İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Organik sevgi rahatsız etti

  • Çağrı değil, yapıldığı yer

  • Gerçeği engellersen yalan gerçek olur

  • Akciğer kanseri aşısında durum ne!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Organik sevgi rahatsız etti

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 1, 2024

Yazı İçeriği

  • Organik sevgi rahatsız etti

  • Çağrı değil, yapıldığı yer

  • Gerçeği engellersen yalan gerçek olur

  • Akciğer kanseri aşısında durum ne!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Çağrı değil, yapıldığı yer

Dünün muhtemelen en çok paylaşılan videosu Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde genç teğmenlerin ellerinde kılıçla ettikleri “gönüllü yemin”di.

Kılıçlarını çekerek bir araya gelen teğmenler, ortaya dönem birincisi kadın teğmeni aldıkları bir çember oluşturdular ve genç teğmen bağıra bağıra Atatürk’e bağlılıklarını, Cumhuriyet’e bağlılıklarını ve Atatürk ilkelerine bağlılıklarını cümle aleme duyurup, bunun üzerine bir yemin ettirdi.

Görüntüyü izlerken gözlerimin nemlenmesini engelleyemediğimi itiraf etmeliyim.

Benim açımdan işin ilginci görüntüleri bana yollayanın bir dönem Türk siyasetinde fırtınalar estiren ve anti militarist yanıyla bilinen, askerî vesayetle mücadeleyi siyasi hayatının merkezine koyan eski siyasetçi bir dostum olmasıydı.

Altına bir de not düşmüştü ve “Dünkü Harp Okulu mezuniyet töreni. Ortalık yıkılıyor. Galiba bir millet tekrar uyanıyor” diyordu.

İzledim ve güldüm.

Millet uyanıyor, zaman öğretiyordu.

Yeminin ardından yine sosyal medyada ve WhatsApp gruplarında Kara Harp Okulu’nda derslere giren bir öğretim görevlisinin yazdığı söylenen bir not dolaştı.

“Ortada yemin ettiren kadın teğmen Ebru Eroğlu. Okulu birincilikle bitirdi. Hasbelkader, 2. dönem derslerine girdiğim kısımda öğrencimdi. Çalışkan, çok çalışkan bir teğmen. Ara sınavdan 85 aldığı gün ‘Komutanım, hatalarımı öğrenebilir miyim, ki bir daha yapmayayım’ diye yanıma gelmişti. Gurur duyduğum öğrencilerimden sadece birisi. Hatam yoksa dün 968 mezun verdik. Sanılanın aksine büyük çoğunluğu Atatürkçü ve vatansever çocuklar. Aralarında çürük elma yok mu? Vardır. Tıpkı bizde olduğu gibi. Dolayısıyla bir süredir sizlere anlatmaya çalıştığımın özeti olmuş video. Yani okulun tamamı imam falan yetiştirmiyor. Çok güzel çocuklar var. Amacım polemik yaratmak değil, gözlerimizle gördüğümüzü size aktarmak. Dedikleri gibi, bu çocuklar da tıpkı bizim gibi Mustafa Kemal’ın askeri, şüpheniz olmasın.”

Tabii bu görüntülerin yayılmasından sonra gençlerin Atatürk’e, Cumhuriyet değerlerine ve laikliğe bağlılıklarını ilan etmesinden çok ama çok rahatsız olanlar oldu.

Genel olarak din ve etnisite üzerinden siyaset yapan gruplardı rahatsız olanlar.

Bildik tipler.

Hemen hem bizzat, hem de trolleri ile saldırıya geçtiler.

Oysa bunda rahatsız olacak bir şey yoktu.

Ülkenin gençleri kurucu değerlerine sahip çıkıyor, korumakla yükümlü oldukları Anayasa’ya bağlı olduğunu gösteriyorlardı.

Atatürk’e olan sevgileri ise tamamen organikti.

Anıtkabir İletişim Başkanlığı tarafından organize edilmiş “paralı askerlerin” bağlılık ya da sevgi gösterisi değildi.

İçtendi.

Ve muhtemelen bazılarının öfkelenmesindeki neden de bu içtenlikti.

Çarşamba günü, İstanbul’da ilginç bir konferans gerçekleşmiş.

Açıkçası ben bu konferansı, emekli bir dışişleri mensubunun uyarısı ile yabancı medyadan öğrendim.

Konferansın konuşmacılarından biri de Hamas liderliğine geri dönen Halid Meşal’miş.

Sky News Arabistan’ın aktardığına göre Meşal burada yaptığı konuşmada Filistinli ve Filistin’i destekleyen grupların İsrail’e karşı yeniden saldırıya geçmesi gerektiğini anlatıp, tüm cephelerde, her türlü silah ve imkanı kullanarak bunu yapma çağrısında bulunmuş.

Dünya medyası Meşal’in “tüm cephelerde ve tüm imkanlarla” diye şekillendirdiği çağrısının “intihar saldırılarını” yeniden başlatacağı şeklinde yorumluyor.

İsrail’in Haniye cinayetiyle ve hâlâ sivillere, hastanelere yönelik saldırıları ile bu yolu açtığı ve Hamas’ın terörüne meşruiyet kazandırdığı aşikar.

Ancak beni rahatsız eden Meşal’ın bu çağrısını İstanbul’dan, Türkiye’den yapıyor olması.

Dışişlerinden sağduyulu bir isim “Çağrının İstanbul’dan yapılması bizim açımızdan içeriğinden daha vahim! Katar ve Kahire ateşkes görüşmelerinin, barış sağlamaya çalışmanın mekanları olarak öne çıkarken, İstanbul intihar saldırılarını başlanacağının duyurulduğu mekan oluyor. Bu Türkiye için iyi bir şey değil” yorumuna katılıyorum.

Eskiden bu gibi çağrıları Şam’dan, Tahran’dan, Bağdat’tan yaparlardı.

Bilmem derdimi anlatabildim mi!

Gerçeği engellersen yalan gerçek olur

Diyarbakır’da 12 gündür kayıp olan Narin’le ilgili haberlere yayın yasağı getirildi.

İstanbul’da iki ayrı yerde meydana gelen silahlı saldırılara da yayın yasağı getirildi.

Yakında AKP’nin ve liderinin resmî açıklamaları dışında her habere yayın yasağı getirilecek gibi duruyor.

Hatta AKP liderinin önüne koyulan metnin dışına çıktığı konuşmalarına bile yayın yasağı getirilirse şaşmayın. Anayasal güvence altında olan ama iktidar Anayasa babayasa falan takmadığını açıkça ilan ettiği için hiç kimsenin umurunda olmayan haber alma hürriyeti, güce boyun eğmeyi ikbal vasıtası olarak gören kıçı kırık bir hakim tarafından ortadan kaldırılabiliyor.

Doğru habere ulaşma hürriyetinin engellenmesi ise yalan ve yanlış haberin doğru zannedilmesine neden olabilir.

Narin’le ilgili haberlere getirilen engel, bir başka haberin çok hızla yayılmasına neden oldu.

İddialara göre Narin’le ilgili soruşturma bir Kuran Kursu’na dayanmıştı ve bunun duyulmasını istemeyen iktidar yayın yasağı getirmek zorunda kalmıştı.

Doğru muydu, değil miydi bilmiyorduk ama iktidarın bu konudaki sabıka kaydına bakınca, inandırıcı idi.

Birkaç yerden sorup soruşturunca böyle bir bilgiye kimsenin sahip olmadığını öğrendim.

Muhtemelen gerçek dışı bir haberdi.

Ama gerçek bilgi karartılınca, gerçek olmayan bilginin dolaşma hızı artıyor, gerçek karartılınca, yalan aydınlatmaya başlıyordu.

Ancak AKP iktidarı bunu bir türlü öğrenemedi.

Öğrenemeden de gidecekler.

Akciğer kanseri aşısında durum ne!

Biontech’in “akciğer kanseri aşısı” geliştirdiğini açıklaması üzerine, konunun uzmanı Prof. Dr. Celalettin Kocatürk bu yeni kanser aşısı ile ilgili görüşlerini paylaştı.

Kocatürk’ün kanser aşısı hakkında yazdıkları şöyle:

“Kanser aşıları, vücudun bağışıklık sistemini kullanarak normal hücrelere zarar vermeden tümör hücrelerini yok etmek amacıyla tasarlanmıştır. Bağışıklık sistemimiz aşı sayesinde tümör hücrelerini tanıyabilir hale gelir. Sonrasında bağışıklık sistemimizdeki T hücreleri, tümör bölgesine gider, kanser hücrelerini tanır ve öldürür.
Kanser aşıları 2 ana başlıkta incelenebilir,
1. Henüz kanser oluşmadan önce kullanılan önleyici aşılar
2. Oluşmuş olan kanseri tedavi eden aşılar.
Önleyici aşılar genellikle virüslerin neden olduğu enfeksiyon ve kanserleri önlemek için kullanılır (Karaciğer kanseri için hepatit aşısı, rahim ağzı kanseri için HPV aşısı vb).
Tedavi edici aşılar ise kanser hücrelerini yok etmek için bağışıklık sistemini güçlendirip kanser hücrelerini yok eder.
Kanser tedavisine yönelik farklı aşı tipleri mevcuttur. Hücre Bazlı Aşılar, Peptid bazlı aşılar, Viral Aşılar, DNA/RNA aşıları şeklinde sınıflandırılabilir.
Şimdiye kadar akciğer kanseri için geliştirilmeye çalışılan hiçbir aşının sonucu yüz güldürücü olmamıştır. Bunun nedeni, tümör antijenlerinin tanımlamasındaki karmaşıklıktır.

Biontech firmasının yakın zaman önce pankreas kanseri için geliştirdiği ürün oldukça iyi sonuçlar verip umut olmuştur. Ayrıca Covid-19 pandemisinde kullanılan aşının başarısı, kanser tedavisine yönelik ilgi ve umudu yeniden canlandırmıştır.
Mevcut antikanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ile aşının kombine edildiği çalışmalar mevcuttur ve bu şekilde yapılan çalışmaların Faz I ve Faz II sonuçları olumlu gözükmektedir. Kanser aşılarının, bağışıklık kontrol noktası inhibitörü ilaçlarla birlikte kullanıldığında da çok daha yüksek bir antikanser etki oluştuğu bilinmektedir.
mRNA aşılarının akciğer kanserinde Faz I/IIa çalışması yeterli bir güvenlik profili göstermiştir. Evre 4 akciğer kanserli 26 hastayı içeren bir faz Ib çalışmasında olumlu sonuçlar bildirilmiştir.
Kişiselleştirilmiş kanser aşıları ile ilgili çalışmalar, gelecekte her hastanın kendi tümörüne ait kişiselleştirilmiş kanser aşısı yapımına olanak tanıyacaktır.
Son günlerde basına yansıyan ve Biontech firması tarafından, “küçük hücreli olmayan akciğer kanseri” hastalar için devam eden aşı geliştirme çalışması (LuCa-MERIT-1) Faz I çalışmadır, 34 merkezde yapılmaktadır. Ülkemizden 5 merkez çalışmaya katılmaktadır. Çalışmaya 6 farklı alt grupta, değişik evrelerdeki toplam 130 hasta dahil edilmiştir. Çalışma 17.06.2022 tarihinde başlamıştır, ilk sonuçlar Ocak 2026 tarihinde bildirilecektir ve Ağustos 2027 tarihinde bitirilmesi planlanmıştır. Başarılı olması durumunda en ölümcül kanser olan akciğer kanseri tedavisinde yeni bir çığır açabilir.

Bir sonraki aşama kişiselleştirilmiş kanser aşılarını geliştirmek ve her hastanın kendi tümörüne ait kişiselleştirilmiş kanser aşısını yapmaktır. Daha sonraki aşama ise koruyucu aşıları geliştirmek olacaktır. Bu sayede tüm dünyada kanser gelişme sıklığı azalabilir, kanserden kurtulma oranı artabilir.”

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İhaneti erken fark etmenin önemini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026