İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İlle de İsrail

  • AKP ve Nobel meselesi

  • Onun çevresi belli

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

İlle de İsrail

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 17, 2024

Yazı İçeriği

  • İlle de İsrail

  • AKP ve Nobel meselesi

  • Onun çevresi belli

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

AKP ve Nobel meselesi

İsrail “Yahu nerden çıkarıyorsunuz bunları. Bizim Türkiye’ye saldırmak gibi bir niyetimiz yok” dedikçe AKP lideri sürekli olarak “İsrail’in hedefinde Türkiye var, saldıracaklar” demeye devam ediyor. 

İş öyle bir hale geldi ki, neredeyse bazı aracılar İsrail’e gidip “Lütfen şu Türkiye’ye saldırırmış gibi yapın en azından. Yoksa çok üzülecekler. Yalancı durumuna düşecekler. Hiç değilse bir iki boş füze sallayın” demek zorunda kalacaklar.

AKP’nin tavrı “İsrail niye bize saldırmıyor, bizim başımız kel mi!” noktasına doğru ilerliyor. 

Yahu bir ülke bu kadar mı kendini küçük düşürür, bu kadar mı kolayca saldırılabilecek, İsrail boyutunda bir ülkeden bile korkup çekinen bir ülke konumuna düşürür. 

Bırakın İsrail Cumhurbaşkanı’nın “Yok öyle bir şey” demesini, Netanyahu denilen soykırımcı çıkıp “Biz Türkiye’ye saldıracağız” dese bile ciddiye almamak, “Hadi lan yürü git işine’ demek gerekirken AKP öncesinde de ve AKP’ye rağmen hâlâ bölgesinin en büyük gücü olan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı idare etmeye çalıştığı topluma “korku pompalıyor”, “İsrail bize saldıracak” diyor. 

İsrail’i bilmeye gerek yok, ben Türkiye’yi bilen biri olarak bunun mümkün olmadığını düşünüyorum. 

Ama belki AKP Genel Başkanı benim bilmediğim bir Türkiye’yi biliyor olabilir.

Belki de Türkiye’yi getirdikleri noktayı benden iyi biliyor.

Bir yandan Türkiye’yi güçlü hale getirdiklerini söylerken, bir yandan İsrail’in bize saldırmasından korkmak başka türlü açıklanamaz. 

Ama belki de bir buçuk ay önce bizim İsrail’e saldıracağımızı söylemesinin çok yanlış olduğu kendisine anlatıldı ise şimdi tam tersini söylemeye başlamış olabilir. 

İsrail ile çatışma ihtimalinin oy getirdiğini hesaplamış olabilir.

Çünkü en iyi anladığı şeyin ekonomi değil, iç siyaset olduğunu artık çok iyi biliyoruz.  

Daron Acemoğlu Nobel aldı, Türkiye’de tartışma başladı.

Acemoğlu bu ödülü aldığı için sevinenler ve sevinmeyenler.

Acemoğlu’nun geçmişinde söylediklerinden ötürü kendisine kızanlar. Türkiye’ye eleştirel bakışından ötürü kendisini mahkum edenler. 

Hepsi birbirine girdi. 

Ben ise konuya bambaşka bir yerden bakmayı tercih ediyorum. 

Daron Acemoğlu bu ödülü alan 3. Türkiye doğumlu kişi. 

Bunlardan ilki yazar ve yazarlık eğitimini ABD’de almış olan Orhan Pamuk. 

İkincisi eğitimini Türkiye’de almış ama çalışmalarını ABD’de sürdüren Aziz Sancar. 

Sonuncusu da eğitiminin bir bölümünü Türkiye’de, bir bölümünü yurt dışında almış ve çalışmalarını ABD’nin en iyi üniversitelerinden birinde sürdüren Daron Acemoğlu. 

Bu tablonun bana anlattığı çok net.    

Bizim insanımızda sorun yok. 

Sorun bizim eğitimimizde, sorun bizim üniversitelerimizde.

Aynı toplumun üç farklı etnik grubuna mensup üç ayrı kişi dünyanın en prestijli ödülünü alabiliyor ama bunu ancak Türkiye’nin eğitim ve bilim sistemi dışına taşındıktan sonra yapabiliyorsa sorunun insanımızda değil, sistemimizde olduğu aşikardır. 

Şimdi bakıyorum da AKP’nin bazı ahmak destekçileri Türk asıllı bilim ve edebiyat insanlarının kazandığı bu ödülleri de AKP’ye mal edip “Bu ödüller AKP döneminde geldi. Bu da bizim başarımız” demeye kalkışıyorlar. 

Bu ödülleri Türkiye’de yaşayan, Türk üniversitelerinde bilim yapan vatandaşlarımız alsaydı haklı olabilirlerdi.

Yine de bu vatandaşlarımız AKP’nin “eski Türkiye” diye küçümsediği dönemin ürünleri olduğu için tam bir haklılıktan da söz edemezdik. 

Yine de Acemoğlu’nun Nobel almasına neden olan tezi, AKP Türkiye’sini anlatan ve hukuk olmayan yerde kalıcı gelişme ve büyüme olmayacağını iddia eden bir tez olduğu için bu tezin doğruluğunu kanıtlamak açısından AKP’nin bir katkısı olmuş olabilir. Daron’un tezine bir tür laboratuvar yarattıkları için övünebilirler. 

Ama şurası da bir gerçek ki, önümüzdeki 20-30 yılda alacağımız Nobel ödüllerinde, ödülleri alanlar yurt dışında çalışan Türk vatandaşları olsa bile AKP’nin mutlak bir katkısı olacaktır.   

Ne de olsa Türkiye’nin en parlak beyinlerini yurt dışına kaçırıp, bu ödülleri alabilecekleri ortamlarda çalışmalarına neden oldukları için övünebilirler. 

Tabii o zaman hâlâ bir AKP ya da hâlâ bir Türkiye var ise. 

Onun çevresi belli 

Madem Acemoğlu ile başladık Acemoğlu ile devam edelim. 

Acemoğlu’nun aldığı Nobel ile övünen bir başka grup da “Kılıçdaroğlugiller” yani Kılıçdaroğlu’nun siyasi destekçileri. 

Bunlar da, Kılıçdaroğlu’nun ABD’de Acemoğlu ile görüşmesinden yola çıkarak “Vizyon buydu” diyor ve “Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olsa idi Acemoğlu ekonomi bakanı olacaktı” iddiasında bulunuyorlar. 

Bu da en az AKP’lilerin Nobellerle övünmesi kadar ahmakça. 

Gelin size o meseleyi anlatayım. 

Kemal Kılıçdaroğlu o günlerde kimsenin anlamadığı bir ABD ziyareti gerçekleştirdi.

Ziyarette hiçbir ABD’li yetkili ya önemli biri ile görüşemedi zaten öyle bir niyet de yoktu galiba.

Görüşe görüşe bir hafta önce zaten Türkiye’de olan ve Türkiye’de de görüşebileceği Gökhan Hotamışlıgil ve yine birkaç gün önce Türkiye’den ABD’ye dönmüş olan Daron Acemoğlu ile görüştü. 

Hatta ben de o günlerde “Yahu o kadar yol gitmeye gerek yoktu. İkisi de geçen hafta Türkiye’de idiler” diye yazdım. 

ABD gezisi rezilliğe dönüşünce tamirat için bu kez Türkiye’de bir toplantı yaptılar. 

Buna da yine Daron Acemoğlu bu kez Skype vasıtası ile katıldı. Türkiye’den de Hakan Kara, Refet Gürkaynak ve Ufuk Akçiğit yer aldılar. 

Bunların çoğu bizim Teke Tek Bilim’in daimi konukları olduğu için, siyasi bir nedenle oraya katılmadıklarını gayet iyi biliyorum. 

Tek dertleri memleket olan ve bilgilerini paylaşmaktan keyif alan bilim insanları oldukları için oradaydılar. Kılıçdaroğlu kabinesinin adamları oldukları için değil. Hele hele Daron Acemoğlu hiç değil.

Daron Acemoğlu kendisine daha önce Türkiye’den de, Ermenistan’dan da yapılan siyaset tekliflerini hep reddetti. 

Herkese “Bakan falan olmam ama istediğinizi danışın, istediğinizi sorun, elimden gelen her yardımı yapar, her desteği veririm” dedi. 

Kılıçdaroğlu ile bir kez görüşüp, bir kez toplantısına uzaktan da olsa katılmasının neden ise Ali Kiremitçioğlu idi. 

Seçim döneminde Kılıçdaroğlu ekibinde yer alan Ali Kiremitçioğlu Daron Acemoğlu’nun Galatasaray Lisesi’nden sınıf arkadaşı ve hâlâ çok yakın dostu idi. Bu yüzden de Ali Kiremitçioğlu her rica ettiğinde görüştü.

Mesele bu kadar basit. 

Kılıçdaroğlu’nu kendi haline bıraktığınız zaman çevresinde Daron Acemoğlu gibiler değil, Eren Erdem, Tuncay Özkan gibiler oluyor. 

Biliyoruz zaten. 

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Daron Acemoğlu’nun tezine laboratuvar olmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026