İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı

Yazı İçeriği

  • Mütefekkiri Ağca olanın…

  • Suriye’de neler oluyor 101

  • Nepotizm bir tek AKP’ye serbest

  • Bilmek ya da bilmemek

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ

detail banner reklam

Mütefekkiri Ağca olanın…

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 12, 2024

Yazı İçeriği

  • Mütefekkiri Ağca olanın…

  • Suriye’de neler oluyor 101

  • Nepotizm bir tek AKP’ye serbest

  • Bilmek ya da bilmemek

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ

Suriye’de neler oluyor 101

Hiç tanımadığı, hiçbir şahsi husumetinin olmadığı, sadece gazetecilik yapan bir adamı, Abdi İpekçi’yi kimden aldığı belli olmayan bir emirle sokak ortasında öldürdü.

Yakalandı.

Maltepe Askerî Cezaevi’ne koyuldu.

Kendisine emir vererek gazeteciyi öldürtenler bir kez daha devreye girdi.

Cezaevinden kaçırdılar.

Ortadan kayboldu.

Yurt dışına kaçtığı söylendi.

Sonra Vatikan’da ortaya çıktı.

Elinde yine silah vardı.

Kalabalığın içinden silahı doğrulttu ve Hristiyan aleminin, Katolikliğin ruhani lideri Papa’yı vurdu.

Niyeti öldürmekti ama başaramadı.

Papa ağır yaralı olarak kurtuldu. Uzun bir tedaviden sonra işinin başına döndü, daha yıllarca yaşadı.

Bunu yakaladılar ve hapse tıktılar.

Papa’yı vurma emrini kimden aldığı hiç ortaya çıkmadı.

İhale Bulgar Gizli Servisi’nin üzerine kaldı ama daha çok Batılı bir servisin yaptırdığına inanılıyordu.

İtalya’da cezaevinde yatarken tövbekar olduğu söylendi. Islah olduğu zannedildi. Papa ziyaret etti.

Boynu bükük duruşu herkesi kandırdı. Ama gözlerindeki o bakış hep aksini söylüyordu.

Sonra cezasının geri kalanını yatmak üzere Türkiye’ye yollandı.

Bir süre sonra serbest kaldı.

Hemen bir çete kurduğu anlaşıldı.

Mafyatik işlere bulaştığı konuşuluyordu.

Sonra birkaç gün önce Akit TV’de karşımıza çıktı.

Hayat hikayesini anlatsa, işlediği cinayetlerin perdesini aralasa ilginç olabilirdi, TV’ye çıkarılmasının bir manası olurdu belki.

Ama öyle yapmadı.

Kendisine üstün siyasi görüşleri soruldu.

O da anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a uzun uzun akıl verdi.

Teğmenlerin asılması gerektiğini söyledi. Sonra kıvırdı.

Ve Cumhurbaşkanı’nı uyaracak, verdiği aklı dinlemezse olacaklardan sorumlu olacağını söyleyip tehdit edecek kadar ileri gitti.

Memleketin hali çok ağırıma gitti.

Ağca’yı televizyona çıkarıp konuşturdukları için değil.

Ağca’nın iktidara fikir verebileceğini düşünmesine imkan tanıyacak bir iktidara sahip olduğumuz için.

Ağca’nın fikrine muhtaç kaldıysa bir iktidar, vay o iktidarın haline.

Vay o iktidarın yönettiği ülkenin haline.

Bugünlerde karşılaştığım en genel soru şu:

“Neler oluyor Suriye’de, İsrail genişlemeye mi çalışıyor?”

Olan şudur.

İsrail ve ABD’nin planı yürüyor.

İsrail genişlemeye falan çalışmıyor.

İsrail’in genişlemek gibi bir derdi yok. Çünkü genişlemesini gerektirecek bir nüfusu yok.

Dünyadaki tüm Yahudileri İsrail’e toplasanız nüfusu 10 milyonu biraz geçer. 

Genişlese kimi koyacak o arazilere.

İsrail’in tek sorunu güvenlik. Çevresinde güvenliğini tehlikeye atacak kimse olsun istemiyor.

Bunun için de en büyük tehdit olarak gördüğü diktatörlükleri yıkıyor veya yıktırıyor.

Önce Saddam’ı, şimdi de Esad’ı.

İki Baas rejimini.

Yerine kimleri koymayı planlıyor.

PKK’lı Kürtleri ve tarihlerinde bir kez olsun İsrail’i ya da İsrail vatandaşlarını hedef almamış, başta Şiiler olmak üzere kendilerine benzemeyen Müslümanlardan başkasına saldırmayan Selefi grupları.

Orada bir Kürt, bir de Afganistan benzeri selefi olmak üzere iki devlet ya da iki devletli bir federasyon kurmak isteyecekleri aşikar.

Türkiye bu işin neresinde!

Peşinde.

Siz bakmayın Batı basınının ve bizdeki bazı salakların “Türkiye oyun kuruyor” söylemlerine.

Türkiye oyuna dahil olmak istiyor.

Oyun kurmak isteyen düne kadar Astana süreci, Astana süreci diye bağırır, Rusya ve İran’la bu işi kotarmaya çalışırken bir yandan da Esad’la görüşmek için çırpınır mıydı!

Türkiye’yi övmelerinin sebebini merak ediyorsanız.

Sebebi, bizim gazla çalışan bir millet olduğumuzu bilmeleri.

Öve öve istediklerini yaptıracaklar.

Yani bu övgüleri ön sevişme gibi düşünün.

Nepotizm bir tek AKP’ye serbest

AKP, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’i idari bir kararla görevden aldı.

Yine idari bir kararla yerine kayyım atadı.

Ahmet Özer geçmişte AKP tarafından çok övülmüş, AKP’li bakan ve hatta başbakanlardan plaket almış bir akademisyen ve siyasetçi idi.

AKP’nin ‘Kürt açılımı” sürecinde fikrine başvurduğu bir isimdi.

Ancak CHP’den belediye başkanı olduktan sonra genel başkanları dahil AKP’liler tarafından eleştiriliyordu.

Ve eleştiriler haklıydı.

Ahmet Özer, bazı akrabalarını ve yakınlarını belediyede önemli noktalara yerleştirmişti.

Bu da nepotizmdi.

Gerçi bu eleştirilerin AKP’den gelmesi komikti. Çünkü bu parti nepotizm, yani eş dost akraba kayırmacılığı kavramına boyut atlatmış, aileyi hükümete kadar taşımış bir fikriyatın partisi idi ama bu Ahmet Özer’in yaptığını haklı çıkarmıyordu.

Çünkü eleştirdiğine benzediğin gün bittiğin gündü.

Sonunda Ahmet Özer görevden alındı.

Ama eleştirildiği nepotizmden değil, terörle bağlantılı olma iddiasından.

Ve yerine AKP’nin bir bürokratı kayyım oldu.

Kayyımın haklı olarak ilk işi Ahmet Özer’in yakınlarını işten çıkarmak oldu.

Peki yerlerine kimi aldı!

Tabii ki AKP’lileri.

Tipik bir AKP uygulamasıydı.

Başkası yapınca suç, AKP yapınca normal ve yasaldı.

Ahmet Özer’i eleştiren AKP’lilerin çocukları, akrabaları Esenyurt Belediyesi’ne dolduruldu.

Ama bunda şaşıracak bir şey yok.

Ahmet Özer’in görevden alınması da öyle olmadı mı!

AKP’lilerin kol kola gezdiği Remzi Kartal ile telefonda konuştuğu için alınmadı mı görevden!

Bilmek ya da bilmemek

Orhan Miroğlu, Soli Özel ile İlber Ortaylı arasındaki tartışmaya niyeyse müdahil olmuş ve “İlber Ortaylı Ortadoğu’yu bilmez, Mezopotamya’yı bilmez ama bilmediğini de bilmez” diyerek İlber Hoca’ya çatmış.

İlber Hoca bir Ortadoğu uzmanı olmayabilir.

Mezopotamya üzerine kitap yazacak kadar derin bilgisi de olmayabilir.

Bunları tartacak durumda değilim.

Hoca ile bu konular üzerinde hiç konuşmadık.

Ama muhtemelen Çin’deki bir otoyolun gişelerinin fotoğrafını Cilvegözü Sınır Kapısı zannetmiyor ve bunu “Suriyelilerin geri dönüşünün fotoğrafı” olarak sosyal medyasında yayınlamıyor. 

Bilgisini ölçmek haddim değil ama hiç değilse izanı olduğu belli.  

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ

Kutsanan cehaletin sonunda sefalet getirdiğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026