İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Dostlar aynı düşünmek zorunda değildir

  • Bakan! Fransız liselerinden çek elini…

  • Suudiler ve İran aynı okulları açsa ne düşünürdünüz!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Dostlar aynı düşünmek zorunda değildir

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 22, 2024

Yazı İçeriği

  • Dostlar aynı düşünmek zorunda değildir

  • Bakan! Fransız liselerinden çek elini…

  • Suudiler ve İran aynı okulları açsa ne düşünürdünüz!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bakan! Fransız liselerinden çek elini…

Zaman zaman farklı konulardaki fikirlerini, yayınlanmam için bana yolladığı mektuplarla sizlere ulaştıran sevgili dostum Celal Şengör, bu kez de Milli Eğitim Bakanı ya da Bakanlığı ile Fransız büyükelçiliğine ait Fransız okulları ile Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki çekişmeye ilişkin düşüncelerini kaleme aldığı bir mektup yolladı.

Mektup elime geçtiğinde Türkiye dışındaydım.

Hemen Celal’i aradım. Bu mektuptaki fikirlerine katılmadığımı belirttim ve çekincelerimi ya da kendi düşüncelerimi aktardım.

Daha sonra bunları yazılı hale getirip kendisine ilettim.

Celal Şengör’ün de fikirlerinde bazı değişikliklere neden olmuş olabilirim.

Şunu da söyleyeyim.

Celal Şengör bu dünyadaki en yakın dostlarımdan biri.

Bilgisine güvendiğim, aydın cesaretine saygı duyduğum bir yoldaşım.

Ancak insanların birbirilerine saygı, muhabbet, dostluk duymaları farklı fikirlerde olmalarına engel değil.

Ya da farklı fikirlerde olmaları dost olmalarına engel değil.

Benim de Murat’la, İlber Hoca ile, Celal’le ya da pek çok diğer dostumla farklı düşüncelere sahip olmam bu düşünceler samimi ve menfaate dayalı olmadıkça dost olmamıza engel değil.

Mesela bir diğer çok yakın dostum Faruk Süren’le de özellikle Galatasaray konusunda farklı fikirlere sahibiz. Ama bu benim her gün onunla en az bir kez telefonda konuşmama, haftada birkaç buluşup yemek yememize, fikirlerimizi paylaşıp, tartışmamıza engel olmadığı gibi, onun benim en sevdiğim insanlardan biri olmasına mani teşkil etmiyor.

Şimdi size aşağıda Celal Şengör’ün mektubunu ve benim ona ilettiğim çekinceleri aktarıyorum.

Millî Eğitim Bakanı, 

Charles de Gaulle ve Pierre Loti okullarını tehdit ederek onların da kendi yarattığın ucube, gerici programı adapte etmelerini istiyorsun. Umarım bu okullar seni ciddiye almazlar. Bir ülkede faaliyet gösteren her orta öğretim okulu elbette o ülkenin Millî Eğitim Bakanının denetiminde olmak zorundadır. Ancak bu kural Türkiye’de artık geçerliliğini yitirmiştir, çünkü sen hem ülkemizin anayasasına ham de o anayasaya dayanan kanunlarımıza aykırı, gerici eğitim programları üretip bunları okullara dayatmak istiyorsun. Charles de Gaulle ve Pierre Loti okulları tabiatıyla öncelikle anayasayı ve kanunları göz önünde bulundurmak zorundadırlar, onları zedeleyen seni ve hempanı değil. Dolayısıyla, sen anayasaya ve kanunlara aykırı işler yaptıkça, lâik bir sistemle yönetilmeye çalışılan ülkemizde lise giriş imtihanlarına din ve fen sorularını aynı ağırlıkta koydurdukça, aslında yasaklanması gereken tarikatları okullarımıza soktukça seni kimse dinlemez, çünkü bu anayasamıza aykırıdır. Sersem trollerin okullarımızı CHP programı öğretmekle itham ediyor. Bu tumturaklı yalan kimi kandırıyor sanırsın? 

Charles de Gaulle ve Pierre Loti eğitim yuvalarını ‘sömürge okulları’ olmakla itham ediyorsun. Hayır! Bilhassa Pierre Loti bir Türkiye aşığı, Türk dostu büyük bir yazardı. Onun anısına saldırmak ülkemizi gayri medenî göstermez mi? Onun ve Nazi zorbalığına boyun eğmeden ülkesini Hitler’in pençelerinden kurtaran General de Gaulle’ün adını taşıyan okullar çağdaş medeniyetin gerektiği bir eğitim vermektedirler. Niçin sayısız yurttaşımızın çocuklarını o okullara sokabilmek için çalıştıklarını zannediyorsun. Niyetleri çocuklarının Atatürk ilkeleri, yani sağlıklı aklın doğrultusunda, uygar bir ortamda yetişmelerini sağlamak, senin gericileştirmek niyetinde olduğun okullardan kaçırmaktır. Ben olsam ben de öyle yapardım. Nitekim Oya ve ben de çocuğumuzu bir yabancı okuluna vermiştik.  Şükür iyi bir eğitim alabildi. Sonunda dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan ETH-Zürich’e girebildi ve oradan doktorasını da aldı. Umarım bu ülkenin insanları senin ve hempalarının oturdukları koltuklardan, trollerinin de X’den uzaklaştırılmalarını sağlayacaktır. Sen ülkemizin geleceği için açık ve büyük bir tehditsin. Bunu tüm velîlerin idrak etmelerini temenni ederim. 

Prof. Dr. Dr. h.c. mult. A. M. Celâl Şengör

Avrupa, ABD, Rus Federasyonu, Almanya, Avusturya ve İtalya Akademileri üyesi, Lutaud, Rammal, Bigsby, Steinmann ve Suess madalyaları sahibi.

Suudiler ve İran aynı okulları açsa ne düşünürdünüz!

Celal Şengör’ün yukarıdaki yazısında aktardığı fikirlere hiç ama hiç katılmıyorum.

Benim Milli Eğitim Bakanı hakkındaki fikirlerimi biliyorsunuz.

Herhangi bir okuldaki bir müstahdemin, Türk milli eğitimine ondan daha fazla katkıda bulunduğuna, bu şahsın Türk milli eğitimine ve Türkiye’nin geleceğine verdiği zararı, Türkiye’yi işgal etmiş bir düşman ordusunun dahi veremeyeceğine kanaatim tamdır ve bu kanaatimden zerre geri adım atmam.

Ne var ki, bu kanaatim dahi, bu konuda Milli Eğitim Bakanı’nı daha haklı gördüğüm gerçeğini deştirmez.

Nasıl ki, Celal’e olan sevgim onun her fikrine katılmamı gerektirmiyorsa, Bakan’a karşı içimde oluşan bulantıya benzer hissiyat onun her yaptığına yanlış dememi de gerektirmiyor.

Bakan Tekin, Fransız Büyükelçiliğine bağlı Ankara ve İstanbul’daki iki okulun Türk eğitim sistemine bağlı olmamasının sorun olduğunu söylüyor ve buna gerekçe olarak da bu okulların Türk öğrenci de kabul ediyor olmasını gösteriyor.

Bence haklı.

Bu okullar asıl olarak Türkiye’de yaşayan Fransızların, büyükelçilik görevlilerinin, Türkiye’deki Fransız expatların çocuklarının eğitim ve öğretimlerini sağlamak için açılmışlardı.

Daha sonra anne babası “frankofon” yanı Fransız eğitimine sahip çocukları da kabul etmeye başladılar. Sonrasında torpili olan herkes bu okullara girmeye başladı.

Bugün AKP’li Aile Bakanı’nın oğlu da, AKP sözcüsü Nagehan Alçı ve eski kocasının çocukları da bu okullarda okuyor.

Ancak bu okulların Türk milli eğitimi ile bir denkliği yok ve aslında bu okulların verdiği diplomayı Türk Milli Eğitimi tanımıyor. Zaten bu okullardan eğitimin yarısında ayrılan birisinin Türkiye’de eğitimine devam etmesi fiilen imkansız.

Ancak bu okullara giren Türk çocuklarının genelde torpilli ve güçlü ailelerin çocukları olması, özellikle AKP döneminde bu gücün kullanılması nedeniyle sorun olmaya başladı.

Bakan Tekin’in söylediğine göre bu okuldan mezun olanlar Türkiye’deki üniversitelere yabancı öğrenci statüsü ile kabul ediliyormuş.

Bu bile başla başına büyük bir haksızlık.

Tabii beni asıl rahatsız eden ve Bakan’a hak vermeme neden olan ise bu gibi okullarla Türkiye’de Atatürk tarafından koyulmuş “Tevhidi Tedrisat” anlayışının ortadan kalkıyor olması.

Fransız devletinin böyle bir okula sahip olması, Batı kültür ve medeniyetinin Türkiye’de yayılması bakamından Celal ve benim gibi Batı yanlısı kişilerin hoşuna gidebilir. Hatta yerli ve millilikte mangalda kül bırakmayan birtakım ilkesizlerin çocukları buraya gittiği için bu konuda onlar da Fransızlardan yana tavır alabilirler.

Ama bir de mefhumu muhalifinden düşünmek lazım.

Örnek mi!

Diyelim ki, yarın İran Büyükelçiliği de Türkiye’deki İranlılar için böyle birkaç okul açtı. Daha sonra buraya Türk öğrenci de kabul etmeye başladı. Ve bu okullarda İran rejiminin düşüncesi, fikriyatı, siyaseti çocuklara aktarılmaya başlandı.

İster misiniz!

İran açar da, Suudiler durur mu!

Suudi Büyükelçiliği de Türkiye’deki Suudi vatandaşları için böyle bir okul açtı ve burada şeriatçı bir eğitime geçti. Ve burada Türk öğrenciler de okumaya başladı.

Fransız okullarına sıcak bakanlar böyle bir şeye de olumlu bakar mı!

Ya da Milli Eğitim Bakanı bu okullara ses çıkarmasa Milli Eğitim Bakanı’nı onaylar mı!

Mütekabiliyet açısından bakarsak acaba Fransa Türk Büyükelçiliğinin ya da konsolosluklarının Fransa’da benzer okullar açmasına izin verir mi!

Üstelik de Fransa’da 1 milyona yakın Türk vatandaşı yaşarken.

Bu nedenle ben burada Celal gibi düşünmüyorum.

Bu okullar olabilir, müktesep haktır.

Ama Türk öğrenci kabul etmemeli.

Nokta…

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Karar vermeden önce özneye göre değil fiile baktığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara
Köşe Yazıları
Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara

Fatih Altaylı

Ekim 29, 2026

Pamuk ipliği
Köşe Yazıları
Pamuk ipliği

Fatih Altaylı

Ekim 28, 2026

Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!
Köşe Yazıları
Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!

Fatih Altaylı

Ekim 27, 2026

  • Videolar

Tümü
"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:24 Cumhuriyet bize ne öğretti? 03:38 Atatürk'ü diğer paşalardan ayıran neydi? 09:36 Samsun'dan Büyük Millet Meclisi'ne 12:17 Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Kurtuluş Savaşı'na nasıl katıldı? 14:24 Atatürk Anadolu'ya İngilizlerin izniyle mi geçti? 18:22 Nutuk neden bu kadar önemli? 20:50 Sakarya Meydan Muharebesi 25:27 Büyük Taarruz'a hazırlık 28:41 Atatürk bir diktatör müydü? 29:21 Atatürk neden bir Türk tarihi yazdırmak istedi? 36:02 Harf devrimi 39:50 Soyadı Kanunu neden önemliydi? 43:42 Cumhuriyet iyi insan yetiştirdi mi? 44:46 Cumhuriyet Anadolu'ya ulaşabildi mi? 47:16 Tek parti dönemi daha mı iyiydi? 51:11 Cumhuriyetin en önemli devrimi hangisi? 54:14 Kadın hakları ve Medeni Kanun 56:04 Cumhuriyet Osmanlı'yı reddetti mi? 58:08 Atatürk döneminde bankacılık 1:00:44 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 29, 2026
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir" görseli
FatihAltaylı
YouTube
EypioFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:14 Eypio'nun ailesi nereden geliyor? 04:10 Hollanda'ya uzanan kaçak yolculuk 17:47 Müziğe nasıl başladı? 18:58 Türkiye'ye dönüşü ve ticari girişimleri 22:12 "Günah Benim" şarkısının hikayesi 25:41 Kibariye ve Sibel Can ile düetleri 30:58 "Yeraltı" dizisinin şarkıları 32:13 Özdemir Erdoğan ile yaşanan tartışma 35:22 Türk rapinin dünyadaki yeri 39:10 Şarkılarını nasıl yazıyor? 46:09 Ailesi ve kızları 49:47 Rahat bir hayat müziğini etkiliyor mu? 51:35 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 25, 2026