İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İhale, düzen, düzülen

  • İsviçre’de tepki var şov yok

  • Dini ve dindarları aşağılamanın ağa babası

  • Celal Şengör: “Afganistan'dan beter duruma düşeceğiz"

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

İhale, düzen, düzülen

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 28, 2024

Yazı İçeriği

  • İhale, düzen, düzülen

  • İsviçre’de tepki var şov yok

  • Dini ve dindarları aşağılamanın ağa babası

  • Celal Şengör: “Afganistan'dan beter duruma düşeceğiz"

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İsviçre’de tepki var şov yok

İhale, düzen, düzülen

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir kiralık araç ihalesini Albayrak Grubu kazanınca herkesin kafasında bir soru işareti oluştu.

3 aylık taşıt kiralama işi için 626 milyon TL yaklaşık 18 milyon dolarlık ihale, AKP’ye daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın Albayraklar’a gitti.

Albayrak Grubu 1950’lerde kurulmuş gibi görünse de aslında Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması sonrası büyüyüp gelişmiş bir grup.

Sahibi oldukları Yeni Şafak gazetesini Erdoğan İBB Başkanı olduktan sonra aldılar, İBB Erdoğan’ın ya da AKP’nin elinde iken ciddi inşaat işleri yapmaya başladılar, taşımacılıkta ve filo yönetiminde AKP’li İBB sayesinde büyüdüler.

Ünlü 5 artı 1 müteahhitten çok önce AKP ve lideri ile iş yapan bir gruptu Albayrak’lar.

Üstelik de ticari işleri için elindeki medya gücünü de kullanmaktan çekinmeyen bir grup olarak da biliniyorlardı.

AKP’nin elindeki insan kaynağının özellikle medya ayağının da okulu gibiydi Albayrak Grubu.

Ve haliyle Trabzon kökenliydi.

Varlığını ya da zenginliğini Erdoğan’a ve AKP’ye yakın olmaya borçlu bu grup CHP’li belediye başkanının döneminde 626 milyon TL’lik ihaleyi kazanınca herkes bu yüzden şaşırdı ve eleştirdi.

Oysa benim eski yazılara bakarsanız, İmamoğlu ya da CHP döneminde İBB’de özellikle ihaleler açısından pek de değişen bir şey olmadığını, AKP dönemi müteahhitlerinin işlerinin aynen devam ettiğini, hâlâ pek çok işin eski yüklenici taifesinde olduğunu görürsünüz.

Bunu bir yayında İmamoğlu’na sorduğumda aldığım yanıt şöyleydi:

“Belediyede çeyrek asır süren bir yönetim döneminde hep bu müteahhitlerle çalışılmış. Bu müteahhitler büyütülmüş. Şimdi yeterlilik aranan işlerde bu müteahhitlerden başkası ihaleye giremiyor bile. Tabii bir de bunlarla yapılmış ve devam eden sözleşmeler ve işler de var.”

Bu açıklama haklı bir gerekçe olabilir ama bir yandan da İmamoğlu’nun siyasi taktiği gereği de AKP artığı firmalarla iş yapmayı sürdürüyor olabilir.

AKP’ye yakın firmaları karşısına almama, AKP’ye yakın medya ile kavga etmeme, AKP’li seçmeni küstürmeme politikası ile ilgili de olabilir.

Muhalif seçmenin hoşuna gitmeyen ama siyaseten gerekli gördüğü bir taktik olabilir.

Bu son ihalede de bu işi yıllardır yapmanın getirdiği bilgi ile en iyi teklifi verdiği için çaresizce iş Albayrak Grubuna verilmek zorunda da kalınmış olabilir.

Ama öyle ya da böyle muhalif seçmen buna tepki gösterir.

Değişimde hiçbir şey değişmeyecekse biz neyi değiştiriyoruz sorusu gündeme gelebilir.

Aslında bu soru Türkiye’de her daim geçerli bir sorudur.

Biz Türkiye’de yıllardır düzeni değiştirmeye çalıştık.

Ama düzülen hep aynı kalmadı mı!

Dün akşam saatlerinde Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Öncü Keçeli aradı.

Kariyer bürokratı ve saygın bir isim olan Keçeli, “Youtube programınızdaki bir yorumla ilgili olarak Sayın Bakan’ın sizi bilgilendirmek istemesi nedeniyle arıyorum” diyerek konuya girdi.

Keçeli’nin bilgi vermek istediği konu İsviçre’de yapılan Ukrayna Barış Toplantısı ve toplantı sonuç bildirgesine Fener Rum Patriği’nin “Ekümenik Patrik” sıfatıyla imza koyması ve bu imzanın daha sonra Türkiye’nin ısrarlı itirazları ile çıkartılması idi.

Ben “İmzanın çıkarttırılması doğru bir hareket ama Türkiye oradayken bu imza oraya nasıl atılmış” demiş ama asıl rezaletin patriğe Trabzon’da hediye edilen Trabzonspor formasının arkasındaki “Ekümenik Patrik Bartholomeos” yazısının olduğunu söylemiştim.

Dini ve dindarları aşağılamanın ağa babası

Türkiye’de sosyal medya bir işe yaradı.

Ne kadar cahil, ne kadar bilgisiz, ne kadar bilinçsiz bir ortamda yaşadığımız göstermeye.

İzledikçe utanıyor, izledikçe ürküyor, izledikçe “Nereye gidiyoruz” diyorum.

Kim milyoner olmak ister yarışması ile sosyal medya el ele toplumsal cehaletimizi yüzümüze şamar gibi vuruyorlar.

Milli eğitimimizin ne halde olduğunun net bir fotoğrafını otaya koyuyorlar.

Bunlar yetmezmiş gibi bir de “din adamı” olduğunu iddia eden ve bunu kılık kıyafetleri ile kanıtlamaya çalışan bir güruh peydahlandı.

Hz. Muhammed’in torunu olduğunu iddia ederek bir süredir sosyal medya üzerinden yayıncılık yapan bir hasta, abuk sabuk konuşmalarına bir yenisini daha ekledi ve “Depremleri Hz. Cebrail yapıyor. Hâlâ inat ediyorlar. Fay hattı kırıldı, tabiat falan diyorlar. O fay hattı değil damar o damar” diyor ve ekliyor “Bulutlar yoğunlaşıyor da yağmur yağıyormuş. Niye Hazreti Mikail yağdırdı demiyorsunuz?"

Ve sahih hadisleri okuyanları halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlaması ile yargı karşısına çıkaranlar, dinî değerleri aşağılamak iddiasıyla önüne gelene dava açanlar bu rezillik karşısında susuyorlar.

Sizce dini bundan aha fazla aşağılamak mümkün mü!

Dindarları cahil ve beyinsiz yerine koyup bunları din diye satmaya çalışmak dini ve dindarları aşağılamak değil mi!

Celal Şengör: “Afganistan'dan beter duruma düşeceğiz"

Fikirlerini beyan etmekten büyük haz duyan Celal Şengör dostuma “Gel sana bu sayfada bir köşe verelim” dememe rağmen “Ben gazeteci değilim. Düzenli yazamam” diye kabul etmiyor ama fikirlerini bana yazdığı mektuplarla sizlerle paylaşmayı tercih ediyor. Bu da onlardan biri:

“Sevgili Fatihciğim,

Bugünlerde acaba milletimiz tamamen keçileri kaçırdı mı diye düşünüyorum!

İçinde bulunduğumuz durum şuna benziyor: Karşıdan azgın bir boğa burun deliklerinden dumanlar püskürterek tam üzerimize gelmekteyken, biz aramızda bu korkunç tehlikeden nasıl kurtuluruz diye düşünmek yerine acaba birbirimize uygun sözlerle mi hitab ediyoruz veya üzerimizdeki giysilerle karşımızdakini rahatsız eder miyiz derdine düşmüşüz.

Az sonra o boğa gelip hepimizi gebertecek. O zaman ne kime ne dediğimizin, ne de üzerimize ne giydiğimizin bir değeri olacak.

Bunu göremeyecek kadar aptallaşmış olamayız. O boğa milli eğitim bakanının üzerimize saldığı sözde eğitim reformudur. O reform, uygulamaya konduğu takdirde, ülkemiz Afganistan’dan da beter bir duruma düşecek, ne doktorumuz, ne mühendisimiz, ne san’atçımız kalacaktır; ne ilâcımızı, ne de silâhımızı yapabileceğiz. Bırakın yarım yamalak da olsa kendi yaptığımız TOGG’u, kağnı bile yapamayacak duruma düşeceğiz. Kadro bulmak derdine düşmüş öğretmenler, bırakın kadroyu, atanmayı; öğretecek şey bulamayacaklardır. Etrafımızdaki savaşlara bakın. Nasıl insanların hayvanca boğazlandıklarına dikkat ederken, en çok kimlerin boğazlandığını gözden kaçırmayın. Eğitimi en modern olan insanlar her yerde galebe çalmaktadırlar. Bunlar günün birinde bizim de üzerimizden geçmeye kalkarlarsa kim haklı kim haksız diye soran olmayacaktır. Cahil olduğumuz için ezilip gideceğiz. 

Birbirleriyle el sıkışmakta olan, paradan başka bir şey konuşmayan politikacılarımız. Siz yemek pişirip halkı doyurmaya kalkarken bunun son yemeğimiz olacağını nasıl görmezsiniz? Ev yanmaktadır. Yangının ortasında oturum ziyafet mi çekeceğiz?

Millî eğitim bakanı ve hempaları behemahal makamlarından atılmalı ve Atatürkçü, YANİ AKILCI bir eğitim sistemi adam gibi tahsil görmüş akılcı bir kadro yönetiminde derhal kurulmalıdır. Elimde imkân olsa millî eğitim bakanı ve hempalarını vatana ihanetten tutuklarım. Sırf şu son kıyafet krizinde dedikleri insanı çileden çıkarmaya yetiyor. O yavrularımızı okula almamaya kalkan müdürü kulağından tutup def etmek yerine rezaleti haykıran gazetecilerimize söyleniyor. Vah gafil vah. 

Muhterem veliler! Çocuklarınızın insan gibi eğitilmesini istiyorsanız bugünkü millî eğitim bakanının oradan atılması için mücadele edin. Yoksa çocuklarınızla birlikte tüm vatan elden gidecektir.

Size bunun garantisini verebilirim.

Nasıl mı? Osmanlı’nın çökerken içine düştüğü durumu göz önüne getirin yeter. Pekiyi niçin o duruma düştük? Onu da gelin büyük şâirimiz Ahmet Hâşim’den dinleyelim. Atatürk çapındaki bir dâhi, Türkiye gibi nüfusunun yalnızca onda biri okuyup yazabilen, Ahmet Haşim’in anlattığı gibi 1919’da daha mayalı ekmek yapmaktan aciz, evini hayvan yuvaları gibi inşa eden, kendini kemiren hastalıklara karşı çaresiz, en bâtıl, en aptalca inançların pençesinde onun bunun uşağı olmaya dünden hazır, kendinden ve çoluk çocuğundan başka hiçbir şey düşünemeyen, toplum bilinci olmayan, çevresinden bîhaber bir ülkenin başına gelmeseydi nice olurdu halimiz? Emekli maaşınız, öğretmen kadrolarınız, ödediğiniz vergiler elbette çok önemlidir, ama çocuklarımıza vereceğimiz eğitim her şeyden daha hayatîdir. O eğitimi veremezsek bugünkü maaşları, bugünkü kadroları, bugünkü vergileri bile havada görürüz.

Kapkaranlıktan sevgilerle arkadaşım,

Celal”

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Sözümüz tutmayarak başkalarını zor duruma düşürmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
İşi görenler kaçtı, Alkinler atladı
Köşe Yazıları
İşi görenler kaçtı, Alkinler atladı

Fatih Altaylı

Eylül 26, 2026

Cenazeyi kaldırmak için yasal düzenleme şart
Köşe Yazıları
Cenazeyi kaldırmak için yasal düzenleme şart

Fatih Altaylı

Eylül 24, 2026

Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?
Köşe Yazıları
Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?

Fatih Altaylı

Eylül 23, 2026

  • Videolar

Tümü
"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!"00:00 Giriş 05:49 Trump’ın Smithsonian’a Amerikan tarihi açıklaması 12:45 F1 nasıl geçti? 18:15 Hayko Cepkin müziği bırakmaya karar verdi 19:03 Anyma konseri iptal edildi 21:01 Celine Dion sahneye çıktı 22:08 Venedik Film Festivali 27:27 Prenses Diana’nın kıyafeti satışa çıktı 29:38 Erol Evgin konseri 31:07 Hangi ayda nereye gidilir? 41:08 İş Sanat’ta görev değişikliği 42:27 Don Kişot geliyor 43:09 İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor 44:36 Şabanoğlu Şaban tekrar çekiliyor 45:34 Venedik Film Festivali’nde Penélope Cruz ve Javier Bardem imza attılar 47:04 Ekran süresinin 2 saatle sınırlanması 47:27 Yapay zekâ tehdidi 49:47 Nijerya’nın British Museum’dan eserlerini alması 53:10 Kapanış
Eylül 21, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Mark FikriFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:35 İnkılâp Yayınevi ile alakası nedir? 02:17 İnkılâp Yayınevi nasıl kuruldu? 05:34 Hangi tür yayınlar vardı? 09:50 1927’den sonra çıkan kitapların tümü arşivlerinde var mı? 11:43 Görgü kitapları neden yok? 12:54 Akılda kalan büyük isimlerden kimler vardı? 14:47 Yayınlara baktığımızda yerli mi, yabancı mı revaçta? 17:07 Dijital yayıncılık bir tehdit mi, fırsat mı? 22:04 Kitabı yayınlarken ne tür evrelerden geçiyor? 25:38 Eski bir kitabın tekrar basılması süreci nasıl ilerliyor? 27:48 Satış noktalarından neden çıktılar? 33:46 Yayıncılıkta fiyat politikası nasıl gelişiyor? 35:57 Bundan sonraki hedefleri neler? 38:08 Türkiye’de yazarlık nereye gidiyor? 42:26 Önümüzdeki dönemde yayınlanacak kitaplar 44:10 Yayınlarını duyurmak için nasıl bir yol izliyorlar? 46:04 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 20, 2026
Çocukluk çağı kanserleri genetik mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Müge Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÇocukluk çağı kanserleri genetik mi?00:00 Giriş 01:14 Make-A-Wish derneği nedir? 02:24 Çocukluk çağı kanserleri 04:19 Çocukluk çağı kanserlerinde en sık rastlanan türler hangileri? 05:52 Çocukluk çağı kanserleri, ileri yaşlardaki kanserlerden daha mı tehlikeli? 08:19 Çocuklarda kanserlerin erken teşhis yöntemleri neler? 10:25 Milli Eğitim Bakanlığı'nın kanserler ile ilgili bir farkındalık çalışması var mı? 11:42 Sinsi ilerleyen kanserlere önlem almak için ailelerin ne yapması gerek? 12:16 Dünya geneline bakıldığında Türkiye'de çocuk kanserlerlerine yakalanma oranı nasıl? 13:02 Kanser tanısı konmadan kaybedilen çocuklar var mı? 13:32 Yaş gruplarına göre kanser belirtilerinde farklılıklar var mı? 14:26 Çocukluk kanserlerinde en zor teşhis edilen kanser hangisi? 16:50 Kök hücre tedavisi için göbek bağının saklanmasının bir faydası var mı? 17:36 Kök hücre ve ilik nakli için uluslararası bir sistem var mı? 19:01 Bu tedavilerde devlet desteği var mı? 19:53 Avrupa'da kullanılan tedavi yöntemleri ile Türkiye'de kullanılan yöntemler arasında farklılıklar var mı? 21:59 Çocuklardaki kanserlerin nüksetme olasılığı daha mı yüksek? 24:08 Kadınların ileri yaşta doğum yapması çocuklarda kansere yakalanmasında etken mi? 25:46 Lösemi hastalıklarının hangi boyutunda çocuklara kemik iliği nakli gerekir? 26:00 Kemik iliği nakil operasyonu riskli midir? 27:44 Kemik iliği nakillerinde başarı oranı yükseldi mi? 28:43 Kemik iliği hangi kemikten alınıyor? 29:51 İki kardeşte aynı kanserin olma ihtimali nedir? 30:51 Down sendromu ile lösemi ilişkisi var mı? 31:58 Çocuklarda HPV aşıları olması gerekiyor mu? 33:30 Obezite ve kanser ilişkisi 36:10 Hematoloji ve onkoloji arasındaki bağlantı nedir? 38:14 Çocuklarda ve yetişkinlerde yapılan lösemi tedavisinde farklılıklar var mı? 39:23 İleri yaşlarda çıkan kanserler çocuklarda görülebilir mi? 40:29 Ailelere tavsiyeleri neler? 42:00 Kapanış #işbirliği
Eylül 20, 2026