İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı

Yazı İçeriği

  • Korku eşiği aşıldı

  • 2001 ekonomi macerası

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Korku eşiği aşıldı

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 24, 2025

Yazı İçeriği

  • Korku eşiği aşıldı

  • 2001 ekonomi macerası

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

2001 ekonomi macerası

Ağrı eşiğini bilmeyeniniz yoktur.

Bir insanın ağrıyı ilk hissettiği andır.

Kimisi küçücük bir ağrıyı bile çok şiddetli hisseder, hareketlerine kısıtlama getirir.

Kimisi ise çok daha yüksek acılara dayanabilir.

Ağrı eşiğinin düşük olması kimilerine göre iyi bir şeydir. Vücudun kendini sıkıntılı durumlardan korumasına ya da tedbirli davranmasına yol açar ama aynı zamanda kısıtlayıcıdır.

Özellikle sporcularda vücudun gerçek performansını göstermesini engeller ve ilerlemeyi durdurur.

İlerleme, performans artışı biraz da kişinin bu ağrı eşiğiyle de mücadele etmesini gerektirir.

Ağrıya ne kadar dayanıklı hale gelirseniz, o kadar potansiyelinizi gösterirsiniz.

Türk toplumunun da aynı bu ağrı eşiği gibi oldukça düşük bir “korku eşiği” vardı.

Bunu en iyi bilen kişi olarak gördüğüm Mehmet Akif Ersoy bu milletin milli marşına bu yüzden “Korkma” diye başlamıştı.

Çünkü çok çabuk korkuyor, bu korku onu harekete geçmekten alıkoyuyordu.

Varlığını sürdürmenin yolu olarak bunu bulmuştu.

Ancak yerleşik ve medenileşmek isteyen bir toplum için geçer akçe değildi.

Gelişmenin önündeki engeldi.

Bu korkuyu siyaseten en iyi gören ve en fazla kullanan AKP oldu.

Sürekli bir korku pompaladı.

Gücünü arttırdıkça hakka ve adalete saygısını azalttı.

Adalete saygısı azaldıkça korku pompasını daha güçlü çalıştırdı.

Korku yaymak için troll orduları oluşturdu.

Troll ordularının yetersiz kaldığı yerde “AKP hukuku” diyebileceğimiz mekanizmayı devreye soktu.

Kontrol edemediği, satın alamadığı her şeyi korkutarak sindirmeye, susturmaya çalıştı.

Epey de başarılı oldu aslında.

Geniş kitleleri ezerek susturdu, daha genişi bu ezilmeyi görüp korktu.

“Silivri soğuktur” cümlesi bu korkunun dışa yansıması haline geldi.

Baskı arttıkça korkutmanın dozu da arttı.

Ve AKP iktidarı bunun sonsuza kadar böyle süreceğini zannetti.

Ama hiç istemeden Türk halkına en büyük iyiliği yaptı.

Milleti “Yeter lan” noktasına getirdi.

Benden bir üst kuşaktan bir gazeteci birkaç gün önce şöyle bir mesaj attı.

“Görüyorum senin de moralin bozuk. İki gündür yayınlarında çok üzgünsün. Seninle aynı ruh halindeyim. Ama inan içimdeki korku duvarı yıkıldı. İnan korkmuyorum artık hapse girmekten. Çünkü sesimi çıkarmaz isem kendimi bu ‘Maduro Baasçılığının’ suç ortağı hissedeceğim. Seni de kutluyorum. Büyük iş başarıyorsun. İyi ki varsın bugünlerde”

O an gördüm ki, AKP’nin “Öcüyüm ben öcü” politikası artık etkisini yitiriyordu.

Sokaklara çıkan ve yıllardır apolitik zannedilen gençler, sadece polis barikatlarını değil, korku duvarını yıkmışlardı.

Geniş bir kesime öğretilmiş çaresizliği ortadan kaldırıyor, toplumun korku eşiğini yukarı çekiyorlardı.

70’lerini ardında bırakalı epey olmuş bir gazeteci bile “Maduro Baasçılığı” diye isimlendirdiği şeye bayrak açmaya hazırdı.

Toplum, rakibin tekmelerinin yarattığı acıdan korkarak çalım atmaya, gol atmaya korkar hale gelen bir futbolcunun “Sakatlanacaksam sakatlanayım. Bu acıya katlanır, golümü atar, iyi futbolcu olduğumu gösteririm” demesi gibi ağrıyı, acıyı düşünmeden oynamaya başladı.

Bu, bundan sonra iktidar tekme atmayacak, hatta sahaya girmeyecek demek değil.

Kim bilir belki de hakemi yumruklayacak, hatta hakem odası basacak.

Ama korku eşiği yükseldi mi bir kere, ne yapsan nafile.

Bu milleti bu kadar korkutmayacak, bu kadar canını acıtmayacaklardı.

Bunu anlamadılar.

Korkuta korkuta her şeyi yaparız zannettiler.

Açık söyleyeyim.

Önemli olan Akif’in dediği gibi “Korkmamaktı”.

AKP giderayak bu millete bunu öğretti.

Zannederdim 23 yılın en önemli faydası da bu oldu.

Mehmet Şimşek’in 2023 haziranından beri bu millete çektirdiği her şey çöp ve heba oldu dedik.

İktidarın olası bir seçimi kaybedeceğini anlaması üzerine rakiplerini saf dışı etmek için düğmeye basması, milletin 21 aylık emeğini, çilesini boşa çıkardı.

Ekonomide her şey sil baştan ve artık dikiş tutma ihtimali yok.

Yüksek faizle biriktirilen milyarlarca dolarlık rezerv bir anda tüketildi.

Memurdan, işçiden, emekliden sakınılan paralar iktidarın rakibi yok etme isteği uğruna sokaklara saçıldı.

Faizler kaçınılmaz bir biçimde yükselecek.

Halkın yoksulluğu artacak.

TCMB, yani Merkez Bankası bankaların genel müdürleri ve üst düzey yöneticileri ile geçtiğimiz günlerde bir toplantı yaptı.

Kontrolü iyice elden kaçırmamak için

1.   Döviz ve altın talebini kısıtlı tutabilmek için alış satış arasındaki makası oldukça yüksek tutmalarını istedi. Bu dövizle iş yapanları batıracak bir hamle. Bu saatten sonra kimse dövizini ülkeye getirmez.

2.   Fon ve mevduatta çıkışları engellemek ya da yavaşlatmak için faiz artışına gidilmesi ve bu olmuyorsa mudilerin alternatif yatırım fonlarına yönlendirilmesi istendi.

3.   Kredi kullandırımlarının sıkı takibe alınması ve firmaların kredi ile döviz ve altına yönelmesinin engellenmesi talep edildi.

4.   Hazine ürünlerinde opsiyon ve kaldıraçlı işlemlerin yapılmaması emredildi.

Bana bu bilgileri aktaran bankacı dostum, “Bu, aynen 2001 krizi gidişatıdır. Ancak bugün ekonomi daha büyük ve dışa daha da bağımlı olduğu için sorun çok daha büyüktür” dedi.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Gençlere güvenin dediğim zaman benimle alay edenler şimdi utandığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026