İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Çocuklarımızı zehirliyoruz

  • ABD Kamboçya’da kullandı biz kendimize kullanıyoruz

  • Peki ya uyuşturucu!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Çocuklarımızı zehirliyoruz

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 19, 2024

Yazı İçeriği

  • Çocuklarımızı zehirliyoruz

  • ABD Kamboçya’da kullandı biz kendimize kullanıyoruz

  • Peki ya uyuşturucu!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

ABD Kamboçya’da kullandı biz kendimize kullanıyoruz

Bugün kötü siyasetten bahsetmeyeceğim ama siyasetin ve yönetimin bu denli berbat hale gelmesinin toplumsal sonuçlarından söz etmek istiyorum.

Liyakatsizlik adam kayırma, partizanlık gibi devleti çürüten hareketlerin sonuçlarını her yerde görüyoruz.

Bu kez toplum sağlığındaki sonuçlarını göreceğiz.

Sıklıkla yurt dışına gönderilen kimi tarımsal ürünlerin gittikleri ülke sınırından geri çevrildiğine ve Türkiye’ye geri yollandığına ilişkin haberler okuyoruz.

Bu haberleri gören herkesin aklına “Peki bu geri gönderilen ürünleri bize mi yediriyorlar” sorusu geliyor.

Ancak soru yanlış.

Soru şöyle olmalı: “Özenle hazırlanıp yurt dışına gönderilen ürünlerde durum bu ise acaba bize ne yediriyorlar”

Ve bu sorunun yanıtı çok basit.

Büyük oranda “zehir” yiyorsunuz.

Sofranıza kadar gelen, sadece kendinizin değil, çoluk çocuğunuzun, torunlarınızın yediği pek çok gıda ürünü sizi zehirliyor, hasta ediyor, kansere yol açıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Türkiye’deki gıdaların ve gıda takviyelerinin denetiminden sorumlu.

Bu sorumluluk kapsamında zaman zaman “tağşiş” listeleri yayınlıyor.

Zeytinyağında fındık yağı, çift tırnaklı etinde tek tırnaklı ya da domuz eti var mı, peynir ne kadar peynir gibisinden listeler.

Bu önemli ama bundan daha önemlisi tarım ürünlerindeki pestisit yani tarım ilacı artıklarının tespit edilmesi.

Asıl büyük zarar bunlarda.

Kimse etine karışmış milyonda bir domuz etinden ölmez ya da kanser olmaz ama her gün yediği meyve sebzeyle birlikte vücuduna giren tarım ilacından kanser olur, hasta olur, ölür.

Ölmekle kalmaz bu ilaçların bozduğu DNA’sını gelecek nesillere aktararak sakat ve genetik olarak bozuk bir soy oluşturur.

Elimde bir grup “analiz” sonucu var.

Bunlar Türkiye’nin önemli bir market zincirinin raflarından alınmış ürünler.

Üstelik bu market zinciri “kendi alacağı ürünlere analiz yaptığını” iddia eden ve gerçekten de diğer pek çoğuna göre daha dikkatli davranan bir zincir.

Elimdeki sonuçlara göre raflardan alınıp test edilen ürünler arasında AB standartlarına uygun olmayanlar şöyle:

-Kıvırcık marul

-Dereotu

-Nane

-Fesleğen

-Armut

-Çeri domates

Uygun olanlar ise

-Salatalık

-Çarliston biber

-Maydanoz

-Üzüm

-Kırmızı elma

Tabii yarın yapılacak başka bir analizde tam tersi de çıkabilir.

Çünkü denetim yok.

Denetim olmayınca standart yok.

Tamamen üreticinin insafına kalmışız.

Daha çok ihracata çalışan ve ürünlerini markalı bir biçimde pazarlayan bazı üreticiler son derece dikkatli ama markalı olmayan ürünler de ne çıkarsa bahtımıza durumu var.

Tarım Bakanlığı ne hallerde ne marketlerde doğru düzgün denetim yapıyor.

Dostlar alışverişte görsün tarzı yapılan bir iki denetimle durum idare ediliyor.

Liyakatsiz personel meselenin öneminin farkında değil. Farkında olsa da umurunda değil. Yapmadığı denetimin kendi çoluk çocuğuna hastalık olarak döndüğünü, kanser olarak döndüğünü anlayacak düzeyde hiç değil.

Tabii tek mesele halde, son üründe yapılacak denetim de değil.

Denetim daha tarlada başlamalı, köyde, çiftlikte başlamalı.

Çiftçi, köylü ürün bozulmasın, böceklenmesin diye bilinçsizce ilaç alıyor, ilaç kullanıyor.

Ürün piyasaya verilmeden çok önce kesmesi gereken ilaç kullanımını, fire olmasın diye son ana kadar devam ettiriyor ve hal böyle olunca üzerinde bolca tarım ilacı bulunan ürün soframıza kadar geliyor.

Ama ne Ziraat Odaları ne Bakanlık bu konuda bir duyarlılığa sahip.

Bu yüzden de kanser vakaları, özellikle de çocuklardaki kanserlerde patlama yaşanıyor.

Peki bu durum bilinmiyor mu!

Elbette biliniyor ama göz yumuluyor.

Siz başka ülkede Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın bahçesinde meyve sebze yetiştirilen sera gördünüz mü hiç!

Bilinmese, gerek duyulur muydu!

Birazcık tarım ilacını abartıyor musun diyen aklıevveller veya siyasetçiler çıkabilir.

Hayır abartmıyorum.

Birazcık tarım ilacı dediğinize her gün düzenli olarak maruz kalırsanız o birazcık olmaktan çıkar epeyce olur.

Bugün engelli oranı ve sakat doğum oranı en yüksek ülke hâlâ Kamboçya.

Bunun nedeni, ABD Ordusu’nun Vietnam Savaşı sırasında bu ülkede Vietkong’a karşı kullandığı “Agent Orange” adlı kimyasal silah.

Agent Orange etkisiyle aradan yarım asır geçtiği halde hâlâ sakat doğan bebekler var.

Peki Agent Orange ne!

Bir tarım ilacı.

Zararlı otlarla mücadele etmek için bulunmuş bir ilaç.

Ama yüksek miktarda kullandığında kimyasal silah oluyor ve nesilleri yok ediyor.

Bunu ilk olarak İngilizler Malaya’da kullanmışlar.

Etkisi beğenilince medeniyet ve demokrasi şampiyonu ABD Kamboçya’da kullanmış.

Bizde ise düşmana gerek yok.

Kendi kendimize kullanıyoruz.

Agent Orange değilse de başkalarını.

Sonra ürünler AB kapılarından dönünce “Aaa, bunları şimdi kim yiycek!”

Çoktan yediniz arkadaşlar.

Çoktan!

Peki ya uyuşturucu!

Bir süre önce Youtube’da söyledim ama burada yazılı olarak kayda geçirmek isterim.

Devlet Bahçeli, Öcalan’ın affedilmesini, TBMM’ye gelip konuşmasını ve bu yolla PKK’yı tasfiye etmesini talep etti.

Öcalan’a af, TBMM’de konuşturulması ve hatta belki bir sonraki seçimde milletvekili yapılmasına kadar varacak olası bir süreç konusunda iktidarın iki ortağının anlaştıkları da artık sır değil, Bahçeli’nin Erdoğan ile görüşmesinde “her konuda ve tam” bir mutabakat içinde oldukları açıklandı.

Ancak konu bu şekilde çözülse bile bir nokta benim için hâlâ karanlık.

PKK sadece bir terör örgütü değil.

Dört başı mamur bir suç örgütü.

Bugün Avrupa’da uyuşturucu dağıtım ve satışında çok etkili ve hatta kilit konumda oldukları biliniyor.

Kuzey Irak ve Suriye’deki üretimden Avrupa’daki son kullanıcıya kadar tüm zincirde hakimiyetleri çok açık.

Eğer Öcalan affedilir, TBMM’ye gelir ve PKK Öcalan’ın sözünü dinleyip kendini lağvederse uyuşturucu ticaretini kim yapacak, üretim ve tedarik zinciri kime devredilecek.

O da YPG’ye mi geçecek, yoksa başka bir düşünce var mı!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yönetenler yönettiklerine örnek olmayı tercih ettiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Cemaat döverken sirkatin söylemek
Köşe Yazıları
Cemaat döverken sirkatin söylemek

Fatih Altaylı

Ağustos 14, 2026

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın
Köşe Yazıları
Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre
Köşe Yazıları
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026