İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Ağlarım kime ne!

  • Karşılaştırmaya var mısınız!

  • Bizim için değil, para için adil olmaya çalışın

  • Ne çirkin bir tavır

  • Eğitim ve aptallık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Ağlarım kime ne!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 10, 2024

Yazı İçeriği

  • Ağlarım kime ne!

  • Karşılaştırmaya var mısınız!

  • Bizim için değil, para için adil olmaya çalışın

  • Ne çirkin bir tavır

  • Eğitim ve aptallık

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Karşılaştırmaya var mısınız!

10 Kasım, kurucu önderimizin hayatını kaybettiği gün.

86 yıl olmuş.

Hâlâ önder, hâlâ en etkili lider.

Ona karşı devrim yapmaya çalışanların mezarına sokak köpeklerinden başkası uğramazken, hâlâ milyonlar onu ziyaret ediyor, ona sevgisini, minnetini, bağlılığını gösteriyor.

Ve pek çoğumuz hâlâ onu anarken, onun adı geçtiğinde gözyaşlarımızı tutamıyoruz.

Belki onu kaybettiğimiz için değil de, ona yapılan ihanete yeterince güçlü karşı çıkamadığımız için ağlıyoruz, belki mirasına yapılan saygısızlıktan ötürü gözümüzden yaşlar boşalıyor.

Murat Bardakçı benim ve bizim bu durumumuzu “hastalıklı bir sevgi anlayışı” olarak yorumladığı için bizim taraftan epey tepki, diğer taraftan ise epey takdir aldı.

Ona diyeceğim pek bir şey yok.

Çünkü Bardakçı’nın Atatürk’e sevgi değilse de saygı duyduğunu, en azından saygısızlık yapmadığını biliyorum.

Hatta fesli veya fessiz birtakım aşağılıkların iftiralarına karşı Atatürk’ü savunan, anlatan yazılar kaleme aldığı için hakkını da teslim ediyorum.  

Ama bizim Atatürk’e olan sevgimizi ve özlemimizi de saygıyla karşılamasını bekliyorum.

Bana “Acemler gibi oldunuz, her şeye ağlıyorsunuz” diyor.

Ben de ona “Sen git onu kendilerini Araplaştırdıkları yetmiyormuş gibi memleketi de Araplaştırmaya çalışan dostlarına söyle” diyorum.

Bugün yine Atatürk’ü anıp ağlayacağım.

Ama muhtemelen gözyaşlarımın sebebi o değil, ona yapılan ihanet olacak.

Ama emin olun bir yandan da çok mutluyum.

Böylesine bir lider bize nasip olduğu için.

En azından yıkmaya çalıştıkları şahane bir ülke kurdu ve 86 yıldır hâlâ yıkamadılar.

O olmasa idi eğer, bugün emin olun Afganistan’dan beter olurduk.

Ankara Belediyesi’nin konserler için ödediği para hâlâ gündemde.

İktidar partisi ve trolleri meseleyi köpürtüyor.

Açıkçası bir israf var ise bunun eleştirilmesi normal.

Ancak ben herhangi bir sayının, tek başına bir anlam ifade etmediğini düşünürüm hep.

Yapılması gereken şudur: Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemlerde yaptığı benzer harcamaları çıkarırsınız.

Konser, tanıtım, etkinlik, kültürel faaliyet, kültür ve eğlence yatırımı adı altında neler yapılmış, nerelere ne kadar para harcanmış.

O parayı o günkü kurdan dolara çevirirsiniz.

Bugün yapılan harcamaları, tüm konser, tanıtım, kültürel faaliyet harcamalarını da çıkarır dolar cinsinden ortaya koyarsınız.

Karşılaştırırsınız.

Sonra da az mı çok mu, dün mü daha çok israf yapılmış, bugün mü görürsünüz.

Bunu diğer belediyeler için de yapabilir ve bunun da o her belediyenin bütçesine oranını belirlersiniz.

Bizim için değil, para için adil olmaya çalışın

İktidar borazanları “Basın özgürlüğünü biz getirdik” diye bağıradursunlar, bir gazeteci daha tutuklandı.

Furkan Karabay.

Yayınlanmış bir haberini, sosyal medyadan da paylaştığı için hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve sonrasında da tutuklandı.

Gerekçesi, sürmekte olan ve üzerinde gizlilik kararı bulunmayan bir dava ile ilgili detayları paylaşmak. Yargı karar ve süreçlerinin halka açık olduğunu unutmuşa benzeyen bir sözde adalet mekanizmasının iyi eğitimli, başarılı genç muhabirin tutuklanmasına neden olan iddiaları komik.

Aslında ortada bir iddia da yok.

Akla gelen ne varsa suç olarak yöneltilmiş.

Halkı yanıltıcı bilgi yayma, terörle mücadelede görev alan kişileri hedef gösterme, kamu görevlisine hakaret.

Halkı yanıltıcı bilgi dedikleri, aleni mahkeme tutanakları ve savcılık iddianameleri…

Terörle mücadelede görev alan kişileri hedef gösterme dedikleri herkesin rahatça öğrenebileceği davaya bakan savcı ve hakimlerin gizli olmayan kimlikleri…

Kamu görevlisine hakaret ise zaten yok…

Nasıl olduysa “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”i koymamışlar, muhtemelen unutmuşlar.

Yasalaşınca “etki ajanlığı” iddiasını da iddianameye eklerler.

Bakın dava açılamaz demiyorum.

Herkes, her şey için şikayetçi olabilir.

Uygun bir savcı bulunduysa ya da itiraz edilecek uygun bir üst mahkeme bulunduysa dava da açılabilir.

Buna da itirazım yok.

Ama kaçma, zaten bir yazıdan ibaret olan delilleri karartma, ortadan kaldırma ihtimali olmayan birini, hele hele hakkındaki suçlamaya verilecek ceza hapis yatmayı gerektirecek bir ceza dahi olmayan birini tutuklayamazsınız.

Yasanın bir önlem olarak öngördüğü bir şeyi, bir ceza, bir tehdit gibi kullanamazsınız.

Eğer kullanıyorsanız, kalkıp “Basın özgürlüğü var, içerde yatanlar terörist” falan de diyemezsiniz.

Derseniz gülerler.

Derseniz Hazine Bakanınız tüm dünyayı gezse, beş kuruş yatırım getiremez.

Milleti sevmediğinizi biliyoruz ama en azından parayı seviyorsunuz, ihtiyacınız var.  

Bari onun için biraz adil olun.

Ne çirkin bir tavır

Murat Kurum’un İzmir Belediye Meclisi’ndeki tavrından bir Türk vatandaşı olarak utanç duydum.

Devletin “atanmış” bakanı, İzmir Körfezi’nden aldığını söylediği bir şişe kirli suyu almış gelmiş Meclis’e.

Belediyenin CHP’li üyelerine ve kentin belediye başkanına atarlanıyor.

“Bu suyu körfezden aldım. Bu sizin eseriniz” gibisinden saçmalıyor.

Bu nasıl bakan, bu nasıl bakanlık anlayışı.

Eğer o su gerçekten İzmir Körfezi’nden alındıysa, gerçekten İzmir halkı o suya bakıyorsa elbette belediyelerin bunda kusuru, hatta suçu vardır.

Ama Devlet’in bakanına düşen bu tavır değildir.

Bu tavır ayıptır, vatandaşa karşı terbiyesizliktir.

Sorumluluk hisseden, gerçek bir Bakan eğer o suyla belediyeye geldiyse demesi gereken “Arkadaşlar, bu suyu ben İzmir Körfezi’nden aldım. Sizin de gördüğünüz gibi pek de hoş görünmüyor. Bunu elbirliği ile İzmirli’ye yakışacak bir temizliğe getirmemiz lazım. Bunu belediye imkanları ile yapamıyorsanız, belediye kaynakları yetmiyorsa bir proje yapın getirin Bakanlık olarak destek verelim elbirliği ile Körfez’i temizleyelim. Ya da projeyi biz Bakanlık olarak yapalım, siz de belediye olarak destek verin bu işi bitirelim.”

Doğru olan, adam olanın yapması gereken budur.

Sonuçta İzmir de Türkiye’nin bir vilayetidir.

İktidarın da sorumluluğu altındadır.

İzmir’i Binali Yıldırım belediye başkan adayı olduğu zaman hatırlayan sonra unutan iktidarın da sorumluğu vardır.

Eğitim ve aptallık

Ben sıklıkla liyakatten söz edince, iktidarı seven bazı okurlar sağa sola atanan adının önünde profesör unvanı olan kişilerden söz edip “Al sana liyakat” diyorlar.

Ya da televizyon kanallarında her boku bilen edasıyla dolaşan “prof” ünvanlı kişileri eleştirdiğim zaman “Koskoca profesörü eleştirmek sana mı kaldı” diye atarlanıyorlar.

Ben de onlara bugün kullandığımız nükleer santralleri geliştirmekle tanınan, büyük fizikçi Richard Feynman’ın bir sözü ile yanıt vermek istiyorum.

“Eğitim ile zekayı asla birbirine karıştırmayın. Adınızın önüne profesör doktor yazdırmış olmanıza rağmen hâlâ bir aptal olabilirsiniz”

Gerçi Feynman’dan önce bizim atalar da söylemiş.

“Eğitim cehaleti alır. Eşeklik baki kalır” diye.

Ne yazık ki, artık bizdeki eğitim cehaleti de alamıyor.

Eşeklik konusu ise olduğu yerde duruyor.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Sevgi ile alay etmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Engin Altay: Ya hemen Kurultay, ya bölünme
Köşe Yazıları
Engin Altay: Ya hemen Kurultay, ya bölünme

Fatih Altaylı

Mayıs 23, 2026

Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026