İstanbul 29°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Dostlar aynı düşünmek zorunda değildir

  • Bakan! Fransız liselerinden çek elini…

  • Suudiler ve İran aynı okulları açsa ne düşünürdünüz!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Dostlar aynı düşünmek zorunda değildir

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 22, 2024

Yazı İçeriği

  • Dostlar aynı düşünmek zorunda değildir

  • Bakan! Fransız liselerinden çek elini…

  • Suudiler ve İran aynı okulları açsa ne düşünürdünüz!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bakan! Fransız liselerinden çek elini…

Zaman zaman farklı konulardaki fikirlerini, yayınlanmam için bana yolladığı mektuplarla sizlere ulaştıran sevgili dostum Celal Şengör, bu kez de Milli Eğitim Bakanı ya da Bakanlığı ile Fransız büyükelçiliğine ait Fransız okulları ile Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki çekişmeye ilişkin düşüncelerini kaleme aldığı bir mektup yolladı.

Mektup elime geçtiğinde Türkiye dışındaydım.

Hemen Celal’i aradım. Bu mektuptaki fikirlerine katılmadığımı belirttim ve çekincelerimi ya da kendi düşüncelerimi aktardım.

Daha sonra bunları yazılı hale getirip kendisine ilettim.

Celal Şengör’ün de fikirlerinde bazı değişikliklere neden olmuş olabilirim.

Şunu da söyleyeyim.

Celal Şengör bu dünyadaki en yakın dostlarımdan biri.

Bilgisine güvendiğim, aydın cesaretine saygı duyduğum bir yoldaşım.

Ancak insanların birbirilerine saygı, muhabbet, dostluk duymaları farklı fikirlerde olmalarına engel değil.

Ya da farklı fikirlerde olmaları dost olmalarına engel değil.

Benim de Murat’la, İlber Hoca ile, Celal’le ya da pek çok diğer dostumla farklı düşüncelere sahip olmam bu düşünceler samimi ve menfaate dayalı olmadıkça dost olmamıza engel değil.

Mesela bir diğer çok yakın dostum Faruk Süren’le de özellikle Galatasaray konusunda farklı fikirlere sahibiz. Ama bu benim her gün onunla en az bir kez telefonda konuşmama, haftada birkaç buluşup yemek yememize, fikirlerimizi paylaşıp, tartışmamıza engel olmadığı gibi, onun benim en sevdiğim insanlardan biri olmasına mani teşkil etmiyor.

Şimdi size aşağıda Celal Şengör’ün mektubunu ve benim ona ilettiğim çekinceleri aktarıyorum.

Millî Eğitim Bakanı, 

Charles de Gaulle ve Pierre Loti okullarını tehdit ederek onların da kendi yarattığın ucube, gerici programı adapte etmelerini istiyorsun. Umarım bu okullar seni ciddiye almazlar. Bir ülkede faaliyet gösteren her orta öğretim okulu elbette o ülkenin Millî Eğitim Bakanının denetiminde olmak zorundadır. Ancak bu kural Türkiye’de artık geçerliliğini yitirmiştir, çünkü sen hem ülkemizin anayasasına ham de o anayasaya dayanan kanunlarımıza aykırı, gerici eğitim programları üretip bunları okullara dayatmak istiyorsun. Charles de Gaulle ve Pierre Loti okulları tabiatıyla öncelikle anayasayı ve kanunları göz önünde bulundurmak zorundadırlar, onları zedeleyen seni ve hempanı değil. Dolayısıyla, sen anayasaya ve kanunlara aykırı işler yaptıkça, lâik bir sistemle yönetilmeye çalışılan ülkemizde lise giriş imtihanlarına din ve fen sorularını aynı ağırlıkta koydurdukça, aslında yasaklanması gereken tarikatları okullarımıza soktukça seni kimse dinlemez, çünkü bu anayasamıza aykırıdır. Sersem trollerin okullarımızı CHP programı öğretmekle itham ediyor. Bu tumturaklı yalan kimi kandırıyor sanırsın? 

Charles de Gaulle ve Pierre Loti eğitim yuvalarını ‘sömürge okulları’ olmakla itham ediyorsun. Hayır! Bilhassa Pierre Loti bir Türkiye aşığı, Türk dostu büyük bir yazardı. Onun anısına saldırmak ülkemizi gayri medenî göstermez mi? Onun ve Nazi zorbalığına boyun eğmeden ülkesini Hitler’in pençelerinden kurtaran General de Gaulle’ün adını taşıyan okullar çağdaş medeniyetin gerektiği bir eğitim vermektedirler. Niçin sayısız yurttaşımızın çocuklarını o okullara sokabilmek için çalıştıklarını zannediyorsun. Niyetleri çocuklarının Atatürk ilkeleri, yani sağlıklı aklın doğrultusunda, uygar bir ortamda yetişmelerini sağlamak, senin gericileştirmek niyetinde olduğun okullardan kaçırmaktır. Ben olsam ben de öyle yapardım. Nitekim Oya ve ben de çocuğumuzu bir yabancı okuluna vermiştik.  Şükür iyi bir eğitim alabildi. Sonunda dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan ETH-Zürich’e girebildi ve oradan doktorasını da aldı. Umarım bu ülkenin insanları senin ve hempalarının oturdukları koltuklardan, trollerinin de X’den uzaklaştırılmalarını sağlayacaktır. Sen ülkemizin geleceği için açık ve büyük bir tehditsin. Bunu tüm velîlerin idrak etmelerini temenni ederim. 

Prof. Dr. Dr. h.c. mult. A. M. Celâl Şengör

Avrupa, ABD, Rus Federasyonu, Almanya, Avusturya ve İtalya Akademileri üyesi, Lutaud, Rammal, Bigsby, Steinmann ve Suess madalyaları sahibi.

Suudiler ve İran aynı okulları açsa ne düşünürdünüz!

Celal Şengör’ün yukarıdaki yazısında aktardığı fikirlere hiç ama hiç katılmıyorum.

Benim Milli Eğitim Bakanı hakkındaki fikirlerimi biliyorsunuz.

Herhangi bir okuldaki bir müstahdemin, Türk milli eğitimine ondan daha fazla katkıda bulunduğuna, bu şahsın Türk milli eğitimine ve Türkiye’nin geleceğine verdiği zararı, Türkiye’yi işgal etmiş bir düşman ordusunun dahi veremeyeceğine kanaatim tamdır ve bu kanaatimden zerre geri adım atmam.

Ne var ki, bu kanaatim dahi, bu konuda Milli Eğitim Bakanı’nı daha haklı gördüğüm gerçeğini deştirmez.

Nasıl ki, Celal’e olan sevgim onun her fikrine katılmamı gerektirmiyorsa, Bakan’a karşı içimde oluşan bulantıya benzer hissiyat onun her yaptığına yanlış dememi de gerektirmiyor.

Bakan Tekin, Fransız Büyükelçiliğine bağlı Ankara ve İstanbul’daki iki okulun Türk eğitim sistemine bağlı olmamasının sorun olduğunu söylüyor ve buna gerekçe olarak da bu okulların Türk öğrenci de kabul ediyor olmasını gösteriyor.

Bence haklı.

Bu okullar asıl olarak Türkiye’de yaşayan Fransızların, büyükelçilik görevlilerinin, Türkiye’deki Fransız expatların çocuklarının eğitim ve öğretimlerini sağlamak için açılmışlardı.

Daha sonra anne babası “frankofon” yanı Fransız eğitimine sahip çocukları da kabul etmeye başladılar. Sonrasında torpili olan herkes bu okullara girmeye başladı.

Bugün AKP’li Aile Bakanı’nın oğlu da, AKP sözcüsü Nagehan Alçı ve eski kocasının çocukları da bu okullarda okuyor.

Ancak bu okulların Türk milli eğitimi ile bir denkliği yok ve aslında bu okulların verdiği diplomayı Türk Milli Eğitimi tanımıyor. Zaten bu okullardan eğitimin yarısında ayrılan birisinin Türkiye’de eğitimine devam etmesi fiilen imkansız.

Ancak bu okullara giren Türk çocuklarının genelde torpilli ve güçlü ailelerin çocukları olması, özellikle AKP döneminde bu gücün kullanılması nedeniyle sorun olmaya başladı.

Bakan Tekin’in söylediğine göre bu okuldan mezun olanlar Türkiye’deki üniversitelere yabancı öğrenci statüsü ile kabul ediliyormuş.

Bu bile başla başına büyük bir haksızlık.

Tabii beni asıl rahatsız eden ve Bakan’a hak vermeme neden olan ise bu gibi okullarla Türkiye’de Atatürk tarafından koyulmuş “Tevhidi Tedrisat” anlayışının ortadan kalkıyor olması.

Fransız devletinin böyle bir okula sahip olması, Batı kültür ve medeniyetinin Türkiye’de yayılması bakamından Celal ve benim gibi Batı yanlısı kişilerin hoşuna gidebilir. Hatta yerli ve millilikte mangalda kül bırakmayan birtakım ilkesizlerin çocukları buraya gittiği için bu konuda onlar da Fransızlardan yana tavır alabilirler.

Ama bir de mefhumu muhalifinden düşünmek lazım.

Örnek mi!

Diyelim ki, yarın İran Büyükelçiliği de Türkiye’deki İranlılar için böyle birkaç okul açtı. Daha sonra buraya Türk öğrenci de kabul etmeye başladı. Ve bu okullarda İran rejiminin düşüncesi, fikriyatı, siyaseti çocuklara aktarılmaya başlandı.

İster misiniz!

İran açar da, Suudiler durur mu!

Suudi Büyükelçiliği de Türkiye’deki Suudi vatandaşları için böyle bir okul açtı ve burada şeriatçı bir eğitime geçti. Ve burada Türk öğrenciler de okumaya başladı.

Fransız okullarına sıcak bakanlar böyle bir şeye de olumlu bakar mı!

Ya da Milli Eğitim Bakanı bu okullara ses çıkarmasa Milli Eğitim Bakanı’nı onaylar mı!

Mütekabiliyet açısından bakarsak acaba Fransa Türk Büyükelçiliğinin ya da konsolosluklarının Fransa’da benzer okullar açmasına izin verir mi!

Üstelik de Fransa’da 1 milyona yakın Türk vatandaşı yaşarken.

Bu nedenle ben burada Celal gibi düşünmüyorum.

Bu okullar olabilir, müktesep haktır.

Ama Türk öğrenci kabul etmemeli.

Nokta…

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Karar vermeden önce özneye göre değil fiile baktığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ahmet Davutoğlu ve iç bükey aynasının vedası
Köşe Yazıları
Ahmet Davutoğlu ve iç bükey aynasının vedası

Fatih Altaylı

Temmuz 31, 2026

“Baba Ocağı” hikaye
Köşe Yazıları
“Baba Ocağı” hikaye

Fatih Altaylı

Temmuz 30, 2026

Beklenen şarkı
Köşe Yazıları
Beklenen şarkı

Fatih Altaylı

Temmuz 29, 2026

  • Videolar

Tümü
Bir kitapla hayat değişir mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapBir kitapla hayat değişir mi?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 02:50 Puslu Kıtalar Atlası 16:15 Duygular Sözlüğü 20:25 1977 - Bugünün Bir Kısa Tarihi 37:06 Odysseia 41:58 Emma 44:19 Bizi Sürükleyen Nehir 45:17 İçimdeki Sen 51:24 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Temmuz 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Funda ArarFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:10 Hayatı sakin mi? 07:23 Müziğe ilgisi nereden başladı? 13:46 İlk sahne ne zaman? 15:51 Televizyon programlarına neden çıkmıyor? 20:14 Eşiyle nasıl tanıştı? 25:18 Eşiyle dışarı çıkıyorlar mı? 28:20 Eşi iyi bir baba mıdır? 29:25 Eşiyle beraber çalışmak zor mu? 32:38 Oğlu Aras 35:50 Necip Fazıl Kısakürek’in şiirini şarkı haline getirmek nereden aklına geldi? 38:30 İptal edilen konserinden sonra geri dönüşler nasıldı? 44:55 Yeni albümü 47:35 AHBAP ve Haluk Levent 55:50 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 26, 2026
Homeros'un üç bin yıllık Odysseia destanı görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erman Gören & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHomeros'un üç bin yıllık Odysseia destanıTemmuz demek SharkNinjadan indirim demek. Fanlarda %33'e varan indirim fırsatı için tıkla stoklar bitmeden fırsatı yakala! https://www.sharkninja.com.tr/collections/temmuz-firsatlari?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_ninja_temmuz_kampanyasi_july26 00:00 Giriş 02:09 Homeros kimdir? 04:16 İlyada ve Odysseia nedir? 06:12 İlyada ve Odysseia bağlantısı nedir? 08:38 Odysseus destanı 12:07 Savaşın bitimi ve Odysseus'un geri dönüşü 19:42 Bu destanlar hangi zaman dilimlerinde geçti? 22:21 Odysseus Cyclops'u kör etmeseydi seyahati bu kadar uzun olur muydu? 30:08 Odysseus'un eşi kim ve neden bu kadar uzun süre eşini bekliyor? 35:43 Filmde kullanılan demir zırhlar o dönemde gerçekten var mıydı? 38:09 İzleyici bu filmden keyif alır mı? 40:04 Kendi yaptığı Odysseia çeviri kitabının benzer kitaplardan ne farkı var? 51:09 Kapanış #işbirliği
Temmuz 26, 2026