İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Hak edene her gün boykot

  • Asıl kazıkçı iktidar

  • 20 yıllık iktidarın normali bu

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Hak edene her gün boykot

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2024

Yazı İçeriği

  • Hak edene her gün boykot

  • Asıl kazıkçı iktidar

  • 20 yıllık iktidarın normali bu

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Asıl kazıkçı iktidar

Bugün ve yarın restoranların ve lokantaların boykot edilmesi çağrıları yapılıyor.

Bir yandan da bu ve benzeri boykotun iktidarın beceriksizliğini örtmek, ekonomistin abuk sabuk ekonomi politikalarının sonuçlarının hesabını esnaftan sormak için yapıldığını ve tipik bir AKP tezgahı olduğunu savunanlar da var.

Ki bana göre bu abartılı bir yorum. Ben kendi adıma boykot etmek denen müesseseye çok ama çok inanırım.

Ve bu boykot çağrısı yapılmadan önce, daha doğrusu yıllar önce kendi boykotlarımı başlattım.

Kimsenin çağrısını, ortak eylem talebine gerek duymadan, sattığı ürünün fiyatını piyasa koşullarının gerektirdiğinden fazla arttırdığını, kalitesini düşürdüğünü, makuliyetten uzak zam yaptığını, kısacası beni kazıkladığını düşündüğüm her türlü satıcıyı protesto ettim.

Bu bazen bir butik oldu, bazen bir restoran, bazen bir kafe, bazen bir otel.

Beni kazıkladığını, benim üzerimden haksız kazanç elde ettiğini düşündüğüm yerleri önce bir kez uyardım, baktım aynı tas aynı hamam bir daha kapısından girmedim.

Yıllarca neredeyse evde yedeğimden daha fazla yemek yediğim bir restoranın kapısından yıllardır girmiyorum mesele.

Birisi o restorana davet ederse de “Ben orada kazık yediğimi düşünüyorum ve gitmiyorum. Bence sen de gitme” diyorum.

Pandemi boyunca 18 ay kapalı kalan lokantaları elbette anlamaya çalışıyorum.

AKP’nin politikaları yüzünden can çekişen hayvancılığın sonucu olarak bir kilo bonfilenin 1000 TL’yi aştığı, tarımda düşen üretimler yüzünden her şeyin ithal hale geldiği, meyve sebze fiyatlarının korkunç hale geldiği gerçeğini biliyorum.

Büyük şehirlerde kiraların ne hale geldiğini, elektrik parası, doğalgaz parası, personel ücreti, temizlik bakım derken lokantaların nasıl bir yük altında ezildiğini de görmeyecek kadar aptal değilim.  

Evde 400 liraya mal ettiğim bir yemeğin, beyaz masa örtülü, peçeteli, pırıl pırıl bir ortamda işini çok iyi yapan bir garson tarafından önüme koyulmasının evde yediğim yemekten daha ucuz olmasını ne beklerim, ne de isterim.

Bence boykot etkili ve gerekli bir silahtır.

Ama bir gün kullanılıp atılacak bir şey değildir.

Herkese karşı kullanılacak bir şey değildir.

Hak edene, her gün kullanılması gerekir.

364 gün kazıklanmaya razı gelip, bir gün beni kazıklayamazsın demek sizce makul müdür!

Türkiye’de halkı asıl kazıklayan iktidarın bizatihi kendisi değil mi!

Millet hayat pahalılığından yakınıyor, iktidar pahalılığı daha da arttırmak için KDV oranlarını arttırıyor.

Millet pahalı diye lokantaları boykot etmeye hazırlanıyor, iktidar lokantalardaki KDV oranlarına 2 puan artış getiriyor.

Hele otomotivdeki rezalet.

Yıllık ortalama geliri 60 bin dolardan fazla olan Alman vatandaşının 100 bin dolara bindiği otomobil Türkiye’de 400 bin dolar ödemek zorundasın.

Yüzde 220 vergi, üzerine bir de verginin yüzde 20 KDV’si olur mu!

Verginin vergisi olur mu!

Türkiye’de isen olur!

İktidar AKP ise olur.

Sonra sizden çalınan o para müteahhitlere, yolları sözde bedava yapıp işletenlere, havaalanlarını sözde bedava yapıp işletenlere, köprüleri sözde bedava yapıp işletenlere, şehir hastanelerini yapıp işletenlere verilir.

Ankara’da, Marmaris’de, Ahlat’ta saraylar yapılır.

ABD Başkanını kıskandıracak uçak filoları kurulur.

Beştepe’deki Saray’ın küçük birer kopyası olan belediye binaları yapılır.

Kalanı da göçmenlerin geçimini sağlamak için kullanılır.

Asıl protesto edilmesi gereken bunlardır.

Faiz sebep, enflasyon sonuç değildir.

Bunu artık çok pahalıya da olsa herkes öğrendi.

Ekonomist bile.

Ama biliniz ki yukarıda saydıklarım sebep, sürünmemiz sonuçtur.

Kesin bilgidir.

Yayabilirsiniz!

20 yıllık iktidarın normali bu 

Istakozdan sonra Rolex krizi patlamış.

İktidar milletvekili selfie çekip “AKP halktır” derken kolundaki 600 bin TL’lik saat görününce çarşı karışmış.

Bunlara iletişim kazası diyorlar.

Oysa ortada bir kaza falan yok.

AKP artık toplumdan o kadar kopmuş, o kadar uzaklaşmış, o kadar kendi zenginleştirdiği çevrenin içine sıkışıp kalmış ki, bu yaptıklarının farkında bile değiller.

Şebnem Bursalı için Monaco’da ıstakoz yemek çok normal.

Koluna Louis Vuitton mücevher takmak çok sıradan.

Bahadır Yenişehirliğioğlu için 600 bin TL’lik Rolex takı onunla poz vermenin bir acayipliği yok. Hatta o Rolex’in ucuz bir modelini taktığını ve halkçı olduğunu düşünüyor bile olabilir.

Haklıdır da…

AKP standartlarında o ucuz bir saattir.

150-200 hatta 300 bin TL’lik takım elbiselerdir artık AKP standardı.

Mercedes bile değildir, Maybach’tır.

Beştepe’yi gören AKP’li belediye başkanı için artık standart odur.

Ejder meyvesinin yansımasıdır ıstakoz.

İktidar demek, böyle yaşamak demektir.

Tüm bunlar olmayacaksa iktidar neye yarar ki!

Artık egemen düşünce budur.

Mesele kimin iktidar olduğu da değildir aslında.

20 seneyi aşan iktidarın sonucudur.

AKP’nin 20 sene sonundaki normali budur!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Çürümemiş uzun iktidar olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026