İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Organik sevgi rahatsız etti

  • Çağrı değil, yapıldığı yer

  • Gerçeği engellersen yalan gerçek olur

  • Akciğer kanseri aşısında durum ne!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Organik sevgi rahatsız etti

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 1, 2024

Yazı İçeriği

  • Organik sevgi rahatsız etti

  • Çağrı değil, yapıldığı yer

  • Gerçeği engellersen yalan gerçek olur

  • Akciğer kanseri aşısında durum ne!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Çağrı değil, yapıldığı yer

Dünün muhtemelen en çok paylaşılan videosu Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde genç teğmenlerin ellerinde kılıçla ettikleri “gönüllü yemin”di.

Kılıçlarını çekerek bir araya gelen teğmenler, ortaya dönem birincisi kadın teğmeni aldıkları bir çember oluşturdular ve genç teğmen bağıra bağıra Atatürk’e bağlılıklarını, Cumhuriyet’e bağlılıklarını ve Atatürk ilkelerine bağlılıklarını cümle aleme duyurup, bunun üzerine bir yemin ettirdi.

Görüntüyü izlerken gözlerimin nemlenmesini engelleyemediğimi itiraf etmeliyim.

Benim açımdan işin ilginci görüntüleri bana yollayanın bir dönem Türk siyasetinde fırtınalar estiren ve anti militarist yanıyla bilinen, askerî vesayetle mücadeleyi siyasi hayatının merkezine koyan eski siyasetçi bir dostum olmasıydı.

Altına bir de not düşmüştü ve “Dünkü Harp Okulu mezuniyet töreni. Ortalık yıkılıyor. Galiba bir millet tekrar uyanıyor” diyordu.

İzledim ve güldüm.

Millet uyanıyor, zaman öğretiyordu.

Yeminin ardından yine sosyal medyada ve WhatsApp gruplarında Kara Harp Okulu’nda derslere giren bir öğretim görevlisinin yazdığı söylenen bir not dolaştı.

“Ortada yemin ettiren kadın teğmen Ebru Eroğlu. Okulu birincilikle bitirdi. Hasbelkader, 2. dönem derslerine girdiğim kısımda öğrencimdi. Çalışkan, çok çalışkan bir teğmen. Ara sınavdan 85 aldığı gün ‘Komutanım, hatalarımı öğrenebilir miyim, ki bir daha yapmayayım’ diye yanıma gelmişti. Gurur duyduğum öğrencilerimden sadece birisi. Hatam yoksa dün 968 mezun verdik. Sanılanın aksine büyük çoğunluğu Atatürkçü ve vatansever çocuklar. Aralarında çürük elma yok mu? Vardır. Tıpkı bizde olduğu gibi. Dolayısıyla bir süredir sizlere anlatmaya çalıştığımın özeti olmuş video. Yani okulun tamamı imam falan yetiştirmiyor. Çok güzel çocuklar var. Amacım polemik yaratmak değil, gözlerimizle gördüğümüzü size aktarmak. Dedikleri gibi, bu çocuklar da tıpkı bizim gibi Mustafa Kemal’ın askeri, şüpheniz olmasın.”

Tabii bu görüntülerin yayılmasından sonra gençlerin Atatürk’e, Cumhuriyet değerlerine ve laikliğe bağlılıklarını ilan etmesinden çok ama çok rahatsız olanlar oldu.

Genel olarak din ve etnisite üzerinden siyaset yapan gruplardı rahatsız olanlar.

Bildik tipler.

Hemen hem bizzat, hem de trolleri ile saldırıya geçtiler.

Oysa bunda rahatsız olacak bir şey yoktu.

Ülkenin gençleri kurucu değerlerine sahip çıkıyor, korumakla yükümlü oldukları Anayasa’ya bağlı olduğunu gösteriyorlardı.

Atatürk’e olan sevgileri ise tamamen organikti.

Anıtkabir İletişim Başkanlığı tarafından organize edilmiş “paralı askerlerin” bağlılık ya da sevgi gösterisi değildi.

İçtendi.

Ve muhtemelen bazılarının öfkelenmesindeki neden de bu içtenlikti.

Çarşamba günü, İstanbul’da ilginç bir konferans gerçekleşmiş.

Açıkçası ben bu konferansı, emekli bir dışişleri mensubunun uyarısı ile yabancı medyadan öğrendim.

Konferansın konuşmacılarından biri de Hamas liderliğine geri dönen Halid Meşal’miş.

Sky News Arabistan’ın aktardığına göre Meşal burada yaptığı konuşmada Filistinli ve Filistin’i destekleyen grupların İsrail’e karşı yeniden saldırıya geçmesi gerektiğini anlatıp, tüm cephelerde, her türlü silah ve imkanı kullanarak bunu yapma çağrısında bulunmuş.

Dünya medyası Meşal’in “tüm cephelerde ve tüm imkanlarla” diye şekillendirdiği çağrısının “intihar saldırılarını” yeniden başlatacağı şeklinde yorumluyor.

İsrail’in Haniye cinayetiyle ve hâlâ sivillere, hastanelere yönelik saldırıları ile bu yolu açtığı ve Hamas’ın terörüne meşruiyet kazandırdığı aşikar.

Ancak beni rahatsız eden Meşal’ın bu çağrısını İstanbul’dan, Türkiye’den yapıyor olması.

Dışişlerinden sağduyulu bir isim “Çağrının İstanbul’dan yapılması bizim açımızdan içeriğinden daha vahim! Katar ve Kahire ateşkes görüşmelerinin, barış sağlamaya çalışmanın mekanları olarak öne çıkarken, İstanbul intihar saldırılarını başlanacağının duyurulduğu mekan oluyor. Bu Türkiye için iyi bir şey değil” yorumuna katılıyorum.

Eskiden bu gibi çağrıları Şam’dan, Tahran’dan, Bağdat’tan yaparlardı.

Bilmem derdimi anlatabildim mi!

Gerçeği engellersen yalan gerçek olur

Diyarbakır’da 12 gündür kayıp olan Narin’le ilgili haberlere yayın yasağı getirildi.

İstanbul’da iki ayrı yerde meydana gelen silahlı saldırılara da yayın yasağı getirildi.

Yakında AKP’nin ve liderinin resmî açıklamaları dışında her habere yayın yasağı getirilecek gibi duruyor.

Hatta AKP liderinin önüne koyulan metnin dışına çıktığı konuşmalarına bile yayın yasağı getirilirse şaşmayın. Anayasal güvence altında olan ama iktidar Anayasa babayasa falan takmadığını açıkça ilan ettiği için hiç kimsenin umurunda olmayan haber alma hürriyeti, güce boyun eğmeyi ikbal vasıtası olarak gören kıçı kırık bir hakim tarafından ortadan kaldırılabiliyor.

Doğru habere ulaşma hürriyetinin engellenmesi ise yalan ve yanlış haberin doğru zannedilmesine neden olabilir.

Narin’le ilgili haberlere getirilen engel, bir başka haberin çok hızla yayılmasına neden oldu.

İddialara göre Narin’le ilgili soruşturma bir Kuran Kursu’na dayanmıştı ve bunun duyulmasını istemeyen iktidar yayın yasağı getirmek zorunda kalmıştı.

Doğru muydu, değil miydi bilmiyorduk ama iktidarın bu konudaki sabıka kaydına bakınca, inandırıcı idi.

Birkaç yerden sorup soruşturunca böyle bir bilgiye kimsenin sahip olmadığını öğrendim.

Muhtemelen gerçek dışı bir haberdi.

Ama gerçek bilgi karartılınca, gerçek olmayan bilginin dolaşma hızı artıyor, gerçek karartılınca, yalan aydınlatmaya başlıyordu.

Ancak AKP iktidarı bunu bir türlü öğrenemedi.

Öğrenemeden de gidecekler.

Akciğer kanseri aşısında durum ne!

Biontech’in “akciğer kanseri aşısı” geliştirdiğini açıklaması üzerine, konunun uzmanı Prof. Dr. Celalettin Kocatürk bu yeni kanser aşısı ile ilgili görüşlerini paylaştı.

Kocatürk’ün kanser aşısı hakkında yazdıkları şöyle:

“Kanser aşıları, vücudun bağışıklık sistemini kullanarak normal hücrelere zarar vermeden tümör hücrelerini yok etmek amacıyla tasarlanmıştır. Bağışıklık sistemimiz aşı sayesinde tümör hücrelerini tanıyabilir hale gelir. Sonrasında bağışıklık sistemimizdeki T hücreleri, tümör bölgesine gider, kanser hücrelerini tanır ve öldürür.
Kanser aşıları 2 ana başlıkta incelenebilir,
1. Henüz kanser oluşmadan önce kullanılan önleyici aşılar
2. Oluşmuş olan kanseri tedavi eden aşılar.
Önleyici aşılar genellikle virüslerin neden olduğu enfeksiyon ve kanserleri önlemek için kullanılır (Karaciğer kanseri için hepatit aşısı, rahim ağzı kanseri için HPV aşısı vb).
Tedavi edici aşılar ise kanser hücrelerini yok etmek için bağışıklık sistemini güçlendirip kanser hücrelerini yok eder.
Kanser tedavisine yönelik farklı aşı tipleri mevcuttur. Hücre Bazlı Aşılar, Peptid bazlı aşılar, Viral Aşılar, DNA/RNA aşıları şeklinde sınıflandırılabilir.
Şimdiye kadar akciğer kanseri için geliştirilmeye çalışılan hiçbir aşının sonucu yüz güldürücü olmamıştır. Bunun nedeni, tümör antijenlerinin tanımlamasındaki karmaşıklıktır.

Biontech firmasının yakın zaman önce pankreas kanseri için geliştirdiği ürün oldukça iyi sonuçlar verip umut olmuştur. Ayrıca Covid-19 pandemisinde kullanılan aşının başarısı, kanser tedavisine yönelik ilgi ve umudu yeniden canlandırmıştır.
Mevcut antikanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ile aşının kombine edildiği çalışmalar mevcuttur ve bu şekilde yapılan çalışmaların Faz I ve Faz II sonuçları olumlu gözükmektedir. Kanser aşılarının, bağışıklık kontrol noktası inhibitörü ilaçlarla birlikte kullanıldığında da çok daha yüksek bir antikanser etki oluştuğu bilinmektedir.
mRNA aşılarının akciğer kanserinde Faz I/IIa çalışması yeterli bir güvenlik profili göstermiştir. Evre 4 akciğer kanserli 26 hastayı içeren bir faz Ib çalışmasında olumlu sonuçlar bildirilmiştir.
Kişiselleştirilmiş kanser aşıları ile ilgili çalışmalar, gelecekte her hastanın kendi tümörüne ait kişiselleştirilmiş kanser aşısı yapımına olanak tanıyacaktır.
Son günlerde basına yansıyan ve Biontech firması tarafından, “küçük hücreli olmayan akciğer kanseri” hastalar için devam eden aşı geliştirme çalışması (LuCa-MERIT-1) Faz I çalışmadır, 34 merkezde yapılmaktadır. Ülkemizden 5 merkez çalışmaya katılmaktadır. Çalışmaya 6 farklı alt grupta, değişik evrelerdeki toplam 130 hasta dahil edilmiştir. Çalışma 17.06.2022 tarihinde başlamıştır, ilk sonuçlar Ocak 2026 tarihinde bildirilecektir ve Ağustos 2027 tarihinde bitirilmesi planlanmıştır. Başarılı olması durumunda en ölümcül kanser olan akciğer kanseri tedavisinde yeni bir çığır açabilir.

Bir sonraki aşama kişiselleştirilmiş kanser aşılarını geliştirmek ve her hastanın kendi tümörüne ait kişiselleştirilmiş kanser aşısını yapmaktır. Daha sonraki aşama ise koruyucu aşıları geliştirmek olacaktır. Bu sayede tüm dünyada kanser gelişme sıklığı azalabilir, kanserden kurtulma oranı artabilir.”

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İhaneti erken fark etmenin önemini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026