İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Binaenaleyh Ege bir göl değildi

  • İyilik sağlık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Binaenaleyh Ege bir göl değildi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 29, 2024

Yazı İçeriği

  • Binaenaleyh Ege bir göl değildi

  • İyilik sağlık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İyilik sağlık

Ege’de güç dengesi uzun zamandır, ben kendimi bildim bileli gerilim sebebidir.

Bana göre birbiriyle asla savaşmayacak gibi duran ve aslında en iyi dost olması gereken iki ülke Türkiye ve Yunanistan arasında hiç bitmeyen bir Ege’de güç dengesi meselesi vardır.

Ve 70 yıldır bitmeyen bu mevzu ile ilgili olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin de “dikkatli” bir duruşu vardı.

Dı diyorum çünkü artık yok.

ABD, yakın zamana kadar Türkiye ve Yunanistan’a gerek satış gerek hibe yolu ile verdiği silahlarda hep bir 7’ye 10 dengesi gözetmişti. Yani Türkiye’ye 10 birim askerî güç desteği sağlanıyorsa, Yunanistan’a 7 birim sağlanırdı.

Bu denge politikasından Yunanistan miktarsal, Türkiye ise oransal olarak şikayet ederdi.

İktidarımızın muazzam dış politika başarıları ve uluslararası alanda gösterdiği başarılı tavırları nedeniyle artık bu denge de kalmadı.

ABD, uzun süreler kanırttıktan sonra, Türkiye’ye 40 adet yeni nesil yani blok 70 denilen geliştirilmiş F-16 uçaklarını satmayı kabul etti, daha doğrusu inşallah edecek. Bunun yanı sıra da 79 adet blok 70 modernizasyon kiti, 48 adet F110 GE 129 D turbofan motoru (Yeni nesil F-16 ve F-15 uçaklarında kullanılan motor), 140 adet AN/APG-83 radarı ve yüklü miktarda da mühimmat da anlaşmanın içinde.

Toplamı 22 küsur milyar dolar.

Fakat ABD aynı anda Yunanistan’a da 40 adet F-35 savaş uçağı satışını kabul etti. F-35 şu anda tüm sorunlarına rağmen dünyanın en değerli uçağı, 5. nesil uçakların en yaygını.

Savunma sanayii uzmanları blok kaç olursa olsun F-16 ile F-35’i karşılaştırmanın bile F-35’e büyük hakaret, F-16’ye ise fazla iltifat olacağını söylüyorlar.

Zaten aralarında 35 yıllık bir fark var.

Doğan görünümlü Şahin demeyeceğim ama biri modifiye edilmiş 70 model bir Ford, diğeri ise Mercedes EQS. Blok 70 F-16 öncekilere göre daha geliştirilmiş bir bilgisayara sahip bir savaş uçağı, diğeri ise uçan bilgisayar.

F-16 yapısı ve hızı nedeni ile dog fight denilen hava mücadelelerinde daha başarılı ama F-35 dog fight’a ihtiyaç duymadan ve hatta F-16 henüz kendisini görmeden F-16’yı vuracak kadar etkili. Bunları söyleyen ben değilim, bu işin bilenleri.

Verilere göre aradaki fark bu kadar açık.

Ve biliyorsunuz, Türkiye F-35 projesinde “kurucu ortaktı” ve 1999 yılından beri yani daha AKP kurulmadan önce bu projenin geliştirilmesinde ve hatta bazı parçalarının üretilmesinde rol alıyordu.

İngiltere, İtalya, Hollanda, Kanada, Avustralya, Norveç, Danimarka ve Kanada ile birlikte projenin ortaklarındandı ve bu yüzden de uçağın adı F-35 JSF joint strike fighter’dı.

Ancak dış politikadaki üstün başarılarımız nedeniyle bugün bu projeden çıkarılmış durumdayız ve projede olmayan Yunanistan F-35 alırken biz bakıyoruz.

Türkiye’yi idare edenler ise bu durumu kabullenmiş ve bunu değiştirmek için parmağını kıpırdatmıyor bile.

Ve bu arada Ege’de denge menge kalmadı.

Çünkü ABD Deniz Kuvvetleri artık Yunan Deniz Kuvvetleri ile ortak Ege’de devriye geziyor.

Yunanistan’a şartsız F-35’ler verilirken, Türkiye F-16’lara Ege’de ve Suriye’de kullanmamak şartı ile kavuşuyor.

Artık yeni F-16’larımızla Konya, Kayseri bol bol uçarız.

Rahmetli Demirel’in dediği gibi ne de olsa Ege bir göl falan değildir.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tedavi ve istihdam ettiğimiz göçmen sayısı ile övünedursun ve “Gazze’de sağlık sistemi çökmüş durumda” diyerek Mısır’dan buraya yüzlerce hasta getiredursun, kendisine belirtmek isterim ki, Türkiye’de de sağlık sistemi çöküyor hatta çöktü.

Elbette hasta ise göçmen falan demeden tedavisini yapmak gerekir, elbette ki, savaş mağduruna, imkanın varsa el uzatmak gerekir ama kendi vatandaşını da yok saymamak ve göçmenlerin de ülkenin kaynaklarını hem hoyratça, hem de sorumsuzca tüketmelerine, bu ülke insanının iyi niyetini sömürmelerine de izin vermemek gerekir.

Bugün konuşacağınız her doktor, her hastane yöneticisi göçmenlerin taleplerinden yaka silktiklerini anlatacaktır.

Milyonlarca Suriyeliye yataklı tedavi yapmak, bir o kadarını ameliyat etmek, 1 milyona yakın Suriyeli bebeğin doğumunu sağlamakla ve binlerce Suriyeli Sağlık çalışanı istihdam etmekle övünmek belki kendilerine iyi gelebilir ama Türk halkına pek iyi gelmiyor.

Geldiği zaman hastane kapılarında kuyruklar olduğu ve kendilerinin bu kuyrukları ortadan kaldırdığını iddia eden AKP iktidarı acaba bugünkü durumun farkında mı!

Bugün hastane kapılarında kuyruk yok çünkü Türk vatandaşları hastaneye gidemiyor. Çünkü Türk vatandaşları hastanelerden randevu alamıyor.

Hastane kapasında kuyruk yok çünkü kuyruk randevu sırasında.

Randevu alıp gidebilen ise eğer hastalığı ciddi veya teşhis için derin tetkik veya tedavi için araç gerekli ise bunlara ulaşamıyor.

Şehir hastaneleri ile yapılan sözleşmelerde açık hükümler olmasına rağmen, MR, Tomografi gibi tetkik cihazlarına aylar hatta bazen yıllar sonraya randevu verilebiliyor.

Hastanelerin pek çoğu hastane yönetimlerinin üstün gayreti ve doktorlarının özverisi ile ayakta durabiliyor.

İlaç konusu ise apayrı bir rezalet.

Pek çok ilaç artık yazılamıyor, SGK ve Sağlık Bakanlığı pek çoğu elzem ve eşsiz bu ilaçları listelerinden çıkarıyor.

Yazılan ilaçları ise bulmanız mümkün değil.

İlaç firmaları bu ilaçları ya ithal emiyor, ya üretmiyor ya da çok az sayıda üretiyor.

Zaten zorlanan sağlık sisteminin üzerine bir de 13 milyon göçmenin yükü bindirilince bu durum kaçınılmaz son oluyor.

Ama üzülmeyin, Murat Kurum İstanbul’da kentsel dönüşüm yapacak ve kentte güvenliği arttıracak, Kurum ve Altınok emekli maaşlarını düzeltecekler.

E zaten F-16’ları da aldık.

Biz de nankör müyüz neyiz!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

El kesesinden cömertlik cömertlik zannedilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026