İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Ayhan Akman: “Yurt dışında fon dedi, inandım”

  • Cambaza bak vakası!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Ayhan Akman: “Yurt dışında fon dedi, inandım”

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 29, 2023

Yazı İçeriği

  • Ayhan Akman: “Yurt dışında fon dedi, inandım”

  • Cambaza bak vakası!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Cambaza bak vakası!

Denizbank’ın Seçil Erzan adlı şube müdürünün “Fatih Terim Fonu” adı altında kurduğu “saadet zinciri” şeklindeki dolandırıcılık operasyonuna para verenlerden birinin de eski futbolcu Ayhan Akman olduğu biliniyordu.

Ancak Akman, bu rezaletten para kaybetmeden çıkmayı başarmış ender kişilerden biriydi.

Youtube kanalımdaki konuşmamda “Parasını kaybedenler açısından bir vergi kaçağı söz konusu değil ama Semih Kaya ve Ayhan Akman buradan bir gelir elde ederek çıkmışlarsa onların bir vergi incelemesine tabii olmaları gerekir” deyince dün Ayhan Akman aradı.

Ayhan’ı futbolcu olarak Galatasaray’a transfer olduğu 2001 yılından beri tanırım çünkü o sırada ben de Galatasaray Spor Kulübü 2. Başkanı idim.

Ayhan aradı ve “Fatih Abi, tüm süreci anlatmak istiyorum. Sana yalan söylemem mümkün değil. Bu aptal kardeşini dinler misin?” dedi.

Ve anlattı:

“Abi, ben bu Seçil Erzan’ı 10-12 yıldır tanırım. Benim hayatım Florya’da geçti. Kulüp orada idi, evim kısa bir süre oturduğum Göktürk dışında 23 yıldır Florya’da. Bu yüzden de yıllardır hep Florya’dayım ve haliyle bankamız da Florya Denizbank. Çünkü kulüp de Denizbank’la çalışırdı. Ben de Seçil Erzan’ı oradan tanırım. Tüm param da hep Denizbank’ta idi. Burada da normal bankacılık işlemleri dışında hiç işim olmadı.

Ta ki, geçen Haziran’a yani 2022 Haziran ayına kadar. Tam gününü hatırlamıyorum ama telefonum çaldı, Seçil Erzan aradı. Beni şubeye davet etti.

Kalktım gittim.

Bana uzun süredir bankanın müşterisi olmam nedeni ile çok kârlı bir teklif yapacağını söyledi. Önce anlamadım.

Bankanın yurt dışında oluşturduğu bir fon var, çok yüksek getirili. Sadece bankanın çok iyi müşterilerini bu fona aldıklarını, sınırlı olduğunu benim de yıllardır banka ile çalışmamdan dolayı bana bu teklifi yaptığını söyledi. Israrla yurt dışı bir fon olduğunu ve gizli olduğunu söylüyordu.”

“Fatih Hoca’nın adını verdi mi?” diye sordum.

“Yok abi, hiçbir isim vermedi. Ne Fatih Hoca ne başka biri. Diğer futbolcuların da orada olduğunu söylemedi. Yurt dışında yüksek getirili bir uluslararası fon dedi. Hiç kimseden de haberim yoktu. Bir tek ben varım zannediyordum.”

“Parayı nasıl verdin?”

“Abi, geri zekalı olduğum Denizbank’taki hesabımdan çektim ve kendisine verdim.”

“Resmî bir belge, bir dekont, bankacılık sisteminde bir kayıt yok muydu?”

“Abi geri zekalıyım diyorum ama o kadar da değil. İstedim elbet. O an veremedi. Birtakım bahaneler uydurdu. Merkeze gidecek sonra kayıt sonra gelecek falan bir şeyler anlattı.”

“Peki, sen paranı nasıl kurtardın?”

“Anlatacağım abi. Parayı verdim ama sürekli belge, dekont, kayıt peşindeyim. Neredeyse her gün arayıp belge nerde, dekont nerde diyorum. Sonunda ‘Dekontu sen veremeyeceksen ben genel müdürlüğe gidip onlardan kendim isterim’ dedim ve bu durumu üst yönetime şikayet edeceğimi söyledim. Bunun üzerine bana paramı geri verdi. Zannederim geçen şubat ayı falandı. Ve abi emin ol benim ne Arda’dan ne diğerlerinden haberim yoktu. Ben tek salak kendimi zannediyordum. Bilsem onları da uyandırmaz mıyım? Gerçi o saatten sonra uyandırsam ne olacak. Herkes parayı kaptırmış meğer.”

“Peki, faiz aldın mı?”

“Yok abi ne faizi! Ne yatırdıysam onu aldım. Hatta eşim bile kızdı o zaman bana 6-7 ay boşuna kaybettim diye. Şimdi şükrediyoruz parayı kurtardığımıza.”

Bunlar, Ayhan Akman’ın bana anlattıkları.

Doğrusunu isterseniz bu meseleyi daha fazla yazmak niyetinde değilim.

Sonuçta her yıl pek çok benzeri olan bir banka müdürü dolandırıcılığı.

Sık sık gazetelerde “Banka müdürü mudilerin parası ile kayıplara karıştı” haberleri görürüz ama parası uçurulanlar ünlü futbolcular olmadığı için konu adli bir mesele olarak sürer gider.

Şu anda muhtemelen başka bankaların da sürmekte olan benzer davaları vardır.

Yoksa da yakında olur.

Binlerce şube müdüründen biri “şeytana” uyar.

Bankalar da genelde bu paraları ödememek için uğraşır, açık ararlar.

Özellikle de büyük hesap sahipleri ile şube müdürleri arasındaki ilişkinin biçiminden dolayı da bu açığı bulmakta zorlanmazlar.

Bu sefer Denizbank’ın eli hayli güçlü görünüyor ve parayı şubede teslim eden birkaç kişi dışında diğerlerinin işi oldukça oldukça zor. Pastanede verilen parayı, bankadan istemek pek mümkün görünmüyor. Arda Turan O parayı Pelit Pastanesi’nden talep etse alma ihtimali daha fazla.

İşin aslı, banka müşterileri bu konularda dikkatli olmalı. Şube müdürü babanızın oğlu dahi olsa, işlemi banka şubesinde yapmak, para transferlerini online yapmak, mobil bankacılık hizmetlerinde sık sık ekran görüntüsü alıp saklamak, şubeye yatırılan paralarda parayı mutlaka vezneden yatırmak ve veznedar imzalı dekont almak şart.

Yoksa başınıza bunlar gelebilir.

Evet bankalar güven kurumları olmalıdır ama bankacılar da insandır.

İnsana mahsus tüm defolar onlarda da vardır.

Sağlam bir yankesicilik üslubudur cambaza bak.

Bir cambaz tehlikeli bir gösteri yaparken, millet de onu izlemeye dalar.

Bir yankesici de o sırada cambazı izleyenlerin ceplerini boşaltır.

Bildik bir dümendir.

Bu kez de korkarım benzer bir dümenle karşı karşıyayız ama bu sefer cambazlar, “top cambazı”.

Demem o ki, Denizbank’ta parasını kaybeden futbolcular meselesinin bu kadar konuşulur hale gelmesini açıkçası mantıksız buluyorum.

Sonuçta parayı kaybedenler futbolcular ve kendi paraları.

Meselede bir kamu kaybı ya da bunun çözümünde bir kamu yararı söz konusu değil.

Ama günlerdir her yerde bu mevzu, en ciddi kanallarda, en ciddi ve en güvenilir gazeteciler bile saatlerce bundan söz ediyor.

Bahsedilen miktar da futbolculara ve birkaç iş insanına ait 44 milyon dolar.

Ama bu yüzden Dilan Polat ve benzerleri gibi kara para aklayıcılar gündemden düşüyor, Dilan Polat ve benzerlerine “acındırma faaliyetleri” hız kazanıyor.

80 yaşında çişini tutamayan Alzheimerlı adamlara acımayanlar, Dilan Polat’ın çektiği acılardan söz ediyorlar.

Dilan Polat ve benzeri sözde fenomenler üzerinden kara para baronlarına ulaşmak varken, üç top cambazının parası ile uğraşıyoruz.

Dediğim gibi, futbolcuların kaybettiği para kendi paraları ve toplamı 44 milyon dolar.

Saatlerce televizyonlarda bundan bahsediliyor.

Türkiye’nin en iyi, en güvenilir gazetecileri bile bu meseleye kilitlenmiş vaziyette.

Ama mesela Demirörenlerin Doğan Grubu’nu satın almak için kamu kaynaklarından aldığı ve ödemediği 1 milyar dolarlık kredi hiçbir televizyon programında her gün saatlerce süren program olmuyor. Ya da bu parayı tahsil edebilmek için kamunun yeşil alanlara inşaat izni vermesi ve Demirörenler için rant yaratması da gündeme gelmiyor.

Oysa 1 milyar doların içinde 23 adet 44 milyon dolar var ve o 1 milyar dolar sizin benim param, futbolcuların değil.

44 milyon dolar için günde 3 saat program yapılıyor ise milletin 1 milyar doları için günde 68 saat program yapmak lazım.

Ya da Sabah-ATV Çalık’a satılırken Halkbank ve Vakıfbank’tan toplam 750 milyon dolar kredi alınmış ve bunlar asla geri ödenmemişti. Bunun da televizyonlarda saatlerce konuşulduğunu hiç hatırlamıyorum.

Keza uçak inmeyen havaalanlarına yapılan yüz milyonlarca dolarlık harcamalardan, geçilmeyen köprülere verilen milyarlarca dolarlık garantilerden de konuşulmuyor bu kadar.

Ama futbolcular ile bir banka arasındaki alacak verecek davası hepimizin gündeminde.

Tamam onu da konuşalım ama hak ettiği kadar.

Bana ne Arda’nın, Emre’nin ve diğerlerinin banka ve banka müdiresi ile aralarındaki mevzudan.

Ne benim ne de kamunun parası.

Diğeri ise hepimizin milyar dolarları…

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Baba parasıyla satın almaya alışanlar herkesin satılık olmadığını anladığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026