İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Varan 1: Kime var kime yok

  • Varan 2: Nal meyvesi

  • Spor telefonla desteklenmez

  • Keşke biz de yapabilsek

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Varan 1: Kime var kime yok

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 11, 2024

Yazı İçeriği

  • Varan 1: Kime var kime yok

  • Varan 2: Nal meyvesi

  • Spor telefonla desteklenmez

  • Keşke biz de yapabilsek

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Varan 2: Nal meyvesi

Artık hiç şüphem yok, kesin eminim Cumhurbaşkanı Erdoğan bizimle dalga geçiyor, kafa buluyor, eğleniyor.

Aksi mümkün değil.

Her konuşması, her açıklaması çok net bir “alay etme” operasyonu ve muhtemelen evde, yani Saraylarında oturup tepkilere bakıyor ve ailece kıs kıs gülüyorlar.

Mesela Paris’te İstanbul ve İstanbul’un olimpiyat adaylığı tanıtımı için birkaç günlüğüne bir yer kiralayan İBB Başkanı İmamoğlu ve yine voleybolcu kadınlarımızın maçlarına giden CHP’yi eleştiriyor, müsriflikle suçluyor.

CHP’li ekip Paris’te biraz uzun kalmış olabilir, ona bir şey diyemem de müsriflik suçlaması gerçekten komik oluyor.

Muhalefetin yönetimindeki  Belediyeye “SGK’ya ödemeye para yok ama Paris’e gitmeye para var” diyen bir Cumhurbaşkanı, ABD’ye bir Boeing 747, bir Airbus A 340, bir Airbus A 330, bir Airbus A 319 ile giden ve ayrıca sanki ABD New York’taki daimi temsilcimizin ya da Washington Büyükelçimizin zırhlı makam otomobilleri yokmuş gibi askerî kargo uçağı ile makam aracı filosu götürürken ve tüm yabancı ülke gezilerini benzer bir şatafatla yaparken kendisine “Para var ama emekliye, asgari ücretliye para yok” denilmesini ya göze alıyordur ya da dalga geçiyordur.

Daha önce burada yazdığım gibi senede birkaç gün kalınan Gökova’daki devasa yazlık saraya, hiç gidilmeyen Ahlat’taki kışlık saraya her yıl milyarlar harcayan ve kışlık saraydan bahsetmemize bile gerek olmayan bir debdebenin sahibi olimpiyat tanıtımı için 200 bin euro harcanmasını israf olarak tanımlıyorsa “SGK‘ya yok, ilaca yok ama size var” denmesinden ya çekinmiyordur ya da emin olun bizimle dalga geçiyordur.

Muhtemelen bin küsur odalı evde, altın varak duvarlara bakarak kıs kıs gülüyordur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sadece israf konusunda dalga geçiyor olsa iyi.

Bizimle her alanda kafa buluyor.

Paris Olimpiyatları, Türkiye’nin 100 küsur yıllık olimpiyat tarihindeki en başarısız olimpiyatlarından biri.

Türkiye, modern olimpiyatlar tarihinde hiç bu kadar başarısız olmadı.

Madalya sıralamasında 61.’yiz.

1996 Atlanta’yı 19, 2000 Sydney’i 26, 2004 Atina’yı 22, 2008 Pekin’i 42, 2012 Londra’yı 46, 2016 Rio’yu 41, 2020 Tokyo’yu 35. sırada tamamlamışız.

Paris’te ise tak bir altın madalya bile alamadan 61. sıradayız.

Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan çıkıp “Sporda yaptığımız yatırımların meyvesini topluyoruz” diyor kasıla kasıla.

Hal böyle iken, yakın ve hatta uzak tarihimizin en berbat olimpiyat sonuçlarını alırken, bu üzücü durumu meyve toplamak olarak adlandırıyorsa bizimle kesinlikle dalga geçiyor ve Saraylarında oturup kıs kıs gülüyorlardır.

Çünkü toplanılan şeyin meyve değil, nal olduğu çok açık.

Ya da daha korkunç bir ihtimal daha var.

O da Cumhurbaşkanı’na gerçek durum hakkında bilgi verilmiyor ve olimpiyatlarda çok başarılı olduğumuz söyleniyor olabilir.

Böyle bir durumda bizimle dalga geçiyor olmasını tercih ederim.

Spor telefonla desteklenmez

Olimpiyatları 61. sırada tamamlamamızı eleştirmek başka bir şeydir, burada Türkiye’yi temsil eden sporcularımızı kutlamak ise başka bir şeydir.

Tüm sporcularımıza, alanlarında gümüş, bronz madalya alan ve hatta ilk 10’a, ilk 20’ye giden tüm sporcularımıza teşekkür borçluyuz.

Kolay değildir dünyada herhangi bir dalda, herhangi bir alanda, herhangi bir meslek grubunda ilk 2, 3, 4 hatta ilk 10 arasında olmak.

Büyük bir özveri, azim, çalışma ve adanmışlık gerektirir.

Bu yüzden de orada ilk sıralarda yer alan, hatta barajı aşarak katılma başarısı gösteren tüm sporcularımıza minnettarız.

Benim eleştirim sisteme, sporda bir sistem kuramayanlara, 80 milyonluk ülkede başarılı sporcu çıkmasını, üç beş gencin ve onların ailelerinin özverilerine bırakanlara.

Takımları, sporları ve sporcuları bile kutuplaştıranlara.

Bir takımı kutlarken bile takım içinde ayrımcılık yapanlara.

Sporu ülkede ve eğitimde bir olmazsa olmaz haline getirmeyenlere, bir yaşam biçime dönüştürmeyenlere.

Paris’te pek çok farklı branşta federasyon yöneticileri, federasyon temsilcileri ile karşılaştık.

İktidarın federasyonlarda partizanlığını görünce bu başarının bile mucize olduğunu anlıyorsunuz aslında.

Biz bu duruma sebep olanlara kızıyoruz, bu iktidara rağmen mucizeyi gerçekleştirenlere değil.

Spora destek, başarı kazanan sporcuya telefon açmakla olmaz.

Bunu anlamayacak kafalarla hiç olmaz. 

Keşke biz de yapabilsek

Açılışına geldiğim Paris Olimpiyatları’nın kapanış töreni için de yine Paris’teyim.

Önceki gün atletizm finallerine, dün de Fransa-ABD arasındaki basketbol finaline gittim.

Bu akşam da kapanış seremonisi için inşallah bir kez daha Stade de France’da olacağım.

Siftahı 1998 Dünya Kupası ile yaptığım bu stada muhtemelen bu son gelişim olacak.

Paris, yine çok kalabalık değil, Paris’te yollar yine kapalı, Parisliler hâlâ şehre dönmemişler.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC), oyunları organize eden Paris’in eleştirilecek çok tarafı var ama bir yandan da haklarını teslim etmek gerekiyor.

Mesleğe spor yazarı olarak başlamış ve pek çok olimpiyatı yerinde izlemiş bir gazeteci olarak Paris 2024 kadar, olimpiyat oyunlarını kentle bütünleştirmiş bir başka şehir görmediğimi itiraf etmeliyim.

Olimpiyatı tüm kente, büyük başarı ile yaymışlar.

Müsabakaları biraz da şartları ve hatta sabırları zorlayarak kentin tüm tarihi öneme sahip ya da simgesel noktalarına yaymışlar, kent içinde pek çok portatif spor sahası ve tribünler inşa ederek Eyfel’in altını, Concorde Meydanı’nı, Invalides’i spor alanına çevirmişler.

Yeni bir bina yapmaya pek gerek duymamış, eski ama muhteşem Bercy Arena’yı, 30 yıllık Stade de France’ı kullanarak şahane bir iş çıkarmışlar.   

Olimpiyat duygusunu tüm kente yayıp, damarlarına işlemişler.

Benzer bir organizasyonu İstanbul’da hayal ettiğim zaman bizim de Paris’ten aşağı kalmayacağımızı düşünüyorum.

Keşke 2036’yı alabilsek.

Ama İstanbul Belediyesi’nin tanıtım toplantısında, Spor Bakanı’nın gelmediği bir ülkeye olimpiyat vereceklerini hiç ama hiç zannetmiyorum.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Sporu sevmeyenler sporda başarı beklemediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026