İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Süper Kupa maçı ve hilafet çağrıları

  • İsias savunması

  • Yüksek teknolojili rekor

  • Rekor dediğiniz neye tekabül ediyor

  • Londra’ya saatsiz gidin

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Süper Kupa maçı ve hilafet çağrıları

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 4, 2024

Yazı İçeriği

  • Süper Kupa maçı ve hilafet çağrıları

  • İsias savunması

  • Yüksek teknolojili rekor

  • Rekor dediğiniz neye tekabül ediyor

  • Londra’ya saatsiz gidin

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İsias savunması

Ellerinde üzerinde ayetler ile sokaklarda dolaşıp “Hilafet isteriz” diye bağıranlara birkaç keredir soruyorum, yanıt veren yok.

Sorum şu, “Hilafeti getirirseniz kimi halife yapacaksınız?”

Basit bir soru değil mi!

Seçenekler hayli fazla.

Güç olmadan hilafet olmayacağına göre, güçlü birisi, bir İslam ülkesinin lideri olmalı!

İyi de hangisinin…

Şeriat ülkesi ve İslam aleminin para babası Suudi Arabistan’ın Kralı mı?

İslam Dünyası’nın entelektüel lideri Mısır’ın Başkanı mı?

En kalabalık İslam ülkesi Endonezya’nın Lideri mi?

Nükleer güce sahip ve en büyük Müslüman nüfusu barındıran Pakistan’ın Başbakanı mı?

Kendini Osmanlı’nın mirasçısı ve dünyadaki Müslümanların hamisi olarak gören Türkiye’nin Cumhurbaşkanı mı?

Ya da hepsi mi!

Sorun tam da burada…

Osmanlı padişahları halife unvanını ancak ve ancak Osmanlı küçülmeye başladığı ve askerî güce dayalı etkisini giderek yitirdiği dönemde kullanmaya başladılar.

Bir faydasını da görmediler.

Başta Araplar olmak üzere, hiç kimse Osmanlı padişahının halifelik unvanını ciddiye alıp emrine girmedi.

Tam aksine, emperyalist güçler halifeliğin Araplara mahsus bir unvan olduğunu söylediler ve Arapları Osmanlı’ya karşı kullanmak için Arap hilafetinden medet umdular, bunda da başarılı oldular.

Sonrasında da emirlerine aldıkları hilafeti kullanarak Müslüman sömürgeler üzerindeki etkilerini sürdürmeye çalıştılar. Zaten başta İslamcı olan İttihat ve Terakki’nin sonradan milliyetçi bir tavır alması da, halifeliğin bir işe yaramadığının görülmesi üzerinedir.

Osmanlı’ya bile fayda sağlamamış olan “hilafet”i 100 küsur yıl sonra yeniden gündeme getirmek ancak ve ancak Ortadoğu’nda 1. Dünya Savaşı dönemi şartlarını yeniden oluşturmak isteyenlerin isteyebileceği bir iştir ve o şartların Türkiye’nin lehine olmadığı açıktır.

Bugün Türkiye’de “hilafet söylemi” ile ortaya atılmak, Türkiye’nin anayasal düzenine başkaldırmak olduğu gibi, aynı zamanda Türkiye’nin başta Suudi Arabistan olmak üzere, Arap ülkeleri ile yeniden sağlamaya çalıştığı barışın ve ortaklaşmanın sabote edilmesi demektir.

Eğer bu hilafet talebi “Halife Arap olsun, biz de onun emri altına girelim” anlamında değilse, Ortadoğu’da yeni bir kargaşa ve düzensizliğe davetiyedir.

Ve en belki kimse farkında değil ama Suudi Arabistan ile Türkiye’yi karşı karşıya getirmek amaçlıdır.

Bir Süper Kupa finali nedeniyle yeniden bozulan ilişkilerin, çok daha derin bir temelde bozulmasına yol açacak bir taleptir.

Ve kim bilir belki de maç ve hilafet çağrıları ortak bir zamanlama ile bu amaca hizmet etmektedir.

Belki de amaç Ortadoğu’da kalıcı bir gerilim ortamıdır.

Allah tarafından Türkiye’nin devlet aklı bu saçmalığı ciddiye almayacak kadar güçlüdür.

6 Şubat Depremi’nin sembol binalarından, 72 kişiye mezar olan İsias Otel’in davası başladı.

Herkes merakla izliyor.

Otelin sahibi, kendini savunuyor ve her şeyin kanuni olduğunu, kitabına uygun olduğunu ve suçlanamayacağını iddia ediyor.

Kolonları kestiği, kaçak kat çıktığı iddiası ve bu nedenle ölümlere neden olduğu iddiası ile yargılanan bir adam nasıl oluyor da her şeyinin yasal olduğunu söyleyebiliyor.

Çok basit.

O yasaya uymamış ama yasa ona uydurulmuş.

Otel sahibi “2017 yılında çıkarılan İmar Barışı ile otelimdeki her şey yasal hale geldi” diyerek kendini savunuyor.

Haklı çakabilir mi!

Ne yazık ki, çıkabilir.

Yasal olan şeyler her zaman ahlaki olmayabiliyor.

Hele ahlaklı olmaya ihtiyaç duyulmayan ülkelerde.

Yüksek teknolojili rekor

Vergi rekortmenleri açıklandı.

İlginç bir durum ortaya çıktı.

Kişilerde en yüksek vergiyi ödeyen 100 kişiden 76’sı isimlerinin açıklanmasını istemedi.

Kurumlarda ise 37 şirket adını sakladı.

Normalde övünç kaynağı olması gereken bir şeyi saklamak ilginç bir durum.

Listenin üst sıralarında ünlü müteahhitlerden sadece Erman Ilıcak ve Mehmet Cengiz ile kardeşi Ekrem Cengiz dikkatimi çekti.

Liste başında ise Baykar’ın Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar var.

546 milyon 757 bin TL vergi tahakkuk etmiş kendisine.

Onu 200 milyon TL tahakkuk ile takip eden kişi ise Rahmi Koç.

Biri 100 yıllık Koç’un onursal başkanı.  

Diğeri ise 1980’lerde kurulmuş ve atılımını kısa sayılabilecek bir süre önce başladığı yüksek teknoloji ürünü drone imalatı sayesinde yapmış genç bir kuruluşun teknoloji lideri.

Elbette Koç ile Baykar karşılaştırılması mümkün olmayan iki kuruluş ama yüksek teknoloji ile katma değer yaratmanın önemi gösteren önemli bir örnek.

İlginç olan ise ağabey Haluk Bayraktar’ın listede görünmemesi.

O da Baykar’ın ortağı.

Muhtemelen 2. sıra ile 8. sıra arasında adı açıklanmayanlardan biri de Haluk Bayraktar olmalı diye düşünüyorum.

Bu da Baykar’ın yüksek teknoloji ile elde ettiği kazanç başarısını daha da büyütüyor.

Yüksek teknoloji şirketi olarak asırlık devlerin değerlerini zorluyor. Tıpkı benzer internet pazarlama ya da oyun şirketlerinin yaptığı gibi Baykar da ABD’de TESLA’nın ve SpaceX’in yaptığına benzer bir şeyi Türkiye’de daha küçük ölçekte başarıyor.

Bu başarıyı anlamlı kılan ise gelirlerinin yüzde 80’inden fazlasını ihracattan elde etmiş olmaları.

Ben yine de Baykar’ın ortaklarının bu kadar lüksek vergi ödemelerini biraz şaşırtıcı buluyorum.

Ben böyle bir firmanın ürettiği kaynakları yeni yüksek teknoloji yatırımlarına dönüştürmesini tercih ederdim.

Ama belli ki Bayraktar’lar vergi rekortmeni olmayı tercih etmişler.

Rekor dediğiniz neye tekabül ediyor

Gelelim zurnanın zırt dediği yere.

Selçuk Bayraktar’ın 546, Rahmi Koç’un 200 milyon TL vergilerinden sonra sekizinci sırada Sinan Tara 120, dokuzuncu sırada İpek Kıraç 115, onuncu sırada Ömer Koç 114, on ikinci sırada AK Parti’nin en sevdiği müteahhitlerden Erman Ilıcak 100 milyon TL vergi ile sıralanıyorlar.

Onları avukat Gönenç Gürkaynak 14 sırada takip ediyor. O da 84 milyon vergi ödemiş.

Peki bu vergileri dolara çevirirsek ne yapıyor?

İşte zurnanın sesi burada değişiyor.

Selçuk Bayraktar’ın ödediği vergi 18,3 milyon dolar.

Rahmi Koç’un ödediği ise 6,7 milyon dolar.

Sinan Tara 4 milyon dolar.

Koç ailesinden İpek Kıraç ve Ömer Koç 3,8 milyon dolar.

Erman Ilıcak 3,3 milyon dolar.

İlk iki dışındakilerin özel uçak masraflarını şirketleri ödüyor olmasa muhtemelen özel uçak masrafları vergilerinden fazla olurdu.

Yani vergi rekoru dediğimiz şey bundan ibaret.

Biraz daha aşağı inince 1 milyon dolarla vergi listesinin tepesinde yer alabiliyorsun.

Yani anlayacağınız vergi rekoru dediğiniz şey, şirketin başkanının Mercedes’i ve eşinin Range Rover’ı.

Kızın Porsche’si ve oğlanın Ferrari’sini hesaba dahil etmedim.

Moralimiz bozulmasın diye.

Londra’ya saatsiz gidin

Saat fiyatlarının arşı alaya çıkması ve karaborsa değerlerinin bayi satış fiyatlarını katlamasıyla birlikte zengin Batı başkentlerinde saat hırsızlığı ya da gaspı ciddi bir işkolu haline geldi.

Bunların arasında Londra başı çekiyor.

Son birkaç yılda Londra saat gasp olaylarının lider kenti haline geldi ve geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir rapor son bir yıl içinde Londra’da 1 milyar poundu aşan saat gaspı yapıldığını ortaya koydu.

Böylelikle tüm zamanların rekoru kırıldı.

Kayıtlara göre 2023 yılında Londra’da toplam değerleri 1 milyar poundu aşan 80 bin saat çalınmış.

Bunların yüzde 44’ü Rolex, yüzde 7’si Omega, yüzde 6’sı Breitling ve TAG Heuer.

Hırsızlık genelde caddelerde yapılıyor. İki kişilik hırsız gruplarından biri saati olan kişi gözetime alıyor ve yolun ilerisinde bekleyen ortağına haber veriyor.  Ve gasp uygun anda yapılıyor.

Londra polisi her yarım saatte bir saat çalınması şikayeti aldığını ve çalınan saatlerden sadece 5’te birinin bulanabildiğini açıklamış.

Yani anlayacağınız eğer Londra’ya gideceksiniz kolunuza pahalı saatinizi sakın takmayın.

Telefonun saati ile idare edin.

İlle de takacaksanız.

Plastik olanla ile idare edin.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İnsanları karalamak için iftiralara başvurmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026