İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Uyutun demiyoruz ama

  • Muhalefetin Kan Meselesi

  • İktidara Büyük, Yangına Küçük

  • Ego

  • Ne Zaman İnsan Oluruz?

detail banner reklam

Uyutun demiyoruz ama

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 17, 2024

Yazı İçeriği

  • Uyutun demiyoruz ama

  • Muhalefetin Kan Meselesi

  • İktidara Büyük, Yangına Küçük

  • Ego

  • Ne Zaman İnsan Oluruz?

Muhalefetin Kan Meselesi

TBMM’de yine kavga.

Saldırgan yine bildik bir tip.

Sayısını unuttuğumuz, saldırganlık çetelesini tutmaya belleğimizin yetmediği “Meclis dövüşçüsü”.

Pek çok eski sporcuyu tanırım, bununla şahsen tanışmadım hiç.

Televole’lerden ve uzun yıllar takım arkadaşlığını yapan Feyyaz’ın anlatımından biliriz kimliğini.

Ha bir de meşhur Fair Play Ödülü’nü almasına neden olan “centilmenliğinden”.

Futbol tarihinin en yanlış ödülüdür muhtemelen.

Zaten o günlerde faulü yapmayıp gol yememize neden olduğu için almıştı ödülü.

FIFA centilmenlik zannetmişti.

Takım sorumluları ise “Ne centilmenliği. Kırmızı kart görmemek ve bir sonraki maçta yer almak için yapmadı faulü. Derdi maç primini almaktı” demişti o günlerde.

Feyyaz Uçar’ın anlattığı kimlikle örtüşen bir yaklaşımdı.

Sonrasında bedeninin boyundan aşağıda kalan kısmını güçlendirmeye merak sardı.

Ve çevresindekilerde boyundan yukarıda bir marifet aramadığını 20 yıldır gördüğümüz bir yaklaşım tarafından milletvekili yapıldı.

Doğrusu şaşırdık.

Futbol dünyasında buna en layık olmayan kişi olduğunu tüm futbol dünyası biliyordu.

Ama zaten liyakati yok eden bir fikrin adamı olarak giriyordu Meclis’e.

Aksi olsaydı şaşırtıcı olurdu.

Ve 6 seneyi aşan TBMM kariyerinde hep kavgalarla anıldı.

Sayısız kez başta Ahmet Şık olmaz üzere pek çok milletvekiline saldırdı.  

Ve her seferinde sadece bir kınama ile sıyırdı.

Son seçimde “Artık bunu milletvekili adayı falan yapmazlar” diyordu herkes.

Partisini bile şaşırttı ve bir kez daha aday ve milletvekili oldu.

Belli ki, hizmetlerinden memnun sahibi ve onun aklından değil kas gücünden faydalanmak istiyordu partisi. Ki zaten aksi mümkün değildi.

Ama artık yeter.

TBMM Genel Kurul Salonu’nu, ringe, kafese çevirmeye kimsenin hakkı yok.

Bir değil, iki değil.

Kınamadan öte bazı cezalar uygulanmalı.

Ahmet Şık, kürsüde sarf ettiği kelimelerden ötürü kınanabilir ama saldıran ve bu saldırganlığı adet haline getiren kınanmaz, cezalandırılır.

Öyle ağır cezalar söz konusu olur ki, elini kaldırırken kırk kere düşünmek zorunda kalır.

Öyle bir ceza olur ki, kendini kontrol edebilmek için psikoloğa, psikiyatra gider.

Öyle bir ceza olmalı ki, milletvekilliğini ayaklar altına aldığı, bu kutsal görevi milletin gözünde küçük düşürdüğü için bu gibi tavırların tekrarı halinde milletvekilliği düşürülmeli.

Bakın daha yeni çıkardığınız bir yasada, saldırgan sokak hayvanlarının uyutulmasını kural haline getirdiniz.

Biz hiç olmazsa Meclis saldırganlarını uyutun demiyoruz.

Çok seviyorsanız alın parti binanızda ya da Saray’da besleyin.

Meclis çatısı altındaki saldırılara karşı muhalefetin tepkisizliği kabul edilebilir boyutta değil.

Onların tepkisi de kınamadan farklı değil.

Bir şey yapın yahu.

Tüm muhalefet olarak TBMM Genel Kurulu’nu hep birlikte protesto edin.

Oturma eylemi yapın.

TBMM’de dökülen kanı protesto etmek için genel kurul salonuna ya da saldırganın üzerine kırmızı boya dökün.

Ucuz açıklamalar ile yetinmeyin.

Bu rezalet vatandaş olarak bizim kanımıza dokunuyor.

Sizinkine dokunmuyor mu!

İktidara Büyük, Yangına Küçük

Yaz başından beri devam eden aşırı sıcaklar, uzun süren yağışsız dönem orman yangınlarının pek de uzak olmadığını söylüyordu zaten.

Sabah programlarında birkaç kez dikkat çektik bu duruma.

Ve başladı.

Cuma günü karayolu ile Güney Ege’ye gidiyordum.

Yol boyunca is kokusu ve duman hiç eksik olmuyordu.

İçimiz yanıyordu.

İzmir’deki piknik ateşinden başlamış.

Diğerlerinin sebebi henüz tam belirli değil.

Bazıları için terör örgütünün başlatma ihtimali üzerinde duruluyor.

Mümkündür. Sicillerinde var.

Yangın bu.

Ortam hazır olunca bir nedenle başlar.

Üç sene önce yine yandık.

Geçen sene Fransa’nın güneybatısı ve İspanya yandı.

İki hafta önce Yunanistan yanıyordu.

Bu sene sıra yine bizde.

Bakan Pakdemirli’den sonra mücadeleyi daha iyi ediyoruz sanki.

Pakdemirli döneminde eldeki uçaklar kullanılmamış, helikopterle yapılan mücadele ise başarısız olmuştu.

Son iki yıl uçamaz denilen 50 yıllık uçaklar yeniden mücadeleye dahil edildi ve orman yangınlarına karşı başarı oranımız arttı.

Ama hâlâ yetersiz.

Uçaklar yaşlı.

Uçaklar bizim ormanlarımıza ve yangın boyutlarımıza göre küçük.

Ve belli ki, uçakların sayısı az.

THK’nın 9 uçağından 4’ü devrede. (Zannederim biri düştü ve 3 kaldı.)

Bakanlık 20 Air Tractor tipi yangın söndürme uçağı aldık açıklaması yaptı.

Bunlar zirai ilaçlama uçağından bozma yangın söndürme uçakları.

20 değil 50 tane alsan hikaye.

Ama şunu kimse konuşmuyor:

Türkiye’ye geniş gövdeli, “ağır” diye tabir edilen yangın söndürme uçaklarından en az bir veya iki tane lazım.

Ama biz geniş gövdeli uçakları ancak iktidara makam uçağı olarak alıyoruz.

Yangına ise Air Tractor ile müdahale ediyoruz.

Ego

Tanıyan herkesin yaka silktiği bir tip benim için “Kılıçdaroğlu’nu destekledi yıllarca, müstahak” demiş.

Doğru.

Ama yanlış.

Demokrasiye olan inancım gereği her seçileni belirli bir süre desteklerim. Daha doğrusu seçilene karşı çıkmam. İşim değildir. Kendimi tek seçici zannetmem. Kendimi seçileni seçildiği gün yok edici eleştirilere muhatap edecek kadar önemsemem.

Sonra eleştirilere başladım.

Kılıçdaroğlu meselesinde ise tamamen yalan söylüyor.

Tüm okurlar şahit ki, daha seçimden 1 yıl önce “Aday olmayın kazanamazsınız” diye yazdım.

Mansur Yavaş’ın ya da İmamoğlu’nun aday olması gerektiği söyledim.

Defalarca tekrarladım.

En sonunda “Yanınızda AKP’den beslenen adamlar var ve sizi adaylığı ikna etmeye çalışıyorlar. İnanmayın. Aday olmayın. Kazanamayacaksınız. Bu ülkeyi bir beş yıl daha Erdoğan’a mahkum edeceksiniz”

Döndü, ağır sözlerle bana saldırdı.

“Gizli AKP’li sensin, Alo Holding’siniz” diyerek Ciner Grubu’na saydırdı.

Ve aday yaptırdı kendini.

Ne yazık ki, aday olduktan sonra da muhalefetin tercihine saygı duydum ve yine de AKP’ye karşı muhalefeti destekledim.

Ve seçimi kaybedeceğinin anlaşıldığı 14 Mayıs gecesi çalıştığım gruptan ayrıldım.

Aksini yapıp, AKP’nin değirmenine su taşırcasına seçim döneminde bile muhalefete muhalefet etseydim doğru yapmış olmazdım.

Ben kendi egosu için Türkiye’nin başına gelen felaketlere seyirci kalan tiplerden değilim.

Ne Zaman İnsan Oluruz?

İnsanlığımızı kaybetmeye başladığımızı fark ettiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026