İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Yargıtay'a kalsa AK Parti yoktu

  • Starbucks’ı bırak Suudilere bak!

  • Vize ve ulusal onur

  • Eski İl Başkanı: Tehdit etti

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Yargıtay'a kalsa AK Parti yoktu

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 13, 2023

Yazı İçeriği

  • Yargıtay'a kalsa AK Parti yoktu

  • Starbucks’ı bırak Suudilere bak!

  • Vize ve ulusal onur

  • Eski İl Başkanı: Tehdit etti

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Starbucks’ı bırak Suudilere bak!

Anayasa Mahkemesi mi yoksa Yargıtay mı daha üsttedir tartışması yapan ve iktidar uğruna hukuk cinayeti işlemeye hazır olanlara acıyorum.

Ve onları 2008 yılına geri götürmek istiyorum.

2008 yılında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa Mahkemesi’nde bir dava açtı.

Davanın konusu “AK Parti’nin kapatılması ve partinin yöneticilerine ve eylemleri ile partinin kapatılmasına neden olanlara siyasi yasak getirilmesi” idi.

Dikkat edin, davayı açan Yargıtay’dı.

Davanın görüldüğü yer ise Anayasa Mahkemesi.

Sonuçta Anayasa Mahkemesi 3 gün süren görüşmelerden sonra Yargıtay’ın talebini karara bağladı ve Başkan Haşim Kılıç Anayasa Mahkemesi’nin kararını açıkladı.

“AK Parti’nin kapatılmasına yönelik açılan dava sonucunda AK Parti kapatılmamıştır.”

Şimdi “Yargıtay mı üsttedir, Anayasa Mahkemesi mi üsttedir? Hangisinin kararı hukukidir, hangisinin kararı hukuki değildir?” tartışması yürütenlere ve sözde hukukçu geçinenlere bu durumu hatırlatıyorum.

Eğer şimdi işinize geldiği gibi “Yargıtay kararı daha önemli” idi ise AK Parti bundan 15 sene önce kapatılmış ve tüm yöneticileri siyasi yasaklı hale gelmiş olacaktı.

Ama öyle olmadığı için, Anayasa Mahkemesi kararı ile AK Parti kapatılmadı ve Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ü de kapsayan “siyasi yasak talebi” gerçekleşmedi.

Üstelik de, o Anayasa Mahkemesi henüz daha AK Partili iktidar tarafından şekillendirilmiş bir Anayasa Mahkemesi bile değildi.

O beğenmediğiniz “eski Türkiye”den kalma bir Anayasa Mahkemesi heyeti vardı.

O yüzden daha fazla saçmalamayın.

Anayasa Mahkemesi’ne dua edin!

“İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bugün Gazze gündemiyle olağanüstü bir toplantı gerçekleştiriyor. 

Toplantının ana gündem maddesini Gazze’de 60 göstericinin İsrailli askerler tarafından öldürülmesi ve Müslüman ülkelerin gelişmelere vereceği yanıt oluşturdu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Türk Dışişleri Bakanı ‘İsrail'in insanlık suçlarına en sert yanıtı vermeliyiz. Filistin sorununun çözümü için sorumluluk almalıyız’ dedi.”

Yukarıdaki satırlar yeni değil.

Bundan tam 6 yıl öncesine ait.

ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşımış, bunu protesto eden Filistinleri İsrail öldürüyor.

İslam ülkeleri de her zamanki gibi toplanmışlar ve İsrail’i eleştiriyorlar, büyükelçiliğin Kudüs’ten Tel Aviv’e geri dönmesini istiyorlar.

Peki aradan geçen 6 yılda ne oldu!

Büyükelçilik Kudüs’e iyice yerleşti.

Körfez ülkeleri İsrail ile anlaştı, Suudi Arabistan tam anlaşmak üzereyken Hamas saldırısı gerçekleşti, onlar da anlaşmayı bu olayların yatışması sonrasına ertelediler.

İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri üç gün önce yine toplandılar.

Hiçbir karar alamadılar.

İsrail’i boykot kararı da, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri engeline takıldı.

Bu arada Türkiye’de ne oluyor?

Bir grup serseri, Starbucks basıyor, kahve içenleri boykota katılmadıkları gerekçesiyle tartaklıyor, kahvelerini ellerinden alıp döküyorlar, tehdit ediyorlar.

Ve güvenlik güçleri bu rezaleti izlemekle yetiniyor.

Hiç kimse bu it sürüsüne gıkını çıkarmıyor.

Oradaki gençler bu it kopuk taifesine karşı çıksa, muhtemelen olaylar büyüyecek.

Olayların büyümeme sebebi, milletin itle it olmama kaygısı.

Oysa boykot dediğin zorunlu değil gönüllü bir iş.

Sen yemiyorsan yeme, içmiyorsan içme.

Millete zorla boykot mu yaptıracaksın!

Madem boykota katılmamak, boykotu bozmak suç, orada çoluk çocuğa saldırıp kahvesini döken serseriler hadi sıkıysa “İsrail’i boykot ettirmem” diyen Suudi Arabistan Büyükelçiliği’ni ya da konsolosluklarını bassınlar.

Baksınlar bakalım, Starbucks’ta kahve içen gençlere, Mc Donaldslara, Burger Kinglere, Coca Cola satanlara yönelik saldırılarda rezaleti görmezden gelen güvenlik güçleri o zaman ne yapacak!

Öyle ya, bu İslam ülkelerinden daha boykot kırıcı kim var!

Siyonist destekçisi arıyorlarsa orada arasınlar, kahveci bahçesinde değil!

Vize ve ulusal onur

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Schengen ülkelerine tepki gösterip, “Schengen vize müracaatında ret oranları 2014, 2015 ve 2016 yıllarında yüzde 4 seviyesindeydi. Ret oranları 2016 yılından sonra her yıl artarak 2021 yılında yüzde 17’ye çıktı. 2022’de azalış gösterse de ret oranı yüzde 15,7.” dedi.

Böyle söyleyince aslında durumun vahameti tam olarak anlaşılmıyor.

Hakan Fidan’ın yaklaşımı gerçek durum karşısında “iyimser” kalıyor.

Oranlar ne bilmiyorum, elimde tam bir veri, tam bir istatistik yok.

Ama bildiğim şeyler var.

Vize bekleme süreleri makul olmanın çok ama çok ötesinde.  

Eskiden 3 gün, bilemedin 1 haftada çıkan vizeler şimdi çok daha uzun sürede veriliyor.

Haftalarca beklemek vaka-i adiyeden oldu.

Dahası verilen vizelerin geçerlilik süreleri.

Eskiden 1 yıl, 2 yıl, 5 yıllık verilen vizeler şimdi günlerle sınırlı.

Artık 15 günlük, 1 aylık vizeler veriliyor.

Yıllardır 3 yıllık, 5 yıllık vizeler alan bir iş insanına 3 aylık vize veriliyor.

Avrupalı bir firmanın Türkiye’deki müdürü bile vize alırken büyük sıkıntı yaşıyor.

Öğrenci vizeleri daha da büyük sorun.

Öğrenciler haftalarca bırakın vizeyi vize başvurusu randevusu alamıyorlar.

Randevu alanlar evraklarını teslim edip görüşme yaptıktan sonra haftalarca bekliyorlar. Okulları açılıyor, onlar okullarına gidemiyorlar.

Ünlü bir sanayici ailenin kızı, öğrenci vizesi için 5 ay bekledikten sonra almış ve okulunun bir dönemini kaçırmış.

Marmaris’te yaşayan bir okurumun kızı, çok önemli bir profesörün yanında mikrobiyoloji doktorası imkanını vizesi bir türlü çıkmadığı için bilim insanının “Çok özür dilerim ama seni daha fazla bekleyemeyeceğim. O postu başkasına vermek zorundayım” demesi ile gözyaşları ile kaçırmış durumda.

Anlayacağınız durum Bakan Fidan’ın sayılarla anlattığından çok ama çok daha vahim.

Ve tüm bu ülkelerin vatandaşları Türkiye’ye pasaporta bile ihtiyaç duymadan ellerini kollarını sallayarak gelebiliyorlar.

Ben asıl ona yanıyorum.

Hani bunlar “ulusal onur, yerli, milli” falan diyorlar ya.

Gülüyorum.

Bir haftalık tatilde 300 avro harcayan karşısında ne onur var, ne yerlilik, ne millilik.

Eski İl Başkanı: Tehdit etti

İYİ Parti dağılma sürecine girdi.

Partinin önemli isimlerinin peş peşe istifaları ile parti sarsılıyor, dağılıyor.

Meral Akşener ile yaptığım röportaj sonrası, bu durumun kaçınılmaz olduğunu söylemiş ve İYİ Parti’nin kendini bitirme sürecine girdiği yolundaki kanaatimi belirtmiştim.

Gelişmeler beni haklı çıkaracak gibi.

Parti içindeki tartışmaların odağında oturan ve partinin parçalanma sürecinin sorumlusu olarak gösterilen Sedat Aksakallı’nın bana yaptığı açıklamalara da itirazlar geldi.

Partinin eski Ankara İl Başkanı ve yine eski genel sekreter yardımcısı Uğurhan Tiryaki aradı.

“Fatih Bey, siz adımı vermediniz ama bahsi geçen il başkanı benim. Sedat Aksakallı’ın tehdit ettiği il başkanı benden başkası değil. Kendisi beni arayarak bazı milletvekillerinin ofisime gelmesinden genel başkanın rahatsızlık duyduğunu, bu yüzden partiden hemen istifa etmemin genel başkan tarafından istendiğini söyledi ve istifa etmemem halinde bunun sonuçlarına katlanmam gerektiğini üzerine basa basa belirterek beni tehdit etti.” dedi.

“Suç dedikleri birkaç partilinin bir araya gelmesi. Uğur Poyraz, Ümit Dikbayır gibi bu partinin temel direği diyebileceğimiz abilerimin iş yerime çay kahve içmeye gelmesinin partiye ne zararı var? 32 yaşında bir eski il başkanından mı korkuyorlar? Şimdi Bahadır Erdem’in istifası ile ben GİK üyesi olmaya hak kazandım. Ne olacak şimdi!” dedi ve istifa etmeyi düşünmediğini de ekledi.

Benim gördüğüm ise şu.

İYİ Parti’de yerel seçimlerde en azından bazı illerde işbirliği yapılmasından yana olanlara yönelik bir yıldırma politikası var.

Partiden yollanan Murat İde, istifa eden Bahadır Erdem, Durmuş Yılmaz gibi isimler bu konuda farklı düşünüyor ve bazı illerde işbirliği yapılması gerektiğini savunuyorlardı.

Belli ki, İYİ Parti’de yerel seçimi AK Parti’ye hediye etmek isteyenlerle, istemeyenler arasında bir savaş var.

Ve galiba AK Parti yanlıları şimdilik de olsa önde.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Hukuku eğip bükenler nereden kırılacağını bilemeyeceklerini anladığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026