İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Cumhurbaşkanı’nı yanlıştan döndürme gücü

  • Randevuya gelmeyen mi bekleyemeyen mi!

  • Tek gündem var

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Cumhurbaşkanı’nı yanlıştan döndürme gücü

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 14, 2024

Yazı İçeriği

  • Cumhurbaşkanı’nı yanlıştan döndürme gücü

  • Randevuya gelmeyen mi bekleyemeyen mi!

  • Tek gündem var

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Randevuya gelmeyen mi bekleyemeyen mi!

Bir gün önce Muğla’da, aylardır zeytinliklerin, ormanların, çamların yok edilmesi ile anılan Limak - İC ortaklığının termik santraline yeni kömür sahaları açmak için Cumhurbaşkanı imzalı bir “acele kamulaştırma kararı” imzalanıp açıklandı.

Akbelen’deki 1. sınıf tarım arazileri, altındaki düşük kalorili beş para etmez kömürü çıkarıp, termik santralde yakmak için kamulaştırılacaktı.

Acilen kamulaştırma genellikle savaş ve ulusal güvenlik durumlarında uygulanmak üzere yasaya koyulmuş bir uygulama olmakla beraber, özellikle AKP döneminde “ülke çıkarları için” denilerek kapsamı genişletilmiş bir yöntem.

Devlet taşınmaza el koyuyor.

İşlemler sonra yapılıyor.

Akbelen’de de Limak-İC’nin ekonomik ömrünü tamamlamış bir santralinin ömrünü uzatmak ülke çıkarına görülmüş olmalı ki, koskoca Cumhurbaşkanlığı böyle bir karar alıp yayınlamış.

Ancak 1 gün sonra inanılmaz bir şey oldu.

AKP’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın Cumhurbaşkanı ile görüştüğünü, bu acele kamulaştırma kararının doğru olmadığını, bir Muğlalı olarak içini acıttığını söyledi ve kararın geri alınmasını istediğini sosyal medya hesabından duyurdu.

Sonra ne oldu!

Türkiye’de bir ilk gerçekleşti ve 24 saat önce yayınlanan bir Cumhurbaşkanlığı kararı, 24 saat sonra yayınlanan başka bir Cumhurbaşkanlığı kararı ile iptal edildi.

11 Mart günü yayınlanan karar, 12 Mart günü geçerli kaldıktan sonra 13 Mart günü aynı imza ile yayınlanan bir karar ile ortadan kaldırıldı.

Açık söyleyeyim, bu karar gerçekten Aydın Ayaydın’ın arzusu, isteği ve talebi üzerine alınmış ise Aydın Ayaydın’a teşekkür ederim.

Ancak bir yandan da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nasıl bir başıboşluk içinde olduğunu da gösteren bir karar değil mi!

Aydın Ayaydın aramasa, “Sayın Cumhurbaşkanım, bu alınan karar doğru değil. Muğlalı olarak bunu içime sindiremiyorum. Tarım arazilerini yok ediyoruz. Bir termik santral için değmez.” demese gitti canım tarım arazileri.

Aydın Ayaydın olmasa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresindeki bir tek ferdi vahit, bir tek kişi, bir tek vicdanlı kişi “Sayın Başkan bu doğru bir karar değil” dememiş.

Tarım Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Enerji Bakanlığı’ndan bir tek kişi bile, onca danışmandan bir teki bile, “Bu karar doğru değil” dememiş, diyememiş, engelleyememiş.

Ve Cumhurbaşkanı kendisine doğru olarak sunulan ve kimsenin itiraz etmediği bir kararını Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı “Bu doğru değil” der demez hemen iptal etmiş.

Hem de yayınladıktan bir gün sonra.

Hem de yanlış yaptığını kabul edip dönmek pahasına.

Tam tersini yaparak.

Bu durum birkaç şeyi işaret ediyor.

Bir, cumhurbaşkanlığında hiç kimse Cumhurbaşkanı’na gerçek bilgi verip, olası yanlışları söyleyecek cesarete sahip değil.

İki, Aydın Ayaydın Cumhurbaşkanı’na bir gün içinde söylediğinin tam tersini yaptıracak kadar güçlü, Cumhurbaşkanınca güvenilir ve korkusuz bir isim.

Üç, Cumhurbaşkanı kendisine doğru gösterilince doğruyu yapmaktan çekinmiyor ama doğrular kendisinden saklanıyor.

Dört, demek ki, tarım arazilerinin acele kamulaştırması acele kamulaştırma yapılmasını gerektirecek kadar ulusal güvenlik meselesi falan da değilmiş. 

Çünkü ulusal güvenlik ve ekonomik güvenlik meselesi olan bir şey, bir kişinin telefonu ile iptal edilmezdi herhalde.

Olay böyle oldu ise, Aydın Ayaydın Hoca’ya teşekkür ederiz, tarım arazilerini kurtardığı için, en azından şimdilik. Ve keşke Muğla Belediye Başkan adayı değil, Cumhurbaşkanı danışmanı olsa da pek çok yanlış daha yapılmadan engellense:))

Tabii yine de üzülmüyor değilim.

Cumhurbaşkanı üzerinde bu kadar etkili olabilen Aydın Ayaydın keşke Akbelen’de ağaçlar kesilir, orman katledilirken de bir Muğlalı olarak Cumhurbaşkanı’nı arasaydı.

Belki birkaç bin ağacı da kurtarırdık.

Biliyoruz ki, sağlık sistemi çökmek üzere, durum eskisinden de beter hale doğru ilerliyor.

Eskiden hastane kapılarındaki kuyruklar şimdi randevu kuyruğuna dönüştü, radyolojik tetkikler için aylar bekleyen sıralar var, acil ameliyatlar için bile aylar sonrasına gün veriliyor.

Bulunmayan ilaçlar, ödeme listesine alınmayan ilaçlar, hekime yönelik şiddet ve ülkeyi terk eden doktorlar da işin ayrı bir yönü.

Ve tipik bir AKP yaklaşımı olarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sağlık sistemindeki sorunların suçlusu olarak vatandaşı ilan etti ve “23 milyon vatandaş sağlık sistemi üzerinden randevu almasına rağmen randevusunu gelmedi” dedi.

Yani demek istiyor ki, aslında sorun yok, randevusunu gelmeyenler yüzünden randevu alınamıyor.

Türkçemizde güzel bir tabir vardır, “Yersen”

Bakan Koca yalan söylüyor demiyorum.

Doğruyu çarpıtıyor diyorum.

23 milyon hastanın randevu aldığı hekime gelmediği doğrudur.

Ama hekime gelmemiş olması, hastaneye gelmemiş olduğu anlamına gelmez.

Bu konuyu daha önce ele aldığım için biliyorum.

Hastalar randevularına geliyorlar.

Ancak hekimle görüşemiyorlar.

Çünkü AKP tarafından icat edilen “performansa dayalı” sağlık sistemi nedeniyle randevu aralıkları çok kısa.

Bir hekime mümkün olduğunca çok hasta kabul ettirilmek isteniyor.

Bunun iki sonucu oluyor; beklediği ilgiyi göremeyen hastanın hekime karşı şiddetinde artış ya da doğru düzgün hekimlik yapmak isteyen ve hastasına zaman ayıran doktorun kısa randevu aralıklarına uyamaması.

Hastalar randevularına geliyorlar.

Ancak çok uzun süre bekleyince, hekime gitmeden hastaneden ayrılmak zorunda kalıyorlar.

Çünkü herkes Bakan değil, herkes AKP’den torpilli değil.

Hastaneye gelmek için işyerinden belirli bir süreliğine izin alıyorlar.

Bu süre içinde muayene olamayacağını gören hasta randevu saati gelmeden ayrılıyor, çünkü bekleyemiyor.

O 23 milyon hastanın büyük bölümü böyle hastalar değilse, ben hiçbir şey bilmiyorum.

Sayın Bakan’ın da bunun böyle olduğunu bildiğinden kuşkum yok gibi.

Tek gündem var

Dün sabah erken saatlerde İstanbul’un 90 yıllık, bilindik bir muhallebicisine gittim.

1 kilo kol böreği, 2 simit, 3 ayran aldım.

Kaç lira ödemem gerektiğini sordum.

650 TL yanıtını aldım.

“Ne?” dedim.

650 diye tekrarlandı.

Paketi hazırlayan çocuklara ayıp olmayacağını bilsem almadan çıkacaktım.

“Bu ne ya!” dedim istemeden. “Kaç lira oldu börek?” diye sordum.

Kilosu 450 TL.

Gösterdiğim tepkiye kasadaki genç kız “Haklısın Fatih Bey” yanıtını verdi.

“Son aldığımda 50 TL falandı” dedim.

“Doğrudur. Pandemiden hemen öncedir” dedi.

Pandemi öncesi sanki milattan önce gibi.

Oysa 3 yıl geçti üzerinden.

35 TL imiş 2019’da.

Şimdi 450.

2019’da 12 lira olan keşkül şimdi 130 TL olunca böreğin de 450 TL olması normal.

Sonra çalışanlarla biraz sohbet ettik.

Hepsi fiyatlardan, hayat pahalılığından yakınıyordu.

İçlerinden biri “Fatih Bey, sabah iki çocuğumu okula yolluyorum. Beslenme çantalarına iki sandviç, iki ayran koyuyorum. 200 TL. Kantinde daha da pahalı. Sadece beslenme çantası ayda 4 bin TL. Maaşımız belli. Gerçekten halk çok kötü durumda” dedi.

Kızgın, umutsuz, keyifsizdi hepsi.

Kimle konuşsak, kime iki çift laf etsek, markette, lokantada, her yerde aynı sohbet.

Halkın başka gündemi yok.

Siyasetçilerin haberi olsun.

Anketçilerin de!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Sözde dindarlar “Allah’ın” dedikleri mülke sahip olmak için her şeyi mübah görmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026