İstanbul 27°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Şahsi boykot geçmişim

  • Muhtemelen şahsi travma kaynaklı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Şahsi boykot geçmişim

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 2, 2025

Yazı İçeriği

  • Şahsi boykot geçmişim

  • Muhtemelen şahsi travma kaynaklı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Muhtemelen şahsi travma kaynaklı

Özgür Özel’in bazı markaları ve kimi ürünleri boykot çağrısı AKP’de eşi görülmemiş bir rahatsız yarattı.

Belli ki doğru düğmeye basmış CHP lideri.

Aslında siyasette bu düğmeyi en çok kullanan, bu düğmeye en çok basan siyasi hareket AKP idi. Belli ki, bu silahın kullanım hakkının sadece kendilerinde olduğunu düşünüyorlar ve başkası kullanmaya kalkışınca bozuluyorlar.

Bozulmak ne kelime, en doğal hakkımızı “suç” haline getiriyorlar.

AKP liderinin emri ile medyaya boykot hak, AKP’lilerin hazırladığı liste ile “siyonist” olarak yaftaladıklarına boykot hak.

Ama AKP’nin sevdiklerine, AKP’nin destekçilerine boykot suç.

Hadi canım siz de!

İktidar yıllardır boykot ister, tek bir dava açıldı mı, 2 yıla yakın süredir markalara değil boykot saldırıyorlar, kırıp döküyorlar, tek bir soruşturma yaptınız mı!

Soruşturma imiş.

Ota boka soruşturma tehdidi.

Ne yapacaksınız, 30 milyon kişiyi hapse mi atacaksınız sonunda.

Ticaret Bakanı Bolat “Maddi kaybı olan gidip tazminat davası açsın” demiş.

Aydın Doğan kalkıp “3 milyar dolarlık malımı mundar ettiniz, 1 milyara tüpçüye satmak zorunda kaldım” diye yargıya başvursa bu davayı açacak savcı var mı merak ederim.

Ya da Coca-Cola gidip “Bana yapılan saldırılar nedeniyle yılda 1 milyar dolar zararım var. Marka değer kaybım da en az bir o kadar” diye AKP trollerine davayı patlatsa bu davada adil karar verecek hakim yerinde kalır mı, yoksa HSK soruşturması ile doğduğuna pişman mı edilir!

Sıkıysa cevap verin.

Boykot haktır arkadaşlar, sapına kadar hak.

Basitçe söyleyeyim, “Size küfür eden bakkaldan alışveriş yapar mısınız?”

Mahallede size iftira atan kasabın müşterisi olur musunuz!

Tabii ki hayır.

Açık söyleyeyim, ben boykota çok inanırım ve şahsi boykot hikayem çok eskiye dayanır.

Galatasaray Lisesi’nde talebeyim.

Fransız bir biyoloji hocamız var.

Yıllarca Hindiçin’de öğretmenlik yapmış. Son görev yeri Saygon’daki bir Fransız okulu.

Vietnam Savaşı sona erince Fransız hükümeti kendisini İstanbul’a, Galatasaray Lisesi’ne tayin etmiş.

Hocalığı çok iyi.

Ama sosyopat, hatta psikopat bir tavrı var.

Öğrencileri aşağılıyor, sürekli hakaret ediyor, bugün ırkçılık olarak nitelediğimiz türde davranışlar sergiliyor. Bildiğin eziyet ediyor.

Sonunda canımıza tak etti ve 9. sınıflar olarak bu herifin derslerini “BOYKOT” etmeye karar verdik.

Önce bizim sınıf, ardından diğer 9’lar biyoloji derslerine girmiyoruz dedik.

Sonrasında da 10. sınıflar da bu adamın derslerine girmemeye karar verdi.

Okul müdürü çağırdı, “Sorun ne?” dedi.

Müdüre daha önce anlatmıştık.

“Hocam anlattık size ama bizi ciddiye almadınız. Bu adam bize eziyet ediyor. Hakaret ediyor dedik umursamadanız. Başka çaremiz yoktu” dedik.

Rahmetli Şükrü Sarı “Tamam ben konuşacağım” dedi.

Konuştu. Sonra bizi davet etti. Fransıza niye kızdığımızı yüzüne karşı anlattık. 

Dinledi.

Biz çıkınca müdüre “Ben üç beş öğrencinin kaprisine boyun eğmem siz de eğmeyin” demiş.

Boykotu sürdürdük.

Üç hafta sonra Fransız öğretmenler sendikasından geldiler.

Fransız Konsolosluğu’na davet edildik. Üç öğrenci temsilci olarak gittik.

Durumu anlattık. İnceleme sözü verdiler.

Okula geldiler, başka öğrencilerle konuştular, hoca ile görüştüler.

Sonunda öğrencilerin haklı olduğuna karar verdiler.

Fransız biyoloji hocası görevden alındı.

Verdiği notlar geçersiz sayıldı ki, benim notum çok çok iyiydi aslında.

Ve defolup gitti.

O gün anladık hakkını aramak, gerekirse boykot etmek, iyi bir şey, sonuç veren bir şey.

O gün bugündür boykota çok inanırım.

Kendi çapımda hep uygularım.

Daha önce de anlattım.

Ensar Vakfı’nda öğrencilere tecavüz skandalı patlayınca ve yıllardır kullandığım Turkcell bu vakfa sponsorluğunu sürdürünce “Ahlaksızlığı destekte benim payım olmasın” diyerek başka operatöre geçtim.

Böyle kendi çapımda çok protestom, çok boykotum vardır.

Bana sövene, benim ilkelerime sövene, kötüyü destekleyene kuruşum geçsin istemem.

Bugünkü boykota gelince.

Zaten bir süre önce harcamaları minimuma indirme ve olabildiğince tasarruf etme kararı almıştım.

Çünkü ufukta net bir kriz görüyordum.

Acil değilse, şart değilse almama dönemi başlatmıştım.

Bugün de hiçbir alışveriş yapmayacağım.

Madem gençler böyle istedi.

Bize uymak düşer.

Gelecek onların, bizim değil!

Bana söven bakkaldan da zaten alışveriş yapmam.

Savcılara soracak değilim!

Sevda Türküsev adlı bir iktidar trollü son yıllarda görüp duyduğum en büyük terbiyesizliklerden, en büyük edepsizliklerden birine imza attı.

Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile oğlu arasında ensest ilişki olduğunu yolunda rezil, pislik, iğrenç bir imada bulundu.

Bunu da anne oğulun birbirlerine sevgi dolu bakışmasına bağladı.

Bu nokta artık dibin dibi.

İmam Hatip’te okuyan ama muhtemelen ahlak dersleri boş geçen bu kadın belki bilmiyordur ama normal, düzgün, iyi ailelerde anneler ve evlatları birbirlerine sevgi dolu bakarlar.

Belli ki aile sevgisi nedir, evlat sevgisi nedir bilmemiş, görmemiş, duymamış.

Ya da belki de kadına boşuna kızıyoruz.

Aslında kendisi bir ensest mağduru da olabilir.

Güvendiğim bir psikoloğa sordum, o yüzden yazıyorum; “Şahsi travma kaynaklı olabilir” dedi çok güvendiğim bir psikolog. 

19 yaşında evlenmiş ve birkaç sene içinde boşanmış.

O günden bu yana oğlu ile birlikte yaşamış.

Yıllardır oğlu ile yaşayan, oğlunu kendi büyütmüş birinin böyle bir yakıştırma yapmaması, böyle bir yakıştırma yapmadan evvel kırk kere düşünmesi gerekir. 

Ana oğul sevgisine böyle bir yakıştırma yapmak için normal olmamak gerek.

Ancak ağır travmalar yaşamış ya da yaşatmış insanların aklına böyle şeyler gelir.

Bence konu böyle uzaktan değil, bizzat görüşerek psikologlar hatta psikiyatrlar tarafından ele alınacak kadar derin.

Zaten Türküsev’in kendi yazdığı özgeçmişini okuyunca da durumunun başka açılardan da normal olmadığı anlaşılıyor.

Hangi normal insan özgeçmişine “Yaşamının erken dönemlerinden itibaren birçok kişinin ilgisini çekti” diye yazar.

Sizce normal mi!

Psikoloğun eli değmişken buna da bir bakıverir herhalde.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yazar diye ortalıkta gezenlerin yazdıkları onları değil bizi utandırmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ahmet Davutoğlu ve iç bükey aynasının vedası
Köşe Yazıları
Ahmet Davutoğlu ve iç bükey aynasının vedası

Fatih Altaylı

Temmuz 31, 2026

“Baba Ocağı” hikaye
Köşe Yazıları
“Baba Ocağı” hikaye

Fatih Altaylı

Temmuz 30, 2026

Beklenen şarkı
Köşe Yazıları
Beklenen şarkı

Fatih Altaylı

Temmuz 29, 2026

  • Videolar

Tümü
Bir kitapla hayat değişir mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapBir kitapla hayat değişir mi?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 02:50 Puslu Kıtalar Atlası 16:15 Duygular Sözlüğü 20:25 1977 - Bugünün Bir Kısa Tarihi 37:06 Odysseia 41:58 Emma 44:19 Bizi Sürükleyen Nehir 45:17 İçimdeki Sen 51:24 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Temmuz 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Funda ArarFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:10 Hayatı sakin mi? 07:23 Müziğe ilgisi nereden başladı? 13:46 İlk sahne ne zaman? 15:51 Televizyon programlarına neden çıkmıyor? 20:14 Eşiyle nasıl tanıştı? 25:18 Eşiyle dışarı çıkıyorlar mı? 28:20 Eşi iyi bir baba mıdır? 29:25 Eşiyle beraber çalışmak zor mu? 32:38 Oğlu Aras 35:50 Necip Fazıl Kısakürek’in şiirini şarkı haline getirmek nereden aklına geldi? 38:30 İptal edilen konserinden sonra geri dönüşler nasıldı? 44:55 Yeni albümü 47:35 AHBAP ve Haluk Levent 55:50 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 26, 2026
Homeros'un üç bin yıllık Odysseia destanı görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erman Gören & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHomeros'un üç bin yıllık Odysseia destanıTemmuz demek SharkNinjadan indirim demek. Fanlarda %33'e varan indirim fırsatı için tıkla stoklar bitmeden fırsatı yakala! https://www.sharkninja.com.tr/collections/temmuz-firsatlari?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_ninja_temmuz_kampanyasi_july26 00:00 Giriş 02:09 Homeros kimdir? 04:16 İlyada ve Odysseia nedir? 06:12 İlyada ve Odysseia bağlantısı nedir? 08:38 Odysseus destanı 12:07 Savaşın bitimi ve Odysseus'un geri dönüşü 19:42 Bu destanlar hangi zaman dilimlerinde geçti? 22:21 Odysseus Cyclops'u kör etmeseydi seyahati bu kadar uzun olur muydu? 30:08 Odysseus'un eşi kim ve neden bu kadar uzun süre eşini bekliyor? 35:43 Filmde kullanılan demir zırhlar o dönemde gerçekten var mıydı? 38:09 İzleyici bu filmden keyif alır mı? 40:04 Kendi yaptığı Odysseia çeviri kitabının benzer kitaplardan ne farkı var? 51:09 Kapanış #işbirliği
Temmuz 26, 2026