İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Theater

  • Ünsal Ban diye biri vardı

  • 27 Mayıs Bayramı’nı hatırlayan var mı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Theater

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 16, 2024

Yazı İçeriği

  • Theater

  • Ünsal Ban diye biri vardı

  • 27 Mayıs Bayramı’nı hatırlayan var mı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ünsal Ban diye biri vardı

15 Temmuz için tiyatro da dendi, kontrollü darbe de.

Bunu söyleyenler 15 Temmuz Darbe Girişimi’ni, Reichstag Yangını ile eşdeğer hale getirmek isteyenlerdi.

Ben kendi adıma bu darbe girişimini bir tiyatro olarak göremedim.

Ancak başarısız ve aptalca bir girişim olduğu kuşkusuzdu ve “Böyle darbe mi olur kardeşim” diyenlere de hep şunu söyledim.

“Soru çalarak orduya sokulmuş ve kumpas davaları sonucu terfi ettirilmiş bir grup yavşağın yapacağı darbe de anca bu kadar olur.”

Bugünün FETÖ sövücüsü, o günlerin FETÖ övücüsü birtakım kalemler de zaten bir darbe olasılığını sürekli gündemde tutarak, özellikle hükümetin dershaneler karşısındaki tavrını ve 17 Aralık 2013’ten sonra başlayan süreci durdurması için iktidara aba altından veya üstünden sopa gösteriyorlardı.

AKP iktidarı ise her zamanki aymazlığı içinde, olan biteni görmekten aciz hâlâ toplumu “alnı secde görenler ve görmeyenler” olarak ikiye bölüyor ve alnı secde görenlerden zarar gelmeyeceğini zannediyordu.

Darbe girişimi, aslında planlanandan önce başladı ve bu yüzden de “komedi”ye dönüştü çünkü darbeciler ordu içindeki Atatürkçü subayları yanlarına çekememişlerdi ve darbenin sızmasından korktukları için düğmeye erken bastılar.

Pek de ince bir kitap olmayan “Türk darbeler tarihine” akşamüzeri başlayan ilk darbe girişimi olarak geçtiler.

Dediğim gibi, bu darbenin bir tiyatro olduğunu asla düşünmedim ama darbe sonrası gelişmeler bende hâlâ soru işaretlidir ve bu soru işaretleri asla kalkmayacaktır.

1.     Herkes Adil Öksüz’ün yakalanıp serbest bırakılmasını darbenin bastırılmasından sonraki en büyük gaflet olarak görüyor. Doğru ama FETÖ’nün yargı ve emniyetteki örgütlenmesini bilenler için bu sürpriz değil. Bendeki asıl büyük soru işareti, darbe girişiminin ertesi günü Çankaya Köşkü’nde yaşananlardır. Darbe gecesi, en yakınları tarafından rehin alınarak Akıncı Üssü’ne götürülen dönemin Genelkurmay Başkanı darbe bastırıldıktan sonra helikopterle o sırada Başbakan Binali Yıldırım’ın kullanımında olan Çankaya Köşkü’ne getirildi. Yanında Tümgeneral Mehmet Dişli vardı ve birlikte Çankaya’daki toplantılara girdiler. Oysa Mehmet Dişli, darbenin önemli isimlerinden biriydi ve FETÖ’cü idi. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar niye helikopterden iner inmez Mehmet Dişli’yi tutuklatmamış, Çankaya Köşkü’ne sokmuştu? 8 yıl sonra ben hâlâ bu sorunun yanıtını bilmiyorum.

2.     Darbe girişiminden sonra FETÖ’cülere yönelik operasyonlar başladı. Bunların bir bölümü iş dünyasındaki FETÖ’cüleri hedef alıyordu. Bu iş gruplarından ikisine çok ağır operasyonlar yapıldı. Mallarına el koyuldu. Bu gruplardan birinin patronu hâlâ kaçak ve Londra’da yaşıyor, diğerleri ise hapiste. Ama en az onlar kadar FETÖ bağlantılı olduğu bilinen başka iş adamlarına dokunulmadı bile. Hatta bazıları sonrasında da palazlanmaya ve iktidar tarafından kayırılmaya devam ettiler. Neye göre ayrım yapıldı bunun yanıtı da hâlâ bende yok.

3.     Yıllarca FETÖ’cü kimliği ile bilinen ve hatta bununla övünenlerden bazıları yakalanıp içeri atıldı, bazıları yurt dışına kaçtı. Bazılarına ise dokunulmadı bile. Hatta terfi ettirilenler oldu. En az Hakan Şükür kadar Fethullahçı olduğunu bildiğimiz kimi futbolcular, kendini FETÖ’nün sözcüsü gibi gösterip güç devşiren bazı gazetecilere kimse dokunmadı bile. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan 17 Aralık 2013 diye bir milat uyduruldu. Siyasetin uydurduğu bu hukuksuz milada yargı da uydu. Yargı neye dayanarak bu saçma sapan tarihi benimsedi bunu da hâlâ çözemedim.

4.     Bank Asya’da hesabı olanlar bile mercek altına alınır ve kamu kurumları maaşları oradan ödediği için mecburen bu bankayı kullananlar FETÖ’cü diye mimlenirken, bu bankanın yöneticilerinin SPK Başkanlığına atanmasını ise hiçbir zaman anlayamadım. Kimsenin de bunu anlatabileceğini zannetmiyorum.

5.     Darbe girişiminden önce o zaman henüz FETÖ olarak anılmayan ama 17 Aralık nedeniyle mercek altına alınmış olan cemaati soruşturmakla görevlendirilmiş ve milliyetçi tandanslı bir savcı beni davet etti ve uzun uzun Gülen Cemaati’nin örgütlenmesini gösterdi. O günlerde benim bile negatif bakmadığım yurt dışındaki okulların aslında birer CIA üssü olduğunu, yurt içinde ise her yere sızdıklarını detaylı bir biçimde anlattı. Sonra da “Bunlarla mücadele için gerekirse 400 bin kişiyi tutuklarız.” dedi. “Çok değil mi?” diye sorunca “Az bile” dedi ve ekledi “12 Eylül’de 400 bin kişi tutuklanmıştı. Yine tutuklarız”. Ben de savcının adını vermeden bunları yazdım. FETÖ’nün yayın organları hemen saldırıya geçti. Ve ilginçtir savcı önce İstanbul’da küçük bir Adliye’ye sürüldü oradan da başka ile tayin edildi. Bunu nasıl ve kim yaptı hiç öğrenemedim. En azından darbe girişimi sonrası yeniden etkin bir pozisyona getirilebilirdi. Getirmediler. Niye anlamadım.

Darbe girişimi ile ilgili değil ama sonrası ile ilgili başka soru işaretlerim de var ama en önemlileri bunlar.

Ve hâlâ pek çok FETÖ’cü devlet içinde ve iş dünyasında etkin.

Bu yüzden de ben darbe girişimini asla ve asla bir tiyatro olarak görmedim.

Ama sonrasında olanlar, yani FETÖ ile mücadele iddiası bence ciddi bir tiyatrodur.

Ve zannederim Erdoğan’a rağmen sahneye konmaktadır.

Bu arada yukarıdaki yazıda Bank Asya’dan SPK Başkanlığına terfi ettirilen kişiden bahsetmişken aklıma geldi.

THK Üniversitesi eski rektörü Ünsal Ban diye biri vardı.

AKP milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ile evliydi ve boşanma sürecinde pek çok iddia ortaya atmıştı.

Bunlardan bazıları milletvekili eşi ve SPK Başkanı ağabeyi Ali Fuat Taşkesenlioğlu hakkındaydı.

SPK’da rüşvet karşılığı iş yapıldığını, SPK Başkanı’nın rüşvet karşılığı iş yaptığını söylüyordu. Sedat Peker de bu kişinin 180 milyon dolar serveti olduğunu açıklıyordu.

Bu iddialar soruşturulmadı ama bu iddiaları ortaya atan Ünsal Ban 2023 başında tutuklandı. 2023 Ekim ayında serbest bırakıldı.

Kendisinden de bir daha haber alınamadı.

Tam da fıkradaki gibi oldu.

Ali’nin sorduğu sorulara “Zil niye erken çaldı, Ali nerede” soruları eklendi. 

27 Mayıs Bayramı’nı hatırlayan var mı!

15 Temmuz’un hakiki bir darbe girişimi olduğundan şüphe etmeyen muhaliflerin bile sorduğu bir soru ya da yaptığı bir eleştiri var.

“Darbe girişimi bayram diye kutlanır mı, en azından o gün hayatını kaybedenlere ayıp değil mi?”

15 Temmuz bir bayramdan çok bir anma günü olarak adlandırmak daha doğru olur ve ne yazık ki, Türkiye’nin geleneğinde böyle şeyler vardır.

Konjonktürel anma ve kutlama günleri.

Gençler hatırlamaz bırakın hatırlamayı bilmezler ama Türkiye’de eskiden 27 Mayıs’ta yani 27 Mayıs 1960 darbesinin yıldönümünde kutlanan bir bayram vardı.

Adı da “27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı” idi.

Ve nasıl ki 23 Nisan TBMM’nin, 30 Ağustos TSK’nın, 29 Ekim Cumhurbaşkanı’nın bayramı ise 27 Mayıs’ın sahibi de Anayasa Mahkemesi idi.

Törenler Anayasa Mahkemesi’nde yapılır tebrikler ona iletilirdi.

27 Mayıs darbesini yapanların 1963 yılında ilan ettiği bayram 12 Eylül darbesinden iki ay sonra ilga edildi ve bir daha da kutlanmadı.

Muhtemelen yeni darbeciler eskisini kutlamaya gerek duymadılar.

Zaten askıya aldıkları Anayasa’nın nesini kutlayacaklardı.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Mücadele mücadele etmek için yapıldığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Tahliye adalet gereğidir
Köşe Yazıları
Tahliye adalet gereğidir

Fatih Altaylı

Mayıs 14, 2026

İhanetin her türlüsü
Köşe Yazıları
İhanetin her türlüsü

Fatih Altaylı

Mayıs 12, 2026

Eczane rafları çok şey anlatıyor
Köşe Yazıları
Eczane rafları çok şey anlatıyor

Fatih Altaylı

Mayıs 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sezen Aksu’nun ilk albüm teklifini reddettim” görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Emre AltuğFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sezen Aksu’nun ilk albüm teklifini reddettim”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:38 Konservatuvara ne zaman başladı? 04:36 Şarkıcılık kariyeri nasıl başladı? 08:35 Müzik eğitimi aldı mı? 11:18 Oyunculuk kariyeri nasıl başladı? 14:48 Çağla Şikel ile olan geçmiş evliliği 26:11 Planlanan bir dizi projesi var mı? 29:05 Rusya'daki popülerliği 30:39 "Bir Pop Masalı" projesi 41:54 Evlenmeyi düşünüyor mu? 45:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Mayıs 10, 2026
Yapay zeka kimin kontrolünde? görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Altan Çakır & Ozan Sihay - Teke Tek BilimYapay zeka kimin kontrolünde?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:58 Üniversitelerdeki "Veri Bilimi ve Analitiği" bölümü 05:10 Üniversitelerin öğretimlerini 3 yıla düşürme planı 09:16 Türkiye ve dünyanın diğer ülkeleri arasında araştırma kültüründe farklılıklar var mı? 18:44 Yapay zeka uygulamalarının birbirlerinden farkları neler? 22:54 Physical AI nedir? 33:50 Yapay zeka ile ilgili neden bu kadar panik var? 38:07 Yapay zeka ile yapılan müziklerin hakları kime ait oluyor? 49:23 Yapay zeka kimlerin kontrolünde? 50:56 Egemen yapay zeka nedir? 54:52 Yapay zeka en hızlı hangi alanlarda gelişiyor? 1:01:15 Yapay zeka hayal edebiliyor mu? 1:13:31 Egemen yapay zekaya sahip olabilecek uluslar 1:19:41 Yapay zeka insanlara karşı kendi uygarlığını oluşturabilir mi? 1:32:13 Yapay zeka kültürü oluşacak mı? 1:46:11 Kapanış
Mayıs 10, 2026
Tatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekTatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:06 Hilux’ın tarihi 05:01 Hilux’ın en dolu modeli: Hilux GR Sport 07:45 Hilux’ın donanımları 13:35 Tasarım özellikleri 19:00 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 4, 2026