İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Hangisine inanıyorsunuz, Alman’a mı troll komutanına mı!

  • Temsilde adalet

  • Güneri Ağabey’i de kaybetmişiz

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Hangisine inanıyorsunuz, Alman’a mı troll komutanına mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2024

Yazı İçeriği

  • Hangisine inanıyorsunuz, Alman’a mı troll komutanına mı!

  • Temsilde adalet

  • Güneri Ağabey’i de kaybetmişiz

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Temsilde adalet

İddiaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Başbakanı ile görüşmesinde Almanya’daki mülteciler ve kaçaklar gündeme geliyor.

Komik.

Gündeme gelmiyor, Almanya’nın tek gündemi zaten o.

Türkiye’nin bir göçmen hendeği olması AB’nin tek arzusu.

Bunu yaptığı için AKP’yi destekliyor, bunu yaptığı için AKP’nin Türkiye’de iktidar olarak kalmasını istiyorlar.

Şu anda AB’nin istediği tek şey Geri Kabul Anlaşması’nı uzatmak.

Yıllar önce bu anlaşma yapılır ve milyonlarca mülteci Türkiye sınırları içine hapsedilirken, Türkiye’ye uzatılan havuç “serbest dolaşım” palavrası idi.

Biz bunun mümkün olmadığını, mültecilerin milyonlara ulaştığı bir Türkiye’ye asla serbest dolaşım hakkı verilmeyeceğini haykırdık.

Ama AKP lideri de, ileride AKP’ye geçici lider olacak olan Dışişleri Bakanı Davutoğlu da bu palavrayı Türk halkına yutturdular.

Şimdi bir kez daha aynı uydurma ile karşı karşıyayız.

Sayın Cumhurbaşkanı vize meselesini gündeme getirmiş de, Scholz da “Buradaki göçmenleri geri alın, vize kolaylaştıralım” demiş.

Yersen.

Vize kolaylığı falan yok.

AKP iktidarı Türkiye’yi Almanya’nın göçmen çöplüğüne döndürecek, buna kılıf hazırlanıyor.

Ve bu gerçeği yazanları Devlet’in resmî dezenformasyon ajansı yalanlıyor.

“Yok öyle şey” diye.

Oysa bütün Alman ve Avusturya basını bangır bangır “Var öyle bir şey” diyor.

Siz kime inanıyorsunuz, troll ordularının komutanına mı, yoksa Alman basınına mı!

Alman medyası, Türkiye’nin yıllık 1 milyar euro karşılığında Almanya’daki göçmenleri Türkiye’ye geri alacağını duyuruyor ve AB’nin Geri Kabul Anlaşması’nı yenilemek ve yinelemek için uğraştığını yazıyor.

Bizimki buradaki çeviri haberleri yalanlıyor.

Yersen.

Belli ki, 1 milyar euro karşılığında sokaklarımıza yeni Suriyeliler, Afganlar katılacak.

Almanya’nın elediği ve elek üzerinde kalan göçmenler.

Muhtemelen herhangi bir beceriye sahip olmayanlar, muhtemelen suça bulaşmış olanlar uçaklara doldurulup Türkiye’ye yollanacak.

Ve biz onları bağrımıza basacağız.

1 milyar euro karşılığında.

Açıkçası ben buna “satış” derim.

Hem ucuza.

AKP milletvekili Ahmet Zenbilci “Partime zarar vermek istemiyorum” diyerek istifa edince herkes “Ne oluyor” diye sordu.

Mesele sonradan anlaşıldı.

Milletvekilinin oğlu, otomobilinde 20 kilogram “skunk” ile yakalanmıştı.

Skunk dediğin bir tür uyuşturucu, bir halüsinatif. Aslında bildiğin Hint kenevirinin genetik mühendisliği ile değiştirilip içindeki etken madde oranı yüzde 3’lerden yüzde 20’lere çıkarılmış hali.

Uzmanlar tarafından çok tehlikeli ve ölümcül bulunan bir uyuşturucu madde.

Milletvekilinin oğlunun aracında yakalanmış ve cezası hayli ağır.

Milletvekili de partisinden istifa etmiş.

Bence düzgüne yakın bir davranış.

İlginçtir artık Meclisimiz, Türkiye’nin bir suç cennetine çevrildiğinin de aynası.

Birkaç gün önce bir başka vekilin aracı elektronik sigara kaçakçılığı yaparken yakalanıyor, vekil partisinden istifa ediyor.

Ardından bir başka vekilin oğlu 20 kg uyuşturucu ile yakalanıyor, vekil partisinden istifa ediyor.

Belli ki, temsilde adalet sağlanmış ve ülkede artan suç ve suçluluk oranı TBMM’deki temsile de aynen yansımış.

Yine de partilerinden istifa eden bir iki vekil bana göre “kötünün iyisi”.

Öyle ya aslında onlar da bir başka vekil, AKP’li Galip Ensarioğlu gibi yapabilirlerdi.

Damadı kripto para dolandırıcılığı ve bilişim sistemlerini bozarak hırsızlık suçlamalarıyla tutuklandığında Galip Bey partisinden istifa falan etmedi, siyasi gücünü kullanarak damadının serbest kalmasını sağladı ve damat bey saatler içinde cezaevinden salıverildi.

Geldiğimiz durum tam da budur artık.

“Bunlar nasıl vekil, en yakın çevreleri suça bulaşmış” diyemiyor, en azından istifa ettiklerine şükrediyoruz.

Güneri Ağabey’i de kaybetmişiz

Güneri Ağabey’i de kaybetmişiz.

Tatlı adamdı.

Tercüman gazetesinin en tartışmalı yıllarında gazetenin genel yayın yönetmeniydi.

Sonra Güneş gazetesini kurdu.

Devrimdi.

İlk kez gazetecilik dışı bir sermaye, gazeteciliğe kurucu olarak girmiş oldu.

Pek çok önemli ismi büyük paralarla Güneş’e transfer ettirdi.

Bu yüzden Ertuğrul Özkök ona hep “Gazetecilerin para kazanmasının önünü açan adam” diye teşekkür ederdi.

Hakkında kimi yalan, kimi doğru pek çok efsane anlatılırdı.

En ünlüsü ıstakozları yarıştırıp, geride kalanı pişirttiği yolunda olandı.

Güneş gazetesinde, gazetenin kendisine tahsis ettiği Jaguar’ı ölünceye kadar kullandı.

Kendisi klasikleşirken, otomobili de klasikleşmişti.

Zevkli, keyifli, iyi yaşamayı seven bir ağabeyimizdi.

Eşi Canan Hanım İstanbul’un iyi ailelerinden birine mensuptu ve Güneri Ağabey onun da etkisi ile hem iş dünyasında, hem İstanbul sosyetesinde sevilen bir isimdi.

Çok yönlü idi.

Özel televizyonlar kurulurken dışında kalmadı. Erol Aksoy Show TV’yi kurarken genel müdürlük koltuğuna da Güneri Civaoğlu’nu oturtmuştu.

Uzun yıllar Sabah’ta yazdıktan sonra Milliyet’e geçti.

O arada Aydın Doğan tarafından satın alınan Kanal D’de da programlar yapmaya başladı.

Her zaman işin içinde olmayı sevdi.

Hep gençti, genç tavırlıydı.

Son yıllarda türlü rahatsızlıkla mücadele etmesine rağmen hep aktifti.

Gençliğinde mesleği ile ilgili türlü tartışmaların içinde olan adını ve imajını büyük bir özenle temizledi ve korudu.

İyi bir medya yöneticisi, iyi bir kulis yazarı, iyi bir siyaset takipçisi olarak kaldı.

Gerçek bir duayene dönüştü.

Son gününe kadar çalışmayı sürdürdü.

Son 20 yılda varlığından, sohbetinden, tarzından hep keyif aldım.

Jack Nicholson’a benzetirdi herkes onu, çok keyif alırdı bundan.

Hatta “Metin Fadıllıoğlu daha çok benziyor Jack Nicholson’a” diye kızdırırdım.

Her yere yetişmeye çalışan enerjisine, yaşama sevincine hayran kalırdım hep. 

80 küsur yaşında, Bodrum’da Vespa’sı ile gezerdi. Rahatsızlıklarından bir gün yakındığını görmedim.

Aynı çatı altında çalıştığımız yıllarda da, ayrı çatılar altına girdiğimizde de hep dostluğunu, hep ağabeyliğini gördük.

İyilikleriyle, zaaflarıyla, bizim meslekte sevdiğim insanlardan biriydi.

Hep iyi hatırlayacağım.

Nur içinde yatsın.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ? 

İnsanlıktan nasibi almamışlar moralimizi bozamadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

Dürüst gazetecilerin dikkatli olma zamanı
Köşe Yazıları
Dürüst gazetecilerin dikkatli olma zamanı

Fatih Altaylı

Eylül 30, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026