İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Yine mi kandırıldınız

  • Yok daha neler!

  • İran’a bir saldırı olursa

  • Haybeye sarmaş dolaş

  • Tıpış tıpış getirirsin

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Yine mi kandırıldınız

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 7, 2025

Yazı İçeriği

  • Yine mi kandırıldınız

  • Yok daha neler!

  • İran’a bir saldırı olursa

  • Haybeye sarmaş dolaş

  • Tıpış tıpış getirirsin

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yok daha neler!

Suriye karıştı.

Başından beri söyledik, “Türkiye’deki iktidarın attığı palavralara bakmayın. Suriye’de hiçbir şey onların kontrolünde değil” dedik.

“El Şara ya da Colani denilen adamı ciddiye almayın. Bu Selefiler devlet mevlet kuramaz anca yıkmayı bilirler” dedik.

“Suriye kolay kolay stabilize olmaz. Daha çok karışır” dedik.

“HTŞ Suriye’de mezhepçilik yapıyor, bunun sonuçları olur” dedik.

“Bu El Şara’nın yaşlanıp yatağında ölme ihtimali pek düşük” dedik.

Ve Suriye dün itibarıyla karıştı.

HTŞ’ye muhalif gruplar özellikle bazı bölgelerde yeni rejimin güçlerine saldırdılar ve kimine göre 11, kimine göre ise 70’in üzerinde ölüme sebebiyet verdiler.

Şimdi bu durum herkese “Esad’a bağlı güçlerin saldırısı” olarak duyuruluyor.

Komik.

Esad mı kalmış.

Adam Rusya’da rehin.

Putin ile görüşmek için randevu alamıyor.

Eşi Esma Londra’ya gitmek istiyor, ona da ne İngiltere izin veriyor, ne de Rusya.

Saldırıların Esad ile alakası olmadığı aşikar.

Saldırıların nedeni, şimdilik adı HTŞ olan El Kaideci yönetimin mezhepçi yaklaşımları, ülkede kontrolü ele geçirdikleri günden beri yaptıkları katliamlar.

Colani rejiminden cacık olmayacağını ve bunların Selefi bir diktatörlük kurmak istediklerini ve bu diktatörlükte kendilerine kelime anlamıyla yaşam hakkı tanınmayacağını artık anlayan grupların isyanı.

Bunda Rusya’nın parmağı var mıdır?

Olabilir.

Sen bir yerde bir yara açarsan orayı herkes kaşıyabilir.

Bu saldırılarda başka dış güçlerin etkisi olabilir mi?

Aynı yaraya herkes dokunabilir.

Anlayacağınız, başından beri söylediğimiz üzere, Suriye’de bundan sonra olacaklar Türkiye’nin lehine olmamaya devam edecektir.

Esad’ı arayacağımız günler yakındır.

Yeni bir “Kandırıldık” öyküsü yanı başımızda yazılmaya başlanmıştır.

Yuh artık ki ne yuh. 

Ticaret Bakanlığı, İstanbul’da Kent Lokantası’nda yemek yiyerek bu deneyimi anlatan Vedat Milor hakkında soruşturma başlatmış ve kendisinden savunma istenmiş. 

Neyse ki, şimdilik savcılık devrede değil. 

Soruşturmanın adliyede değil, Ticaret Bakanlığında olması bile avuntumuz. 

Yoksa evinden alıp kelepçe ile adliyeye götürüp, tutuklu yargılanmasına karar verilebilirdi. 

Öyle yapmamışlar, örtülü reklamdan soruşturma başlatmışlar. 

Madem böyle bir suç var. 

O zaman Cumhurbaşkanlığı uçağına binip dünyayı gezenlere de de açık reklamdan soruşturma açın. 

Onlar da yazılarının altına “işbirliği” falan yazmadan iktidarın yalan yanlış reklamını yapıyorlar. 

Onlara soruşturma açmamanızın nedeni, kimsenin bunları kaale almaması ve bir etkilerinin olmaması mı yoksa iktidarın yanlışlarını övmenin serbest, muhalefetin doğrularını yazmanın ise yasak olması mı!

Bilmem iktidarımız farkında mı ama giderek komedi unsuruna dönüşmeye başladılar. 

Ama bilsinler ki hiç ama hiç komik değiller. 

İran’a bir saldırı olursa

Geçmişte Türkiye’nin güvenlik konularında önemli noktalarda bulunmuş bir tanıdığım aradı dün.

Asıl arama nedeni, benim Ulaştırma Bakanı Uraloğlu’nun İspanya Kralı Felipe’nin 2 koruma ile gezdiği Barcelona’daki GSM fuarında, Türkiye’den götürdüğü 5 koruma ile gezdiğini söylememdi.

“Abi, ben de oradaydım. Bakan Bey 5 değil, 3 koruma ile geziyordu. İkisi Türkiye’den gelmişti, biri ise büyükelçiliğin elemanıydı” dedi.

“Ben orada değildim ama size yakın bir gazeteci bana aktardı” dedim.

Bakanlığın ve GSM firmalarının ya da telefon üreticilerinin fuara götürdüğü gazetecilerden biri arayıp anlatmıştı ve iktidara da hiç ama hiç uzak biri değildi.

Neyse çok da önemli değil.

Bir gazeteci 5 diyor, heyette bulunan biri 3 diyor.

Sonunda 4’te anlaşacağız galiba.

Hazır aramışken, bir yandan da bölgedeki güvenlik konularını konuşmak istedim.

Suriye ve Irak’ta olan bitenleri ve yeni “Kürt Açılımı” ya da Barış Süreci ile ilgili anlatacaklarını merak ediyordum.

Çok umutlu konuşmadı.

“Öcalan samimi ama diğer taraflar ne kadar samimi bilmiyoruz. Öcalan’ı dinlerler mi, dinlemezler mi belli değil. Öcalan’ın PKK Kongresine katılımını istemeleri olacak iş değil. Olmayacağını bildikleri için de böyle bir şey söylüyor olabilirler. Belirsizlik var” dedi.

Sonra kendi ekledi.

“Bugün asıl sorun, Suriye veya Irak değil. Bugün asıl sorun, İran” dedi.

“İran’ın Suriye’de olan bitenden Türkiye’yi sorumlu tutarak Türkiye’ye yönelik bir hamle yapması mı? Ümit Özdağ da bunu söyledi” dedim.

“Yok abi, İran’ın Türkiye’ye bir hamle yapması zor. Asıl tehdit, ABD ve İsrail’in İran’a saldırması. Suriye’den sonra sıra orada, bu çok belli. Sadece bir zaman meselesi. ABD İran’ı vurmaya başlarsa İran Azerbaycanı’ndan Türkiye’ye yönelik bir göç başlar diye korkuyoruz. İran nüfusunun üçte biri Azerbaycan Türkü. Dinî liderler arasında 3 Türk var. Cumhurbaşkanı Türk. ABD’nin saldırması oradaki Türkleri çok etkileyecektir. Türkiye’ye yönelik bir göç ciddi sıkıntı yaratır” dedi.

Açıkçası meseleye hiç bu yönden bakmamıştım.

Çünkü İran’daki Türkler, İran’ın etkin ve güçlü bir parçası.

Kendilerini Türkiye’den çok İran’a yakın görüyorlar ve bölücü bir etnik unsur değiller.

Ama anladığım kadarı ile devletin böyle bir korkusu var.

Haybeye sarmaş dolaş

Bloomberg’de ilginç bir haber analiz vardı. 

Uluslararası saygınlığı hayli yüksek olan ekonomi yayın kuruluşu, Türkiye’nin 1,5 yıl kadar önce büyük bir olaymış gibi duyurulan Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki 51 milyar dolarlık yatırım anlaşmasının hiçbir sonuç vermediğini ve bundan sonra da vermesinin beklenmediğini yazdı.

Farklı alanlarda pek çok özel sektör şirketinin BAE fonları ya da yatırımcıları tarafından satın alınmasını öngören anlaşmanın tüm ayaklarının teker teker çöktüğünü anlatan Bloomberg, FİBA Yenilenebilir Enerji ile yapılan görüşmelerin Arapların önerdiği çok düşük fiyat nedeniyle FİBA tarafının masadan kalkmasıyla sonuçlandığını, bir büyük Türk bankası ile yapılacak bir satın alma anlaşmasının yine benzer bir nedenle suya düştüğünü, BAE tarafının yer almayı planladığı bir çok alt yapı ve üst yapı projesinden çekildiğini, İstanbul Boğazı üzerinden geçecek bir demiryolu projesini üstlenmeyi planlayan BAE inşaat şirketinin bu yatırımdan vazgeçtiğini duyurdu. 

Belli ki, o gün sanki yarın 51 milyar dolar gelecekmiş gibi anlatılan anlaşmada dağ fare bile doğurmamış.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllarca darbe destekçisi dedikten sonra sarıldığı Abu Dhabi şeyhinden değil 51 milyar dolar, 51 kör sent bile gelmemiş. 

Yani anlayacağınız boşu boşuna sarılmışız Şeyh’e. 

Tıpış tıpış getirirsin

Futbol Federasyonu koltuğunu işgal etmiş olan zat yine iri konuşmuş.

“Yabancı hakem bir kereye mahsustu. Bir daha olmayacak” demiş.

Güldüm.

Bu yalancı pehlivan tipleri biliriz.

Delikanlılık dedikleri tavır sadece görüntüden ibarettir.

İçi koftur.

Büyük laf eder sonra altında kalırlar.

Daha önce de “Benim olduğum yerde yabancı hakem olmaz” demişti.

Gücü görünce tıpış tıpış getirdi yabancı hakemi.

Bu tipler kolay kolay utanmadığı için şimdi yine “Yabancı hakem bir daha gelemez” demiş.

Öyle diyeceğine “Ali Bey bana emir vermedikçe bir daha yabancı hakem getirmeyeceğim” deseydi daha inandırıcı olurdu.

Bak evladım, senin karakterin artık ortaya çıktı ve hiç şaşırtmadı.

O yüzden böyle büyük büyük laflar etme.

Sus, utancınla otur.

Ligin son haftası başa baş bir durum olursa, Ali Koç ağabeyin arayıp emrederse paşa paşa iki takımın maçına da yabancı hakem getirirsin, biliyoruz.

O yüzden kendini daha fazla rezil etme, küçük düşürme.

Anlaştık mı!

Bu arada okurlar benim fikrimi merak ediyorsa söyleyeyim.

Tüm maçları yabancı hakem yönetsin istiyorum.

Hepsini.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Her çakalı mafya zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026