İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Her ölüm erkendir, bu çok erken

  • FETÖ işine bu kadar mı benzer!

  • Şu dosyaları bize bir anlatın

  • Bu kadar stadyum niye!

  • Umarım görmeyiz

  • Kitap yurdu ile işbirliğimiz ve tavsiyelerim

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Her ölüm erkendir, bu çok erken

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 31, 2025

Yazı İçeriği

  • Her ölüm erkendir, bu çok erken

  • FETÖ işine bu kadar mı benzer!

  • Şu dosyaları bize bir anlatın

  • Bu kadar stadyum niye!

  • Umarım görmeyiz

  • Kitap yurdu ile işbirliğimiz ve tavsiyelerim

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

FETÖ işine bu kadar mı benzer!

Büyük bir vatansever olduğunu düşündüğüm ve ne yazık ki yüz yüze tanışma şans ve onuruna hiç sahip olamadığım, bir program yapma konusunda bir türlü bir tarih belirleyemediğimiz büyük vatansever, örnek sanatçı Volkan Konak’ı sahnede, konser sırasında geçirdiği bir kalp krizi nedeniyle kaybetmişiz.

Çok üzüldüm. 

Türkiye’nin bu badireyi atlattığını, yeniden güzel Türkiye’ye dönmeye başladığını göremeden gitti. 

Bir eksiğiz artık ama çok önemli bir eksik.

Karadeniz’in bu yiğit evladını saygı ve sevgi ile uğurluyoruz. 

Ve galiba artık vatanseverlerin bir görevi daha var. 

Sağlıklarına dikkat etmek, sağlıklı olmak. Galiba sağlığını korumak da artık devrimci bir eylem. 

Nur içinde yat vatansever adam. 

İBB’ye yönelik operasyonlar başladığında “Tam da FETÖ taktikleri” diye yazdım, söyledim.

Her geçen gün biraz daha haklı çıkıyoruz.

Olaylar tam da “FETÖ işi” gibi ilerliyor.

Önce bir siyasetçi bir kılçık atıyor.

O dönemde Abdullah Gül atmıştı kılçığı, 2007 yılında, “Bunun arkası gelecek” demişti.

O zaman şimdiki gibi bir sosyal medya yoktu ama bu iş için kullanılan aparat gazeteciler ve sağa sola yerleştirilmiş troller vardı.

Onlar gaza basmış ve sonradan kumpas olduğu anlaşılan davalar dönemi başlamıştı.

İddianameler emniyette yazılıyor, savcılıkta devreye sokuluyor, insanlar toplanıp hapse atılıyordu.

Şimdi hapiste olan dönemin İstihbarat Müdürü, havalimanında zamanın en yetkili ismine rapor veriyor, dosya sunuyordu.

Bugün de siyasetin ve trollerin tutumu aynı.

Sistem aynı işliyor.

Ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’a yapılanlar da FETÖ dönemini anımsatıyor.

Mahir Polat aslında klasik bir CHP’li profili değil.

Sanat tarihi eğitiminin ardından Vakıf Uzmanı olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmış bir isim.

Dinsel Kültürel Miras üzerine doktorasını sürdürüyor ve “Ecdad yadigarı” denilen eserlerin ayağa kaldırılması konusunda gerek Vakıflar bünyesinde, gerek belediyede önemli işlere imza atan derinlikli bir entelektüel.

Hatta ne yalan söyleyeyim, bir sol entelektüelden ziyade, bir sağ entelektüel gibi görünüyor.

2019 yılına kadar da zaten belediyede değil, Vakıflar’da ve üniversitede görevli.

Hani AKP’de görev alsa şaşırmazsınız.

Ancak ilkeleri ve muhtemelen vicdanı onu CHP’ye getirmiş ve İmamoğlu ile birlikte çalışmış.

Mahir Polat da, Belediye’de İmamoğlu ile çalışan pek çokları gibi bir operasyonla gözaltına alınıp tutuklandı ve hakkındaki suçlamaların ne olduğunu tam olarak bilmiyor bile.

Bilinen kadarı ise tutuklu olmasını pek de açıklamıyor.

Ancak tutuklu.

Üstelik de genç sayılabilecek yaşında kendisine musallat olmuş sayısız sağlık sorununa rağmen.

Kalbinde çeşitli sorunlar var.

Daha önce 6 stent takılmış.

Yüksek tansiyon sorunu var.

Kolesterol sorunu var.

Tiroid kanseri sorunu var. Tedavisini yeni tamamlamış, kontrol altında olması gerek.

Kalbinde tıkalı damarlar var.

Ve hepsinin üzerine bir de klostrofobisi var.

Hal bu olduğu halde tutuklu.

Bu da bana aynı FETÖ dönemini hatırlatıyor.

Mesela Kuddusi Okkır’ı.

Ergenekon’un kasası olduğu iddiası ile tutuklanan ve Ergenekon’u finanse eden iş adamı olarak lanse edilen Kuddusi Okkır’ı.

Cezaevinde farklı kanser türlerinin doğru düzgün tedavi edilememesi nedeniyle hayatını kaybetmiş ve Ergenekon’un kasası olduğu iddia edilen adamın cenazesini parası olmadığı için belediye kaldırmıştı.

Keza bir başka Ergenekon tutuklusu, eski MİT mensubu K.K., kalp hastası olduğu biline biline tıkıldığı cezaevinde, kalp yetmezliğinden hayatını kaybetmişti.

AKP eski ortağı olan bu örgütle bağlantısı kalmadığını söylüyor ve örgütü sözde lanetliyor ama o örgütün tüm yöntemlerini hâlâ uygulamakta hiçbir beis görmüyor.

Sanki AKP’de birileri “FETÖ ölmedi, içimizde yaşıyor” demeye çalışıyor.

Şu dosyaları bize bir anlatın

İBB ve ABB’de yani İstanbul ve Ankara belediyelerinde AKP dönemine ait yüzlerce yolsuzluk iddiası içeren dosyaya AKP’li bakanlıklar tarafından el koyulduğu, suç duyularına ilişkin hiçbir işlem yapılmadığı, bazılarında ise soruşturma ve yargılama izni bile verilmediği bilinen bir gerçek.

Daha doğrusu çok gündeme gelen bir mesele.

Bunlardan bazılarını biliyoruz.

Mesela İstanbul’da bir park inşaatında yaklaşık 16 milyon TL’lik bir yolsuzlukla ilgili suç duyurusunda bakanlık soruşturma izni vermiyor.

Ancak bu bir tanesi.

Böyle çok daha fazla dosya ve çok daha büyük miktarlar söz konusu.

Merak ettiğim şu.

Bu dosyaların içerikleri ve dökümleri söz konusu belediyelerde mevcuttur.

Bunları çıkıp kalem kalem, dosya dosya niye anlatmazlar.

İktidarın hangi yolsuzluklarının soruşturulmasını engellediğini millete niye net bir şekilde izah etmezler.

Kimse buna cesaret edemiyorsa bana yollasınlar.

Hiç çekinmem yazarım.

Bu kadar stadyum niye!

Şimdi de Karagümrük’e büyükçe bir stat yapılacakmış. Stadyumlar yapıldıkça benim içim sızlıyor.

AKP, Anadolu’nun her kentine hatta bazı ilçelerine dev statlar yapıyor.

Her biri 30, 40, 50 bin kişilik statlar.

Bu statlarda senede 20 kadar maç oynanıyor.

Yani iki haftada bir maç.

Ve 2 bilemedin 3 maç hariç tümü boş tribünler önünde.

Her biri en az 30 bin kişilik, lüks statlara sahip Anadolu takımlarının yıllık seyirci ortalaması 3, bilemedin 5 bini geçmiyor.

Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş maçları dışında tribünler bomboş.

Üç büyükler dahil geçen sezonun ortalama seyirci sayısı 8 bin 904.

Üç büyüğü çıkarsan bu sayı 3 bine falan gerileyecek.

Ve hâlâ stat yapıyoruz.

Hep Zafer Havalimanı’nın hesapsız kitapsız yapılmasından, geçilmeyen yollara, köprülere para ödenmesinden bahsediyoruz.

Peki, saçma sapan gereksiz stadyum yatırımlarına niye kimse bir şey demiyor.

Yazık değil mi paraya.

Umarım görmeyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan müebbete mahkum iki Hizbullahçı’yı affetmiş. 

Açık söyleyeyim. 

İster Hizbullahçı olsun, ister DHKPC’li ya da PKK’lı. 

Gerçekten kocamış, kendine bakamayacak hale gelmiş, aklî ve bedensel melekelerini yitirmiş birinin cezaevinde kalmasından yana değilim. 

Affedilebilir. 

Umarım kocadıkları için cezaevinden salıverilen bu iki katliam sanığını yarın Cumhuriyet karşıtı mitinglerde, HÜDA PAR’ın milletvekili aday listesinde ya da bir toplantıda laikliğe, Cumhuriyete, Atatürk’e söverken ya da bölünmeyi överken görmeyiz. 

Kitap yurdu ile işbirliğimiz ve tavsiyelerim

Türkiye’nin en önemli on-line kitap sipariş platformu Kitapyurdu.com ile bir süredir sosyal sorumluluk kapsamında bir işbirliği yapıyoruz.

İşbirliğimiz Yılın Kitapları seçimi ile başladı.

Şimdi de kitap tavsiyelerimiz ile devam ediyor. Her pazartesi günü Fatih Altaylı Yorumluyor programında açtığımız özel bir bölümde, tamamen benim zevkime göre bir veya birkaç kitabı tanıtıyoruz.

Bu iş kısa sürede o kadar tuttu ki, aynı işi aynı gün köşemde de yapmaya karar verdim.

Bu hafta yayında Thomas Bauer’in Neden İslam’ın Orta Çağı Yoktu adlı kitabını tavsiye ediyorum.

Alman yazar, Arap Dili ve Edebiyatı eğitimli ve İslam tarihi üzerine araştırmalar yapıyor.

Kitabı, tarihe Batı anlayışlı bakmanın zaman zaman nasıl yanlış yargılara neden olabileceği ile ilgili olarak çok önemli buldum.

Orta Çağ aslında bir Avrupa kavramı ve Avrupa’nın Orta Çağı’nı anlatıyor.

Aynı tarihte Doğu’da Çin’de, İran’da, Mağrip’de bir Orta Çağ söz konusu değil.

Tam aksine bir aydınlanma çağı söz konusu.

Bauer bunu edebi metinlere dayalı olarak fikir özgürlüğü ve cinsel özgürlükle anlatıyor. Kısa ama şahane bir kitap.

Okuyunca anlıyorsunuz, aslında İslam’ın Orta Çağı o gün değil, bugün yaşanıyor.

Yayında bir kitap tavsiye ettim ama burada bir kitaba daha değinmek istiyorum.

Slavoj Zizek’in Uyanmak İçin Çok Geç adlı kitabını.

Sloven filozof gelecekle ilgili çok ilginç bir tür manifesto kaleme almış.

Kitap 2023’te yayınlandı ve 2024’ün son aylarında Türkçe baskısı İş Bankası Yayınlarından piyasa çıktı.

Bu kitabı da hararetle tavsiye öneririm.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yasa dışı bahis reklamları yayınlayan TRT’ye de dava açabildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026