İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı

Yazı İçeriği

  • Öcalan’ın askeriyiz mi deselerdi!

  • Uyardık ama olmadı

  • Enflasyon düşecekse, kiralar nasıl şoke edecek!

  • “Aile Yılı”nda aileye elektrik kazığı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Öcalan’ın askeriyiz mi deselerdi!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 2, 2025

Yazı İçeriği

  • Öcalan’ın askeriyiz mi deselerdi!

  • Uyardık ama olmadı

  • Enflasyon düşecekse, kiralar nasıl şoke edecek!

  • “Aile Yılı”nda aileye elektrik kazığı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Uyardık ama olmadı

Devlet Bahçeli’nin istediği bir kez daha gerçekleşti.

Aralarında dönem birincisinin de bulunduğu 5 teğmen ve onların suç işlemediğini söyleyen 3 komutan “Atatürk’ün askeriyiz” dedikleri için Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edildiler.

Dönemlerinin en başarılı askerleri hayallerini süsleyen üniformaya erken veda ederken ve yıllarca terör bölgelerinde savaşmış kusursuz sicile sahip komutanları emeklilik hakları bile ellerinden alınarak sokağa atıldılar.

Bu insanlar elbette işsiz, aç açıkta kalmazlar ama gördükleri muamele korkunç.

Acaba Atatürk’ün değil de, başka birinin askeri olduklarını söyleselerdi yine “disiplinsizlik” yapmış olurlar mıydı merak ediyorum!

Bu millet ve bu milletin tarihi bu kararı alanlardan ve aldıranlardan elbette hesap soracaktır.

“Atatürk’ün askerlerinin” ordudan ihracında hiç aklımdan çıkmayacak olan ise, bunu yaptıranın Türkiye’nin en milliyetçi partisi olduğunu iddia eden partinin lideri olması.

O günleri hatırlayın.

Teğmenler, “Atatürk’ün askeriyiz” diye haykırdıktan sonra Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan gelen ilk tepki jöleli danışmana aitti ve teğmenlere sahip çıkıyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan meseleyi büyüten taraf olmayıp, sessiz kalmayı tercih ediyordu.

Jöleli danışmanın ardından AKP sözcüsü Ömer Çelik de tam olarak sahip çıkmasa da itidalli bir açıklama yaparak, “Silahlı Kuvvetler’in bu genç mensupları üzerinden bir vesayet üretmeye çalışanların da, Silahlı Kuvvetler’in bu genç mensuplarına hakaret edenlerin de yaptıkları asla kabul edilecek bir şey değildir” diyerek teğmenleri kurtlar sofrasından uzak tutmaya çalışıyordu.

Ancak Çelik “Başkurt”u hesaba katmamıştı.

Olay yatışacak ve teğmenler küçük bir disiplin cezası alacaklar diye düşünülürken birdenbire “milliyetçi” Bahçeli ortaya çıktı.

Eski HDP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Metiner ile aynı çizgide bir açıklama yaparak teğmenlerin en ağır cezayı alması gerektiğini söyledi.

Bahçeli’nin talimatlarını yerine getirmekte asla gecikmeyen AKP de hemen dönüş yaparak teğmenlerin atılması hedefindeki bir çizgiye geçti ve sonuç ortada.

Pırıl pırıl 5 teğmen ve 3 onurlu komutan ordudan atıldı.

Geride Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şanlı geçmişi ve yine şanlı olacağı kuşkusuz geleceği arasında Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun ve dönemin komutanlarının üzerine çalınmış bir kara leke kaldı.

5 teğmen ve ömrü terörle mücadelede geçmiş bordo bereli komutanları ordudan atılırken, Bahçeli’nin bir talimatı daha yerine getiriliyor.

Her ne kadar Bahçeli’nin arzu ettiği gibi Öcalan TBMM’ye gelip “Ulusa sesleniş”i orada yapamayacaksa da, İmralı’daki rezidansından halka sesleneceği konuşmanın kayda alındığı ve 15 Şubat’ta yayınlanacağı iddia ediliyor. 

Şimdi düşünüyorum da, acaba teğmenlerimiz “Atatürk’ün askeriyiz” diyeceklerine “Öcalan'ın askerleriyiz” deselerdi ne olurdu!

Öyle ya Atatürk’ün askerlerini ordudan attıran Bahçeli, Öcalan’ın askerlerini cezaevinden çıkarmaya çalışmıyor mu!

Bir demokraside asla olmayacak bir yasa TBMM’den geçti.

Haftalar öncesinden “Torba kanun” içerisine sokularak TBMM’ye getirilen bu yasaya dikkat çekmeye çalıştım.

İktidar, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Devlet Denetleme Kurulu’na Anayasal olmayan birtakım yetkileri vermek üzere bir yasa teklifi hazırlamış ve bunu emekli maaşlarını düzenleyecek yasanın arasına katarak TBMM’ye yollamıştı.

Yasa, DDK’ya daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş bazı yetkiler vermek üzere yazılmıştı.

Yasa, DDK üyelerine denetim yaptıkları kurumlarda, “memurlar ve diğer kamu görevlilerini” doğrudan görevden uzaklaştırma yetkisi veriyordu.

Yani bundan böyle belediye başkanları Cumhurbaşkanlığına bağlı bir denetleme kurumu tarafından görevden alınabilecekti.

Ocak ayı boyunca defalarca bu düzenlemeye dikkat çektim.

Muhalefeti ve toplumu uyardım.

Burada yazdım, Youtube’da söyledim.

Ama muhalefet ne engelleyebildi, ki zaten sayısal olarak mümkün değildi, ne de toplumu bu konuda uyarabildi. Gerçi uyarabilse ne olacaktı ki!

Ve Devlet Bahçeli “Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Devlet Denetleme Kurulu devreye girerek çok yönlü inceleme ve soruşturma yapmalıdır” diyerek yeni dönemin habercisi oldu.

Şimdi sağda solda birkaç gazeteci ve siyasetçi bu yasanın ne kadar tehlikeli olduğundan söz etmeye başlamışlar.

Geç kaldınız beyler, çok geç.

Gazetecilerin ve siyasetçilerin işi olayların arkasından koşmak değil, önünden gitmek olmalı.

Enflasyon düşecekse, kiralar nasıl şoke edecek!

Asgari ücret 22.104 TL olarak açıklandığı zaman “Şubat ayında açlık sınırı asgari ücreti geçer” diye tahminde bulunmuştuk.

Sadece ben değil, “ekonomist’ olduğunu söylemese de ekonominin gidişatından biraz olsun anlayan herkes bu tahminde bulundu.

Yanılmışım.

Özür diliyorum.

Şubat ayına kalmadı.

Ocak ayı sonuna gelmeden açlık sınırı asgari ücreti geçti.

Her ay düzenli olarak “açlık sınırı ve yoksulluk sınırı” araştırmaları yapıp yayınlayan Türk-İş, Ocak ayı açlık sınırını 22.131 TL olarak açıkladı.

Bu durum yıl içinde giderek kötüleşerek devam edecek.

Kötüleşeceğini de ben değil Merkez Bankası söylüyor.

Merkez Bankası, “Kira artış oranı Ocak ayında belirgin şekilde yükselecek” dedikten sonra ekliyor “2025’te kira artışı şoke edecek”.

Bir yandan enflasyon düşecek diyenler diğer yandan kira artış oranı şoke edecek diyor.

Hangisi doğru diye kafa yormayın.

Kafanızı kira artışına, enflasyona, et fiyatlarına, enerji zamlarına takmamanız için gazeteci tutuklamaları, belediye başkanı görevden almaları, teğmenlerin ordudan atılmaları gibi konular veriliyor.

Kötü bir maksatları yok.

Ekonomi moralinizi bozmasın diye.

Başka şeyden değil!

“Aile Yılı”nda aileye elektrik kazığı

Elektriğe ciddi bir örtülü zam yapıldı.

Adından başka hiçbir yerinde adalet olmayan partinin yaptığı tüm işler gibi bu da adaletsiz.

Eğer bir abone belirli bir tüketim miktarını aşarsa, faturası ikiye katlanıyor. 

Hatta yüksek tüketim yapanlarda bu oran daha da artıyor.

Evinde elektrikli fırın, elektrikli ocak, bir termosifon ve bir de kettle olan birinin bu oranı aşmaması mümkün değil de, asıl adaletsizlik burada değil.

Bir evde bir kişi yaşıyorsa o evin elektrik tüketimi farklı olacaktır, 2 kişi yaşıyorsa farklı, 5 kişi yaşıyorsa farklı.

Bir evde Türk geleneğine uygun olarak kalabalık bir aile yaşıyorsa o evin elektrik faturası katlanacak, tek başına bekar yaşayan biri var ise onunki sübvanse edilecek.

Durum tam bu.

Adaletsiz olan bu.

Ancak daha komik olan iktidarın şaşkınlık ve tutarsızlığı.

Bir yandan 4 çocuk diyeceksiniz, bir yandan gençlere evlenin diyeceksiniz ve 2025’i yalandan “Aile Yılı” ilan edeceksiniz.

Sonra da kalabalık ailelerin elektrik faturalarını katlayacaksınız.

AKP işte tam da budur.

Ne diyorsa, tam tersidir!ç

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Lafa değil işe baktığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026