İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Şahsi boykot geçmişim

  • Muhtemelen şahsi travma kaynaklı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Şahsi boykot geçmişim

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 2, 2025

Yazı İçeriği

  • Şahsi boykot geçmişim

  • Muhtemelen şahsi travma kaynaklı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Muhtemelen şahsi travma kaynaklı

Özgür Özel’in bazı markaları ve kimi ürünleri boykot çağrısı AKP’de eşi görülmemiş bir rahatsız yarattı.

Belli ki doğru düğmeye basmış CHP lideri.

Aslında siyasette bu düğmeyi en çok kullanan, bu düğmeye en çok basan siyasi hareket AKP idi. Belli ki, bu silahın kullanım hakkının sadece kendilerinde olduğunu düşünüyorlar ve başkası kullanmaya kalkışınca bozuluyorlar.

Bozulmak ne kelime, en doğal hakkımızı “suç” haline getiriyorlar.

AKP liderinin emri ile medyaya boykot hak, AKP’lilerin hazırladığı liste ile “siyonist” olarak yaftaladıklarına boykot hak.

Ama AKP’nin sevdiklerine, AKP’nin destekçilerine boykot suç.

Hadi canım siz de!

İktidar yıllardır boykot ister, tek bir dava açıldı mı, 2 yıla yakın süredir markalara değil boykot saldırıyorlar, kırıp döküyorlar, tek bir soruşturma yaptınız mı!

Soruşturma imiş.

Ota boka soruşturma tehdidi.

Ne yapacaksınız, 30 milyon kişiyi hapse mi atacaksınız sonunda.

Ticaret Bakanı Bolat “Maddi kaybı olan gidip tazminat davası açsın” demiş.

Aydın Doğan kalkıp “3 milyar dolarlık malımı mundar ettiniz, 1 milyara tüpçüye satmak zorunda kaldım” diye yargıya başvursa bu davayı açacak savcı var mı merak ederim.

Ya da Coca-Cola gidip “Bana yapılan saldırılar nedeniyle yılda 1 milyar dolar zararım var. Marka değer kaybım da en az bir o kadar” diye AKP trollerine davayı patlatsa bu davada adil karar verecek hakim yerinde kalır mı, yoksa HSK soruşturması ile doğduğuna pişman mı edilir!

Sıkıysa cevap verin.

Boykot haktır arkadaşlar, sapına kadar hak.

Basitçe söyleyeyim, “Size küfür eden bakkaldan alışveriş yapar mısınız?”

Mahallede size iftira atan kasabın müşterisi olur musunuz!

Tabii ki hayır.

Açık söyleyeyim, ben boykota çok inanırım ve şahsi boykot hikayem çok eskiye dayanır.

Galatasaray Lisesi’nde talebeyim.

Fransız bir biyoloji hocamız var.

Yıllarca Hindiçin’de öğretmenlik yapmış. Son görev yeri Saygon’daki bir Fransız okulu.

Vietnam Savaşı sona erince Fransız hükümeti kendisini İstanbul’a, Galatasaray Lisesi’ne tayin etmiş.

Hocalığı çok iyi.

Ama sosyopat, hatta psikopat bir tavrı var.

Öğrencileri aşağılıyor, sürekli hakaret ediyor, bugün ırkçılık olarak nitelediğimiz türde davranışlar sergiliyor. Bildiğin eziyet ediyor.

Sonunda canımıza tak etti ve 9. sınıflar olarak bu herifin derslerini “BOYKOT” etmeye karar verdik.

Önce bizim sınıf, ardından diğer 9’lar biyoloji derslerine girmiyoruz dedik.

Sonrasında da 10. sınıflar da bu adamın derslerine girmemeye karar verdi.

Okul müdürü çağırdı, “Sorun ne?” dedi.

Müdüre daha önce anlatmıştık.

“Hocam anlattık size ama bizi ciddiye almadınız. Bu adam bize eziyet ediyor. Hakaret ediyor dedik umursamadanız. Başka çaremiz yoktu” dedik.

Rahmetli Şükrü Sarı “Tamam ben konuşacağım” dedi.

Konuştu. Sonra bizi davet etti. Fransıza niye kızdığımızı yüzüne karşı anlattık. 

Dinledi.

Biz çıkınca müdüre “Ben üç beş öğrencinin kaprisine boyun eğmem siz de eğmeyin” demiş.

Boykotu sürdürdük.

Üç hafta sonra Fransız öğretmenler sendikasından geldiler.

Fransız Konsolosluğu’na davet edildik. Üç öğrenci temsilci olarak gittik.

Durumu anlattık. İnceleme sözü verdiler.

Okula geldiler, başka öğrencilerle konuştular, hoca ile görüştüler.

Sonunda öğrencilerin haklı olduğuna karar verdiler.

Fransız biyoloji hocası görevden alındı.

Verdiği notlar geçersiz sayıldı ki, benim notum çok çok iyiydi aslında.

Ve defolup gitti.

O gün anladık hakkını aramak, gerekirse boykot etmek, iyi bir şey, sonuç veren bir şey.

O gün bugündür boykota çok inanırım.

Kendi çapımda hep uygularım.

Daha önce de anlattım.

Ensar Vakfı’nda öğrencilere tecavüz skandalı patlayınca ve yıllardır kullandığım Turkcell bu vakfa sponsorluğunu sürdürünce “Ahlaksızlığı destekte benim payım olmasın” diyerek başka operatöre geçtim.

Böyle kendi çapımda çok protestom, çok boykotum vardır.

Bana sövene, benim ilkelerime sövene, kötüyü destekleyene kuruşum geçsin istemem.

Bugünkü boykota gelince.

Zaten bir süre önce harcamaları minimuma indirme ve olabildiğince tasarruf etme kararı almıştım.

Çünkü ufukta net bir kriz görüyordum.

Acil değilse, şart değilse almama dönemi başlatmıştım.

Bugün de hiçbir alışveriş yapmayacağım.

Madem gençler böyle istedi.

Bize uymak düşer.

Gelecek onların, bizim değil!

Bana söven bakkaldan da zaten alışveriş yapmam.

Savcılara soracak değilim!

Sevda Türküsev adlı bir iktidar trollü son yıllarda görüp duyduğum en büyük terbiyesizliklerden, en büyük edepsizliklerden birine imza attı.

Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile oğlu arasında ensest ilişki olduğunu yolunda rezil, pislik, iğrenç bir imada bulundu.

Bunu da anne oğulun birbirlerine sevgi dolu bakışmasına bağladı.

Bu nokta artık dibin dibi.

İmam Hatip’te okuyan ama muhtemelen ahlak dersleri boş geçen bu kadın belki bilmiyordur ama normal, düzgün, iyi ailelerde anneler ve evlatları birbirlerine sevgi dolu bakarlar.

Belli ki aile sevgisi nedir, evlat sevgisi nedir bilmemiş, görmemiş, duymamış.

Ya da belki de kadına boşuna kızıyoruz.

Aslında kendisi bir ensest mağduru da olabilir.

Güvendiğim bir psikoloğa sordum, o yüzden yazıyorum; “Şahsi travma kaynaklı olabilir” dedi çok güvendiğim bir psikolog. 

19 yaşında evlenmiş ve birkaç sene içinde boşanmış.

O günden bu yana oğlu ile birlikte yaşamış.

Yıllardır oğlu ile yaşayan, oğlunu kendi büyütmüş birinin böyle bir yakıştırma yapmaması, böyle bir yakıştırma yapmadan evvel kırk kere düşünmesi gerekir. 

Ana oğul sevgisine böyle bir yakıştırma yapmak için normal olmamak gerek.

Ancak ağır travmalar yaşamış ya da yaşatmış insanların aklına böyle şeyler gelir.

Bence konu böyle uzaktan değil, bizzat görüşerek psikologlar hatta psikiyatrlar tarafından ele alınacak kadar derin.

Zaten Türküsev’in kendi yazdığı özgeçmişini okuyunca da durumunun başka açılardan da normal olmadığı anlaşılıyor.

Hangi normal insan özgeçmişine “Yaşamının erken dönemlerinden itibaren birçok kişinin ilgisini çekti” diye yazar.

Sizce normal mi!

Psikoloğun eli değmişken buna da bir bakıverir herhalde.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yazar diye ortalıkta gezenlerin yazdıkları onları değil bizi utandırmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Eklemek için tehlikeli kelime
Köşe Yazıları
Eklemek için tehlikeli kelime

Fatih Altaylı

Eylül 15, 2026

Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026