İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Organik sevgi rahatsız etti

  • Çağrı değil, yapıldığı yer

  • Gerçeği engellersen yalan gerçek olur

  • Akciğer kanseri aşısında durum ne!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Organik sevgi rahatsız etti

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 1, 2024

Yazı İçeriği

  • Organik sevgi rahatsız etti

  • Çağrı değil, yapıldığı yer

  • Gerçeği engellersen yalan gerçek olur

  • Akciğer kanseri aşısında durum ne!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Çağrı değil, yapıldığı yer

Dünün muhtemelen en çok paylaşılan videosu Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde genç teğmenlerin ellerinde kılıçla ettikleri “gönüllü yemin”di.

Kılıçlarını çekerek bir araya gelen teğmenler, ortaya dönem birincisi kadın teğmeni aldıkları bir çember oluşturdular ve genç teğmen bağıra bağıra Atatürk’e bağlılıklarını, Cumhuriyet’e bağlılıklarını ve Atatürk ilkelerine bağlılıklarını cümle aleme duyurup, bunun üzerine bir yemin ettirdi.

Görüntüyü izlerken gözlerimin nemlenmesini engelleyemediğimi itiraf etmeliyim.

Benim açımdan işin ilginci görüntüleri bana yollayanın bir dönem Türk siyasetinde fırtınalar estiren ve anti militarist yanıyla bilinen, askerî vesayetle mücadeleyi siyasi hayatının merkezine koyan eski siyasetçi bir dostum olmasıydı.

Altına bir de not düşmüştü ve “Dünkü Harp Okulu mezuniyet töreni. Ortalık yıkılıyor. Galiba bir millet tekrar uyanıyor” diyordu.

İzledim ve güldüm.

Millet uyanıyor, zaman öğretiyordu.

Yeminin ardından yine sosyal medyada ve WhatsApp gruplarında Kara Harp Okulu’nda derslere giren bir öğretim görevlisinin yazdığı söylenen bir not dolaştı.

“Ortada yemin ettiren kadın teğmen Ebru Eroğlu. Okulu birincilikle bitirdi. Hasbelkader, 2. dönem derslerine girdiğim kısımda öğrencimdi. Çalışkan, çok çalışkan bir teğmen. Ara sınavdan 85 aldığı gün ‘Komutanım, hatalarımı öğrenebilir miyim, ki bir daha yapmayayım’ diye yanıma gelmişti. Gurur duyduğum öğrencilerimden sadece birisi. Hatam yoksa dün 968 mezun verdik. Sanılanın aksine büyük çoğunluğu Atatürkçü ve vatansever çocuklar. Aralarında çürük elma yok mu? Vardır. Tıpkı bizde olduğu gibi. Dolayısıyla bir süredir sizlere anlatmaya çalıştığımın özeti olmuş video. Yani okulun tamamı imam falan yetiştirmiyor. Çok güzel çocuklar var. Amacım polemik yaratmak değil, gözlerimizle gördüğümüzü size aktarmak. Dedikleri gibi, bu çocuklar da tıpkı bizim gibi Mustafa Kemal’ın askeri, şüpheniz olmasın.”

Tabii bu görüntülerin yayılmasından sonra gençlerin Atatürk’e, Cumhuriyet değerlerine ve laikliğe bağlılıklarını ilan etmesinden çok ama çok rahatsız olanlar oldu.

Genel olarak din ve etnisite üzerinden siyaset yapan gruplardı rahatsız olanlar.

Bildik tipler.

Hemen hem bizzat, hem de trolleri ile saldırıya geçtiler.

Oysa bunda rahatsız olacak bir şey yoktu.

Ülkenin gençleri kurucu değerlerine sahip çıkıyor, korumakla yükümlü oldukları Anayasa’ya bağlı olduğunu gösteriyorlardı.

Atatürk’e olan sevgileri ise tamamen organikti.

Anıtkabir İletişim Başkanlığı tarafından organize edilmiş “paralı askerlerin” bağlılık ya da sevgi gösterisi değildi.

İçtendi.

Ve muhtemelen bazılarının öfkelenmesindeki neden de bu içtenlikti.

Çarşamba günü, İstanbul’da ilginç bir konferans gerçekleşmiş.

Açıkçası ben bu konferansı, emekli bir dışişleri mensubunun uyarısı ile yabancı medyadan öğrendim.

Konferansın konuşmacılarından biri de Hamas liderliğine geri dönen Halid Meşal’miş.

Sky News Arabistan’ın aktardığına göre Meşal burada yaptığı konuşmada Filistinli ve Filistin’i destekleyen grupların İsrail’e karşı yeniden saldırıya geçmesi gerektiğini anlatıp, tüm cephelerde, her türlü silah ve imkanı kullanarak bunu yapma çağrısında bulunmuş.

Dünya medyası Meşal’in “tüm cephelerde ve tüm imkanlarla” diye şekillendirdiği çağrısının “intihar saldırılarını” yeniden başlatacağı şeklinde yorumluyor.

İsrail’in Haniye cinayetiyle ve hâlâ sivillere, hastanelere yönelik saldırıları ile bu yolu açtığı ve Hamas’ın terörüne meşruiyet kazandırdığı aşikar.

Ancak beni rahatsız eden Meşal’ın bu çağrısını İstanbul’dan, Türkiye’den yapıyor olması.

Dışişlerinden sağduyulu bir isim “Çağrının İstanbul’dan yapılması bizim açımızdan içeriğinden daha vahim! Katar ve Kahire ateşkes görüşmelerinin, barış sağlamaya çalışmanın mekanları olarak öne çıkarken, İstanbul intihar saldırılarını başlanacağının duyurulduğu mekan oluyor. Bu Türkiye için iyi bir şey değil” yorumuna katılıyorum.

Eskiden bu gibi çağrıları Şam’dan, Tahran’dan, Bağdat’tan yaparlardı.

Bilmem derdimi anlatabildim mi!

Gerçeği engellersen yalan gerçek olur

Diyarbakır’da 12 gündür kayıp olan Narin’le ilgili haberlere yayın yasağı getirildi.

İstanbul’da iki ayrı yerde meydana gelen silahlı saldırılara da yayın yasağı getirildi.

Yakında AKP’nin ve liderinin resmî açıklamaları dışında her habere yayın yasağı getirilecek gibi duruyor.

Hatta AKP liderinin önüne koyulan metnin dışına çıktığı konuşmalarına bile yayın yasağı getirilirse şaşmayın. Anayasal güvence altında olan ama iktidar Anayasa babayasa falan takmadığını açıkça ilan ettiği için hiç kimsenin umurunda olmayan haber alma hürriyeti, güce boyun eğmeyi ikbal vasıtası olarak gören kıçı kırık bir hakim tarafından ortadan kaldırılabiliyor.

Doğru habere ulaşma hürriyetinin engellenmesi ise yalan ve yanlış haberin doğru zannedilmesine neden olabilir.

Narin’le ilgili haberlere getirilen engel, bir başka haberin çok hızla yayılmasına neden oldu.

İddialara göre Narin’le ilgili soruşturma bir Kuran Kursu’na dayanmıştı ve bunun duyulmasını istemeyen iktidar yayın yasağı getirmek zorunda kalmıştı.

Doğru muydu, değil miydi bilmiyorduk ama iktidarın bu konudaki sabıka kaydına bakınca, inandırıcı idi.

Birkaç yerden sorup soruşturunca böyle bir bilgiye kimsenin sahip olmadığını öğrendim.

Muhtemelen gerçek dışı bir haberdi.

Ama gerçek bilgi karartılınca, gerçek olmayan bilginin dolaşma hızı artıyor, gerçek karartılınca, yalan aydınlatmaya başlıyordu.

Ancak AKP iktidarı bunu bir türlü öğrenemedi.

Öğrenemeden de gidecekler.

Akciğer kanseri aşısında durum ne!

Biontech’in “akciğer kanseri aşısı” geliştirdiğini açıklaması üzerine, konunun uzmanı Prof. Dr. Celalettin Kocatürk bu yeni kanser aşısı ile ilgili görüşlerini paylaştı.

Kocatürk’ün kanser aşısı hakkında yazdıkları şöyle:

“Kanser aşıları, vücudun bağışıklık sistemini kullanarak normal hücrelere zarar vermeden tümör hücrelerini yok etmek amacıyla tasarlanmıştır. Bağışıklık sistemimiz aşı sayesinde tümör hücrelerini tanıyabilir hale gelir. Sonrasında bağışıklık sistemimizdeki T hücreleri, tümör bölgesine gider, kanser hücrelerini tanır ve öldürür.
Kanser aşıları 2 ana başlıkta incelenebilir,
1. Henüz kanser oluşmadan önce kullanılan önleyici aşılar
2. Oluşmuş olan kanseri tedavi eden aşılar.
Önleyici aşılar genellikle virüslerin neden olduğu enfeksiyon ve kanserleri önlemek için kullanılır (Karaciğer kanseri için hepatit aşısı, rahim ağzı kanseri için HPV aşısı vb).
Tedavi edici aşılar ise kanser hücrelerini yok etmek için bağışıklık sistemini güçlendirip kanser hücrelerini yok eder.
Kanser tedavisine yönelik farklı aşı tipleri mevcuttur. Hücre Bazlı Aşılar, Peptid bazlı aşılar, Viral Aşılar, DNA/RNA aşıları şeklinde sınıflandırılabilir.
Şimdiye kadar akciğer kanseri için geliştirilmeye çalışılan hiçbir aşının sonucu yüz güldürücü olmamıştır. Bunun nedeni, tümör antijenlerinin tanımlamasındaki karmaşıklıktır.

Biontech firmasının yakın zaman önce pankreas kanseri için geliştirdiği ürün oldukça iyi sonuçlar verip umut olmuştur. Ayrıca Covid-19 pandemisinde kullanılan aşının başarısı, kanser tedavisine yönelik ilgi ve umudu yeniden canlandırmıştır.
Mevcut antikanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ile aşının kombine edildiği çalışmalar mevcuttur ve bu şekilde yapılan çalışmaların Faz I ve Faz II sonuçları olumlu gözükmektedir. Kanser aşılarının, bağışıklık kontrol noktası inhibitörü ilaçlarla birlikte kullanıldığında da çok daha yüksek bir antikanser etki oluştuğu bilinmektedir.
mRNA aşılarının akciğer kanserinde Faz I/IIa çalışması yeterli bir güvenlik profili göstermiştir. Evre 4 akciğer kanserli 26 hastayı içeren bir faz Ib çalışmasında olumlu sonuçlar bildirilmiştir.
Kişiselleştirilmiş kanser aşıları ile ilgili çalışmalar, gelecekte her hastanın kendi tümörüne ait kişiselleştirilmiş kanser aşısı yapımına olanak tanıyacaktır.
Son günlerde basına yansıyan ve Biontech firması tarafından, “küçük hücreli olmayan akciğer kanseri” hastalar için devam eden aşı geliştirme çalışması (LuCa-MERIT-1) Faz I çalışmadır, 34 merkezde yapılmaktadır. Ülkemizden 5 merkez çalışmaya katılmaktadır. Çalışmaya 6 farklı alt grupta, değişik evrelerdeki toplam 130 hasta dahil edilmiştir. Çalışma 17.06.2022 tarihinde başlamıştır, ilk sonuçlar Ocak 2026 tarihinde bildirilecektir ve Ağustos 2027 tarihinde bitirilmesi planlanmıştır. Başarılı olması durumunda en ölümcül kanser olan akciğer kanseri tedavisinde yeni bir çığır açabilir.

Bir sonraki aşama kişiselleştirilmiş kanser aşılarını geliştirmek ve her hastanın kendi tümörüne ait kişiselleştirilmiş kanser aşısını yapmaktır. Daha sonraki aşama ise koruyucu aşıları geliştirmek olacaktır. Bu sayede tüm dünyada kanser gelişme sıklığı azalabilir, kanserden kurtulma oranı artabilir.”

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İhaneti erken fark etmenin önemini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026