağı İstanbul’a atacaksın.

Bir güzel sanatlar fakültesine gitmeden resim yapmayı öğreneceksin.

Resim yaparak zengin olacaksın.

Resimden kazandığın para ile Venedik’te muhteşem bir bina satın alacaksın.

Ve orayı bir sanat merkezi haline getireceksin.

Ben bu başarıya değil, geliştirilen bu vizyona şapka çıkarıyorum.

Ahmet Güneştekin’in resimlerinin büyük bir hayranı sayılmam.

Ama ufkunun, düşünce genişliğinin, hedef belirlemedeki “küstahlığının” gerçek bir hayranıyım. 

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Hukukun iktidar sahiplerinin intikam aracı olmasına hukukçular izin vermediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026