İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Sahip çıktığımız İmamoğlu değil, onu bile anlamıyorsunuz

  • Katılıyorum ama imzalamadım

  • Dil

  • Bugün ilk kez yokuz

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Sahip çıktığımız İmamoğlu değil, onu bile anlamıyorsunuz

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 23, 2025

Yazı İçeriği

  • Sahip çıktığımız İmamoğlu değil, onu bile anlamıyorsunuz

  • Katılıyorum ama imzalamadım

  • Dil

  • Bugün ilk kez yokuz

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Katılıyorum ama imzalamadım

Aylar öncesinden planlanmış ve tekrarı belki de mümkün olmayan bir program için İstanbul dışındayım. Ama aklım İstanbul’da. Az sonra yaşadığım kente dönmek için yola çıkacağım ama önce bulunduğum kentte CHP tarafından kurulan sandığa gidip, oy vereceğim.

Ne CHP’nin ne de başka bir partinin üyesi değilim. Sadece olan bitene, hukuksuzluğun ötesinde, çok açık adaletsizliğe tepki için oy vereceğim.

Dün geceyi hemen hemen uykusuz geçirdim diyebilirim.

Gözüm Saraçhane’de ve yurdun dört bir yanında seçimine sahip çıkmaya çalışan yurttaşlarımızda, gençlerimizde, kulağım Çağlayan’daki Adalet Sarayı’nda.

Sabaha karşı açıklanır denilen karar saat 8’de hâlâ açıklanmamıştı.

Doğrusunu isterseniz ben tutuklama bekliyorum.

İktidar bu noktadan sonra geri adım atmayacaktır ve adaletsiz bir karar çıkacaktır.

Kesin.

AKP’li belediyeler aleyhine dosyaları sümen altı eder, adaletin önüne gitmesine engel olur, soruşturma dahi açtırmaz ama muhalefet belediyeleri için gizli tanık ifadesinden başka hiçbir şeye dayanmayan soruşturmalar açar ve bunlara dayanarak tutuklama peşine düşerseniz adalet madalet diyemezsiniz.

Türklere Anadolu kapılarının açıldığı yer olarak tarihi önemi ve değeri tartışmasız Malazgirt’te PKK Kongresi toplanması için çağrı yaparken, üstelik de bu çağrıyı aylardır yüzünü göremediğimiz bir partinin sözde milliyetçi liderine yaptırırken, HDP ya da DEM Parti ile bağlantısı var diye seçilmiş insanları terörle işbirliği yapıyor diye suçlayamazsınız.

Bakın, görmüyor musunuz, ülkenin geleceğini, sadece bizimkilerin değil, kendi evlatlarınızın, kendi torunlarınızın geleceğini karartıyorsunuz.

Canım ülkeyi, daha da beter, daha da yaşanmaz hale getiriyorsunuz.

Demokrasiyi yok etmenize şaşırmıyoruz. Zaten tramvay gözüyle bakıyordunuz biliyoruz.

Ama ağzınızdan düşürmediğiniz adaleti de bitirdiniz.

Kendinizleştirdiğiniz hukuk, yasallaştırdığınız adaletsizliğe “adalet” dediğiniz için o adalet olmaz, her söze “hak” diye başladığınız zaman haksızlık hak haline gelmez bilesiniz.

Siz vatandaşlık hakkı olan dilekçeyi almamak için hakimleri ve personeli adliyeden kaçırırsanız, o dilekçeler mahkemenin kapısına çakılır bilesiniz.

Bu yaptığınızla iktidarınızı koruduğunuzu zannedebilirsiniz.

Ama hayat öyle akmıyor.

Öncelikle adaletsizliğinizi ilan ediyorsunuz. Bu millet bunu sevmez. Adalet bilmese bile “hak” nedir bilir.

Dahası önce batırdığınız, sonra toparlamak için “hain” ilan ettiğiniz adamı getirdiğiniz ekonomiyi bu kafa ile toparlama ihtimaliniz yok.

Adaletsiz ülkeye sermaye de gelmez, yatırım da. Dışardan gelmeyi bırak, içerdeki kaçar gider.

İhracat da yapamazsınız, böyle bir ülkeye turist de gelmez.

Sorun bakalım, şimdiden ne kadar iptal geldi rezervasyonlara anlatsınlar size.

Esnafın işi durdu.

Millet yarınını göremediği için ne alışveriş yapıyor, ne bir yere gidiyor, dükkanlar, lokantalar bomboş.

Biliyorum, bunun suçunu da demokrasi için eylem yapanlara atar, “Ekonomiyi onlar yüzünden kurtaramadık” dersiniz.

Hayır efendim. Ekonomi onlar yüzünden kurtarılamaz noktaya gitmiyor.

Siz zaten götürmüştünüz, belki bir nebze düzelme ihtimali vardı onu da yine kendiniz yok ettiniz siyasi hırslarınızla.

Bunu da görüyor millet, merak etmeyin.

Emin olun, bizim meselemiz İmamoğlu ya da başkası değil.

Demokrasi, hak, hukuk, adaletti derdimiz.

Öyle bir hata yaptınız ki, bu kavramlar sanki İmamoğlu ile bütünleşti sayenizde.

Basiretsizliğiniz, iş bilmezliğiniz, geleceği görememeniz ve kendi geçmişinizden bile ders alamamanız sayesinde İmamoğlu’na mahkum ettiniz hepimizi.

Mahvettiniz güzelim ülkeyi biliyorsunuz değil mi!

Sadece ülkeye kötülük yapmadınız.

Kendinize de büyük ayıp ettiniz.

Bir siyasetçi için en güzel veda, sandıkta kaybedip gitmektir.

Ülkeyi yönetmeyi beceremediğiniz gibi, adam gibi onu da beceremediniz.

Yazık ettiniz.

Herkese ve her şeye.

En çok da çocuklarımıza, torunlarımıza.

Geleceğimize.

Önceki gün bir metin geldi.

Hemen okudum.

Bir grup sanatçı ve farklı mesleklerden aydının yazıp imzaladığı bir metin.

Okudum.

Hemen her satırına katıldığım bir yazı kaleme almışlar.

Ancak mesleğim gereği imzalamadım.

Çünkü bana göre bir gazeteci kendi metnini yazar ve imzalar.

Bu yüzden o metne imza atmadım.

Ama atanların hepsine selam olsun.

Dil

Haber dili ile algı yaratmak ne kadar büyük ayıp.

İBB’ye yönelik operasyonda adı geçen bir kadın, dün yurt dışından gelmiş ve havalimanında gözaltına alınmış.

Kaçmıyor, tam aksine arandığını, hakkında gözaltı kararı olduğunu bildiği halde ülkeye geri dönüyor.

Durumu duyuran haberin dili şöyle:

“İBB Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan yurda giriş yapmak üzereyken yakalanarak gözaltına alındı.”

Bu son derece teknik bir algı dili aslında.

İstihbarat örgütlerinin de kullandığı türden bir dil.

“Yurda giriş yapmak üzereyken”.

Öylesine ustaca ki, okuyan sanki kaçmak üzereyken diye anlıyor.

Yakalanmasa kaçtı gitti algısı yaratıyor.

Oysa kadıncağız yurt dışından geliyor.

“Havalimanında yakalandı” ibaresi de kaçma algısını güçlendiriyor.

Ve bu belli ki bir kaynaktan servis ediliyor ve TRT başta olmak üzere iktidar yanlısı tüm medyada aynı terminoloji, aynı algı yaratma şekli ile yer alıyor.

Tam bir FETÖ dönemi deja vu’sü.

Türkiye aynı suyla bir kez yıkanıyor.

İlkinde trajedi, bu kez ise komedi olarak.

Bugün ilk kez yokuz

Değerli okurlar ve izleyiciler,

Kent dışında olduğum için gündeme hakim olacağım bir program çekemedim.

Normal şartlarda her pazar olduğu gibi bu pazar günü de keyifli bir sohbet programı yayınlayacaktık.

Ancak bu ortamda keyifli bir sohbet imkansız.

Program sponsorumuzla da konuşup, bugünkü programı yayınlamama kararı aldık.

Youtube’da program yapmaya başladığımız günden bu yana ilk kez bir günü boş geçiyoruz.

Kusura bakmayın.

Yarın sabah gündemle birlikte yeniden beraber olacağız.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Herkesi sonsuza kadar korkutamayacağımızı anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara
Köşe Yazıları
Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara

Fatih Altaylı

Ekim 29, 2026

Pamuk ipliği
Köşe Yazıları
Pamuk ipliği

Fatih Altaylı

Ekim 28, 2026

Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!
Köşe Yazıları
Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!

Fatih Altaylı

Ekim 27, 2026

  • Videolar

Tümü
"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:24 Cumhuriyet bize ne öğretti? 03:38 Atatürk'ü diğer paşalardan ayıran neydi? 09:36 Samsun'dan Büyük Millet Meclisi'ne 12:17 Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Kurtuluş Savaşı'na nasıl katıldı? 14:24 Atatürk Anadolu'ya İngilizlerin izniyle mi geçti? 18:22 Nutuk neden bu kadar önemli? 20:50 Sakarya Meydan Muharebesi 25:27 Büyük Taarruz'a hazırlık 28:41 Atatürk bir diktatör müydü? 29:21 Atatürk neden bir Türk tarihi yazdırmak istedi? 36:02 Harf devrimi 39:50 Soyadı Kanunu neden önemliydi? 43:42 Cumhuriyet iyi insan yetiştirdi mi? 44:46 Cumhuriyet Anadolu'ya ulaşabildi mi? 47:16 Tek parti dönemi daha mı iyiydi? 51:11 Cumhuriyetin en önemli devrimi hangisi? 54:14 Kadın hakları ve Medeni Kanun 56:04 Cumhuriyet Osmanlı'yı reddetti mi? 58:08 Atatürk döneminde bankacılık 1:00:44 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 29, 2026
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir" görseli
FatihAltaylı
YouTube
EypioFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:14 Eypio'nun ailesi nereden geliyor? 04:10 Hollanda'ya uzanan kaçak yolculuk 17:47 Müziğe nasıl başladı? 18:58 Türkiye'ye dönüşü ve ticari girişimleri 22:12 "Günah Benim" şarkısının hikayesi 25:41 Kibariye ve Sibel Can ile düetleri 30:58 "Yeraltı" dizisinin şarkıları 32:13 Özdemir Erdoğan ile yaşanan tartışma 35:22 Türk rapinin dünyadaki yeri 39:10 Şarkılarını nasıl yazıyor? 46:09 Ailesi ve kızları 49:47 Rahat bir hayat müziğini etkiliyor mu? 51:35 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 25, 2026