İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Odada rapora bir daha rapor

  • MHP perhizde, AKP lahana turşusu yiyor

  • Dizi sektöründe ayranım ekşi demeyenlerin çirkinliği

  • Kırmızı kart değil sarı kart

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Odada rapora bir daha rapor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 10, 2025

Yazı İçeriği

  • Odada rapora bir daha rapor

  • MHP perhizde, AKP lahana turşusu yiyor

  • Dizi sektöründe ayranım ekşi demeyenlerin çirkinliği

  • Kırmızı kart değil sarı kart

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

MHP perhizde, AKP lahana turşusu yiyor

Çam Sakura Şehir Hastanesi’nde iki iktidar yanlısı gazeteciye koordinatör başhekim Özgür Yiğit’in odasında başhekim emriyle toplanan “Sağlık Kurulu” tarafından rapor verildiği ortaya çıkmış, konu İstanbul Tabip Odası ve benim de aralarında bulunduğum bazı gazeteciler tarafından dile getirilmişti.

Rezil durum Sağlık Bakanlığı tarafından öğrenilince, Başhekimlikten “açıklama” istenmiş.

Bakanlığa gönderilen açıklamada “Misafirler tanınmış kişilerdi. Doktorlar kendileri ile tanışmak istedi, başhekim beyin odasında tanıştırdık. İddialar gerçeği yansıtmamaktadır” şeklinde olmuş.

Ancak Bakanlık bunu tabii ki yememiş.

Çünkü raporu veren heyetteki doktorlar rapora “Koordinatör başhekimlik odasında tüm Sağlık Kurulu hekimleri eşliğinde muayene edildi” diye not düşmüşlerdi.

Bu olayla ilgili yeni bir gelişme oldu.

Önceki akşam Çam Sakura Hastanesi Koordinatör Başhekimliği Sağlık Kurulu doktorlarına yeni bir bilgilendirme yapmış.

“Başhekim odasında rapor verilen iki kişi, sabah yeniden Sağlık Kuruluna gelecek ve yeniden rapor düzenlenecek” diye.

Ve daha önce rapor alan bu iki iktidar yanlısı gazeteci Sağlık Kuruluna gelmişler. 

“Odada” verilen bir önceki rapor ise hekimler üzerine “Başhekim odasında muayene yapıldı” notu düştükleri yani ayıbı belgelediği için sistemden silinecek ve onun yerine dün yeni verilen rapor koyulacakmış.

Memleketin hali budur sevgili okurlar.

Ama bu olan biten kadar vahim olan kimsenin buna ses çıkarmıyor, buna tepki göstermiyor olmasıdır.

Her türlü rezilliğe alışmış, alıştırılmış olmaktır!

Mesele tam da söylediğimiz gibi ilerliyor.

Terörle müzakere, siyaset ile mücadele.

İktidardaki Cumhur Ortaklığı, adaylıkları YSK tarafından onaylanmış, halk tarafından seçilmiş siyasetçileri idari kararlarla görevden patır patır alır ve seslerini keserken, terör örgütünün lideri ile görüşüyor, kendisini TBMM’ye getirmeye çalışıyor, cezaevindeki PKK’lıların serbest kalması için “Umut Hakkı”ndan ve farklı isimler altında aflardan söz ediyor.

TBMM Başkan vekili de olan bir milletvekili Öcalan’a gidiyor.

Yakında Kandil’e de bir kez daha heyet yollanırsa şaşırmayız.

Bunun adı çok açık biçimde “terörle müzakere, siyasetle mücadele”dir.

21 yıl fiilen terör örgütü yönetmiş ve 26 yıldır da cezaevinden sembolik olarak terör örgütüne liderlik eden Öcalan’la görüşüp, onu TBMM’ye taşımanın hesaplarını yapan Cumhur Ortaklığı, eline bir gün bile silah almamış ve artan popülaritesi nedeniyle örgütün ve Öcalan’ın pek de hoşlanmadığı Selahattin Demirtaş’ı ise afaki suçlamalarla cezaevinde tutmaya devam ediyor.

Ne de olsa Öcalan’ın minicik suçu binlerce insanın ölümüne neden olan bir terör örgütü kurmak gibi önemsiz bir suç, Selahattin Demirtaş’ınki ise “Seni Başkan yaptırmayacağız” demek gibi vahim bir suç.

Bakalım mesele nereye doğru ilerleyecek.

İktidarın en az Bahçeli kadar güçlü büyük ortağının lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu süreci hâlâ sessizce izliyor.

Ağzından tek kelime çıkmıyor, çıkan kelimeler ise içeriğine değinmeden Devlet Bahçeli’yi desteklemekle ilgili oluyor.

Mesele giderek sanki AKP ve lideri bu işin içinde hiç yokmuş ve MHP ve Bahçeli bu işi kendi kendilerine götürüyormuş gibi bir hal alıyor.

Zannedersin DEM heyetine İmralı’da Öcalan ile görüşme iznini AKP’li Adalet Bakanlığı değil de, MHP MYK’sı veriyor.

Ve sanki MHP’nin bu işi çözemeyeceğini anladığı anda Erdoğan masayı bir kez daha devirecekmiş gibi duruyor.

MHP perhiz yaptığını söylüyor, AKP karşısında lahana turşusu yiyor!    

Bir yandan terörle müzakere sürerken, bu sabah itibarıyla Mersin’de DEM partili belediye başkanları görevden alınıyor.

Dizi sektöründe ayranım ekşi demeyenlerin çirkinliği

Her şey Fuat Uğur’un muhtemelen ısmarlama yazısı ile başladı.

Bir şarkıcı, bir işadamı, bir aktrist kadın ve bir menajerlik şirketini delilsiz, belgesiz çirkin bir dedikodu ile yerin dibine sokan bir yazıydı.

Asıl hedefi birtakım menajerlik şirketlerinin rekabete aykırı hareket ederek sektörü domine etmesi idi ama işin içine çirkin dedikodu da ilave edilmişti.

Üç ay kadar önce yazılan bu çirkin yazı, birkaç gün önce yeniden dolaşıma sokuldu ve Ayşe Barım, Serenay Sarıkaya ve Mert Demir’i hedefe oturttu.

Çünkü Rekabet Kurulu cast ajanslarına yönelik bir soruşturmayı duyurmuş ve 21 ajans hakkında inceleme başlattığını açıklamıştı.

Ve mesele giderek çirkin bir hal aldı. Belden aşağı hatta dondan içeri girdi.

Bahse konu işadamının adı dışında bir çok isim karalandı.

Oldukça ünlü işadamının kimliği de inandırıcılığı arttırmak için kulislere üflendi.

Burada en ilginç olan ise huysuzlukları, yeteneksizlikleri ya da izleyici tarafından beğenilmedikleri için giderek daha az talep gören birtakım oyuncular ise içlerinde birikmiş kini kusmak için bu fırsattan yararlanmaya başladılar.

Çektiği en basit bir reklam filminde bile şımarıklıkları, terbiyesizce talepleri ile reklam şirketi yöneticilerinin tepkisini çeken ve “Aman bununla bir daha iş falan yapmayalım” dedikleri bir sanatçı rol bulamamasının suçunu kendinde aramaktansa, saldırıya geçerek herkesi karalamaya başladı.

1990’ların başından bu yana bu sektörde yöneticilik yaptım.

Şunu çok rahat söyleyebilirim.

Yeteneğiniz yok ise ya da izleyicide karşılığınız yok ise ya da yeteneğiniz ile orantısız bir edepsizliğiniz var ise arkanızda en güçlü menajerlik şirketi de olsa bu işi yapamazsınız.

Kimse menajerlik şirketi iyi diye milyonlarca dolarlık bir prodüksiyonu, bir televizyonunun bir sezonunu ve on milyonlarca dolarlık gelirini torpil yüzünden riske atmaz.

Bir menajerlik şirketi istedi diye, tehdit etti diye hiçbir kanal olmayacak birine başrol vermez. Belki bir kez verir ama bir daha vermez.

Verirse batar.

Sektörde fazlalık yok tam aksine oyuncu eksikliği var.

Yapımcılar da, televizyonlar da aynı isimlerin çevresinde dönmekten sıkılmış durumdalar.

O yüzden kimse kendi yeteneksizliğinin ya da huysuzluğunun, terbiyesizliğinin sonucunu başkalarını karalayarak temize çıkarmasın.

Ayıp oluyor.

Kırmızı kart değil sarı kart

CHP lideri Özgür Özel’in büyük sürpriz diyerek başlattığı “kırmızı kart gösterme” tepkisi haklı olarak milleti güldürdü.

Gülmek dışında bir siyasi etkisi olmaz.

Vallahi Hurşit Güneş’in “Medyanın ilgisini çekmek için birbirimize sırayla takacağız” diyerek milletvekillerinin birbirine rozet takacağını anlatmaya çalıştığı açıklaması bile daha etkili ve daha yaratıcı idi.

Kırmızı kart hiç ama hiç olmadı.

Oysa herkes CHP’den çok daha başka şeyler bekliyordu.

Asgari ücret 30 bin TL’nin altında olursa iktidara dünyayı dar ederiz diyorlardı.

Ne oldu, tek mitingle dünya daraldı mı!

Terör örgütünün liderini serbest bırakmak için adımlar atan iktidar, bir zamanlar teşekkür mektupları yazdığı CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı’nı görevden aldı.

Ne oldu!

Üç beş gün süren ve giderek cılızlaşan tepkiler sonrasında olay kapandı gitti. 

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri bile daha dirayetli bir eylemi yıllardır sürdürüyorlar.

Ekonomi yerle yeksan olmuş, millet aç, çocuklar okula aç gidip aç geliyor.

Enflasyon yüzde 80’e yakın resmîsi bile 50 iken memura yüzde 11 zam yapılmış.

CHP’nin bulabildiği parlak fikir kırmızı kart.

Çok açık söyleyeyim, CHP kırmızı kart gösteriyor ama anketler de CHP’ye sarı kart gösteriyor.

Bu sarı kartı dikkate almayıp, hatalı hareketlerine dikkat ederlerse kartın rengi kırmızıya döner.

Oyundan atılan ise CHP değil, bir milletin geleceği olur.

Çünkü Türkiye böyle bir iktidar anlayışına bir 5 sene daha dayanamaz.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Aptal yerine konuldukça aptallaşmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026