İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İktidar ortakları, neden korktunuz!

  • Güldüren öngörüye, ciddi bir teklif

  • Randevu cezası

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

İktidar ortakları, neden korktunuz!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 18, 2024

Yazı İçeriği

  • İktidar ortakları, neden korktunuz!

  • Güldüren öngörüye, ciddi bir teklif

  • Randevu cezası

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Güldüren öngörüye, ciddi bir teklif

Dün TBMM’de önemli bir Meclis Araştırma Önergesi verildi.

Araştırma önergesi ne demek?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin hükümetlerin yaptığı işleri denetleyebilmesi ve icraatlerin içeriğini öğrenebilmesi için yüce Meclis’e tanınan bir yetki.

Dün Saadet Partisi grubunun verdiği araştırma önergesi de son haftalarda çokça tartışılan İsrail ile yapılan ticaretin araştırılması ile ilgili idi.

Gazze’de soykırım derecesinde bir katliam gerçekleştiren İsrail’e Türkiye’den ürün sevkiyatının hız kesmeden sürdüğü ortaya çıkmış, binlerce geminin Türkiye limanlarından yüklediği malları İsrail’e taşıdığı kesin olarak anlaşılmış ve bu sevkiyat içinde Gazze’yi bombalayan İsrail jetlerinin kullandığı jet yakıtının bile bulunduğu, üstelik de Cumhurbaşkanlığına bağlı Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki şirketlerden Eti Maden’in bile İsrail’e bor madeni sattığı belirlenmişti.

Her ne kadar iktidar önce inkar, sonra saptırma yolunu tercih etmiş ve “Bunlar İsrail’e gidiyor görünüyor ama aslında Gazze’ye gidiyor” dediyse de, uçağı olmayan Gazze’nin jet yakıtını nerede kullandığı, bununla gaz sobası mı yaktığı sorusuna yanıt verememişti. Borun ise İsrail’de orduya da iş yapan bir kimyasal madde üreticisine gittiği zaten çok açıktı.

Ama iktidar çapkınlıkta yakalananların taktiğini güdüyor, sonuna kadar inkar etmeyi tercih ediyor ama bir yandan da yok dediği ihracatı kısıtlama tedbirleri aldığını açıklıyordu.

Saadet Partisi de önergeyi bu maksatla verdi.

İhracatın ve ihracat kısıtlamalarının Gazze halkına olumsuz etkilerinin TBMM tarafından araştırılmasını istedi.

Konu, TBMM’deki tüm partilerin ortak kuracağı bir komisyon tarafından incelenip, araştırılacak ve iktidar mı yoksa muhalefet mi doğru söylüyor ortaya çıkacaktı.

Belki de her iki tarafın iddia ettiği gibi olmadığı anlaşılacaktı.

Bu araştırma sayesinde milleti temsil eden Meclis ve haliyle millet de gerçeği öğrenecekti.

Aslında kendine güvenen bir iktidar bu araştırma önergesini bizzat kendisi verir, “Kardeşim bizi suçluyorsunuz madem gelin hep beraber araştıralım bakalım” derdi.

Bu araştırma iktidarın kendini aklama fırsatı olabilirdi.

Ancak öyle olmadı.

Bu araştırma önergesi iktidar partilerinin oyları ile, AKP ve MHP’nin oyları ile reddedildi.

Gerçeğin ortaya çıkmasının önüne geçildi.

Oysa TBMM’nin yapacağı bir araştırma, kendine güvenen bir iktidarın kamuoyu gözünde güvenilirliği olmayan birtakım tiplerin açıklamalarından çok daha inandırıcı bir biçimde aklayabilirdi.

Tabii “Ak iseler”

Ama onlar aklanmamayı tercih ettiler.

Ya da belki ak olmadıklarının ortaya çıkmasını istemediler.

Türk ekonomisinin yönetenler, şu günlerde ABD’de sorguya çekiliyorlar, sınavdan geçiyorlar.

Hem Mehmet Şimşek hem de Merkez Bankası Başkanı Karahan.

Merkez Bankası Başkanı, CFR’ın düzenlediği bir toplantıda bir sunum yaptı.

Sunum genel hatları ile doğruları içeriyordu ve Türk ekonomisinin “bir ekonomist” tarafından nasıl uçuruma sürüklendiğini net bir şekilde gösteriyordu.

Zaten 10 ay içinde faizlerin yüzde yaklaşık yüzde 600 oranında arttırılması da bu kötü yönetimin göstergesiydi.

Faiz gazına dibine kadar yüklenilerek, uçurumdan yukarı çıkmaya çalışılıyordu.

Karahan’ın sunumunda geleceğe ilişkin öngörüler ise biraz fazla iyimserdi.

Karahan enflasyonunun düşme trendine gireceğini söylüyordu.

Bu doğru idi, baz etkisi ile bir büyük bir hata yapılmaz, bir ekonomist yine işe müdahale etmez ise miktar düşme yaşanacağı açıktı.

Ancak sayısal tahminler çok inandırıcı değildi.

Sunumu izleyen yurt dışında mukim bazı ekonomistler ve bankacılar ile konuştum.

Enflasyonda bir miktar düşme olacağına bir itirazları yok.

Ancak 2026 yılı için yüzde 9’luk enflasyon hedefini inandırıcı bulmadıkları gibi, komik bulmuşlar.

Konuştuğum bir fon yöneticisi “Olabilir mi?” soruma güldü.

“Biz şu anda Türkiye’den daha çok ABD verilerine bakıyoruz. Bu yıl ABD enflasyonu yüzde 4’e yakın çıkacak. ABD’de 2026 yılına kadar beş yıllık süreçte fiyatların yüzde 22,8 artmasını öngörülüyor ki, bu ABD için iddialı bir hedef. Burada durum bu iken, Türkiye’nin yüzde 9’u çok inandırıcı ya da mümkün gelmiyor” dedi.

Açıkçası bana da gelmiyor.

Bu yüzden de daha önce bir kez denediğim bir yöntemi Karahan’a teklif ediyorum.

Daha önce Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu üniversiteyi bir yıl içinde ilk 100’e sokacağını söylediğinde “Gel iddiaya girelim. İlk yüze değil ilk 200’e bile sokamayacaksın” demiştim.

İddiayı ben kazandım ama iddiayı kazandığımda Melih Bulu görevden alınmıştı bile.

Şimdi de Merkez Bankası Başkanı ile iddiaya girmek istiyorum.

2026’da enflasyon yüzde 9’a düşmüşse, o gün hâlâ hayatta isek size Yacht Club de Monaco hariç istediğiniz yerde bir yemek ısmarlarım.

Yurt dışı çıkış yasağım hâlâ sürüyorsa, Kahraman’da balık yeriz.

2026’da hâlâ görevde olur musunuz bilmiyorum.

Olsanız da olmasanız da teklifim geçerli.

Yeter ki 2026 enflasyonu yüzde 9 olsun.

Var mısınız Sayın Karahan?

Randevu cezası

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, hastanelerde ayları bulan randevu sürelerinin randevu alıp, randevusuna gelmeyenlerden kaynaklandığı konusunda ısrarlı olduğu için, yeni bir uygulamaya geçiyor.

Randevu alıp, randevusuna gelmeyene 15 günlük bir süre başka randevu verilmeyecek.

Fikir mantıklı gibi görünüyor.

Fakat ne yazık ki değil.

Eğer randevularına gelmeyenler, tamamen keyfi nedenlerle randevularına gelmiyor olsa idi, bu uygulamayı alkışlamak gerekirdi.

Oysa durum böyle değil.

Randevularına gelmiyor gözüken hastaların büyük bölümü, hastaneye gelen ama zamanında doktor görüşmesini ya da işlemini yaptıramadığı için hastaneden ayrılmak zorunda kalanlar.

Hastaneye gelmek için işinden izin alıyor.

Geliyor ve beklemeye başlıyor.

Randevu saati geçiyor, doktorla görüşme gerçekleşmiyor.

Biraz daha bekliyor.

Sonra işinden aldığı izin süresi bittiği için hasta gitmek zorunda kalıyor.

Çünkü randevular zaten çok yakın aralıklı veriliyor. O sürede muayeneler bitmiyor.

Üzerine bir de araya giren Suriyeliler. Afganlar ve torpilli hastalar ekleniyor.

Kimse zamanında muayene olamıyor.

Bunun böyle olduğunu da herkes biliyor.

Bile bile bu insanlara ceza vermek haksızlık.

Hem de çok büyük haksızlık.

Sonuçta kimse keyif için hastaneye gitmiyor.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yalanı iletişim zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026