İstanbul 5°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • AKP’nin umudu 2015 Ağustosuna dönmek

  • AKP’den önce olanlar ve olmayanlar

  • Biz yapamazdık, sağ olsun Ali Koç yapıyor

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

AKP’nin umudu 2015 Ağustosuna dönmek

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 5, 2024

Yazı İçeriği

  • AKP’nin umudu 2015 Ağustosuna dönmek

  • AKP’den önce olanlar ve olmayanlar

  • Biz yapamazdık, sağ olsun Ali Koç yapıyor

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

AKP’den önce olanlar ve olmayanlar

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ya da Adalet ve Kalkınma Partisi liderinin 2. Kürt Çalımı da hüsranla sona erdi.

İlk açılım biraz uzun sürmüş, PKK ülkenin önemli bir bölümünde hakimiyet kurmuştu.

O dönemde yapılan uyarılar AKP tarafından çok ciddiye alınmamış, konu Dolmabahçe Mutabakatı’na kadar gelmişti.

AKP, PKK’nın doğu ve güneydoğuda hakimiyet kurmasından, neredeyse güvenlik ve adalet hizmetlerine ortak olmasından rahatsız olmamıştı ama bunun sandık sonuçlarına yansıyıp, 2015 seçimlerinde AKP’nin ilk kez çoğunluğu alamamasına neden olmasından rahatsız oldu ve açılımı bitirdi.

O gün anladık ki, AKP’nın tek önceliği sadece kendisiydi.

Ülkenin başına geleni değil, kendi başına geleni önemsiyordu.

Ve açılım biter bitmez terör başladı.

Bu açılımın faturasını Türkiye hendek savaşları ve yüzlercesi güvenlik görevlisi binlerce ölü ile ödedi.

Sonrasında AKP ile MHP arasında işbirliğinin temelleri atıldı.

MHP, Cumhurbaşkanı’na destek olarak Türkiye’yi bir ara seçime götürdü ve AKP tarihinin en yüksek oyu ile birkaç ay önce kaybettiği seçimi kazandı.

Ancak AKP-MHP işbirliği AKP içinde bir kesim tarafından asla istenmedi.

AKP, MHP politikalarına dönünce büyük oranda almayı başardığı Kürt oylarını kaybetmeye başladı.

2019 ve 2024 seçimlerinde bunu derinden hissetti.

Kürtlerle barışması şarttı.

Ama kendisine “meşruiyet” kazandıran MHP’den vazgeçmeden bunu nasıl yapabilirdi.

Barışı MHP’ye yaptırarak.

Aslında süreç Öcalan’ın Bahçeli tarafından meclise davet edilmesinden çok önce başladı.

MHP lideri, Ahmet Türk’ün cezaevinden salıverilmesi için devreye girdi. Aynen Alaattin Çakıcı gibi, Ahmet Türk de Devlet Bahçeli sayesinde “hastalık bahanesi” ile cezaevinden çıkarıldı.

“Milliyetçi Hareket” nezdinde itibarı iade edildi.

Sonra jest sırası Ahmet Türk’e geldi.

O da “Kürt sorunu çözse çözse Erdoğan çözer” diyerek mukabele etti.

Muhtemelen iktidar Ahmet Türk ve bazı başka isimler üzerinden bu sorunu kapalı odalarda ele alıyordu. Öcalan hamlesi son hamle olarak geldi.

En riskli adımı MHP’ye attırdı Erdoğan.

Ve belli ki, AKP’nin istediği karşılığı bulamadı.

Ve bulamayınca, aynen 2015’te yaptığı gibi gizliden yürüttüğü Barış Süreci’ni bitirdi.

Erdoğan, 2015’te yıkandığı nehirde bir kez daha yıkanacağını düşünüyor.

Kayyım hamlelerinin büyük olaylara neden olmasını ve bu olayların seçmeni ürküterek aynen 2015 Kasım seçimlerinde olduğu gibi kendi çevresinde toparlamasını umuyor.

Bu arada CHP ile DEM’i de birlikte göstermek için batıda bir CHP’li belediyeye kayyım atayarak, iki partiyi ortak gibi göstermeyi hedefliyor.

Tutar mı?

Zannetmiyorum.

Ama Erdoğan’ın Türkiye’nin 89’lık ortalama IQ’sunun neden olacağı unutkanlığa güvendiğini tahmin ediyorum.

AKP’lilerin “AKP olmasa hiçbir şeyiniz olmazdı” demelerinden artık bana fenalık geldi.

Bizden önce yol yoktu, köprü yoktu, baraj yoktu, buzdolabı yoktu, otomobil yoktu, o yoktu bu yoktu gibi zırvalarla kafamızı ütüleyip duruyorlar.

23 senelik iktidar, yeni bir nesil ve yaşlıların unutkanlığı ile birleşince bu boş ve hatta aptalca sözlere inananlar olabilir.

Vallahi AKP’den önce tüm bunlar vardı, hem de fazlasıyla.

Cumhuriyet en ücra köye bile yol, su elektrik götürmeyi başarmıştı.

Evet gerçek ederinin kaç katına yapılmış duble yollar yoktu ama her yere ulaşabiliyorduk.

AKP’den önce de otoyollarımız vardı ancak AKP döneminde yapılanlar gibi fahiş fiyatlı değildi ve geliri bunu yapan müteahhitlerin cebine aktarılmıyor, Hazine’ye gidiyordu. Yeterince fahiş gelir elde edilmez ise üzeri Hazine’den tamamlanan anlaşmalar yoktu.

Köprüler kişilerin değil, kamunun malıydı. Geçiş fiyatını kamu belirliyordu, 5 müteahhit değil.

Buzdolabı da vardı, otomobil de.

Üstelik AKP’den önce emekli olan birisi emekli ikramiyesi ile bir ev, bir otomobil alabiliyordu.

AKP’den önce olmayan şey “görgüsüzlüktü”.

Bu iktidardan önce böylesine yaygın bir görgüsüzlük yoktu.

Yine bu iktidardan önce böylesine bir gelir adaletsizliği yoktu.

Bu kadar açık bir haksız zenginleşme yoktu.

AKP’den önce zengin bu kadar zengin değildi, doğru.

Ama fakir de bu kadar fakir değildi!

Aralarındaki uçurum arttı.

AKP’den önce sokaklarda çakarlı arabalar fink atmazdı.

Makam arabaları özel işlerde kullanılmazdı, kullanan olursa çok ayıplanırdı.

Kamuya ait otomobillerin yanında “Resmi Hizmete Mahsustur” yazardı, kimse o araçlarda burnuna pudra şekeri çekmezdi.

AKP’den önce yabancılar gelip Türkiye’de ev alıp Türk vatandaşı olmazdı.

Ama Türkler de gidip yabancı ülkelerden ev alıp, o ülkelere yatırım yapıp oralarda oturma izni peşinde koşmazdı.

AKP’den önce yabancı firmalar Türkiye’ye gelip yatırım yapar, iş imkanları yaratmak için reel sektöre girerlerdi.

Şimdi Türk firmaları yabancı ülkelerde yatırım yapıp, oralarda iş imkanı yaratıyor, Türkiye’deki yabancı firmalar fırsat bulduğu anda tası tarağı toplayıp kaçıyor.

Listeyi uzatmak çok mümkün ama tüm bunlar iktidarın ve mensuplarının nobranlığını ve küstahlığını durduracak gibi görünmüyor.

Ama kazandırdık dedikleri her şeyi kaybettirmeye başladıklarını da görüyoruz.

Sonunda hepsi gidecek ve geriye kala kala büyük miktarda borçlar ve zor tedavi edilecek bir görgüsüzlük kalacak.

Tabii bir de milyonlarca Suriyeli ve Afgan.

Biz yapamazdık, sağ olsun Ali Koç yapıyor

Galatasaraylı taraftarların bazıları bana yazıyor ve “Kulübümüz bunca haksızlığa uğrarken niye sesinizi çıkarmıyorsunuz?” diyorlar. 

Kast ettikleri rakip takımların hakemlere yönelik eylemleri ve Federasyon’un bu baskılar doğrultusunda muhtemelen başka “motivasyonlarla” da bu hakemlerin hakemlik hayatlarını bitirmeye başlaması. 

Çok açık söyleyeyim. 

Ben bir Galatasaray taraftarı, eski bir Galatasaray yöneticisi olarak bu durumdan hiç ama hiç rahatsız değilim. 

Hatta bu nedenle rakip kulübün başkanı Ali Koç’a “teşekkür” etmeyi bile düşünüyorum. Çünkü bir Galatasaraylı olarak bana “Hangi hakemlere güvenmiyorsun, maçlarınızı hangi hakemler yönetmesin” diye soracak olsaydınız en başa Arda Kardeşler’in adını yazardım. 

Bir alt satıra Atilla Karaoğlan adını yazmakta zerre tereddüt etmezdim. 

Alper Ulusoy’u da eklerdim hiç kuşkusuz. 

Bu nedenle Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un etkisiyle bu hakemlere düdük astırılması beni hiç ama hiç rahatsız etmiyor. 

Galatasaray’ın bunu yaptıracak gücü yoktu. 

Bizim yerimize Ali Koç yaptırıyor. 

Kızmak bir yana, kendisine minnet borçluyuz. 

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ömer Seyfettin’in Diyet öyküsünü hatırladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kötü bir başlangıç
Köşe Yazıları
Kötü bir başlangıç

Fatih Altaylı

Mart 10, 2026

Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026