İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Konkordato ekonominin felaketidir

  • Devletin öldürüldüğünü gösteren bir ihbar

  • Perşembenin gelişi

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Konkordato ekonominin felaketidir

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2024

Yazı İçeriği

  • Konkordato ekonominin felaketidir

  • Devletin öldürüldüğünü gösteren bir ihbar

  • Perşembenin gelişi

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Devletin öldürüldüğünü gösteren bir ihbar

Ekonomik kriz dönemlerinin sıradan olayı, vakayı adiyesidir iflaslar ve konkordatolar.

Bu kez de durum farklı değil, krizin süresi uzayıp, derinliği arttıkça iflaslar artacak, şirketler dayanamaz hale gelip peş peşe gidecekler.

Son günlerde çeşitli yayınlarda bu iflaslarla ilgili haberler sıklıkla yer alır oldu.

Dün de “Konkordato talebi çığ gibi” başlıkla bir haber dikkatimi çekti.

Yılın ilk altı ayında mahkemeler 605 konkordato kararı vermişti ve bu sayı geçen yılın 12 aylık toplamından fazla idi.

Çığ gibi başlığı sayısal çokluğu anlatmak için kullanılmıştı.

Ama benim için daha gerçekçi bir manası da vardı başlığın.

Çığ gibi olmasının nedeni, birbirini tetikler nitelikte olmasıydı ve başlık aslında bunu gösteriyordu.

Konkordatolar kar topu gibiydi.

Bir tanesi, başka firmaları da önüne katıyor giderek büyüyerek çığa dönüşüyor, o da daha da büyük bir etki yapıyordu.

Bir süre önce iş dünyasının etkin kuruluşlarından birinin başkanı ile tam da bu konuyu konuşmuştuk.

Konkordatoların, iş dünyasına yaptığı olumsuz etkiden söz etmiştik.

Kabul edilen her bir konkordato kararı ilgili şirketin borçlarını “donduruyor”, o şirketten alacaklı onlarca şirketi özellikle de enflasyon dönemlerinde ciddi bir sıkıntıya sokuyor, nihayetinde bir konkordato o şirketten alacaklı 10 şirketi de konkordato ya da iflas sürecine doğru itiyordu.

Konkordato demek, on binlerce ton kar birikmiş bir yamaçtan aşağı bir kar topu yuvarlamak demekti.

Giderek büyüyor ve altında binlerce kişiye bırakacak bir çığa dönüşüyordu.

Bugünün 605 konkordatosu, gelecek yılın 1000 konkordato, 2000 iflas başvurusu anlamına geliyordu.

Ekonomi ve ülke kötü yöneltilmeye devam ettiği sürece bunun önünü almak neredeyse imkansızdı.

Bugün iş dünyasının edepli şirketlerinin en büyük korkusu artık konkordatodur.

Bu konu hem ticaret hem adalet bakanlıklarının üzerinde hassasiyetle durmasını gerektiren bir mesele haline gelmiştir.

Sinan ateş Davası, ülkedeki çürümenin, çürümenin de ötesine taşmış kokuşmuşluğun en önemli delili haline geldi.

Zannederim AKP dönemi sona erdikten sonra da, bu ülkenin nasıl bir felaketle karşı karşıya kaldığının göstergesi olarak okullarda ders olarak okutulacak ve bir ülkede Mülkiye’nin ve Adliye’nin nasıl yok edildiğini gösteren bir örnek olacak.

Dava eksik gedik, suçu ve asıl suçluları örtbas etmek için hazırlanmış bir iddianame ile yürütülürken savcılığa ciddi bir ihbar geldi.

İhbarı yapan, isimsiz bir gizli tanık, olayla alakası olmayan bir palavracı falan değil.

Olayın soruşturmasında görev almış, dönemin Emniyet Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Kerem Gökay Öner.

Emniyet Müdür Yardımcısı Öner cinayet sanıklarından Tolgahan Demirbaş’ın yakalanması ile ilgili tutanağın sahte olduğunu, sonradan hazırlandığını ve gerçeği yansıtmadığını savcılığa resmen bildirdi.

Mahkemeye sunulan ve cinayet zanlısı Tolgahan Demirbaş’ın emniyet güçlerince sokakta yakalandığını belirten “resmî” tutanağın gerçek olmadığını, olay yerinde bulunmayan ve bulunması mümkün olmayan polislerce hazırlandığını, bu polislerin ifadelerinin alınması gerektiğini savcılığa yaptığı ihbarda açıkça belirtti.

Ve Emniyet Müdür Yardımcısı Öner savcılığa açıkça “Biz Tolgahan Demirbaş’ı MHP Mersin milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde gözaltına aldık. Sokakta yakalandığını anlatan yakalama tutanağı sahtedir” dedi.

Sevgili okurlar, bu bir rezalettir.

Rezaletten öte bu bir felakettir.

Bunu iktidar ortağı bir partinin milletvekilini koruma girişimi olarak görmek olayı hafife almaktır.

Böyle bir olay, bu toplumda yaşayan herkesin tehlike altında olduğunu gösterir.

Yarın öbür gün, hepinizle ilgili herhangi bir olayda ya da davada benzer komplolar kurulabilir, benzer yargıyı yanıltma girişimleri olabilir, devletin resmî kurumlarında yalan belgeler hazırlanarak herkes suçlu hale getirilebilir ya da suçlular suçsuzmuş gibi gösterilebilir.

Devlet bu hale getirilmiş ise suçlular suçsuz, suçlular suçlu ilan edilebilir.

Bu basit bir tutanak değiştirme işi değildir.

Bu devletin ölümüdür.

Sinan Ateş’in ölümünden sonra devlet de öldürülmektedir.

Bu ihbar ile ortaya çıkan devleti öldürme girişiminin peşine düşülmez, bu felaketin mimarları adım adım sonuna kadar takip edilmez ise bu ülkede artık yaşanamaz.

Perşembenin gelişi

İngiliz futbolcu Jude Bellingham attığı kritik gol sonrası tribünlere cinsel organını tutarak hareket yaptığı için UEFA tarafından incelemeye alınmıştı.

Ve Bellingham’ın cezası belli oldu.

Genç oyuncuya UEFA tarafından bir maç ceza verildi ve İngiltere’nin en önemli kozu ve en iyi oyuncusu çeyrek finalde İsviçre karşısında yer alamayacak ve İngiltere zaten favorisi olmadığı maçta büyük olasılıkla elenecek.

Bu, Türkiye için de kötü haber.

Bellingham’a bir maç ceza veren UEFA, muhtemelen Merih Demiral’ın Bellingham’ın hareketinden çok daha fazla konuşulan hareketine daha fazla ceza verebilir.

Dün Bild’in “İki maç ceza” haberi yalan diye sevinmiştik ama belki de Alman gazetesi, bizim alamadığımız bir haberi almış olabilir.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kişileri korumak için devleti yok etmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026