İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Zehir yiyoruz bakanlığın umurunda değil

  • Adalet yargı ile sınırlı değildir

  • İnceller başka bir rezalet

  • Ruh sağlığı cemaatlere mi emanet

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Zehir yiyoruz bakanlığın umurunda değil

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 8, 2024

Yazı İçeriği

  • Zehir yiyoruz bakanlığın umurunda değil

  • Adalet yargı ile sınırlı değildir

  • İnceller başka bir rezalet

  • Ruh sağlığı cemaatlere mi emanet

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Adalet yargı ile sınırlı değildir

Tarım Bakanlığı gıdada sahtekarlık yapan firmaların listesini “bir eksikle” de olsa açıkladı.

Özellikle de “tağşiş” yapanlar çok ilgi çekti.

Tağşiş aslında Osmanlı’da maliye ile ilgili çok kullanılan bir kelime.

Değerli bir şeyin içine değersiz bir şey katmak manasında. Osmanlı’da devalüasyon demek aslında.

Altın paranın içine bakır ya da değeri daha düşük başka madenler katarak paranın değerini düşürmek anlamında kullanılıyor.

Aynı kelime bugün de özellikle gıda maddelerinde ürünün içine o ürünün içeriğinde olmaması gereken ve ürünün saflığını bozan, değerini gizlice düşüren maddeler katılması için kullanılıyor.

Zeytinyağının içine fındık yağı, dana veya koyun etinin içine domuz ya da tek tırnaklı at, eşek gibi hayvanların etleri, balın içine şeker şurubu, kahvenin içine nohut unu gibi katkıların gizlice eklenerek ürünün kalitesinin bozulmasına tağşiş deniyor ve bir süredir bu işi yapmayan Bakanlık şimdi yeniden sahaya döndü.

Ancak bu kez listede açıklanan firmalardan çok, listede olduğu halde “açıklanamayan” bir firma dikkat çekti.

Günde onlarca ton köfte ve döner üreten firmanın tağşiş listesinde olduğu ve ürünlerinde domuz eti bulunduğuna dair rapor hazırlandığı halde başka hiçbir firmanın beceremediği bir mahkeme kararı ile adını gizlemesi kamuoyunun çok ilgisini çekti.

200’e yakın şubesi ile Türkiye’nin en yaygın gıda zincirlerinden biri olan firmanın adını gizlemek istemesi son derece doğal.

Çünkü bunun ortaya çıkması birinin firmaya çökmek istemesinden daha vahim sonuçlar doğurabilirdi.

Tağşiş konusunda sahalara yeniden dönen Tarım Bakanlığı, ne yazık ki diğer denetimlerde sınıfta kalıyor.

Türkiye’de üretilen özellikle sebze, meyve gibi ürünlerin ne kadar zararlı olabileceklerini ancak ihracat sırasında ortaya çıkan raporlardan öğrenebiliyoruz ve muhtemelen bakanlığın denetimsizliği yüzünden, muhtemelen insan sağlığına zararlı olduğu için ihraç edilemeyen bu ürünler bize yediriliyor.

Bugün Türkiye’de kanser vakalarında ciddi bir artış yaşanıyorsa bunda Tarım Bakanlığı’nın gıda denetimlerini doğru düzgün yapmıyor olmasının rolü büyük.

Bugün yediğimiz tarım ürünlerinin hemen hemen hepsinde çok ciddi “pestisit” yani tarım ilacı kalıntıları var.

İhraç edilecek ürünlerde bunlar denetlenir ve analiz edilirken, Türkiye’de satışa sunulan ürünlerde denetim sıfıra yakın.

Meyve sebze hallerinde üç dört ayda bir bazı dükkanlara uğrayıp numune alıp analiz yapıyormuş gibi yaparak denetim olmaz.

Hallerdeki laboratuvarlarda düzenli olarak, her gün olabildiğince çok ürünü analize tabi tutmak şart.

Ama daha buna gelmeden, tarlada ilçe ziraat müdürlükleri ile denetim yapmak ve ürün takibini gerçekleştirmek de çok önemli.

Türkiye’de kırmızı örümcek, beyaz sinek, kabuklu bit, unlu bit ve fungal hastalıklara karşı çok etkili pestisitler kullanılıyor. Ancak bunların kullanım doz ve süreleri önemli. Tarımsal ürün toplanmadan bir süre önce bu ilaçların kullanımının durdurulması gerek. Ama bu verimliliği etkilediği için yapılmıyor ve tarım ilacı ile dolu ürünler piyasaya veriliyor.

Denetim olmadığı için de bunlar soframıza kadar geliyor.

Bu ilaçlar insan tarafından tüketildiği zaman genetik bozukluklara ve kanserlere neden oluyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nda Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü var.

Bunların görev ihmali tüm toplumun sağlığına mal oluyor. Ülke kaynaklarının tedavi harcamalarında heba olmasına neden oluyor.

Bu durumun farkında olan bazıları evlerinin, saraylarının bahçesinde yetiştirilen ürünleri tüketiyor olabilir.

Ama onların da torunları pazardan aldıkları, okulda önlerine koyulan gıdaları tüketiyor.

AKP’nin milyonlarca hatasından biri de adalet kavramını sadece Adalet Bakanlığı’nın ilgi alanında bir mesele olarak görmesi, yargı ve yargı kararlarından ibaret zannetmesi.

Oysa adalet böyle bir şey değil.

Bizim liyakat diye yıllardır bağırdığımız şey de adaletin bir parçası mesela.

Bir göreve o görevi hak eden birini değil de, eşin dostun akrabanın çocuğunu, partilinin yeğenini, kardeşini getirdiğiniz zaman da “adaletsizlik” yapmış oluyorsunuz.

7000 euro maaşlı ataşelik görevine, o görev için yıllardır çalışıp didinmiş yüzlerce genç insan arasından birini değil de, Çalışma Bakanı’nın arkadaşının dil bilmeyen aşçı yeğenini getirdiğiniz zaman da adaletsizlik oluyor.

Gıdada sahtekarlık yapan yüzlerce firmayı açıklarken, iktidara yakın diye tek bir firmayı yargı kararı var diye açıklamıyor ve adı duyulacak diye yusuf yusuf atıyorken de adaletsizlik yapmış oluyorsunuz.

Burger King’de oturan gençlere saldırıp döverken, Burger King restoranının açılışını yapan partinizin belediye başkanına “gık” diyemiyorsanız da adaletsizlik yapmış oluyorsunuz.

Partinizin belediyesine örtülü ödenekten yardım yollarken, diğer partili belediyenin hak ettiği parasını kesiyorsanız da adaletsizliğin büyüğünü yapmış oluyorsunuz.

Partinizin adında adalet kelimesi var diye başka yerde adalete gerek olmadığını düşünüyorsanız adalet mevhumundan hiç haberiniz olmadığını göstermiş oluyorsunuz.

İnceller başka bir rezalet

Cehalet yine yanlışa sürüklüyor. 

İki genç kızı öldürdükten sonra surlardan atlayarak ölen ruh hastasının durumu ile “incel” denilen mesele birbirine karıştırılıyor. 

İnceller internet üzerinde örgütlenip, bir oluşum haline gelen bir grup. 

Bunlar genelde ırkçı, aşırı cinsiyetçi, kadın düşman, hayvan düşmanı ve ensest söylemlere sahip sapkın manyaklar. 

Space odalarında buluşup, kendileri gibi sapkınlarla sohbet ediyorlar. 

Benzerlik olsa da, inceller ile Sur Canisi aynı şey değiller. 

İncellerin en ünlüsü Pungent 666 adı ile sosyal medyada varlık gösteren ve bir süre önce Antalya’da tutuklanan F. adlı kişi. 

Ancak inceller bambaşka bir tehlike, bambaşka bir rezillik. 

Rahşan Gülşan’ın uyarısıyla bir süredir takip ettiğim ama bir yandan da tanıtımları olmasın diye gündeme getirmediğim “inceller’i ayrı ele almak lazım. 

Ruh sağlığı cemaatlere mi emanet

Sağlık Bakanlığı’nın Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanelerini kapatarak, topluma nasıl bir zarar verdiğini anlattığım dünkü yazımdan sonra ilginç bilgiler gelmeye başladı. 

Bunlardan birini sizinle paylaşıyorum. 

Paylaşıyorum ki, memleketin ne hale getirildiğini görün. 

"Merhaba Fatih Bey, bugün programınızda bahsettiğiniz Recep Akdağ’ın akıl hastanelerini kapatması olayı ile ilgili yazıyorum. Dediğiniz doğru, hastaneler kapatılmış ve bu rehabilitasyon ve tedavi işi cemaatlere devredilmiş. 

Eşimin memleketi Safranbolu Sarıahmetli köyüne gittiğimde bu duruma bizzat şahit oldum. Burada madde bağımlılarını ve ruh sağlığı bozuk olanları, bir cemaatin köylüden aldığı arazi üzerine kurdukları otel gibi yerlerde tedavi ettiklerini öğrendim. Bunların bazıları da suçlu ve denetimli kontrol altında, her gün jandarmaya imzaya gidiyorlar. Cemaatin kurduğu yapıyı gözlerimle gördüm. 

Gizli saklı bir yer de değil.  Bu konuya değinmenizi rica edeceğim konunun doğruluğu için de köy ve adres veriyorum. Safranbolu Sarıahmetli köyü eski köy yerleşkesi.” 

Bu bilgiye inanamadım. 

Madde bağımlılarının Menzil Cemaati’ne gidip orada tedavi görmeye çalıştıklarını duyuyor, biliyorduk. 

Şimdi hizmeti yaygınlaştırmışlar. 

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ? 

Liyakate dayanmayan aile şirketlerinin eninde sonunda battığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026