İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı

Yazı İçeriği

  • 3. Madde mugalatası

  • Tehlikeli Ahmet Bey

  • Kimler gider

  • Batıya açılan pencereymiş!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

3. Madde mugalatası

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 13, 2024

Yazı İçeriği

  • 3. Madde mugalatası

  • Tehlikeli Ahmet Bey

  • Kimler gider

  • Batıya açılan pencereymiş!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Tehlikeli Ahmet Bey

Belli ki, AKP yavaş yavaş Anayasa’nın ilk dört maddesine de dokunmak için kapı aralamaya çalışıyor.

TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un “3. Madde değişmelidir” cümlesinin başka anlamı yok.

Has Parti Genel Başkanı iken Erdoğan’a en ağır eleştirileri yapan Kurtulmuş’un bugün bu sözleri parti liderliğinin haberi olmaksızın etmiş olması mümkün değil.

Ancak yaptığı tam bir mugalata.

Kurtulmuş “Anayasa’da yer alan ‘Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür’ tabiri bu perspektiften bakıldığında değiştirilmelidir. Çünkü devletin ülkesi olmaz, devletin milleti olmaz. Bu metnin, ‘milletin gücü üzerine yükselen devlet anlayışı’ ile yeniden ele alınmasının önemli olduğunu düşünüyorum.” diyor ve alternatif olarak “Türkiye, milleti, ülkesi ve devleti ile bölünmez bir bütündür”ü öneriyor.

Bana göre bu yaklaşım ya bir önyargının ya da bir suiniyetin ürünü.

Çünkü ben ve iyi niyetli herkes Kurtulmuş’un “hatalı” bulduğu metni şöyle okuyoruz.

“Türkiye, devleti, ülkesi, milleti ile bölünmez bir bütündür.”

Ve zaten metin de böyle yazılmış.

Ancak Kurtulmuş metni şöyle okuyor:

“Türkiye Devleti, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür.”

Bizim okuduğumuz şeklinde millet, devlet ve ülke kelimelerinin yerini istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Anlam aynı.

“Türkiye, milleti, devleti, ülkesi ile bölünmez bir bütündür” de diyebilirsiniz, “Türkiye ülkesi, devleti, milleti ile bölünmez bir bütündür” diyebilirsiniz.  

Hepsi aynı kapıya çıkar, orada önemli olan kelime “bölünmez” olmasıdır. Vurgu “bölünmez bütünlük” tamlamasınadır.

O yüzden de o maddede Devlet’in D’sini küçük harf yaparsınız olur biter.

Çünkü asıl mesele “bölünmez” olmasıdır, “bütün” olmasıdır.

Bu yüzden de o maddeleri fazla kurcalamamak gerekir.

Elinizi bir kere içine sokmaya kalkıştığınız zaman içerde neyi tutacağınızı, elinizde ne kalacağını bilemezsiniz.

Prof. Ahmet Davutoğlu, sağ olsun, konuştukça beni güldürüyor.

Bu kez de bir röportajında “Amerikalılar bana Ortadoğu’nun en tehlikeli adamı derler” buyurmuş.

Güldüm.

Ahmet Davutoğlu’nun kendinden memnuniyeti o kadar haf safhadadır ki, bunu söylerken aldığı keyfi ya da kendisine böyle bir tanım yapılmasından duyduğu memnuniyeti tahmin edebiliyorum.

Davutoğlu’nun bu cümlesini duyunca aklıma “Adın ne mülayim, sert olsan ne yazar” cümlesi geldi niyeyse.

Ve tabii yıllar önce ABD’li, herkesin bildiği eski bir siyasetçi ile yaptığımız sohbet.

Bir davette karşılaşıp sohbet ettiğimiz bu eski kadın siyasetçi ile konu o sırada Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu’na gelmişti.

“Mister Davutoğlu ile zaman zaman karşılaşıp konuşuyoruz. Kendisi çok bilgili, çok entelektüel biri ve buna saygı duyuyoruz ama bu konuşmalar bizim açımızdan çok zorlayıcı oluyor. Çünkü Ahmet Bey konuşmayı çok seviyor ve konuları çok geriden ele alıp sanki öğretmenmişçesine ve karşısında sanki hiçbir şey bilmeyen biri varmış gibi anlatmaya başlıyor. Her seferinde kendimi Georgetown’da Ortadoğu tarihi dersine girmiş gibi hissediyorum. Türkiye’de sizlere karşı da böyle mi, yoksa bizi mi cahil buluyor? Kendisini görünce yakalanmamak için kaçmak zorunda kalıyorum ve galiba ayıp ediyorum” demişti, benim gülmeye başlamam üzerine “Hillary de böyle düşünüyor” diyerek bir kahkaha patlatmıştı.

Ahmet Davutoğlu’nun sözlerini okuyunca aklıma bu geldi.

Acaba bu yüzden mi kendisini tehlikeli buluyorlardı diye düşünmedim değil.

Kimler gider

Erdoğan sinyali verince hangi bakan gider, hangi bakan kalır tahminleri başladı.

Üzerinde en çok ittifak edilen bakan Tarım ve Orman Bakanı.

Bakan İbrahim Yumaklı’nın kabine toplantısında, Erdoğan tarafından açıkça ve hayli sertçe eleştirilmiş olması bu beklentinin ana nedeni. Bakan Yumaklı’nın aslında tarım ile hiçbir ilgisinin olmaması, tarıma en çok yaklaştığı görevin siyaseten atandığı Gübretaş yöneticiliği olması da beklentiyi arttırıyor. Ki zaten bu görev için Cumhurbaşkanı’nın aklında başka bir isim olduğu ve Yumaklı’yı çok yakınından gelen bir tavsiye üzerine atadığı ve bundan pişmanlık duyduğu da Ankara’nın veya AKP’nin bilinen sırlarından.  

Değişmesi muhtemel bir diğer Bakan ise Ulaştırma Bakanı Uraloğlu. 

Uraloğlu’nun çok da becerikli bulunmadığı ama görevden alınmasındaki asıl etkenin Bakanlık bürokrasisi içinde ciddi yolsuzluk iddialarının ayyuka çıkması ve bunun çok yukarılara kadar rapor edildiği iddiaları. Hatta bazı konuşmaların kayıtlarının da elden ele dolaştığı ve Beştepe’den de duyulduğu.

Milli Eğitim Bakanı’nın da çok beğenilmediği ancak muhalifler tarafından çok eleştirildiği için şimdilerde görevden alınmasının pek olası görülmediği de söyleniyor.

Sanayi Bakanı Kacır’ın da değişmesi muhtemel bakanlar arasında olduğunu söyleyen AKP’li sayısı hiç az değil.

Tabii ben böyle yazarak bu bakanların görevde kalmalarını sağlamış da olabilirim.

Batıya açılan pencereymiş!

“Kemerburgaz’a taşınacağız” dedi.

Taşınamadı.

“Mecidiyeköy’ü bitirip teslim edeceğiz” dedi.

Bitiremedi, teslim edemedi.

“Seçimden önce Bankalar Birliği borcunu kapatacağız” dedi.

Kapatmadı.

“Florya’da işlem tamam. Müteahhiti bulduk, 70 milyon dolar avans verecek” dedi; bulduk dediği müteahhit “Benim bu işle alakam yok” diye açıklama yaptı.

Ama genel kurulda ibra edildi.

Niye?

İki nedeni var.

Biri mektepli olması.

Diğeri ise topun üç direğin altındaki çizgiyi geçmiş olması.

Türkiye’de spor kulübü budur.

Batıya açılan pencere olduğunuza inansanız da, çok farklı olduğunuzu düşünseniz de, elitist geçinseniz de mesele budur.

Söylediklerinin hepsini başarıyla yapsa ama top çizgiyi geçmese idi, hatta son Fenerbahçe maçında yenilse idi yerden yere vurulurdu.

Yok aslında birbirinizden farkınız.

Sadece renkleriniz farkı.

Aynı şeyin laciverti değil, kırmızısınız.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Zamanında bırakabildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026