İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Polis 86 yaşındaki adamı trafikte vuruyorsa

  • “Aziz” biraz abartı olmadı mı!

  • Suriye’nin geleceği üzerine tahminler

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Polis 86 yaşındaki adamı trafikte vuruyorsa

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 20, 2024

Yazı İçeriği

  • Polis 86 yaşındaki adamı trafikte vuruyorsa

  • “Aziz” biraz abartı olmadı mı!

  • Suriye’nin geleceği üzerine tahminler

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

“Aziz” biraz abartı olmadı mı!

Ruh hastası bir ortamda yaşıyoruz.

Toptan delirmesine ramak kalmış bir toplumda, giderek artan bir öfke ve şiddet ortamının içinde çoluk çocuğumuzun var olmaya devam etmesini sağlamaya uğraşıyoruz.

Benim “Kurtlar Vadisi Kuşağı” dediğim bir kuşağın egemenliğindeyiz sanki.

Yıllar önce 2000’lerin ilk 10 yılı içinde Kurtlar Vadisi adlı dizi ortalığı kasıp kavururken, o dönem sürekli olarak “Bu dizi bu toplumu çok kötü bir yere sürükleyecek. Şiddeti, mafyayı, silahla hak aramayı, hukuksuzluğu, yasalar üzeri olmayı, ihkakı hakkı övüyor. Bu dizi ile büyüyen gençliği kaybederiz” diye yazıp durdum.

Dizi rating rekorları ile birlikte toplumun omurgasını da kırıyordu.

AKP iktidarının ilk 5 yılından sonra savrulmaya başladığı nokta da üzerine tuz biber ekti.

Şiddet, güce boyun eğmiş kitleler, iktidarın altında ezilen hukuk ve iktidar gücünün tek muktedir haline gelmesi ile iyiden iyiye zıvanadan çıktı her şey.

Son zamanlarda Youtube’da sürekli olarak “Aman kimse ile tartışmaya girmeyin. Aman trafikte kimse ile kapışmayın. Ortalık manyak kaynıyor. Herkesin elinde bir silah, sakın ola ki haklıyım diye sokakta kimsenin karşısına dikilmeyin.” deyip durmamın sebebi bunları görmemdi.

Kaldırımda kullandığı motosikleti üzerime süren öküze bile “Pardon birader, senin yolundan gidiyorum” diyerek yol veriyor, trafikte bir diğer sürücüyü uyarmak için yanlışlıkla kornaya basarsam hemen özür diliyordum.

Dediğim gibi, ortalık manyak kaynıyordu.

Değmezdi.

Ama emin olun ben bile bu kadarını beklemiyordum.

İstanbul Kavacık’ta mimar Turgut Toydemir aracı ile giderken bir başka araçtaki sürücü ile tartışıyor.

Diğer araçtaki sürücü Toydemir’i durdurmak istiyor.

Toydemir durmayınca diğer araçtaki sürücü silahı çekip Toydemir’i vuruyor.

Vahim değil mi!

Ama daha vahimi şu.

Turgut Toydemir 86 yaşında.

Ve kendisini vuran kişi de bir polis memuru.

Yani normal şartlar altında birisi Toydemir’e silah çekse Toydemir’i koruması gereken ve silah taşımasına vatandaşı ve asayişi koruması için izin verilen biri.

86 yaşındaki adamı, muhtemelen dedesi yaşındaki adamı çekip vuruyor.

Toplumun çıldırmasına alışmıştık ama bu kadarı artık fazla.

86 yaşındaki bir adamı, trafik tartışması nedeniyle vuran polis Türkiye için bile fazla.

Ama belli ki polislerimizde bir sorun var.

İntihar edenler, farklı suçlara karışanlar, çeteleşenler falan derken şimdi de bu.

Hani en adisinden mafya üyesinin bile yapmayacağı kadar adice bir olay.

Trafikte 86 yaşındaki adamı vuran bir devlet görevlisi, bir polis memuru.

Burada bir sorun var.

Sadece o memurda değil, sistemde.

Bunu yapabilecek birine silah verip polis memuru yapanda…

Cumhurbaşkanı Erdoğan yine Mısır’a gitti.

Ve kendisini karşılayan Mısır Devlet Başkanı Sisi’ye bu kez de “aziz dostum Sisi” dedi.

Merak etmeyin, yıllarca “katil, darbeci” gibi türlü sözlerle ağır hakaretler ettiği adama nasıl olur da “dostum” hatta “aziz dostum” der diyecek değilim.

Buna alıştık.

1 yıldır öyle diyor.

Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Prensi ile barıştıktan sonra onların zorlamasıyla Sisi ile de barıştı ve artık böyle diyor.

Sisi ile barışmasına da asla yanlış demiyorum.

Kendi yandaşları Sisi’ye Erdoğan ile birlikte söverken ben ve benim gibi birkaç kişi “Tamam darbeci ama eleştirin geçin. İki ülkeyi birbirine düşman etmeyin” diyorduk.

Biraz hızlı biraz fazla samimi olsa da barışa kızacak halimiz yok.

Ama benim anlamadığım AKP’liler ve AKP’li sözde yazarlar.

Yahu düne kadar siz de Sisi’ye ağzınıza gelen her türlü hakareti ediyor, Erdoğan’dan fazla Erdoğancılık yapıyordunuz.

Hadi Erdoğan devlet başkanı olarak, biraz da ekonomik şartların etkisi ile Sisi ile barışmak ve hatta “dostum” demek zorunda kaldı.

Peki siz niye hemen döndünüz.

İçinizden biri bile “Yapmayın Sayın Cumhurbaşkanım. Tamam barışın ama hemen de ‘aziz dostum’ yapmayın” demiyor mu!

Bu kadar mı yüreksizsiniz.

Bu kadar mı eziksiniz.

Olmayan fikirleriniz bu kadar mı ucuza satılık!

Suriye’nin geleceği üzerine tahminler

Suriye’de sınırımızda olan bitenin yönü belli oldu.

Ülkede iktidarı ele geçiren HTŞ Batı’ya kendini kabul ettirmek için önce biraz demokrat rolü oynayacak.

Sonra kendini sağlama aldığını düşündükçe kendisi dışındaki gruplara baskıyı arttıracak.

‘Ülke kültürüne aykırı hareket etmeyiz” diye başladığı yolda giderek Selefi bir çizgiye oturacak ve diğer grupların haklarını giderek kısıtlayacak.

Tipik bir siyasal İslamcı hareket yol haritasını izleyecek.

Suriye’nin kısa sürede istikrara kavuşmasını bekleyenler yanılır.

Diktatörlükler sona erdiğinde ülke eğer buna uygun bir fikri alt yapıya sahip olmamışsa kolay kolay dikiş tutmaz.

Sonuçta Suriye bir İspanya değil, diktatörlükten tereyağından kıl çeker gibi çıkıp sağlıklı bir demokrasiye geçsin.

Bizi asıl ilgilendiren bölge ise Suriye’nin kuzey ve doğusundaki ABD destekli terör devleti, ABD’nin IŞİD’le mücadele ediyor diyerek el üstünde tuttuğu YPG/PKK oluşumu.

Bunların varlığını gerekli kılmak için ABD IŞİD’i yeniden sahaya sürmeye başladı.

Türkiye’nin bu duruma göz yummasını sağlamak için de yeni plan hazır.

HTŞ, ABD ve İsrail’den aldığı talimatlar gereği, masa altından el sıkıştığı YPG/PKK’ya “PKK ile bağlantını kesersen uzlaşırız” diyecek.

YPG “Bizim PKK ile ilgimiz yok” diyerek birkaç teröriste “tezkere” verip Irak’a yollayacak.

ABD Türkiye’ye dönüp “Bakın, YPG artık PKK ile tüm bağını kopardı” diyecek.

Bu durum Türk medyasında “İktidarımızın zaferi, PKK Suriye’den çıktı” diye duyurulacak.

Ve yeni dizaynın ilk adımı atılmış olacak.

Bu arada ilgimi çeken ise artık Anadolu Ajansı’nın bile “Türkiyeli” kavramını kullanmaya başlamış olması.

Hayırdır inşallah diyeceğim ama hayır olmadığını biliyorum.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Dürüstlük meziyet olmaktan çıkarılmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026