İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Mansur Yavaş sığınağından çıktı mı?

  • UTTS bizi soymaktan başka ne halta yarar

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Mansur Yavaş sığınağından çıktı mı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2025

Yazı İçeriği

  • Mansur Yavaş sığınağından çıktı mı?

  • UTTS bizi soymaktan başka ne halta yarar

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

UTTS bizi soymaktan başka ne halta yarar

2023 seçimleri öncesi.

Kemal Kılıçdaroğlu sinsi hamlelerle kendi adaylığını dayatmadan önce CHP’nin ya da muhalefetin cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ya da kim olması gerektiği televizyonlardaki en çekici tartışma konusuydu.

Aynen bugünlerde olduğu gibi.

Ve yine bugünlerde olduğu gibi iki isim öne çıkıyordu.

Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş.

İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu günden itibaren zaten hırslı ve siyasi arzuları yüksek bir isim olarak ön planda idi ve cumhurbaşkanlığı koltuğunu istediği de sır değildi.

Ancak Mansur Yavaş daha sakin, itidalli ve yüksek makamlarda gözü olmadığı izlenimini veren çelebi bir tarza sahipti.

Bu yüzden de Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı daha fazla konuşuluyor, daha uygun bulunuyordu.

Tartışmalarda ise Mansur Yavaş’ın milliyetçi kökeni nedeniyle “Kürtlerden oy alamayacağı” şeklinde bir yaklaşım vardı.

Ki zaten Mansur Yavaş da pek hevesli görünmüyordu.

Ancak durum pek de öyle değildi.

Mansur Yavaş aslında cumhurbaşkanlığı adaylığına oldukça hevesliydi ama bunu yüksek sesle dile getirmiyor, “hırslı” bir portre çizmek istemiyordu.

Ama ne zaman Teke Tek’te CHP’nin adayı kim olmalı konusu ele alınsa Mansur Bey konuya cep telefonuma yolladığı mesajlarla müdahil oluyordu.

Bir konuk “Mansur Bey Kürtlerin oyunu alamaz” mı dedi.

Mansur Yavaş hemen cep telefonuma Ankara’daki Kürt yurttaşlarımızdan aldığı oy oranlarını gösteren bir bilgi veya bir anket sonucu yolluyordu.

Bir konuk “Yavaş’ın Doğu ve Güneydoğu’da şansı yok” dediği anda cep telefonuma Güneydoğu Anadolu’da Mansur Yavaş’a ne kadar oy çıkacağını gösteren bir anket sonucu geliyordu Mansur Bey’den.

Mansur Yavaş ince ince çalışıyor, gücünü göstermek istiyordu.

Ama sessizce yapıyordu bunu.

Konuyu kendisi ile konuştuğum her seferde “Cumhurbaşkanı adaylığı partinin işi ve daha çok var” diyerek konuyu geçiştiriyordu.

Ama çok istediğini biliyordum, görüyordum.

Ancak CHP kökenli olmadığı için parti içi bir mücadele yapmaya cesaret edemediğini, öne çıkmaktan çekindiğini görüyordum.

Tavrı tam bir “İstemem ama yan cebime koyabilirsiniz” durumuydu.

Ümit Özdağ tarafından cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği zaman bile tavrını korudu.

Belki de, istese bile Kılıçdaroğlu engelini aşamayacağını biliyordu.

Bu arada tüm bunlardan çok önce, Faruk Acar’dan rica etmiş ve Mansur Yavaş’ın aday olması halinde nasıl bir sonuç elde edeceğine bir bakmasını istemiştim.

Oy oranı Erdoğan’ın da, İmamoğlu’nun da üzerinde idi. İYİ Partili ve CHP’li birer başkan yardımcısı ile AKP ve Erdoğan açısından kabus senaryosu oluyordu.

Ama Yavaş “talip” değildi.

Herkes öyle zannediyordu.

Zaten talip olsa bile değişen bir şey olmayacaktı.

Kılıçdaroğlu kendi adaylığını dayatarak Erdoğan’ın 3. kez cumhurbaşkanı olmasını sağlamaya yeminliydi.

Kaybedilen seçimden sonra Mansur Yavaş artık cumhurbaşkanlığı arzusunu eskisi kadar gizlememeye başladı.

Fakat çok önemli bir eksiği vardı Yavaş’ın.

Bir “kadrosu” yoktu.

MHP kökenli dar bir yakın çevresi vardı ama sayıları çok değildi ve güçlü bir ekip olamıyorlardı.

Yerel seçimde bazı belediye başkan adayları ile kadrosunu güçlendirmeye çalıştı.

Sonrasında da Ankara’da bir ekip oluşturmak için harekete geçildi.

Benim “Mansur Yavaş’ı başkanlığa hazırlama ekibi” diye tanımladığım bir ekip.

Çeşitli isimlere teklifler götürüldü. Bunlar arasında saygın muhalif akademisyenler, eski önemli bürokratlar, Ankara siyasetinde etkin merkez sağ ve merkez soldan isimler vardı.

Yerel seçimler sonrasında oluşturulmaya çalışılan bu ekip, yaz sonundan beri etkinliğini arttırıyor.

Ancak yine de Yavaş’ın “örgütlü” bir çalışma yaptığını söylemek güç.

Bir diğer eksik ise Yavaş’ın tarzıydı.

Mansur Bey, Türkiye’nin çetrefilli konularında açık konuşmuyor, yerel siyaset ve belediye ile ilgili konular dışına çıkmıyordu. Bu da nasıl bir cumhurbaşkanı olacağı konusunda bir fikir vermiyordu. Edepli ve namuslu bir profil hoştu, ihaleleri naklen yayınlayıp şeffaflık gösterisi yapmak da saygı uyandırıyordu ama yeterli değildi. “Yakıcı sorunlar” hakkında ne düşündüğünü bilmiyorduk Yavaş’ın.

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde AKP’lileri fırçalayan tavrı hoştu ama çok da bir şey anlatmıyordu.

Yavaş sessiz ve derinden gitmenin, kendini büyük hedef haline getirmememin daha iyi olduğunu düşünüyordu muhtemelen.

Ancak konser harcamaları ile ilgili olarak kendisine yönelik başlatılan saldırı Yavaş’ın politikasının uzun süre geçerli olamayacağını anlamasını sağladı.

“Su uyur, AKP uyumaz”ı gördü.

Ama asıl uyanış, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Adayı üyelere sorarak belirleyeceğiz” demesi ile oldu.

Yavaş ilk kez açık seçik “Ben de varım ve her dediğinizi kabul etmek zorunda değilim” dedi.

Bunu da saygılı bir biçimde yaptı.

Ve artık siyasete daha geniş bir perspektiften bakacağını, temel sorunlarla ilgili de konuşmaya başladığını, siyasette sükutun her zaman altın olmadığını anladığını görüyoruz.

Siyasette pişen armudun bile her zaman ağza düşmediğini görerek hareket edeceği belli oldu.

Zannederim bundan böyle daha aktif, daha çok konuşan, ülke meseleleri ile ilgili daha fazla fikir beyan eden bir Yavaş göreceğiz.

Bu Yavaş’ı bir yandan güçlendirecek, bir yandan da zayıflatacak.

Ama eğer aday olursa, alabileceği darbeleri önceden almış ve öldürmeyen darbelerin güçlendirdiğini de görmüş olacak.

Mansur Başkan’ın bugün için en önemli sorunu ise çevresindeki kümelenmedir. 

Yavaş’ın adı ve gücü üzerinden güç devşirmek ve pazarlık etmek isteyen politika bezirganlarına dikkat etmek zorundadır.

Vatandaşını her ahval ve şeraitte soymaya kararlı olan Devletimizin 2024 yılı sonlarına doğru hepimize attığı son kazağın adı UTTS.

Yani Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi.

Öncelikle şirketlere kayıtlı otomobillere 2 liralık bir çipi 2326 TL artı KDV’ye alıyorsunuz.

Bunu otomobilinizi delik deşik ederek benzin deposunun önüne takıyorlar.

İddiaya göre de bu sistem sayesinde vergi kaçağı önlenecek, şirketlere ait olmayan araçlara benzin faturası almanın önüne geçilecek.

Yani zannediyorsunuz ki, bu çipin içinde şirket bilgileri var ve pompa bu çipi okuyacak ve doğrudan faturayı o plakalı araca kesecek hatta e-faturayı otomatik olarak yollayacak.

Hahahaha.

Gülerim size.

Bizim Teke Tek Medya’nın çekimlere giderken kamera ve ekipmanları taşıdığı ve program konuklarımızı getirip götüren iki aracı var.

Hafif ticari denilen türden.

Ocak ayı başında bu araçlardan birine akaryakıt alıyorum.

Pompadaki arkadaş aracın plakasını sisteme yazınca yakıt kapağının altındaki çipi gösterdim “Bu okumuyor mu?” diye sordum.

“Yok abi. O zamazingonun kendine faydası yok. Bizim pompa kendi taşıt tanımamızı okuyor ama bunu tanımıyor” dedi.

Sonra güldü, “Üzerine mazot gelse muhtemelen pert olur” dedi.

Kendi kendime “Sistem yeni daha haberi yok herhalde” dedim.

Dün yine aynı araca akaryakıt alıyoruz.

Pompadaki arkadaşa yine UTTS çipini gösterip “Bunu pompanız tanıyor mu?” diye sordum.

Bir çipe baktı, bir bana baktı.

“Taşıt tanıma mı abi” dedi.

“Evet” dedim.

“Abi bizim şirketinki değil herhalde.” dedi.

“Şirketin değil devletin” dedim.

“Abi bizim devletle anlaşmamız yok galiba.” dedi.

“UTTS diye bir şey duymadın mı?” diye ısrar ettim.

“Yok abi, ilk defa duyuyorum. Bizde geçmiyor.” dedi.

Güldüm.

UTTS hiçbir yerde geçmiyor ama bize geçiriyorlar.

2326 TL artı KDV.

Aracı satarsanız çöp oluyor. Yeni araca yenisini alıyorsunuz.

Ne halta yarıyor derseniz hiçbir halta.

Dedim ya geçsin diye değil, geçirmek için.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Başarısızlığın sonucunu başarı diye yutturmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026