İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Dostlar aynı düşünmek zorunda değildir

  • Bakan! Fransız liselerinden çek elini…

  • Suudiler ve İran aynı okulları açsa ne düşünürdünüz!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Dostlar aynı düşünmek zorunda değildir

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 22, 2024

Yazı İçeriği

  • Dostlar aynı düşünmek zorunda değildir

  • Bakan! Fransız liselerinden çek elini…

  • Suudiler ve İran aynı okulları açsa ne düşünürdünüz!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bakan! Fransız liselerinden çek elini…

Zaman zaman farklı konulardaki fikirlerini, yayınlanmam için bana yolladığı mektuplarla sizlere ulaştıran sevgili dostum Celal Şengör, bu kez de Milli Eğitim Bakanı ya da Bakanlığı ile Fransız büyükelçiliğine ait Fransız okulları ile Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki çekişmeye ilişkin düşüncelerini kaleme aldığı bir mektup yolladı.

Mektup elime geçtiğinde Türkiye dışındaydım.

Hemen Celal’i aradım. Bu mektuptaki fikirlerine katılmadığımı belirttim ve çekincelerimi ya da kendi düşüncelerimi aktardım.

Daha sonra bunları yazılı hale getirip kendisine ilettim.

Celal Şengör’ün de fikirlerinde bazı değişikliklere neden olmuş olabilirim.

Şunu da söyleyeyim.

Celal Şengör bu dünyadaki en yakın dostlarımdan biri.

Bilgisine güvendiğim, aydın cesaretine saygı duyduğum bir yoldaşım.

Ancak insanların birbirilerine saygı, muhabbet, dostluk duymaları farklı fikirlerde olmalarına engel değil.

Ya da farklı fikirlerde olmaları dost olmalarına engel değil.

Benim de Murat’la, İlber Hoca ile, Celal’le ya da pek çok diğer dostumla farklı düşüncelere sahip olmam bu düşünceler samimi ve menfaate dayalı olmadıkça dost olmamıza engel değil.

Mesela bir diğer çok yakın dostum Faruk Süren’le de özellikle Galatasaray konusunda farklı fikirlere sahibiz. Ama bu benim her gün onunla en az bir kez telefonda konuşmama, haftada birkaç buluşup yemek yememize, fikirlerimizi paylaşıp, tartışmamıza engel olmadığı gibi, onun benim en sevdiğim insanlardan biri olmasına mani teşkil etmiyor.

Şimdi size aşağıda Celal Şengör’ün mektubunu ve benim ona ilettiğim çekinceleri aktarıyorum.

Millî Eğitim Bakanı, 

Charles de Gaulle ve Pierre Loti okullarını tehdit ederek onların da kendi yarattığın ucube, gerici programı adapte etmelerini istiyorsun. Umarım bu okullar seni ciddiye almazlar. Bir ülkede faaliyet gösteren her orta öğretim okulu elbette o ülkenin Millî Eğitim Bakanının denetiminde olmak zorundadır. Ancak bu kural Türkiye’de artık geçerliliğini yitirmiştir, çünkü sen hem ülkemizin anayasasına ham de o anayasaya dayanan kanunlarımıza aykırı, gerici eğitim programları üretip bunları okullara dayatmak istiyorsun. Charles de Gaulle ve Pierre Loti okulları tabiatıyla öncelikle anayasayı ve kanunları göz önünde bulundurmak zorundadırlar, onları zedeleyen seni ve hempanı değil. Dolayısıyla, sen anayasaya ve kanunlara aykırı işler yaptıkça, lâik bir sistemle yönetilmeye çalışılan ülkemizde lise giriş imtihanlarına din ve fen sorularını aynı ağırlıkta koydurdukça, aslında yasaklanması gereken tarikatları okullarımıza soktukça seni kimse dinlemez, çünkü bu anayasamıza aykırıdır. Sersem trollerin okullarımızı CHP programı öğretmekle itham ediyor. Bu tumturaklı yalan kimi kandırıyor sanırsın? 

Charles de Gaulle ve Pierre Loti eğitim yuvalarını ‘sömürge okulları’ olmakla itham ediyorsun. Hayır! Bilhassa Pierre Loti bir Türkiye aşığı, Türk dostu büyük bir yazardı. Onun anısına saldırmak ülkemizi gayri medenî göstermez mi? Onun ve Nazi zorbalığına boyun eğmeden ülkesini Hitler’in pençelerinden kurtaran General de Gaulle’ün adını taşıyan okullar çağdaş medeniyetin gerektiği bir eğitim vermektedirler. Niçin sayısız yurttaşımızın çocuklarını o okullara sokabilmek için çalıştıklarını zannediyorsun. Niyetleri çocuklarının Atatürk ilkeleri, yani sağlıklı aklın doğrultusunda, uygar bir ortamda yetişmelerini sağlamak, senin gericileştirmek niyetinde olduğun okullardan kaçırmaktır. Ben olsam ben de öyle yapardım. Nitekim Oya ve ben de çocuğumuzu bir yabancı okuluna vermiştik.  Şükür iyi bir eğitim alabildi. Sonunda dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan ETH-Zürich’e girebildi ve oradan doktorasını da aldı. Umarım bu ülkenin insanları senin ve hempalarının oturdukları koltuklardan, trollerinin de X’den uzaklaştırılmalarını sağlayacaktır. Sen ülkemizin geleceği için açık ve büyük bir tehditsin. Bunu tüm velîlerin idrak etmelerini temenni ederim. 

Prof. Dr. Dr. h.c. mult. A. M. Celâl Şengör

Avrupa, ABD, Rus Federasyonu, Almanya, Avusturya ve İtalya Akademileri üyesi, Lutaud, Rammal, Bigsby, Steinmann ve Suess madalyaları sahibi.

Suudiler ve İran aynı okulları açsa ne düşünürdünüz!

Celal Şengör’ün yukarıdaki yazısında aktardığı fikirlere hiç ama hiç katılmıyorum.

Benim Milli Eğitim Bakanı hakkındaki fikirlerimi biliyorsunuz.

Herhangi bir okuldaki bir müstahdemin, Türk milli eğitimine ondan daha fazla katkıda bulunduğuna, bu şahsın Türk milli eğitimine ve Türkiye’nin geleceğine verdiği zararı, Türkiye’yi işgal etmiş bir düşman ordusunun dahi veremeyeceğine kanaatim tamdır ve bu kanaatimden zerre geri adım atmam.

Ne var ki, bu kanaatim dahi, bu konuda Milli Eğitim Bakanı’nı daha haklı gördüğüm gerçeğini deştirmez.

Nasıl ki, Celal’e olan sevgim onun her fikrine katılmamı gerektirmiyorsa, Bakan’a karşı içimde oluşan bulantıya benzer hissiyat onun her yaptığına yanlış dememi de gerektirmiyor.

Bakan Tekin, Fransız Büyükelçiliğine bağlı Ankara ve İstanbul’daki iki okulun Türk eğitim sistemine bağlı olmamasının sorun olduğunu söylüyor ve buna gerekçe olarak da bu okulların Türk öğrenci de kabul ediyor olmasını gösteriyor.

Bence haklı.

Bu okullar asıl olarak Türkiye’de yaşayan Fransızların, büyükelçilik görevlilerinin, Türkiye’deki Fransız expatların çocuklarının eğitim ve öğretimlerini sağlamak için açılmışlardı.

Daha sonra anne babası “frankofon” yanı Fransız eğitimine sahip çocukları da kabul etmeye başladılar. Sonrasında torpili olan herkes bu okullara girmeye başladı.

Bugün AKP’li Aile Bakanı’nın oğlu da, AKP sözcüsü Nagehan Alçı ve eski kocasının çocukları da bu okullarda okuyor.

Ancak bu okulların Türk milli eğitimi ile bir denkliği yok ve aslında bu okulların verdiği diplomayı Türk Milli Eğitimi tanımıyor. Zaten bu okullardan eğitimin yarısında ayrılan birisinin Türkiye’de eğitimine devam etmesi fiilen imkansız.

Ancak bu okullara giren Türk çocuklarının genelde torpilli ve güçlü ailelerin çocukları olması, özellikle AKP döneminde bu gücün kullanılması nedeniyle sorun olmaya başladı.

Bakan Tekin’in söylediğine göre bu okuldan mezun olanlar Türkiye’deki üniversitelere yabancı öğrenci statüsü ile kabul ediliyormuş.

Bu bile başla başına büyük bir haksızlık.

Tabii beni asıl rahatsız eden ve Bakan’a hak vermeme neden olan ise bu gibi okullarla Türkiye’de Atatürk tarafından koyulmuş “Tevhidi Tedrisat” anlayışının ortadan kalkıyor olması.

Fransız devletinin böyle bir okula sahip olması, Batı kültür ve medeniyetinin Türkiye’de yayılması bakamından Celal ve benim gibi Batı yanlısı kişilerin hoşuna gidebilir. Hatta yerli ve millilikte mangalda kül bırakmayan birtakım ilkesizlerin çocukları buraya gittiği için bu konuda onlar da Fransızlardan yana tavır alabilirler.

Ama bir de mefhumu muhalifinden düşünmek lazım.

Örnek mi!

Diyelim ki, yarın İran Büyükelçiliği de Türkiye’deki İranlılar için böyle birkaç okul açtı. Daha sonra buraya Türk öğrenci de kabul etmeye başladı. Ve bu okullarda İran rejiminin düşüncesi, fikriyatı, siyaseti çocuklara aktarılmaya başlandı.

İster misiniz!

İran açar da, Suudiler durur mu!

Suudi Büyükelçiliği de Türkiye’deki Suudi vatandaşları için böyle bir okul açtı ve burada şeriatçı bir eğitime geçti. Ve burada Türk öğrenciler de okumaya başladı.

Fransız okullarına sıcak bakanlar böyle bir şeye de olumlu bakar mı!

Ya da Milli Eğitim Bakanı bu okullara ses çıkarmasa Milli Eğitim Bakanı’nı onaylar mı!

Mütekabiliyet açısından bakarsak acaba Fransa Türk Büyükelçiliğinin ya da konsolosluklarının Fransa’da benzer okullar açmasına izin verir mi!

Üstelik de Fransa’da 1 milyona yakın Türk vatandaşı yaşarken.

Bu nedenle ben burada Celal gibi düşünmüyorum.

Bu okullar olabilir, müktesep haktır.

Ama Türk öğrenci kabul etmemeli.

Nokta…

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Karar vermeden önce özneye göre değil fiile baktığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı
Köşe Yazıları
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı

Fatih Altaylı

Eylül 16, 2026

Eklemek için tehlikeli kelime
Köşe Yazıları
Eklemek için tehlikeli kelime

Fatih Altaylı

Eylül 15, 2026

Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026