İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • FETÖ’nün bıraktığı yerden devam

  • Suni gündeme yağ sürmek

  • Haydi Belediyeler denetime

  • Bakanlık fiyatı geri çekti

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

FETÖ’nün bıraktığı yerden devam

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 31, 2025

Yazı İçeriği

  • FETÖ’nün bıraktığı yerden devam

  • Suni gündeme yağ sürmek

  • Haydi Belediyeler denetime

  • Bakanlık fiyatı geri çekti

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Suni gündeme yağ sürmek 

Dizi sektörüne yönelik saldırıların ardından ne olduğunu anlamak için meseleye biraz geniş açıdan bakmak ve sosyal medyadaki “FETÖ artıklarını” izlemek gerekiyor.

Ayşe Barım’a yönelik soruşturma üzerinden konuyu okumaya çalışmak gerçek amacı anlamak için yetersiz kalabilir.

Bunu anlamak için, sosyal medya üzerinden başlatılmaya çalışılan operasyonları okumak yeterli.

Türkiye’nin giderek daha fazla pazar payı bulan ve 2025’te ihracatı 1 milyar doları aşması beklenen yapımcılık sektörü, Türkiye’nin kültürel etkisini arttırması ve parasal getirisinin ötesinde bir “influencer” etkisi yaratması ile Batı’nın özellikle de ABD’nin hoşuna giden bir şey değil.

Hatırlayacaksınız, FETÖ’nün güçlü olduğu dönemlerde dizi sektörünün en önemli firmalarına yönelik peş peşe operasyonlar yapılmış, bir yandan da rating ölçüm mekanizmaları ile oynanarak, ihracat şansı olan dizilerin rating almasını engelleyecek bir kumpas kurulmuştu.

Buna rağmen ayakta kalmayı başaran birkaç yapım şirketine de yargı yoluyla müdahale edilmeye çalışılmıştı.

Şimdi bu oyun yeniden tezgahlanmaya başlanmış gibi duruyor.

Yalan yanlış bilgiler ve bu yalanlara dayanarak yapılan yönlendirmelerle bu sektör tam da ABD’nin istediği gibi yaralanmaya çalışılıyor.

Sosyal medyadaki geçmişin FETÖ bağlantılı hesapları saldırıyı başlattılar bile.

Öncelikle dizi sektörü ile alakası olmayan ama muhalif politikacılarla ilişkileri bilinen kimi isimler sanki sektörün oyuncusu imiş gibi gösteriliyor ve yapılacak operasyona siyasi destek sağlanmaya çalışılıyor.

Sonrasında bu kişiler, hiçbir bağlantıları olmayan yapımcılarla ilişkiliymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor.

Yetmiyor, yıllarca Ayşe Barım’ın temsil ettiği oyuncularla hiç iş yapmamış olan kimi yapımcılar, Ayşe Barım’a yüklenmeye çalışılan suçların ortağı imiş gibi gösteriliyor.

Sektördeki payı yüzde 5, sektörün ihracatındaki payı yüzde 10’u bulmayan kimi yapım şirketleri sanki sektörün tamamına hakimmiş gibi gösteriliyor.

Olmayan bir şaibe yaratılıyor.

Sonrasında bürokrasideki FETÖ kalıntıları bu yalanlara dayanarak harekete geçiyor.

Ve hemen ardından yargıda bir türlü temizlenemeyen FETÖ’cüler devreye sokuluyor ve “kilo başına ihracatta” Türkiye’nin en kârlı sektörü ve Türk kültürünün evrensel tanıtım mekanizması durdurulmaya çalışılıyor.

Bugün başlatılan bu “cadı avı” aslında FETÖ’nün başlatıp bitiremediği bir operasyonun yeniden devreye alınmasıdır.

Ve Paralel Devlet Yapılanması’nın terörünün canlandığının işaretidir.

Ekrem İmamoğlu’nun yargının siyaset üzerinde nasıl hakimiyet kurmaya çalıştığı ile ilgili olarak sunduğu çok önemli bilgiler ve deliller, ne yazık ki bir ismin gereğinden fazla öne çıkarılması ile kaynadı gitti.

Bazen dostun aptalı düşmandan daha fazla zarar verir derler ya, tam da öyle oldu galiba.

Bilirkişi S.B. üzerine o kadar odaklanıldı ve mesele o “seksi” isim üzerinden ele alındı ki, zannedersin sorun o iki harfte, S.B.’de.

Oysa sorun o isimde değil.

Sorun sistemde.

S.B. olmasa, başka bir bilirkişi olmayacak mıydı!

Başharfleri S.B. değil de M.T. olsa idi hukuk doğru mu işleyecekti!

Ama hep aynı yanlışa düşüyor bu toplum ya da düşürülüyor.

Yangın sonrasında Turizm Bakanı’nı hedef alıyoruz.

Sorun Turizm Bakanı’nda mı yoksa sistemde mi!

Bakan başkası olsa o yangın olmayacak mıydı!

Ayrı şekilde İmamoğlu davaları ve açıklamaları sonrası S.B. hedefte.

Bilirkişi S.B. değil de A.B. olsa sonuç başka mı olacaktı!

Sorunun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde olduğunu söylemeyip, sorunu bakan olarak göstermek ne kadar yanlış bir tutumsa, muhalif belediyelere yönelik davalarda sorunu S.B. imiş gibi gösterip, esas sorunun güçler ayrılığı sistemine bağlı olmayan bir demokrasi olamayacağını unutmak da aynı derecede yanlış.

Ve işte sonucu.

Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarının etkisi daha o gece ortadan kalktı.

O günün akşamından beri bu davaları konuşacağımıza önce birkaç saat S.B.’yi ve hemen arkasından da gözaltına alınan gazetecileri, tutuklanan gazetecileri konuşmaya başladık.

Konu gerçek amacından, akması gereken mecradan çıkıp bambaşka bir yere gitti.

Asıl gündem olması gereken, suni olarak oluşturulan gündemin kurbanı oldu.

Belediyelere yapılan unutuldu.

Gazetecilere yapılan hatırda kaldı.

10 gün sonra ya da 1 ay sonra gazeteciler serbest kalacak.

Ve sanki sorun çözülmüş zannedilecek.

Oysa asıl mesele o değildi, hatırlanmayacak bile.

Haydi Belediyeler denetime

Kartalkaya’daki yangında asıl sorumluların kim olduğunu gerek AKP’nin vicdan sahibi siyasetçileri gerekse iktidarın aklı başındaki bürokratları bile söylerken, AKP aklı sorumluluğu CHP’li belediyeye yıkmak için her şeyi yapıyor.

Yasal sorumluluğun kimde olduğu çok aşikar olduğu için de “vicdani sorumluluk” diye bir şey uydurup oradan yürüyorlar.

Soma’da hayatını kaybetmiş madencinin yakınını yerde tekmeleyenlerin vicdandan söz etmesindeki garabete kimse değinmiyor bile.

Belediye’ye yöneltilen suçlama ise “Madem denetim yaptın, yetkin olmasa bile en azından yetkisi olanları uyarabilirdin” şeklinde.

Bana göre bu, CHP’li belediyelere büyük bir koz veriyor.

“Madem öyle, gel böyle” deme şansı.

Cumhurbaşkanı’nın da benzer bir tavır sergilemesi ve belediyelere “zımni’ yetki vermesi, CHP’li belediyelere otellerin denetimi konusunda çok önemli bir kapı açmış oldu.

Bugünden tezi yok CHP’li İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Muğla Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere tüm belediyelerin kendi il sınırları içindeki tüm otellerde en azından “yangın denetimine” başlamaları, hatta bu denetimleri Muğla’da Bakan Ersoy’un oteli ile başlatmaları farz olmuştur.

Bu illerin İtfaiye Müdürlükleri tüm otelleri denetlemeli, yangın raporlarını da hem halka açıklamalı hem de de ilgili bakanlıklara “ihbarda” bulunmalıdır.

“Vicdani sorumluluk” söylemi bunun yolunu açmıştır, belediyelere yetkiyi vermiştir.

Belediyeler bu görevi yapınca, sorumluluğun “vicdanla cüzdan arasında” sıkıştığı da daha iyi anlaşılacaktır.

“Cüzdani sorumluluk” ile “vicdani sorumluluk” birbirinden ayrışacaktır.

Bakanlık fiyatı geri çekti

Birkaç gün önce hem burada hem de Youtube’daki programımda Tarım ve Orman Bakanlığı’nı eleştirdim ve “Gıdalardaki pestisit kalıntıları ile mücadelede yeni bir yöntem geliştirdiler. Testleri pahalı hale getirerek test yapılmasını engellemek ve bu yolla pestisit buluntusunu azaltmak istiyorlar” diye yazıp söyledim.  

Çünkü meyve ve sebzelerdeki pestisit oranlarını ölçmek için yapılan testin 1000 TL olan fiyatı bakanlık tarafından yüzde 430 artışla 4.300 TL’ye çıkarılmıştı ve bunun altında bir fiyata bu testi yapanların akreditasyonlarının iptal edileceği bildirilmişti.

İlginç bir şey oldu.

Ben bunu yazıp söyleyince ilgili Bakanlık geri adım attı ve 4300 TL’ye yükseltilen fiyat yeniden 1000 TL’ye geri çekildi.

Bakanlığa teşekkür ediyorum.

Yanlış yapılabilir.

Önemli olan, yanlışta ısrar etmemek ve uyarıları dikkate almaktır.   

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Hasta olmamız yazı yazmamamızın bahanesi olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Savcı Sayan gazeteci olsaydı
Köşe Yazıları
Savcı Sayan gazeteci olsaydı

Fatih Altaylı

Kasım 1, 2026

Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara
Köşe Yazıları
Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara

Fatih Altaylı

Ekim 29, 2026

Pamuk ipliği
Köşe Yazıları
Pamuk ipliği

Fatih Altaylı

Ekim 28, 2026

  • Videolar

Tümü
"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:24 Cumhuriyet bize ne öğretti? 03:38 Atatürk'ü diğer paşalardan ayıran neydi? 09:36 Samsun'dan Büyük Millet Meclisi'ne 12:17 Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Kurtuluş Savaşı'na nasıl katıldı? 14:24 Atatürk Anadolu'ya İngilizlerin izniyle mi geçti? 18:22 Nutuk neden bu kadar önemli? 20:50 Sakarya Meydan Muharebesi 25:27 Büyük Taarruz'a hazırlık 28:41 Atatürk bir diktatör müydü? 29:21 Atatürk neden bir Türk tarihi yazdırmak istedi? 36:02 Harf devrimi 39:50 Soyadı Kanunu neden önemliydi? 43:42 Cumhuriyet iyi insan yetiştirdi mi? 44:46 Cumhuriyet Anadolu'ya ulaşabildi mi? 47:16 Tek parti dönemi daha mı iyiydi? 51:11 Cumhuriyetin en önemli devrimi hangisi? 54:14 Kadın hakları ve Medeni Kanun 56:04 Cumhuriyet Osmanlı'yı reddetti mi? 58:08 Atatürk döneminde bankacılık 1:00:44 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 29, 2026
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir" görseli
FatihAltaylı
YouTube
EypioFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:14 Eypio'nun ailesi nereden geliyor? 04:10 Hollanda'ya uzanan kaçak yolculuk 17:47 Müziğe nasıl başladı? 18:58 Türkiye'ye dönüşü ve ticari girişimleri 22:12 "Günah Benim" şarkısının hikayesi 25:41 Kibariye ve Sibel Can ile düetleri 30:58 "Yeraltı" dizisinin şarkıları 32:13 Özdemir Erdoğan ile yaşanan tartışma 35:22 Türk rapinin dünyadaki yeri 39:10 Şarkılarını nasıl yazıyor? 46:09 Ailesi ve kızları 49:47 Rahat bir hayat müziğini etkiliyor mu? 51:35 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 25, 2026