İstanbul 20°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Cumhurbaşkanı ve bakanları Togg kullanmalı

  • O söz o kadar doğru ki!

  • Boykot, cehalet ve aptallık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Cumhurbaşkanı ve bakanları Togg kullanmalı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 18, 2023

Yazı İçeriği

  • Cumhurbaşkanı ve bakanları Togg kullanmalı

  • O söz o kadar doğru ki!

  • Boykot, cehalet ve aptallık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

O söz o kadar doğru ki!

Mercedes Benz’in İsrail’deki yardım kuruluşlarına savaştan zarar görenler için 1 milyon dolar yardım gönderdiğini açıklaması, Alman firmanın İsrail’e 1 milyon dolar gönderdiği şeklinde algılanınca Türkiye’de kıyamet koptu. 

Bu kez de eleştiriler, boykotçulara yöneldi ve “Hadi sıkıyorsa Mercedes makam otomobillerinden inmeyen AK Partililere, Cumhurbaşkanı’ ve bakanlara saldırsanıza” denmeye başlandı. 

Millete boykot çağrısı yaparken, kendisi Mercedes makam otomobili ile dolaşan Diyanet İşleri Başkanı ve “Yeterince yerli markası da olan bir pazar. Yani biz gerçekten Türkiye’de İsrail’i destekleyen markalara mecbur ve muhtaç da değiliz. Dolayısıyla özellikle boykot hareketinin daha yaygın bir şekilde yapılmasına da gayret göstermeliyiz.” diyen Bilal Erdoğan da bu çağrıların muhatapları arasında idi. 

Aslına bakarsanız, boykot çağrılarından bağımsız olarak ben Türkiye’de Cumhurbaşkanı’nın yerli malı kullanma konusunda örnek olması gerektiğini düşünüyorum. 

Özellikle de “makam otomobili” konusunda. 

Bakın dünyada otomobil üretimi ve kendine ait markaları olan ülkelerin liderleri, makam otomobili olarak o ülkenin markasını kullanırlar. 

“Lafta” değil, “gerçekte” milli olmanın gereğidir bu. 

Mesela İtalya’da Başbakanlar ve Cumhurbaşkanları ülkede üretilen en lüks otomobil ne ise onu makam otomobili olarak kullanırlar. 

2000’li yılların ortasına kadar İtalyan Başbakanlarının makam otomobili Lancia Thesis idi. Daha sonra Maserati Quattroporte oldu. 

Keza Fransa’da Cumhurbaşkanları ve Başbakanlar Fransız otomobillerini makam aracı olarak kullanırlar. Bu genelde Citroen olur. Peugeot 604, Renault Safrane ve Renault Vel Satis kullanıldı. Şimdilerde yine Citroen’e rdönüldü. Şimdilerde de DS Fransız Cumhurbaşkanlarının makam otomobili. Macron DS 7 bir SUV’la geziyor.

İngiltere’de de Kraliçe ve Kral Bentley ya da Rolls Royce’u kırsalda ise Land Rover veya Range Rover’i tercih ediyor. Aile fertleri ise Jaguar’ı. Başbakan da eskiden Jaguar veya Rover arasında tercih yaparken son yıllarda artık Jaguar makam aracı ile geziyor. 

ABD Başkanlarının bineceği araç Amerikan markaları arasında yapılan ihale ile ürettiriliyor. Bu ya Cadillac ya da Lincoln oluyor. Son yıllarda genelde başkan için özel olarak üretilen Cadillac One kullanılıyor.

Japonya’da imparator Toyota kullanıyor. Başbakanlar ise Toyota veya Lexus tercih ediyor. 

Çin Devlet Başkanı son zamanlarda elektrikli Hongqi HS9 kullanmayı tarcih ediyor. 

Rusya Devlet Başkanı’nın resmî aracı Rus yapımı Aurus Senat. 

Çekya Başbakanı’nın resmi makam aracı bir Skoda Superb.

İspanya Başbakanı, ülkenin otomobil markası Seat’ın bağlı olduğu VW grubun Audi markasını kullanıyor. 

Bu yüzden de Türkiye’de Cumhurbaşkanı’nın ve Bakanların Togg kullanması aslında en doğrusu. 

Özel yapım, belki biraz uzatılmış, zırhlı Togg’lar Cumhurbaşkanı’na ve Bakanlara tahsis edilebilir ve sadece seçim dönemlerinde değil, sürekli olarak kullanılabilir. 

Çok da iyi olur. 

Böylece başka ülkelerin başkanlarına hediye edildiği zaman da “Sen kendin kullanmıyorsun niye bana hediye ediyorsun” sorusu ile muhatap olunmaz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alman Başbakanı’nın yanında söylediği “Biz holokost cenderesinden geçmedik” sözü o kadar doğru ki ve o kadar yerinde ki! 

Sadece Almanya değil, bütün Avrupa çok da yakın bir zamana kadar “Yahudi karşıtlığını” bırakın karşıtlığı Yahudi düşmanlığının merkezi idi. 

Avrupa’da Yahudi düşmanlığı sadece Hitler’le başlamış ve Hitler’le kapanmış bir konu gibi görünse de işin aslının böyle olmadığı çok açıktır. 

Yahudi düşmanlığında ya da antisemitizmde  Hitler bir sebep değil bir sonuçtur. (Bu arada antisemit kelimesi ilk defa bir Alman gazeteci tarafından 19. yüzyılın sonlarına doğru kullanılmıştır ve sadece Yahudi karşıtlığını değil sami ırkların tümüne, Yahudilere ve Araplara da karşı olmaktır)

Avrupa’da ortaçağda başlayan Yahudi düşmanlığı, Yahudilerin 13. yüzyılda İngiltere’den, 15. yüzyılda ise İspanya ve Portekiz’den sürülmeleri ile sürer. 

Yahudiler, sadece Hitler döneminde değil, pek çok dönemde Avrupa’nın farklı yerlerinde kırıma uğramış, dışlanmış, sürülmüş, kentlere sokulmamış, gettolarda yaşamak zorunda bırakılmıştır. 

İslam dünyasına 19 yüzyıldan sonra Kilise ve Batı etkisi ile görülmeye başlanan Yahudi düşmanlığı, Türklerin egemen olduğu topraklarda hiçbir zaman egemen olmamıştır. 

Bu yüzden de dün İngiltere’nin en saygın üniversitelerinden birinde okuyan Yahudi öğrenciler bile “Can güvenliğimizin olmadığını düşündüğümüz için derslere girmeme kararı aldık” diye açıklama yaparken ve  bu üniversitelerdeki “anti semitizm” sürekli ve rahatsız edici bir durumken Erdoğan’ın söylemi çok ama çok haklıdır. 

Avrupalıların aksine, Türk halkının Yahudilerle asla bir derdi olmamıştır. 

Bugün de yoktur. 

Bizim için sorun Netanyahu’dur, Netanyahu politikalarıdır.

Boykot, cehalet ve aptallık

Siyasal İslamcı aptallar, benim İsrail menşeili ürünlerin boykot edilmesine karşı olduğumu yazıp duruyorlar. 

Aptallıktan mı yoksa içlerine işlemiş kötülükten mi bilmiyorum. 

Ama durum bu değil. 

Benim kimsenin boykotuna karışmak gibi bir derdim, bir amacım yok. 

Tam aksine boykot çok sevdiğim bir şeydir. 

Ben de pek çok şeyi boykot ederim kendi çapımda. 

Mesela Batı ürünü bir siyasal İslam anlayışının parçası olduğunu düşündüğüm firmaların ürünlerini boykot ederim. 

Siyasi güce sırtına dayayıp haksız rekabet firmalardan uzak dururum. 

Boykot iyi ve gerekli bir şeydir. 

Etiktir. 

Benim karşı olduğum başkalarını buna zorlamak. 

Starbucks’a gitmemek bir tavırdır. 

Herhalde 10 yıldır bir Starbucks’ın kapısından girmemişimdir.

Ama gidene mani olmam, gidenin önünden içeceğini alma hakkını kendimde görmem. 

Yıllardır tanıdıklarıma colalı içecekler içmemelerini tavsiye ederim. Ama yerli bir üreticinin ürettiği ve binlerce insana iş veren bir firmaya saldırılmasını, içenlere ya da satanlara vandalizm yapılmasını da hoş göremem. 

Yani mesele boykot değil. İstediğiniz kadar yapın. 

Ama başkalarına saldırmayın.

Hele hele Coca Cola’yı üreten firmaya saldırırken, o firmanın sahibinin aynı zamanda gururunuz Togg’un da ortağı olduğunu unutmayın. 

Azerbaycan bayrağı koyduğu profilinden bana küfür eden beyinsiz cahilin, Ermenistan karşısında  İsrail’in Azerbaycan’a destek veren tek ülke olduğunu ve Azerbaycan halkının İsrail’e destek verdiğini unutmaması gerektiği gibi…

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Akıllı siyasetçiler politikayı aptalların yönlendirmesine izin vermediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026